Connect with us

Otomotiv

Küresel premium motor yağı üreticisi Valvoline, M Oil ile Türkiye’de

  • Küresel premium madeni yağ markası Valvoline, M Oil ile Türkiye’de
  • Anlaşmayla GüzelEnerji markası M Oil, Valvoline markasının hem münhasır ülke distribütörü hem de üretim ve know-how değişimi haklarına sahip oldu
  • İmza töreninde Valvoline Global Ürünler EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Davide Crespi, OYAK Enerji Sektörü Grup Başkanı Yüksel Yılmaz ve GüzelEnerji Genel Müdürü Tolga Işıltan hazır bulundu

OYAK Grubu Şirketleri bünyesinde hizmet veren GüzelEnerji’nin madeni yağlar markası M Oil, ürün gamını dünyanın ilk markalı motor yağı üreticisi Valvoline markasıyla daha da güçlendiriyor. İstanbul’da gerçekleştirilen imza töreniyle M Oil, Valvoline markasının münhasır ülke distribütörü olmasının yanı sıra hem Türkiye’de Valvoline ürünlerinin üretimini gerçekleştirecek hem de 150 yıllık geçmişe sahip markanın bilgi ve deneyimlerine erişebilecek.

 

30 Mayıs 2023 tarihinde Valvoline Global Ürünler EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Davide Crespi, OYAK Enerji Sektörü Grup Başkanı Yüksel Yılmaz’ın katılımıyla imza töreni gerçekleştirildi. Törende ayrıca Valvoline yöneticileri ile ve GüzelEnerji yönetim ekibi de hazır bulundular.

 

M Oil, 2020 yılında yüzde 1.1 olan pazar payını 2022 yılı sonuna kadar yüzde 1.9’a çıkarttı ve madeni yağlar alanındaki gücünü ortaya koydu. Gerçekleştirilen anlaşma ile Valvoline markası, M Oil’in motor yağının yanı sıra endüstriyel yağlar alanında da büyümesine önemli katkı sağlayacak. Distribütörlük ve Lisans Anlaşması kapsamında ilk etapta Valvoline markasının motor, şanzıman ve endüstriyel yağlar ürün grupları ile gres yağı satışına başlanacak.

 

2020-2030 döneminde yüzde 60 oranında büyüme göstermesi beklenen madeni yağlar sektörünün ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli rol oynayacak bu anlaşma, GüzelEnerji ve Valvoline’in madeni yağlar sektörünü ileri taşıma kararlılığının bir ifadesi anlamına geliyor. Benzer şekilde madeni yağ endüstrisi, Türkiye’nin kimya ihracatının yüzde 14’ünü oluşturuyor ve ülkemiz madeni yağ sektöründe hem üretim hem de ihracatta dünyada 16’ncı sırada yer alıyor. Türkiye’nin madeni yağ üretimi yakın bölge için de stratejik önem taşıması nedeniyle 2022’de yüzde 50 oranında artan ihracatın bu yıl yüzde 15 daha büyüyeceği öngörülüyor.

 

M Oil çatısı altında yer alacak Valvoline ürünleri arasında sentetik yapılı motor yağı Synpower, uzun metrajlı motor yağı Maxlife, premium motor yağı Profleet, performans odaklı motor yağı All Climate, şanzıman yağları ATF – DCT – HD Gear – HD TDL Pro, endüstriyel yağ Circulation ve gres yağları Multipurpose Lithium – Multipurpose Complex – Industry Calsul bulunuyor.

 

Yılmaz: “Valvoline ile M Oil ürün gamına küresel premium marka ekledik”

 

OYAK Enerji Sektörü Grup Başkanı Yüksel Yılmaz, “OYAK Genel Müdürümüz Sayın Süleyman Savaş Erdem’in sürdürülebilir büyüme stratejisi ekseninde GüzelEnerji’nin pazarlama ve satışını gerçekleştirdiği markaları yeni küresel markalarla güçlendirmeyi sürdürüyoruz ve dünyanın en büyük madeni yağ üreticilerinden biri olan Valvoline markasını Türkiye ile buluşturacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Kendi yağını üreten küresel premium madeni yağ markası Valvoline, 150 yıllık geçmişiyle dünyadaki ilk motor yağı markası. Atılan imzayla M Oil, Valvoline’in hem münhasır ülke distribütörü hem de üretim hakkı veren lisans anlaşmasının sahibi oldu.

 

Ülkemiz ve bölgemizde hızla artan ihtiyaçları göz önünde bulundurarak sektörel gelişime yön vermek hedefiyle dünyanın ilk motor yağ markası olan Valvoline’i ülkemizde lisanslı olarak üretmek ve bugün 140 üzeri ülkedeki varlığıyla madeni yağlar sektöründe liderliği göğüsleyen bu markanın prestijli ürünlerini ülkemize ve bölgemize sunmak üzere önemli bir adım attık. Bilindiği üzere GüzelEnerji markamız ile 2020 yılında başlattığımız yeni nesil enerji odaklı vizyon dönüşümümüz tüm hızıyla sürüyor. Bu yeni iş birliğimiz de madeni yağlar alanındaki vizyoner hedeflerimizin bir yansımasıdır.

 

Bu iş birliğiyle, madeni yağlar alanındaki gücümüze güç katacağız. M Oil ürün gamımızı tamamlayıcı bir şekilde premium otomobillerden endüstrilere geniş bir alanda Valvoline’in yenilikçi ve kaliteli portföyünden ilk aşamada yaklaşık 50 ürünü ülkemiz ve bölgemizin hizmetine sunacağız. Daha sonra süreç içinde kademeli olarak sektörün ihtiyacı olan tüm ürün gamını ekleyeceğiz.

 

Ayrıca yatırımları süren yeni üretim tesisimizde yakın zamanda Valvoline madeni yağlarının Türkiye’de lisanslı üretimine başlayacağız ve bu prestijli markanın yetkili temsilciliğini üstlenerek, ülkemiz ve bölgemizdeki satış ve pazarlama operasyonlarında Valvoline ile yeni bir yol arkadaşlığı başlatmış olduk.

 

Bunun yanı sıra güçlü satış ve pazarlama ağı ile de sektördeki varlığımızı da hızla güçlendireceğiz. Bu kapsamda hedefimiz ilk 5 yılda ulaşacağımız yüzde 2,0’lik Valvoline pazar payı ile toplam pazar payımızı yüzde 7,0 seviyesine yükseltmek. Ayrıca Orta Doğu, Afrika ve Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere M Oil ürünlerimiz ve sonrasında lisanslı Valvoline ürünleri ile ihracatta da önemli bir başarı yaratmak” dedi.

 

Davide Crespi: “Valvoline için kilit öneme sahip bir pazarda yeni bir iş birliğine başlıyoruz”

 

Valvoline markasının 150 yıldır motor yağları, endüstriyel yağlar, gresler ve kimyasal ürünler üretiğini ve otomotiv endüstrisinde uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirten Valvoline Global Ürünler EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Davide Crespi, “150 yıllık geçmişimizde müşterilerimize ve iş ortaklarımıza yüksek kaliteli ürünler ve çözümler sunmaya odaklandık. Bugün, Valvoline için kilit öneme sahip bir pazarda yeni bir iş birliğine başlayacağımızdan dolayı önemli bir dönüm noktası. Türkiye dinamik ve canlı bir pazar ve ayrıca Valvoline için öncelikli ülkelerden biri. Son birkaç yıldır vizyonumuzla uyumlu, değerlerimizi paylaşan, birlikte büyümeye ve genişlemeye devam edebileceğimiz güçlü bir ortak arıyorduk. Bugün attığımız imzayla müşterilerimize en iyi hizmeti sunacak bir ortakla başarılı bir yolculuğa başladık. Birlikte, pazarın mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılamak ve müşterilerimizin büyümesini ve başarılı olmasını sağlamak için ürün ve hizmetler bağlamında güçlü bir yol haritası oluşturacağız. Dağıtım işini kaliteli ve yetenekli ellere bıraktığımızdan emin olduğumuz gibi hem Türkiye’de hem bölgede büyümeye katkı sunabilecek üretim ayak izini artırmayı da dört gözle bekliyoruz. Bu projede yarattıkları güven, ortaya koydukları güçlü iş birliği ve gösterdikleri bağlılıktan dolayı GüzelEnerji ekibine, Valvoline’deki arkadaşlarımıza ve bu yolculukta her iki şirkete de destek olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

 

M Oil’in hedefi 2023 yılında 14 bin 500 ton ihracat ile kendi rekorunu aşmak

Türkiye’nin madeni yağlar alanındaki yetkinliğini gözler önüne seren M Oil markası, gerek üretim kabiliyeti gerek ülkenin her noktasına ulaşan satış ve pazarlama kanallarıyla önemli bir başarıya sahip. Bu kapsamda, yüksek tercih edilme oranı ile 2022 yılında hedeflerinin üzerinde bir performans sergiledi ve hedefini yüzde 10, 2021 performansını ise yüzde 39 aştı. 2020 yılında yüzde 1,1 olan pazar payını da 2022 yılı sonunda yüzde 1,9 seviyesine taşıdı. Markanın 22 yıllık tarihindeki en yüksek aylık üretim ve satış rakamlarına da bu dönemde ulaşıldı. Eşzamanlı olarak aktif distribütörlük sayısı da 27’ye yükseltildi ve ihracat kanalları oluşturularak yurt dışı satış operasyonları başlatıldı. 2023’ün ilk çeyreği itibarıyla yıllık hedefinin yüzde 11, geçen yılın ise yüzde 61 üzerinde bir performans sergileyen M Oil’in yılsonu hedefi ise 14 bin 500 ton ile yeni bir rekora imza atmak.

 

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Otomotiv

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.

Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı

Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.

Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler