Connect with us

Elektrikli Araçlar

Stellantis, STLA Large Platformu ile menzili 800 km’ye çıkaracak

Dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis, elektrikli araçlara yatırım yapmaya devam ediyor. Grup markalarının birbirinden iddialı modelleriyle dünya elektrikli araç pazarındaki payını hızla artıran Stellantis, tamamen yeni STLA Large platformunu tanıttı. D ve E segmentlerdeki küresel pazarlara yönelik farklı araçların temelini oluşturan yeni platform, doğuştan BEV’lere (batarya- elektrikli araç) uygun tasarımı ve son derece esnek yapısıyla dikkat çekiyor.
  • İlk modeller Kuzey Amerika’da yola çıkacak!
  • Stellantis’in yeni platformu, grup markaları için yerleşik enerji, şarj verimliliği, yüksek performanslı araç dinamikleri ve üstün arazi sürüşü de dahil olmak üzere segmentin en iyi özelliklerini mümkün kılıyor. STLA Large platformunda üretilen araçlar, şirketin önde gelen küresel pazarlardaki müşteri talebinin temelini oluşturuyor. Yeni platformu kullanan ilk modeller, Kuzey Amerika pazarında sunulacak olan Dodge ve Jeep® modelleri olacak. Ardından üretim sürecine Alfa Romeo, Chrysler ve Maserati gibi diğer markalar da katılacak. Stellantis, STLA Large ile 2024 ve 2026 yılları arasında 8 aracı pazara sunmayı hedefliyor ve yeni nesil platform birden fazla montaj tesisine aktarılabilen, dayanıklı ve uygun maliyetli üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Platform ayrıca temel bileşen setinden daha fazla araç çeşitliliği ile üst düzey kalite ve müşteri memnuniyeti sağlayan benzersiz teknoloji esnekliği ile tasarlandı. Gelecek ürünler, otomobil, crossover ve SUV araçlara kadar geniş bir yelpazedeki araç türlerini kapsayacak ve bunların tümü müşterilere sıfır emisyon ve anında tork tepkisi gibi elektrikli araçlara özgü avantajlar sunacak. Bu kapsamda markaya özel ürün bilgileri de bu yıl paylaşılacak.
  • Yeni platform esnekliği ve çevikliğiyle ayrışıyor!
  • STLA platformlarına yönelik iddialı hedefler belirlediklerini söyleyen Stellantis CEO’su Carlos Tavares, “Günümüzde müşterilerimizin bizden beklediği şey de bu. Birden fazla araç tipini ve tahrik sistemini kapsayacak kadar esnek, iyi tasarlanmış bir bileşen grubu ile mevcut ürünlerimizin daha üstün performans gösteren versiyonlarıyla bir araç ailesi oluşturmak. Bu ikonik markalarımızın her bir müşterisine hitap edecek. Platformun esnekliği ve çevikliği onu özel kılıyor ve Kuzey Amerika’da elektrikliye geçiş noktasında başarımızın itici gücü olacak” dedi.
  • Şirketin gelecekteki ürünlerini kapsayan STLA Large platformu, Stellantis için Dare Forward 2030 stratejik planı hedeflerine ulaşmanın anahtarını oluşturuyor. 2021 EV Günü’nde ana hatları çizilen dört küresel BEV (batarya – elektrikli) araç platformundan biri olan STLA Large aynı zamanda sınıfının en iyi platformu olan ve Temmuz 2023’te pazara sunulan STLA Medium platformunun ardından tanıtılan ikinci platform. STLA Large, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki farklı fabrikalarda kullanılacak olan hibrit ve içten yanmalı dahil olmak üzere farklı enerji türlerini de destekleyecek. Stellantis’in ikonik markaları, STLA Large platformu ile üretilen araçları; aile odaklı, yüksek performanslı, üstün arazi özelliklerine sahip 4×4 ve hatta lüks segmente kadar müşterilerinin ihtiyaç ve gereksinimlerine en iyi şekilde cevap verecek şekilde uyarlayabilecek.
  • İki çekere de dört çekere de uyumlu!
  • Platformun doğası olan esneklik; mühendislerin ve tasarımcıların aracın dingil mesafesini, uzunluğunu, genişliğini ve yüksekliğini ayarlamasına olanak tanıyor. Sürüş, yol tutuş ve konfor dahil özel performans hedeflerine uyacak şekilde farklı süspansiyon modülleri ve güç aktarma organları kullanılabiliyor. Mühendisler, aracın becerilerini ve performansını ayarlamak üzere ön aks ile sürücü ayak bölmesi, ön ve arka aks çıkıntıları veya yolcu kabin zemini gibi unsurları kullanım amacı doğrultusunda ayarlayabiliyor. Gelişmiş yüksek dayanıklı malzemelerin kullanıldığı platform, farklı araç türlerinde sınıfının en iyi performansını sağlamak üzere ağırlık ve sağlamlık açısından optimize edilmiş durumda. Platformun içindeki bileşenler, kullanılabilir iç mekân alanını ve depolama özelliklerini en üst düzeye çıkaracak şekilde tasarlanmış durumda. Ayrıca iklimlendirme sistemi, direksiyon, fren desteği ve tahrik gibi temel konfor ve performans bileşenleri sürüş menzilini artırmak üzere enerji tüketimini en aza indirecek şekilde tasarlandı. STLA Large ile sunulan esnek yapı, yekpare platformun tahrik sistemlerini de içeriyor. STLA Large, 400 volt ve 800 volt elektrik mimarisi seçeneğiyle doğuştan BEV (batarya – elektrikli) bir platform olarak tasarlandı ve üretildi. Motor, güç dönüştürücü ve transfer dişlisini içeren üçü bir arada elektrikli tahrik modülleri (EDM’ler), önden, arkadan ve dört tekerlekten çekişli olarak yapılandırılabiliyor. Güç dönüştürücü, güç kayıplarını en aza indirmek için silikon karbür yarı iletken teknolojisini kullanıyor ve tahrik sisteminin performansı, aracın kullanım ömrü boyunca kablosuz yazılım güncellemeleri üzerinden güncellenebiliyor.
  • 0’dan 100 km/s hıza 2 saniyede ulaşma potansiyeli var!
  • STLA Large, belirli araçlar ve kullanım alanlarına yönelik sınırlı kaydırmalı diferansiyel ya da aks başı bağlantı kesmeleri gibi performansı artırabilen veya verimliliği ve menzili artırmak için mekanik sürtünmeyi azaltabilen güç aktarma sistemi uyarlamalarına imkân tanıyor. STLA Large platformu, mevcut Hellcat V-8 motorların herhangi birinden daha iyi performans gösteren üstün güç taşıma potansiyeline sahip. Sürüş menzili ile maliyeti dengelemeye odaklanan platform, ilk etapta enerji değerleri 85 ile 118 kWsa arasında olan batarya seçeneklerini içeriyor. STLA Large, sedanlar için toplam 800 kilometrelik bir menzil hedefliyor ve modellerin üretime hazır olduklarında gelecekteki enerji depolama teknolojilerini kolayca kabul edecekleri şekilde üretilmelerini sağlıyor. İlk nesil tahrik bileşenleri, STLA Large platformunda üretilen modellerin 2 saniye civarında 0-100 km/s hızlanmalarını tamamlamalarına olanak tanıyor. Hızlı şarj teknolojisiyle, 800 voltluk mimaride dakikada 4,5 kWsa’e kadar destek sağlayacak olan platform, temel araç özelliklerinden ödün vermeden hibrit ve içten yanmalı tahrik sistemlerini de destekleyecek. Bu esnek yapı, elektrikli tahrike geçiş, dayanıklılık ve kullanılabilir şarj ağının yaygınlaşması sürecinde dünya genelindeki kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Tasarım esnekliği ise önden çekiş/arkadan çekiş/dört tekerlekten çekiş olmak üzere enine ve uzunlamasına motor kullanımlarını içeriyor.
  • Temel STLA Large özellikleri:
  • • Uzunluk aralığı: 4,764-5,126 mm
  • • Genişlik aralığı: 1,897-2,030 mm
  • • Aks mesafesi aralığı: 2,870-3,075 mm
  • • Yerden yükseklik aralığı: 140-288 mm
  • • Maksimum lastik çapı: 858 mm
  • 10 yılda 50 milyar Euro’dan fazla yatırım yapacak!
  • Stellantis’in dört küresel BEV (batarya- elektrikli platformu), (STLA Small, STLA Medium, STLA Large ve STLA Frame), batarya hücresi kimyası, EDM, güç dönüştürücüler ve yazılım yönetiminin birbiriyle uyarlanabilir olmasıyla daha uzun yaşam döngüleri için tasarlanıp üretilmelerinin yanı sıra Stellantis’in yeni nesil elektrikli ve yazılım tanımlı araç teknolojilerini de (STLA Brain, STLA SmartCockpit ve STLA AutoDrive) destekliyor.
  • Stellantis, Dare Forward 2030 stratejik planı kapsamında 2030 yılına kadar Avrupa’da tamamen elektrikli araç satan bir marka haline gelmeyi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde sattığı her iki araçtan birinin elektrikli olmasını hedefliyor. Bu nedenle marka önümüzdeki 10 yıl içerisinde elektrikliye geçiş için 50 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapıyor. Şirket, bu satış hedeflerine ulaşmak için Kuzey Amerika ve Avrupa’daki altı adet pil üretim tesisinin desteği de dahil olmak üzere yaklaşık 400 GWsa batarya kapasitesine sahip olarak elektrikliye dönüşüm sürecine öncülük ediyor. Stellantis, 2024 yılına kadar pazara tamamen yeni 48 adet elektrikli araç sürmeyi planlıyor ve 2038 yılına kadar, tüm alanlarda emisyonların sıfıra indirilmesi için çalışmalar yürütüyor.
Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Otomotivde ‘Geleceğin Mobilite Sistemleri’ IAEC 2026’da Ele Alınacak  

Otomotiv sanayi, elektrifikasyon, otonom sürüş ve alternatif enerji teknolojileriyle dönüşümünü sürdürüyor. Bu dönüşüm, araç teknolojilerinin yanı sıra mühendislik yaklaşımlarını ve mobilite sistemlerinin geleceğini de yeniden şekillendiriyor. Tam da bu noktada “Gelecek Mobilite Sistemleri” temasıyla gerçekleşecek Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC, sektör temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.’nin Platin Sponsor olarak destek verdiği konferans, 5 Kasım 2026’da düzenlenecek. İleri güç aktarma sistemlerinden otonom teknolojilere kadar birçok konu başlığı akademisyenler ve uluslararası uzmanlar tarafından ele alınacak.

Otomotiv mühendisliği alanındaki güncel teknolojilerin ve küresel gelişmelerin ele alındığı Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC, bu yıl 11’inci kez düzenleniyor. 5 Kasım 2026 tarihinde Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilecek konferansın başkanlığını, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Yumurtacı üstlenecek. “Gelecek Mobilite Sistemleri” temasıyla düzenlenecek IAEC 2026’da otomotiv sektörünün dönüşümünde kritik rol oynayan ileri güç aktarma sistemleri, otonom teknolojiler ve alternatif enerji kaynakları gündeme taşınacak.

Otomotiv mühendisliğinin yol haritası belirlenecek 

Otomotiv sanayisinde elektrifikasyon, otonomi ve alternatif enerji teknolojileri hızla gelişirken, mühendislik yetkinlikleri de bu dönüşümün temel unsurlarından biri haline geliyor. IAEC 2026, bu değişimi mühendislik perspektifinden ele alarak sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin teknik ve stratejik bir bakış sunacak. Konferans; sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirerek yeni teknolojilerin, araştırmaların ve uygulamaların paylaşılacağı bir buluşma noktası oluşturacak. IAEC, OİB (Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği), OSD (Otomotiv Sanayii Derneği), OTEP (Otomotiv Teknoloji Platformu) ve TAYSAD (Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği) tarafından, SAE (Society of Automotive Engineers) desteğiyle düzenleniyor.

Uluslararası uzmanlar otomotivin geleceğini değerlendirecek

IAEC 2026’nın sabah seansı ana konuşmasını Ontario Tech Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer gerçekleştirecek. Enerji teknolojileri ve sürdürülebilir ulaşım alanındaki akademik çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Dinçer, geleceğin mobilite sistemleri kapsamında enerji dönüşümünü ve yeni nesil teknolojilerin rolünü değerlendirecek. Konferansın “İleri Güç Aktarma Sistemleri” oturumunda OSTİM Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Kadir Aydın oturum başkanlığını üstlenecek. Horse Powertrain H2 ve Düşük Karbonlu Yakıt Strateji Lideri Guillermo de Paz Alcolado, E-Sürücüler (E-Drives) için Kıdemli Teknik Danışman ve Teknik Satış Müdürü Volker Ambrosius ile ZF Group Şanzıman ve Hibrit Sistemleri Küresel Strateji Başkanı Dr. Matthias Holzer, güç aktarma sistemlerinin dönüşümünü ve düşük karbonlu teknolojilerdeki gelişmeleri ele alacak.

Yeni nesil çözümlere ışık tutulacak 

Konferansın öğleden sonraki bölümünün ana konuşmacısı Ford Otosan Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri Simon Curwood olacak. “Otonom Teknolojiler” oturumunun başkanlığını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gözde Bozdağı Akar yapacak. Oturumda, Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Sinan Öncü ve MathWorks Teknik Müşteri Yöneticisi Maxime François de görüşlerini aktaran isimler arasında yer alacaklar. Nottingham Trent Üniversitesi Mühendislik Bölümü Baş Öğretim Görevlisi Dr. Reza Vatankhah Barenji ise otonom sistemler ve otomotiv mühendisliğindeki yeni teknolojiler üzerine değerlendirmelerini paylaşacak. “Alternatif Enerji Kaynakları” oturumunda ise Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Aspilsan Yönetim Kurulu Üyesi ve Togg Yönetim Kurulu Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Nurullah Ateş, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Nurhan Üregen Güler ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Ar-Ge ve Renault Teknoloji Türkiye Mühendislik Direktörü Onur Akkozak mobilitenin enerji ihtiyacına yönelik yeni nesil çözümleri değerlendirecek. Oturumun başkanlığını Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Yasin Karagöz gerçekleştirecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin köklü kuruluşlarından Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., IAEC 2026’ya Platin Sponsor olarak destek veriyor. Üretim, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki faaliyetleriyle otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan Tofaş, bu desteğiyle konferansın sektör ile mühendislik dünyasını buluşturan platformuna katkı sunuyor. IAEC 2026’nın plaket sponsorluğunu infoTRON üstleniyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.

Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.

Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor

IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.

Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Continue Reading

Popüler