Connect with us

Elektrikli Otomobiller

PEUGEOT’DAN TAMAMEN ELEKTRİKLEŞME YOLUNDA E-LION PROJESİ!

PEUGEOT, E-LION Projesi kapsamında gerçekleştirdiği E-LION Günü’nde markanın elektrikliye geçiş yolundaki iddialı hedeflerini ve stratejilerini açıkladı. 2023 yılında PEUGEOT ürün gamındaki her model elektrik destekli olacakken, 2025 yılında markanın tüm modellerinde tamamen elektrikli bir ürün seçeneği olacak. 2030 yılına gelindiğindeyse Avrupa’da satılan PEUGEOT modellerinin tamamının tamamen elektrikli olması planlanıyor. PEUGEOT, E-LION Projesi kapsamında sadece araçların elektrikli olması değil, tüm satış, pazarlama ve sürdürülebilirlik konularında markanın ilerleyeceği yola dair planlar da paylaşıldı. PEUGEOT CEO’su Linda Jackson; “E-LION Projesi, bir elektrikli araç markası olarak PEUGEOT’nun stratejisini tanımlayacak ve marka değerlerimize uygun ulaşımı sağlamak üzere toplumun nabzını tutmamızı sağlayacak” dedi.  

PEUGEOT’nun elektrikliye geçiş yaklaşımı, E-LION Projesi adıyla tanıtıldı. Değişen dünyanın ihtiyaçlarına iyi araştırılmış bir yanıt niteliğinde olan PEUGEOT E-LION Projesi, gelecek nesil PEUGEOT modellerinde bu ihtiyaçları karşılamak için yol gösterici olacak. E-LION Projesi sadece elektrikliye geçişten ibaret değil, 5 temele dayalı, 360 derece bütünsel bir proje yaklaşımı.

PEUGEOT E-LION Projesi’nin 5 temel unsuru:

  • Ekosistem: STLA hedeflerine uygun ürün ve hizmet ekosistemi.
  • Deneyim: Şarjdan bağlantıya kadar uçtan uca eksiksiz müşteri deneyimi.
  • Elektrik: 2025 yılına kadar tamamen batarya elektrikli ürün gamına sahip olma taahhüdü.
  • Verimlilik: Performansı en üst seviyeye çıkarma ve kilo watt tüketimini en aza indirme hedefi (E-208 için 12,5 kWsa/100 km).
  • Çevre: 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefi. 

PEUGEOT 2 yıl içinde 5 yeni elektrikli araç pazara sunacak 

Önümüzdeki 2 yıl boyunca 5 yeni PEUGEOT modelinin lansmanı gerçekleştirilecek. e-308 ile beraber Avrupa’nın ilk elektrikli station modeli e-308 SW, e-408, e-3008 ve e-5008, bu 5 modeli oluşturacak. Elektrikli 308 ve 308 SW, 115 kW (156 hp) güç üreten ve 400 km’nin üzerinde menzile (WLTP döngüsü) sahip yeni bir elektromotorla yollara çıkacak. Bu model, ortalama 12,7 kWsa enerji tüketimi ve segmentin en iyi verimlilik seviyesi ile çok iddialı bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Yeni hibrit teknolojisi

PEUGEOT, MHEV 48V ile yeni hibrit teknolojisini de tanıtıyor. Marka bu yıl, 208, 2008, 308, 3008, 5008 ve 408 modelleri ile bu alana iddialı bir giriş yapacak. PEUGEOT Hybrid 48V sistem; yeni nesil 100 hp veya 136 hp PureTech benzinli motor, elektromotor (21 kW) ve benzersiz 6 vitesli elektrikli çift kavramalı şanzımandan (E-DCS6) oluşuyor. Sürüş sırasında şarj olan bir batarya sayesinde, bu teknoloji daha yüksek alt devir torku ve yakıt tüketiminde %15 azalma sağlıyor (3008 modelinde 126 gr CO2/km itibariyle). Böylece hibrit sistemle donatılan bir C segmenti SUV, şehir içi sürüşlerinde zamanın %50’sinden fazlasını sıfır emisyonlu, tamamen elektrik modunda geçirebiliyor. Aynı zamanda şehir içi sürüşlerinde sıfır emisyon modunda sürüş yapma olanağı da sağlanıyor.

Yeni nesil C-SUV

PEUGEOT e-3008, 2023’ün ikinci yarısında tanıtılacak, çift motor dahil olmak üzere 3 elektrikli güç-aktarma sistemiyle menzili 700 km’ye kadar ulaşacak. e-3008, ileri teknoloji ürünü STLA Orta Boy platformuyla pazara sunulan ilk otomobil olacak. Modelin hemen ardından e-5008 de tanıtılacak.

PEUGEOT’nun yeni BEV-by-design serisi 

PEUGEOT E-LION Projesi’ndeki ürün tasarımı ve teknolojik yenilikler, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefinde çok önemli bir rol oynayacak. PEUGEOT’nun yeni BEV-by-design serisi, Stellantis teknoloji platformları tarafından desteklenecek ve gelecekteki tasarımların geliştirilmesi için heyecan verici bir temel sağlayacak. Yeni gövde orantıları aracın genel oranlarını yeniden tasarlamak için daha fazla esneklik ve özgürlük sağlayacak. Tamamen yeni bir tasarım diliyle yeni açılar yakalanacak. İç mekan ve işlevleri yeniden yorumlanarak yeni hacimler oluşturulacak. Araç kontrollerinde “Yeni Jestler” kullanılarak yeni dönemde yenilikler hayatımıza girecek. Örneğin; elektronik direksiyon, aracı kontrol etmenin tamamen yeni yollarını sağlayacak. Hypersquare ve 2026’dan itibaren pazara sunulacak olan tamamen yeni bir HMI ile yeni nesil akıllı i-COCKPIT tasarımına olanak sağlanacak.

STLA teknoloji çözümleri de kabin içi deneyimi kolaylaştırıyor. Otomobilin sinir merkezi STLA-BRAIN’in merkezi zekası, havadan (OTA) yüklenebilecek. STLA-SMARTCOCKPIT, kabin içinde ve kabin dışında dijital yaşamınızı tamamlayacak. STLA-AUTODRIVE, otonom sürüşün geleceğini adlandıracak. Amazon ve Foxconn gibi dünyanın önde gelen oyuncularıyla yapılan iş birlikleri, yeni teknolojinin her zaman harika bir deneyim olarak sunulmasını sağlıyor.

PEUGEOT Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Müşterilerimiz elektrikli bir PEUGEOT kullandığında, yine de her şeyden önce bir PEUGEOT kullanmış olurlar. Bu benzersiz deneyim her zaman önceliğimiz olacak” dedi.

PEUGEOT, GWP’yi (Küresel Isınma Potansiyeli), gelecek 2 araç nesli ile 4’e bölüyor

Devam eden girişimler, kaynak bulma ve tedarik zinciri stratejilerinden otomobilin genel bileşimine ve yapısına, kullanılan malzemelere kadar uzanıyor. Örneğin siyah ve kromun yerini ışık ve cam alıyor, hafif koltuklar, alaşım jantlar da dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına odaklanılıyor, küresel yaşam döngüsü stratejisi ile yeni nesil ürünler tasarlanıyor.

Küresel Yaşam Döngüsü: Gelecekte, bir batarya elektrikli otomobilin ömrü 20 ila 25 yıl olacak. Bugün ise bir içten yanmalı otomobilin ömrü yaklaşık 15 yıl. Bu uzatılmış yaşam döngüsü, tasarımcılar için yaşam süresi boyunca ürünlerle yeni etkileşimler hayal etmek için harika bir fırsat. “Yaşam Döngüsü Tasarımı” yaklaşımının 4 aşaması bulunuyor:

  • Kullanım ömrü: Stellantis platformu ve uygulamaları temel alınarak 25 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış mimari.
  • Yenileme: Geri dönüştürülmüş parçaların kullanımı dahil önemli parçaları yenileme ve geri dönüştürme.
  • Güncelleme: Araç her el değiştirdiğinde yeni gibi görünmesini sağlamak için, aracın önemli, döşeme ve trim gibi “aşınan” parçalarını, INCEPTION Concept örneğinde olduğu gibi yenileme.
  • Talebe bağlı olarak: Otomobilin çekiciliğini korumak için HMI, aydınlatma ve diğer yazılımla çalışan bileşenlerin akıllı telefonlardaki gibi düzenli aralıklarla kablosuz olarak yenilenmesi.

PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann; “Artık ikinci el otomobil olmadığını hayal edin. Bunun yerine, ihtiyaçlarınıza göre, istediğiniz zaman güncelleyebileceğiniz veya yükseltebileceğiniz, yeni ve kişiselleştirilmiş otomobiller olacak. Ömrü boyunca değerini koruyan, her zaman güncel kalan bir ürün” değerlendirmesine bulundu.

Ağırlığı, atıkları ve üretim sürecini en aza indirmeye odaklanmak, sürdürülebilirliğin 4 temel prensibine sahip PEUGEOT INCEPTION CONCEPT örneğinde olduğu gibi yenilikçi teknikleri beraberinde getiriyor:

  • Ağırlık azaltma (Daha ince koltuklar, havalı kapitone kumaşlar…)
  • Atık azaltma (Kalıplanmış kumaşlar)
  • Kaynakları azaltma (Hammadde iyileştirmesi, alaşım ve krom olmayan…)
  • Enerji kullanımı azaltma (Elektrik verimliliği)

PEUGEOT Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Bu gelişmeler, çevreye daha saygılı yeni bir çağın habercisi ve müşterilerimize PEUGEOT olarak ‘Göz Alıcılığın Gücü’nü gösteren benzersiz yenilikler sunmamızı sağlıyor” dedi.

Konu kullanıcı deneyimi olduğunda, PEUGEOT, müşterilerine “İlham Veren”, “Basit” ve “Erişilebilir” ürünler sunmaya devam edecek

İlham Verici: PEUGEOT otomobillerin ötesinde, “Göz Alıcılığın Gücü” ile tüm sahip olma deneyimi en üst seviyeye taşıyor. Her elektrikli araç deneyimi, PEUGEOT’nun üç değeriyle uyum hale getiriliyor:

  • Kedi duruşu ve 3 pençeli ışık imzası ile “Göz Alıcı” tasarım, PEUGEOT tasarımının ayırt edici özelliği.
  • Elektrikliye geçiş ve i-Cockpit’in üstün kullanım özellikleriyle sezgisel sürüş keyfi “Duygu”su daha da güçleniyor.
  • Elektrikli araç ürün gamında kalite, verimlilik ve teknoloji ile “Mükemmellik”.

Sürüş öncesinde, sürüş esnasında ve sonrasında gelişmiş müşteri deneyimi için her şey yalın hale getiriliyor

  • Kolay satın alma: PEUGEOT, yeni 408’i PHEV First Edition versiyonuyla pazara sundu. Birkaç basit tıklamayla, çevrimiçi olarak sipariş edilebilen, şarj dahil tüm seçenekleri kapsayan yalın bir paket.
  • Kolay şarj: Free2Move e-Solutions ve uçtan uca hizmet çözümü ile evde şarj, ev tipi Wallbox ile çözümleniyor. e-Solutions kartı aracılığıyla Avrupa’nın en geniş şarj ağına (350.000 istasyon) erişim sayesinde yolda da şarj edilebiliyor. “Dokun ve git” RFID kartı, birden fazla enerji dağıtıcısını kapsıyor ve hatta kullanıma hazır kredi ile ön yükleme de yapılabiliyor.
  • Kolay planlama: “PEUGEOT Trip Planner” uygulaması, yolculuk boyunca şarj edilecek en iyi yerin planlanmasına yardımcı oluyor. Geleceğe yönelik çözümler, müşterilerin şarj esnasında geçirdikleri süreyi optimize etmek için şarj noktalarının yakınında özel yiyecek, alışveriş ve aktivite alanlarını içeriyor.

PEUGEOT, ulaşılabilirlik hedefi ile artan yaşam maliyeti ve enflasyonla birlikte, elektrikli araç deneyimini erişilebilir kılmaya odaklanıyor

PEUGEOT Pazarlama ve İletişim Müdürü Phil York; “Elektrikli araca sahip olma ile ilgili yaklaşım, elektrikli araçların genel ilkelerinin ötesine ve kişisel lojistiğe dönüşüyor. Müşterilerimizin gereksinimlerini ilham verici, basit ve erişilebilir çözümlerle karşıladığımızı görmek beni heyecanlandırıyor. PEUGEOT olarak ilgili beklentilere tam olarak cevap veriyoruz” dedi.

Net 0 karbon hedefleri için topyekûn planlama

PEUGEOT, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefini yerine getirme yolunda ilerliyor. Küresel ısınma potansiyelini 2030 yılına kadar dünya genelinde %60 ve Avrupa’da da %70 oranında azaltmayı öngörüyor. Net 0 karbon planı, aşağıdaki yaklaşımlarla tamamen elektrikli olmanın ötesine geçiyor:

  • Ürün tasarımı ve imalatında kullanılan malzemeler
  • Kullanılan enerji
  • Ürünleri döngüsel ekonomi yaklaşımına dahil etme

Toplumdaki Döngüsel Ekonomi, malzemeler ve mallar için “al, yap, at” yaklaşımından döngüsel bir yaklaşıma geçmeli. Stellantis, “Döngüsel Ekonomi”yi; araçları daha uzun süre dayanacak şekilde tasarlamaktan, geri dönüştürülmüş malzeme kullanım yoğunluğuna ve ayrıca otomobilleri ve parçaları tamir etme, yeniden üretme, yeniden kullanma ve geri dönüştürme (4R stratejisi) olarak ele alıyor. Buna ek olarak, araçları ve parçaları yenileme ve araçları batarya elektrikliye dönüştürmek için “retrofit” programları ile ömrünü uzatmak ve tasarlamak üzere 6R stratejisi ile yaklaşıyor. Stellantis yetkili servileri, parça kataloglarında “yeniden üretilen” parçaları görebiliyor ve bunları müşterilere uygun fiyatlı sürdürülebilir parça olarak sunabiliyor. Hem ticari hem de bireysel müşteriler, Stellantis’in B-Parts adındaki e-ticaret platformunda (Şu anda 155 ülkede 5,2 milyon parçayla mevcut) “yeniden kullanım” sürecini görebiliyor. Bunun dışında müşteriler CE fabrikalarında SUSTAINera etiketi görülmeye başlanacak. Bu etiket, parça kutularında zaten kullanılıyor ve araçlarda da uygulanacak. Müşteriler bu etiketi gördüklerinde, o parçanın üretiminde geri dönüştürülmüş içerik içermeyen eşdeğer parçaya kıyasla %80’e kadar daha az hammadde ve %50’ye kadar daha az enerji kullanıldığından emin olabiliyor.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson; “Net 0 karbon sadece üç kelimelik bir ifade değil. Bir zihniyet ve bir yaklaşım meselesi. Organizasyonlar kadar bireyler olarak hepimizin benimsemesi gereken bir yaklaşım. Aynı şekilde E-LION Projesi de bir strateji ve sunum destesi değil. Bu proje, gerek bizler, gerekse de gelecek nesiller kritik öneme sahip. Bu nedenle gerçekleştirmeye kendimizi adamış durumdayız” dedi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Nissan’dan güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti

Japonya merkezli küresel bir otomobil üreticisi Nissan, elektrikli SUV modeli Ariya’nın güneş panelleriyle donatılmış konsept bir versiyonunu tanıttı.Nissan, Temiz Enerji Günü kapsamında, elektrikli araçların güneş enerjisini kullanarak kendi kendine şarj olma potansiyelini test etmek amacıyla geliştirdiği özel bir konseptin duyurusunu yaptı. Nissan, elektrikli SUV modeli Ariya’nın güneş panelleriyle donatılmış konsept bir versiyonunu tanıttı. Deneysel prototip olan bu konsept, gelecekteki elektrikli araç teknolojilerine ışık tutuyor.

4 kWh’E KADAR ELEKTRİK ÜRETEBİLİYOR

Nissan‘ın Dubai’deki Advanced Product Planning ekibi ve Barselona’daki Powertrain Planning ekibi tarafından hayata geçirilen Sistemin pik gücü 700 watt civarında ve günlük maksimum 4 kWh enerji üretebiliyor.

23 KM’YE KADAR EK MENZİL

Lightyear ile işbirliği içinde geliştirilen konsept aracın kaputu, tavanı ve bagaj kapağı, fotovoltaik panellerle donatılıyor. Bu paneller, toplanan güneş enerjisini doğru akıma dönüştürerek aracın bataryasına aktarıyor. Bu sayede ideal hava koşullarında araca 23 kilometreye kadar ek menzil sağlanabiliyor.

Nissan’a göre bu teknoloji, sürücülerin şarj istasyonlarına gitme sıklığını %35-65 azaltma potansiyeli taşıyor.

“YENİ FIRSATLARIN KAPISINI AÇIYORUZ”

Nissan yöneticilerinden Shunsuke Shigemoto yaptığı değerlendirmede, “Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan’ın inovasyon ve sürdürülebilirliğin el ele ilerlemesi gerektiği inancını somutlaştırıyor. Araçların kendi yenilenebilir enerjilerini nasıl üretebileceklerini araştırarak, müşterilerimiz için daha fazla özgürlük, daha az şarj bağımlılığı ve daha temiz bir gelecek gibi yeni fırsatların kapısını açıyoruz. Bu konsept sadece teknik bir dönüm noktası değil, Nissan’ın elektrikli mobilitenin bir sonraki aşamasını nasıl yöneteceğine dair bir vizyon” dedi.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler