Otomotiv
Elektrikli Opel Corsa Türkiye’de!


Türkiye pazarındaki elektrikli otomobil atağını Mokka-e ile başlatan Opel, sürüş keyfiyle öne çıkan elektrikli Corsa modeli ile bu alandaki iddiasını ortaya koyuyor. Aralık ayı itibarıyla sınırlı sayıda adetle ön satışa sunulan Corsa-e, 839.900 TL’den başlayan fiyatıyla sahiplerini bekliyor. Lansmana özel olarak yeni model, Opel Türkiye’nin 17 farklı bayisinde*, 1 yıllık EUREKO kasko desteğiyle, 120 bin TL için; 12 ay %0 faiz finansman kampanyası ve 1 yıllık Eşarj bakiye kampanyası ile sunuluyor. Buna ek olarak; Opel Corsa-e’de 8 yıl/160.000 km batarya garantisi de standart. Altıncı nesil Corsa’nın tamamen elektrikli versiyonu, 136 HP gücünde bir motora sahip ve kullanıcısına 350 km’ye** ulaşan menzil sunabiliyor. 0-100 km/s hızlanmasını 8,1 saniye tamamlayan Corsa-e’deki 50 kWh kapasiteli batarya, 30 dakikada yüzde 80’e kadar hızlı şarj edilebiliyor. Duvar tipi şarj istasyonu yüksek hızlı şarj veya kablo ile ev tipi priz olmak üzere tüm şarj çözümleri ile destekleniyor. İlk olarak Auto Bild okuyucuları tarafından küçük otomobil kategorisinde “Yılın Şirket Aracı” seçilen Opel Corsa, devam eden süreçte “Avrupa’da Yılın Satın Alınması En Mantıklı Otomobili” AUTOBEST 2020 Ödülü’nün, sonrasında ise Auto Bild ve Computer Bild’in okuyucu oylarıyla “2019 Bağlanabilir Otomobil Ödülü”nün sahibi oldu. Son olarak ise Alman otomobil endüstrisinin en önemli ödüllerden biri olan “2020 Altın Direksiyon” ödülünü alan altıncı nesil Corsa’nın elektrikli versiyonuyla elektrikli ulaşımın yaygınlaşması hedefleniyor.
2024 senesinde portföyündeki her modelin elektrikli bir versiyonunun olmasını hedefleyen Opel, 2028 itibarıyla Avrupa’da tamamen elektrikli bir marka olmaya yönelik planlarını hayata geçiriyor. Alman otomotiv devi, Corsa’nın elektrikli versiyonunun Türkiye fiyatlarını açıkladı. Ultimate donanımında 839.900 TL’den başlayan fiyatıyla Türkiye’ye giriş yapan Opel Corsa-e, 350** kilometreye kadar menzile sahip batarya elektrikli bir versiyon olarak öne çıkıyor.
Sportif tasarımlı, çevik bir şehirli
Opel Corsa-e, sadece sabit mıknatıslı senkron motoruyla değil, aynı zamanda önceki nesillerin kompakt dış boyutlarını koruyan sportif tasarımıyla da dinamik sürüş özellikleri sunuyor. 4,06 metrelik uzunluğuyla Corsa, çevik, pratik ve kullanışlı beş kişilik bir model. Aerodinamik olarak optimize edilen jantlar verimliliği desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda görünümü de iyileştiriyor. Önceki nesle göre 48 mm daha alçak tavan kabin içindeki baş mesafesini olumsuz etkilemiyor ve coupe tarzındaki çizgisiyle sportif bir görümüm sergiliyor. İç mekandaki deri görünümlü kaptan mavisi kumaş koltuklar gelişmiş mühendisliğin bir eseri olarak öne çıkıyor. Yol tutuş özellikleri ve sürüş dinamikleri düşük ağırlık merkezinden yararlanıyor. Opel Corsa-e, iç mekanı ısıtmak ve soğutmak için bir ısı pompası kullanıyor. Isı pompası, geleneksel bir HVAC (ısıtma havalandırma kliması) sisteminden daha verimli ve daha az batarya enerjisi tükettiğinden menzile olumlu yansıyor.
Etkileyici veriler: 136 HP güç üretimi, 350 km’ye kadar menzil
Yeni Corsa-e, kullanıcılarına ileri teknolojili bir elektrikli ulaşım modeli sunuyor. WLTP’ye göre 350 km’ye varan menzili ile beş koltuklu Corsa-e, günlük kullanım gereksinimlerini tam anlamıyla karşılıyor. 50 kWh kapasiteli batarya, 100 kw’lik DC hızlı şarj istasyonlarında 30 dakikada yüzde 80’e kadar şarj edilebiliyor. Corsa-e, duvar tipi şarj istasyonu, yüksek hızlı şarj veya kablo ile ev tipi priz olmak üzere tüm şarj çözümlerini destekliyor. Ayrıca 8 yıl/160.000 km’lik batarya garantisi de standart olarak sunuluyor. Sürücü, Normal, Eko ve Spor olmak üzere üç sürüş modundan birini seçebiliyor. Spor sürüş modu, menzil üzerinde orta düzeyde bir etki yaparken üstün sürüş dinamikleri sunuyor. Eco modu ise sürücüyü daha fazla verimlilik için destekliyor. Corsa-e’nin güç-aktarma sistemi, emisyonsuz sürüşü maksimum sürüş keyfi ile harmanlıyor. 100 kW (136 HP) güç ve 260 Nm anlık maksimum tork üreten motor, anlık gaz tepkisi, çevik sürüş özellikleri ve dinamik bir performans sunuyor. Corsa-e, sıfırdan 50 km/s hıza sadece 2,8 saniyede ve sıfırdan 100 km/s hız sadece 8,1 saniyede ulaşıyor. Bu, spor otomobil benzeri bir performans anlamına geliyor. Maksimum hızı ise elektronik olarak 150 km/s ile sınırlandırılmış durumda.
Önce güvenlik
Daha çok üst sınıf araçlarda kullanılan teknolojiler ve destek sistemleri, Corsa-e’de de sahneye çıkıyor. ABS, ESP, yokuşta kalkış desteği, ön, yan ve perde hava yastıkları, kör nokta uyarı sistemi, şerit koruma özelliği ile aktif şerit takip sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi, trafik işareti tespit sistemi, hız limitleyici, aktif acil fren sistemi (yaya algılama özelliğiyle) ve ön çarpışma ikazı, standart güvenlik donanımları arasında. Corsa-e’nin aydınlatma elemanları da güvenliği artırırken verimliliği de destekliyor. Aydınlatma performansından ödün vermeden halojene kıyasla yüzde 80’in üzerinde enerji tasarrufu sağlayan verimli LED farlar, özel reflektör teknolojisi sayesinde geceyi gündüze çeviriyor. Yüksek teknolojili ön kamera sayesinde trafik işareti tanımlama sistemi, LED işaretler gibi farklı bilgileri algılıyor. Sistemde kayıtlı olan hız limitleri ekranda gösteriliyor. Radar destekli hız sabitleyici ve sensör tabanlı yan koruma, yeni Corsa’da ilk kez kullanıma sunuluyor. Araç, istem dışı olarak şeritten çıkarsa, aktif şerit yardımcısı zarif hareketlerle direksiyona müdahale ediyor. Aktif sürüş asistanı devredeyken araç, sürüş şeridinin ortasında tutuluyor. Ayrıca yan kör nokta asistanı ve çeşitli park yardımcıları da sunuluyor.
Son teknoloji konfor unsurları Ultimate donanımda standart
Türkiye’de Ultimate donanım seviyesiyle satılmaya başlanan Corsa-e, tüm bu güvenlik donanımlarına ek olarak konfor ve tasarım donanımlarıyla da eksiksiz bir paket sunuyor. Tasarımda 17 inçlik alaşımlı jantlar, karartılmış arka camlar, krom detaylı pencere çerçeveleri, siyah tavan, panoramik cam tavan, ambiyans aydınlatma, deri görünümlü kaptan mavisi kumaş koltuklar, deri görünümlü kapı döşemesi, piano black iç dekor ile şık bir kombinasyon sağlanıyor. Corsa-e’nin konfor ve teknoloji donanımlarında, küçük sınıf hatchback’lerdeki tüm ihtiyaçlar karşılanıyor. 7 inçlik dokunmatik renkli ekranı, 6 hoparlörü, bluetooth, Apple CarPlay2, Android Auto1 ve USB çıkışı ile desteklenen Multimedya sistemiyle farklı seçenekler tüm bir pakette yönetilebiliyor. Ayrıca otomatik açılan ve kapanan ön ve arka camlar, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, hız sabitleyici (Cruise Control), 60/40 katlanabilir arka koltuklar, düz tabanlı spor ve çok fonksiyonlu deri direksiyon, elektronik park freni, kol dayama, elektrikli, ısıtmalı ve otomatik katlanan yan aynalar, otomatik yanan farlar, ışığa duyarlı otomatik kararan iç dikiz aynası, yağmur sensörü, ön ve arka park sensörü, 180 derecelik panoramik geri görüş kamerası, elektronik iklim kontrollü klima, 6 yönlü sürücü ve yolcu koltuğu, ön koltuk sırtlarında cepler, anahtarsız giriş ve çalıştırma gibi özellikler Ultimate donanım paketi kapsamında yer alıyor. Müşteriler, Opel Corsa-e modelinde 7 farklı renk seçeneğinden birini tercih edilebiliyor.
Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel’in elektrikli modellerini online olarak keşfetmek isteyenler, yenilenen Opel Türkiye web sitesi üzerinden tüm detaylara erişebiliyor.
* “Opel Corsa-e’yi Deneyimleyebileceğiniz Bayiler”
İstanbul Mepa
Nev
Gülan
Öztek Çekmeköy
Odak
Çetaş Büyükçekmece
Bursa Neskar Nilüfer
Ankara Abc
Otosay
Eskişehir Alpata
Balıkesir Beyaz
İzmir Arkas Karşıyaka
Egem
Aydın Surtaş
Muğla Turgut Milas
Antalya Antoto Merkez
Kayseri İnciroğlu
** WLTP
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!


Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.
Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor
Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.
“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”
Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.
Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik
Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Otomotiv Sektörü
ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı


ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.
ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”
İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.
ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”
ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.
Otomotiv
Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi


VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.
Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.
Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı
Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.
Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”
-



Şarj Sektörü3 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Haberler2 ay önceTrugo’dan Zam! İşte Zamlı Fiyatlar
-



Genel3 ay önce2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!
-



Haberler3 ay önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Automotive2 ay önceRenault Group ve markaları üst üste üçüncü yıl büyüme kaydetti
-



Elektrikli Otomobiller1 ay önceAB’de Elektrikli Satışları İlk Kez Fosil Yakıtlı Araçları Geçti
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceVolvo’nun Yeni Kozu Sahneye Çıktı: Menzil Canavarı Volvo EX60 Tanıtıldı!
-



Otomotiv1 ay önceOcak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi






