Connect with us

Elektrikli Araçlar

Chery QPower imzalı süper hibritler 1000 km menzil sunacak

arj edilebilir hibrit güç-aktarma sistemi, QPower mimarisiyle daha verimli, çevre dostu ve akıllı bir sürüş deneyimi vadediyor. Hibrit sistem, 75 kilometresi tamamen elektrikli olmak üzere 1000 kilometrenin üzerinde menzile sahip.

Çin’in üst üste 21 yıldır binek otomobil ihracatının lider markası Chery, yeni teknolojilerle iddialı ürün gamını güçlendirmeye devam ediyor. Kendini teknoloji odaklı bir marka olarak konumlandıran Chery, yenilikçi çalışmalarıyla global arenada rekabetçiliği artırıyor. Bu yaklaşımla Chery, tüketici güveninde de kayda değer gelişim sağlıyor.

Yüzde 41 ile dünyanın en iyi termal verimliliğine sahip!

Geçtiğimiz ekim ayında Katar GIMS’de (Cenevre Uluslararası Otomobil Fuarı) Chery QPower mimarisini tanıtan marka, 26 yıllık güç-aktarma teknolojisi bilgi birikimini ve atılımını gözler önüne serdi. İçten yanmalı motor (ICE) ve şarj edilebilir hibrit (PHEV) dahil olmak üzere farklı güç-aktarma sistemlerini kapsayan bu mimari, Chery’nin ürünlerini ve markasını daha ileri taşımak için en ileri teknolojilerden yararlanıyor. Bu mimari geleceğe yönelik kullanıcıların farklı ulaşım senaryolarını kapsadığı gibi kullanıcı beklentilerini karşılayan yenilikçi bir seyahat deneyimi ortaya çıkarıyor.

İçten yanmalı motor (ICE): Chery QPower mimarisine sahip içten yanmalı versiyonda 2.0 litrelik TGDI motor görev yapıyor. Bu çözüm; ikinci nesil i-HEC akıllı verimli yanma sistemi, ikinci nesil akıllı termal yönetim sistemi, tüm senaryolara uygun akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi, tam kapsamlı ultra düşük sürtünme teknolojisi ve Super-Transient-Response elektrik desteği gibi teknolojileri içeriyor. Tüm bu çözümlerle sistem güçlü ve hızlı bir kullanım performansı vadediyor. Yüzde 41 ile dünyanın en iyi termal verimliliğine imza atan 2.0 litrelik TGDI motor, 145 kW’lık maksimum güç ve 375 Nm maksimum tork üretiyor. Bu kombinasyonla aracın 0-100 km/s hızlanması için 7 saniye yeterli oluyor. Bu da aracın şehir içi yollar, otoyollar ve dağlık araziler olmak üzere farklı sürüş koşullarında üstün performans ve üstün hızlanma becerilerine olanak tanıyor. Sistem gerek kalkış anında gerek düşük hızdaki manevralarda gerekse sollama manevralarında kesintisiz ve canlı bir hızlanma deneyimi sağlıyor. Ayrıca 7 vitesli ıslak çift kavramalı şanzıman, yumuşak ve hızlı vites geçişleriyle içten yanmalı motorun kusursuz performansına eşlik ediyor.

Akıllı 4X4 sisteminde ZF imzası!

Bu motor belirli pazarlarda TIGGO ailesindeki bazı modellerde ve ARRIZO ailesinin orta ve üst seviye modellerinde tüketicilerin performans gereksinimlerine cevap veriyor. Ayrıca içten yanmalı versiyon dünyaca ünlü ZF markasıyla geliştirilen ve farklı sürüş senaryolarında üstün sürüş performansı sunan akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi ile donatılıyor. Bu sistem, sektörün en gelişmiş dört tekerlekten çekiş teknolojisiyle kullanıcılara daha tutarlı, kendinden emin ve her türlü sürüş koşuluna uygun bir dört tekerlekten çekiş deneyimi sunuyor. Gelişmiş akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi; buzlu, karlı veya ıslak yüzeyler dahil zorlu yol koşullarında üstün performans gösteriyor. Gücü dört tekerleğe verimli bir şekilde ileterek aracın çekişini artırıyor ve tekerleklerin kaymasını önlüyor. Sistem, su birikintileri ve çamurlu araziler dahil olmak üzere her türlü zeminde üstün tutuş ve performans sağlıyor. Sistem maksimum yüzde 45 tırmanma açısı sunuyor ve farklı sürüş koşullarına uyum sağlayan; eko, normal, spor, kar, çamur ve arazi olmak üzere altı sürüş modu içeriyor. Kullanıcılar ayrıca sürüş modları arasında yol şartlarının gereksinimlerine göre geçiş yapıp, yolculuk deneyimini bir üst noktaya taşıyabiliyor.

Şarj edilebilir hibrit (PHEV): Şarj edilebilir hibrit (PHEV) teknolojisi açısından, Chery’nin Süper Hibrit çözümü öncü 3 vitesli DHT (Özel Hibrit Şanzıman) ve 3 oranlı çift motorlu güç-aktarma sistemiyle öne çıkıyor. Chery sistemin dayanıklılığını teyit etmek üzere; Güney Amerika’nın dik yamaçları, Orta Doğu’da ortalama 46,9 dereceden maksimum 57 dereceye kadar değişen ekstrem sıcaklıklar, Endonezya gibi yağışlı bölgelerde yüzde 75 gibi yüksek nem oranı ve Almanya’da 240 km/s maksimum hız olmak üzere 600’ün üzerinde zorlu test gerçekleştirdi. Güncel haliyle 3 vitesli DHT, çift motorlu kombinasyonla Çinli bir markada ilk defa kullanılıyor olma özelliğine sahip. Ayrıca DHT; 9 farklı modu ve 11 oranlı kombinasyonu ile en yüksek vites sayısına sahip ilk çözüm. Sistemi üçlü lityum- iyon batarya paketi, akıllı şarj çözümleri ve diğer teknolojiler tamamlıyor. Sistem böylece verimli ve çevre dostu enerji avantajları sağlayarak performanslı, verimli, sorunsuz, güvenli ve enerji tasarruflu bir sürüş sunuyor.

1000 kilometrenin üzerinde menzil vadediyor!

PHEV sistemi, güçlü çift motorlu ve 3 vitesli DHT modunda 230 kW güç ve 510 Nm tork üretiyor. Ayrıca yüzde 97,6 ile dünyanın en iyi aktarma verimliliğine sahip. 3 vites, 9 mod ve 11 oran teknolojisi güç, akıcılık ve ekonomi arasında ideal bir denge sağlayarak farklı sürüş koşullarında mümkün olan en yüksek verimi sağlıyor. Tüm bu özelliklerle Chery’nin PHEV versiyonu Güney Amerika’nın dik yamaçları, Orta Doğu’nun yüksek sıcaklıktaki bölgeleri ve Endonezya’nın yağmurları gibi zorlu koşullarda sorunsuz bir sürüş sağlıyor. Üçlü lityum- iyon batarya hafif yapı, yüksek enerji yoğunluğu ve Chery’nin akıllı yönetim sisteminden yararlanan PHEV sistemi, NEDC koşullarında 75 kilometre tamamen elektrikli sürüş menzili ve 1000 kilometrenin üzerinde toplam sürüş menzili sağlıyor. Güncel haliyle TIGGO 8 PRO Plug-in Hybrid ve TIGGO 7 PRO Plug-in Hybrid dahil olmak üzere PHEV versiyonlar belirli pazarlarda yollara çıkıyor. Bu modeller sadece yeni bir çevre dostu sürüş çağını başlatmakla kalmıyor, aynı zamanda verimli, istikrarlı ve kaliteli bir deneyimin geniş kitlelere ulaşmasını da sağlıyor. Ayrıca tamamen elektrikli (BEV) versiyon dayanıklı ve tamamı alüminyum gövdeye sahip olan Chery’nin alüminyum tabanlı hafif platformu üzerine yükseliyor. Üçlü lityum-iyon batarya ve üçü bir arada elektrikli güç-aktarma sistemini kullanıyor ve üst seviye enerji ve akıllı çözüm avantajları sağlıyor. Hafif otomotiv teknolojisi konusunda Çin’in öncü kuruluşu olan Chery New Energy, küresel, hafif ve tamamen elektrikli teknolojiyi öne çıkaran platforma öncülük etti ve bireysel olarak Çin’in ilk tamamen alüminyum gövdesini ve araç iskeleti tasarımını geliştirdi. Böylece “ilk seri üretim tamamen alüminyum gövde” ve “ilk entegre gövde-batarya tasarımı” dahil olmak üzere 10’un üzerinde “Çin’de ilk” unvanını aldı.

chery-qpower-3.png

Chery, 26 yıllık teknolojik Ar-Ge geçmişiyle içten yanmalı motorlardan mevcut QPower mimarisine kadar farklı güç-aktarma sistemlerinin Ar-Ge’sine her zaman öncelik veriyor. Güç-aktarma sistemleri, enerji biçimleri ve teknoloji alanında yaşanan değişimle birlikte Chery’nin teknolojiye olan bağlılığı ve yenilikçi yaklaşımı sürüyor. Chery, küresel kullanıcılara benzersiz ürünler sunmaya, teknoloji alanında yenilikçi çözümlerle daha keyifli bir yaşam ve seyahat deneyimi yaratmaya ve her zaman en ileri teknolojileri kullanıma sunmak için çalışmaya aralıksız devam ediyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Otomotivde ‘Geleceğin Mobilite Sistemleri’ IAEC 2026’da Ele Alınacak  

Otomotiv sanayi, elektrifikasyon, otonom sürüş ve alternatif enerji teknolojileriyle dönüşümünü sürdürüyor. Bu dönüşüm, araç teknolojilerinin yanı sıra mühendislik yaklaşımlarını ve mobilite sistemlerinin geleceğini de yeniden şekillendiriyor. Tam da bu noktada “Gelecek Mobilite Sistemleri” temasıyla gerçekleşecek Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC, sektör temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.’nin Platin Sponsor olarak destek verdiği konferans, 5 Kasım 2026’da düzenlenecek. İleri güç aktarma sistemlerinden otonom teknolojilere kadar birçok konu başlığı akademisyenler ve uluslararası uzmanlar tarafından ele alınacak.

Otomotiv mühendisliği alanındaki güncel teknolojilerin ve küresel gelişmelerin ele alındığı Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC, bu yıl 11’inci kez düzenleniyor. 5 Kasım 2026 tarihinde Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilecek konferansın başkanlığını, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Yumurtacı üstlenecek. “Gelecek Mobilite Sistemleri” temasıyla düzenlenecek IAEC 2026’da otomotiv sektörünün dönüşümünde kritik rol oynayan ileri güç aktarma sistemleri, otonom teknolojiler ve alternatif enerji kaynakları gündeme taşınacak.

Otomotiv mühendisliğinin yol haritası belirlenecek 

Otomotiv sanayisinde elektrifikasyon, otonomi ve alternatif enerji teknolojileri hızla gelişirken, mühendislik yetkinlikleri de bu dönüşümün temel unsurlarından biri haline geliyor. IAEC 2026, bu değişimi mühendislik perspektifinden ele alarak sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin teknik ve stratejik bir bakış sunacak. Konferans; sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirerek yeni teknolojilerin, araştırmaların ve uygulamaların paylaşılacağı bir buluşma noktası oluşturacak. IAEC, OİB (Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği), OSD (Otomotiv Sanayii Derneği), OTEP (Otomotiv Teknoloji Platformu) ve TAYSAD (Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği) tarafından, SAE (Society of Automotive Engineers) desteğiyle düzenleniyor.

Uluslararası uzmanlar otomotivin geleceğini değerlendirecek

IAEC 2026’nın sabah seansı ana konuşmasını Ontario Tech Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer gerçekleştirecek. Enerji teknolojileri ve sürdürülebilir ulaşım alanındaki akademik çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Dinçer, geleceğin mobilite sistemleri kapsamında enerji dönüşümünü ve yeni nesil teknolojilerin rolünü değerlendirecek. Konferansın “İleri Güç Aktarma Sistemleri” oturumunda OSTİM Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Kadir Aydın oturum başkanlığını üstlenecek. Horse Powertrain H2 ve Düşük Karbonlu Yakıt Strateji Lideri Guillermo de Paz Alcolado, E-Sürücüler (E-Drives) için Kıdemli Teknik Danışman ve Teknik Satış Müdürü Volker Ambrosius ile ZF Group Şanzıman ve Hibrit Sistemleri Küresel Strateji Başkanı Dr. Matthias Holzer, güç aktarma sistemlerinin dönüşümünü ve düşük karbonlu teknolojilerdeki gelişmeleri ele alacak.

Yeni nesil çözümlere ışık tutulacak 

Konferansın öğleden sonraki bölümünün ana konuşmacısı Ford Otosan Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri Simon Curwood olacak. “Otonom Teknolojiler” oturumunun başkanlığını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gözde Bozdağı Akar yapacak. Oturumda, Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Sinan Öncü ve MathWorks Teknik Müşteri Yöneticisi Maxime François de görüşlerini aktaran isimler arasında yer alacaklar. Nottingham Trent Üniversitesi Mühendislik Bölümü Baş Öğretim Görevlisi Dr. Reza Vatankhah Barenji ise otonom sistemler ve otomotiv mühendisliğindeki yeni teknolojiler üzerine değerlendirmelerini paylaşacak. “Alternatif Enerji Kaynakları” oturumunda ise Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Aspilsan Yönetim Kurulu Üyesi ve Togg Yönetim Kurulu Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Nurullah Ateş, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Nurhan Üregen Güler ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Ar-Ge ve Renault Teknoloji Türkiye Mühendislik Direktörü Onur Akkozak mobilitenin enerji ihtiyacına yönelik yeni nesil çözümleri değerlendirecek. Oturumun başkanlığını Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Yasin Karagöz gerçekleştirecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin köklü kuruluşlarından Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., IAEC 2026’ya Platin Sponsor olarak destek veriyor. Üretim, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki faaliyetleriyle otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan Tofaş, bu desteğiyle konferansın sektör ile mühendislik dünyasını buluşturan platformuna katkı sunuyor. IAEC 2026’nın plaket sponsorluğunu infoTRON üstleniyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.

Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.

Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor

IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.

Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Continue Reading

Popüler