Connect with us

Otomotiv

Honda’dan sıfır karbon hedefi için yeni iş birliği

Dünyanın önde gelen Japon otomotiv üreticilerinden Honda ile Güney Kore merkezli çelik üreticisi POSCO arasında sıfır karbon çalışmalarına yönelik geniş kapsamlı iş birliği anlaşması gerçekleştirildi. Karbon nötrlüğüne yönelik girişimlerini daha da hızlandırmak isteyen iki marka, çevre ve elektrifikasyon teknolojileri aracılığı ile gelecek nesiller için sürdürülebilir bir dünya vizyonun çerçevesinde hareket ederek iş birliklerini genişletmeye karar verdi.

 

Mühendislik çalışmaları ile öne çıkan Honda, 2022 yılında açıkladığı sıfır karbon hedefi ve elektrifikasyon sürecini hızlandırmak için iş birliklerine imza atmaya devam ediyor. Hidrojenli araç çalışmaları için General Motors iş birliği ve Sony Mobility şirketi gibi öncü projeleri ile dikkat çeken Honda; Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) anlaşması, LG Energy Solution ile yeni üretim tesisi yatırımı gibi birçok şirket ile iş birliklerini duyurmaya devam ediyor. Son olarak Honda ile Güney Kore merkezli çelik üreticisi POSCO arasında sıfır karbon çalışmalarına yönelik geniş kapsamlı iş birliği anlaşması gerçekleştirildi. Honda ve POSCO bu anlaşma ile konuyla ilgili araştırma çalışmalarına başladığını duyurdu. Buna göre; hem Honda hem POSCO çevre ve elektrifikasyon teknolojileri gibi güçlü yönlerinden yararlanacak. Karbon nötrlüğüne yönelik girişimlerini daha da hızlandırmak isteyen iki marka, gelecek nesiller için sürdürülebilir bir dünya vizyonundan hareket ile iş birliklerini genişletmeye karar verdi.

 

Yapılan anlaşma kapsamında; hali hazırda iş ortaklıkları devam eden Honda ve POSCO sıfır karbon hedefleri için belirlenen önemli alanlarda hayata geçirilmek üzere iş birliği seçeneklerini araştıracak. Bu alanların başında elektrikli araçlar konusunda da en önemli başlık olan batarya ön plana çıkıyor. Özellikle temel batarya malzemelerinin tedarikinde iş birliği ve gelecek dönemdeki batarya malzemelerindeki teknik değişim konuları dikkat çekiyor.

 

Geri dönüşüm başlığı içerisinde de karbon nötr bir toplumun gerçekleştirilmesine yönelik olarak geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımının yaygınlaştırılması öne çıkıyor. Ayrıca geri dönüştürülmüş batarya malzemelerinin kullanıldığı kapalı döngü bir geri dönüşüm sisteminin kurulması da araştırma kapsamında yer alıyor.

 

Aynı zamanda üretimde kullanılan otomotiv çelik sacının kullanımı için araç ağırlığının azaltılmasını sağlayan ultra yüksek gerilimli sac ve üretim sürecinde sera gazı emisyonlarını azaltılan sac da araştırılacak. Son olarak e-Axle (elektrikli aks tahriki) için tahrik motorlarının seri üretiminde elektrikli çelik sac uygulaması da çalışmaya dahil edilecek.

 

Yapılan anlaşmaya yönelik olarak Honda CEO’su Toshihiro Mibe, 2050 yılına kadar tüm Honda ürünleri ve kurumsal faaliyetleri için sıfır karbon hedeflerini açıkladıklarını hatırlatırken;  batarya malzemeleri, geri dönüşüm, çelik sac ve elektrikli çelik sac alanlarında uzmanlığına inandıkları POSCO ile genişletilen iş birliğinin Honda’nın elektrifikasyon stratejilerini de hızlandıracağını söyledi. Diğer yandan POSCO Başkanı Choi Jeong-Woo da Honda ile süregelen iş birliklerinin kapsamının genişlemesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özellikle batarya malzemelerindeki araştırmalarda Honda’nın elektrikli araçlarının sürece dahil edilmesiyle tam değer zinciri yaratılabileceğinin altını çizdi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Otomotiv

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.

Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı

Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.

Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler