Otomotiv Sektörü
Castrol, Türkiye’deki Büyüme İvmesini Sürdürdü ve 2024’te Pazar Liderliğini Güçlendirdi


Türkiye madeni yağ pazarının önemli bir kısmını temsil eden PETDER¹ tarafından açıklanan resmi verilere göre, kimyasal ürünler hariç tutulduğunda, Castrol otomotiv madeni yağlarında lider. Aynı zamanda Castrol otomobil, motosiklet ve ağır ticari araç motor yağları segmentlerinde pazar liderliğini koruyarak, 2024 yılında sektörün üzerinde bir büyüme kaydetti.
Castrol’ün Türkiye’deki büyümesi, ülkenin küresel üretim ve lojistik ağındaki stratejik konumunu daha da sağlamlaştırdı.
Castrol Liderliğini Güçlendirdi
PETDER’in resmi verilerine göre, Türkiye madeni yağ pazarı 2024 yılında önceki yıla göre benzer seviyede kalırken Castrol ise pazarın üzerinde bir büyüme performansı sergileyerek liderliğini pekiştirdi. Resmi verilere göre Castrol, otomotiv madeni yağlarında %7,1, binek otomobil motor yağlarında %13, motosiklet motor yağlarında %15 ve ağır ticari araç motor yağlarında %4,8 büyüme kaydetti. Pazarın üzerinde bir performans sergileyen Castrol, özellikle rekabetin yoğun olduğu binek otomobil motor yağları segmentinde çift haneli büyüme elde ederek başarılı bir yılı daha geride bıraktı.
Güçlü OEM İş Birlikleri ve Stratejik Ortaklıklar
Castrol’ün otomotiv üreticileriyle güçlü iş birlikleri, büyümesini destekleyen en önemli unsurlardan biri oldu. Castrol, otomotiv üreticileriyle yürüttüğü güçlü iş birlikleri sayesinde, yüksek performanslı ve yenilikçi madeni yağ çözümleri sunmaya devam ediyor. Küresel ölçekte birçok otomotiv markasıyla ortak mühendislik çalışmaları yürüten Castrol, gelişmiş motor teknolojilerine uyum sağlayarak sektördeki liderliğini pekiştiriyor. Castrol, global ölçekte olduğu gibi Türkiye’de de iddialı markalarla yaptığı ortaklıklarla dikkat çekmeye devam ediyor.
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, 2024 yılına dair değerlendirmesinde şunları söyledi: “Castrol olarak, sadece son kullanıcıya değil, sektörün en önemli paydaşları olan otomotiv üreticilerine de özel çözümler sunuyoruz. Hibrit ve elektrikli araç teknolojileri için geliştirdiğimiz ürünler ve OEM iş birliklerimizle, pazardaki dönüşümün bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.
Türkiye, Castrol’ün En Fazla Yatırım Yaptığı Stratejik Pazarlardan Biri
Türkiye, Castrol’ün küresel üretim, tedarik ve lojistik stratejisinde kritik bir rol oynayan öncelikli stratejik pazarlarından biri olarak konumlandırılıyor. Bu, Türkiye’nin yalnızca güçlü bir iç pazar olmadığını, aynı zamanda Castrol’ün küresel üretim ve lojistik stratejisinde kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor.
Son üç yılda Gemlik Üretim Tesisi’ne yapılan yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırım, üretim kapasitesini 2024 itibarıyla 135 milyon litrelik rekor seviyeye çıkardı. Castrol, önümüzdeki dönemde de Gemlik tesisine ek yatırımlar yaparak üretim kapasitesini daha da artırmayı planlıyor.
Tatlısöz, Türkiye’nin Castrol’ün küresel büyüme stratejisindeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve gelişen ihracat ağıyla Castrol’ün en önemli pazarlardan biri olmaya devam ediyor. Gemlik Üretim Tesisi, yalnızca iç pazara değil Avrupa ile birlikte Orta Doğu ve Afrika bölgelerine de hizmet veren stratejik bir üretim merkezi konumunda. Artan kapasite yatırımlarıyla Türkiye’nin rolü her geçen yıl daha da güçleniyor.”
Güçlü Satış Kanalı Stratejisi ile Geniş Erişim Ağı
Castrol, güçlü satış kanalı stratejisi ile sahada geniş bir dağıtım ve erişim ağı yönetiyor. Türkiye genelinde 30 binden fazla servis noktasında, yetkili servislerden araç bakım ve onarımı yapan özel servislere, filo bakım merkezlerinden ağır vasıta servislerine kadar yaygın bir erişim ağına sahip.
Bu güçlü yapı, Castrol’ün ürünlerinin her noktada kolayca bulunmasını ve işin uzmanları tarafından önerilmesini sağlıyor. Ayrıca, Castrol’ün teknik destek ekipleri ve saha operasyonları, servis noktalarına düzenli olarak eğitim vererek hem ustaların hem de tüketicilerin en doğru ürünlere erişmesini sağlıyor.
Tatlısöz, Castrol’ün yaygın erişim stratejisini şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’deki madeni yağ pazarında güçlü ve yaygın bir pazara erişim stratejimiz var. Doğru lokasyonlara, doğru ürünleri, doğru fiyatlandırma ve hizmet kalitesiyle ulaştıran bu yapı, Castrol’ü hem araç sahipleri hem de müşterilerimiz için en çok tercih edilen marka haline getiriyor.”
Elektrifikasyon ve Endüstriyel Segmentte Büyüme Hedefi
Castrol, elektrifikasyon ve sürdürülebilir madeni yağ çözümlerine yaptığı yatırımlarla sektörde dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor. Castrol ON e-sıvıları, dünya genelinde üretilen her üç elektrikli aracın ikisinde ilk dolumda kullanılıyor.
Bununla birlikte Türkiye’deki endüstriyel madeni yağ segmentinde büyüme hız kazandı ve Castrol bu alanda 2024 yılında %7 büyüme elde etti.
Castrol 2025’te de istikrarlı büyümesini devam ettirmeyi hedefliyor
Castrol, 2025 yılında da pazarın üzerinde büyüme performansını sürdürerek istikrarlı büyüme ivmesini korumayı hedefliyor. Küresel üretim stratejisiyle paralel olarak Türkiye’deki yatırımlarını artıran Castrol, hem iç pazarda hem de ihracatta büyümesini hızlandırmayı planlıyor.
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, 2025 yılı hedeflerini şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’de yıllık 1 milyon adedin üzerinde otomotiv satışı gerçekleşirken, biz de bu büyüyen pazarı destekleyen bir marka olarak yatırımlarımıza devam edeceğiz. Üretim kapasitemizi artırırken, yeni nesil ürünler ve teknolojilerle sektöre katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!


Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.
Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor
Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.
“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”
Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.
Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik
Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Otomotiv Sektörü
ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı


ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.
ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”
İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.
ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”
ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.
Otomotiv
Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi


VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.
Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.
Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı
Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.
Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”
-



Şarj Sektörü3 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Haberler2 ay önceTrugo’dan Zam! İşte Zamlı Fiyatlar
-



Genel3 ay önce2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!
-



Haberler3 ay önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Automotive2 ay önceRenault Group ve markaları üst üste üçüncü yıl büyüme kaydetti
-



Elektrikli Otomobiller1 ay önceAB’de Elektrikli Satışları İlk Kez Fosil Yakıtlı Araçları Geçti
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceVolvo’nun Yeni Kozu Sahneye Çıktı: Menzil Canavarı Volvo EX60 Tanıtıldı!
-



Otomotiv1 ay önceOcak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi






