Connect with us

Elektrikli Otomobiller

PEUGEOT’DAN TAMAMEN ELEKTRİKLEŞME YOLUNDA E-LION PROJESİ!

PEUGEOT, E-LION Projesi kapsamında gerçekleştirdiği E-LION Günü’nde markanın elektrikliye geçiş yolundaki iddialı hedeflerini ve stratejilerini açıkladı. 2023 yılında PEUGEOT ürün gamındaki her model elektrik destekli olacakken, 2025 yılında markanın tüm modellerinde tamamen elektrikli bir ürün seçeneği olacak. 2030 yılına gelindiğindeyse Avrupa’da satılan PEUGEOT modellerinin tamamının tamamen elektrikli olması planlanıyor. PEUGEOT, E-LION Projesi kapsamında sadece araçların elektrikli olması değil, tüm satış, pazarlama ve sürdürülebilirlik konularında markanın ilerleyeceği yola dair planlar da paylaşıldı. PEUGEOT CEO’su Linda Jackson; “E-LION Projesi, bir elektrikli araç markası olarak PEUGEOT’nun stratejisini tanımlayacak ve marka değerlerimize uygun ulaşımı sağlamak üzere toplumun nabzını tutmamızı sağlayacak” dedi.  

PEUGEOT’nun elektrikliye geçiş yaklaşımı, E-LION Projesi adıyla tanıtıldı. Değişen dünyanın ihtiyaçlarına iyi araştırılmış bir yanıt niteliğinde olan PEUGEOT E-LION Projesi, gelecek nesil PEUGEOT modellerinde bu ihtiyaçları karşılamak için yol gösterici olacak. E-LION Projesi sadece elektrikliye geçişten ibaret değil, 5 temele dayalı, 360 derece bütünsel bir proje yaklaşımı.

PEUGEOT E-LION Projesi’nin 5 temel unsuru:

  • Ekosistem: STLA hedeflerine uygun ürün ve hizmet ekosistemi.
  • Deneyim: Şarjdan bağlantıya kadar uçtan uca eksiksiz müşteri deneyimi.
  • Elektrik: 2025 yılına kadar tamamen batarya elektrikli ürün gamına sahip olma taahhüdü.
  • Verimlilik: Performansı en üst seviyeye çıkarma ve kilo watt tüketimini en aza indirme hedefi (E-208 için 12,5 kWsa/100 km).
  • Çevre: 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefi. 

PEUGEOT 2 yıl içinde 5 yeni elektrikli araç pazara sunacak 

Önümüzdeki 2 yıl boyunca 5 yeni PEUGEOT modelinin lansmanı gerçekleştirilecek. e-308 ile beraber Avrupa’nın ilk elektrikli station modeli e-308 SW, e-408, e-3008 ve e-5008, bu 5 modeli oluşturacak. Elektrikli 308 ve 308 SW, 115 kW (156 hp) güç üreten ve 400 km’nin üzerinde menzile (WLTP döngüsü) sahip yeni bir elektromotorla yollara çıkacak. Bu model, ortalama 12,7 kWsa enerji tüketimi ve segmentin en iyi verimlilik seviyesi ile çok iddialı bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Yeni hibrit teknolojisi

PEUGEOT, MHEV 48V ile yeni hibrit teknolojisini de tanıtıyor. Marka bu yıl, 208, 2008, 308, 3008, 5008 ve 408 modelleri ile bu alana iddialı bir giriş yapacak. PEUGEOT Hybrid 48V sistem; yeni nesil 100 hp veya 136 hp PureTech benzinli motor, elektromotor (21 kW) ve benzersiz 6 vitesli elektrikli çift kavramalı şanzımandan (E-DCS6) oluşuyor. Sürüş sırasında şarj olan bir batarya sayesinde, bu teknoloji daha yüksek alt devir torku ve yakıt tüketiminde %15 azalma sağlıyor (3008 modelinde 126 gr CO2/km itibariyle). Böylece hibrit sistemle donatılan bir C segmenti SUV, şehir içi sürüşlerinde zamanın %50’sinden fazlasını sıfır emisyonlu, tamamen elektrik modunda geçirebiliyor. Aynı zamanda şehir içi sürüşlerinde sıfır emisyon modunda sürüş yapma olanağı da sağlanıyor.

Yeni nesil C-SUV

PEUGEOT e-3008, 2023’ün ikinci yarısında tanıtılacak, çift motor dahil olmak üzere 3 elektrikli güç-aktarma sistemiyle menzili 700 km’ye kadar ulaşacak. e-3008, ileri teknoloji ürünü STLA Orta Boy platformuyla pazara sunulan ilk otomobil olacak. Modelin hemen ardından e-5008 de tanıtılacak.

PEUGEOT’nun yeni BEV-by-design serisi 

PEUGEOT E-LION Projesi’ndeki ürün tasarımı ve teknolojik yenilikler, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefinde çok önemli bir rol oynayacak. PEUGEOT’nun yeni BEV-by-design serisi, Stellantis teknoloji platformları tarafından desteklenecek ve gelecekteki tasarımların geliştirilmesi için heyecan verici bir temel sağlayacak. Yeni gövde orantıları aracın genel oranlarını yeniden tasarlamak için daha fazla esneklik ve özgürlük sağlayacak. Tamamen yeni bir tasarım diliyle yeni açılar yakalanacak. İç mekan ve işlevleri yeniden yorumlanarak yeni hacimler oluşturulacak. Araç kontrollerinde “Yeni Jestler” kullanılarak yeni dönemde yenilikler hayatımıza girecek. Örneğin; elektronik direksiyon, aracı kontrol etmenin tamamen yeni yollarını sağlayacak. Hypersquare ve 2026’dan itibaren pazara sunulacak olan tamamen yeni bir HMI ile yeni nesil akıllı i-COCKPIT tasarımına olanak sağlanacak.

STLA teknoloji çözümleri de kabin içi deneyimi kolaylaştırıyor. Otomobilin sinir merkezi STLA-BRAIN’in merkezi zekası, havadan (OTA) yüklenebilecek. STLA-SMARTCOCKPIT, kabin içinde ve kabin dışında dijital yaşamınızı tamamlayacak. STLA-AUTODRIVE, otonom sürüşün geleceğini adlandıracak. Amazon ve Foxconn gibi dünyanın önde gelen oyuncularıyla yapılan iş birlikleri, yeni teknolojinin her zaman harika bir deneyim olarak sunulmasını sağlıyor.

PEUGEOT Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Müşterilerimiz elektrikli bir PEUGEOT kullandığında, yine de her şeyden önce bir PEUGEOT kullanmış olurlar. Bu benzersiz deneyim her zaman önceliğimiz olacak” dedi.

PEUGEOT, GWP’yi (Küresel Isınma Potansiyeli), gelecek 2 araç nesli ile 4’e bölüyor

Devam eden girişimler, kaynak bulma ve tedarik zinciri stratejilerinden otomobilin genel bileşimine ve yapısına, kullanılan malzemelere kadar uzanıyor. Örneğin siyah ve kromun yerini ışık ve cam alıyor, hafif koltuklar, alaşım jantlar da dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımına odaklanılıyor, küresel yaşam döngüsü stratejisi ile yeni nesil ürünler tasarlanıyor.

Küresel Yaşam Döngüsü: Gelecekte, bir batarya elektrikli otomobilin ömrü 20 ila 25 yıl olacak. Bugün ise bir içten yanmalı otomobilin ömrü yaklaşık 15 yıl. Bu uzatılmış yaşam döngüsü, tasarımcılar için yaşam süresi boyunca ürünlerle yeni etkileşimler hayal etmek için harika bir fırsat. “Yaşam Döngüsü Tasarımı” yaklaşımının 4 aşaması bulunuyor:

  • Kullanım ömrü: Stellantis platformu ve uygulamaları temel alınarak 25 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış mimari.
  • Yenileme: Geri dönüştürülmüş parçaların kullanımı dahil önemli parçaları yenileme ve geri dönüştürme.
  • Güncelleme: Araç her el değiştirdiğinde yeni gibi görünmesini sağlamak için, aracın önemli, döşeme ve trim gibi “aşınan” parçalarını, INCEPTION Concept örneğinde olduğu gibi yenileme.
  • Talebe bağlı olarak: Otomobilin çekiciliğini korumak için HMI, aydınlatma ve diğer yazılımla çalışan bileşenlerin akıllı telefonlardaki gibi düzenli aralıklarla kablosuz olarak yenilenmesi.

PEUGEOT Tasarım Müdürü Matthias Hossann; “Artık ikinci el otomobil olmadığını hayal edin. Bunun yerine, ihtiyaçlarınıza göre, istediğiniz zaman güncelleyebileceğiniz veya yükseltebileceğiniz, yeni ve kişiselleştirilmiş otomobiller olacak. Ömrü boyunca değerini koruyan, her zaman güncel kalan bir ürün” değerlendirmesine bulundu.

Ağırlığı, atıkları ve üretim sürecini en aza indirmeye odaklanmak, sürdürülebilirliğin 4 temel prensibine sahip PEUGEOT INCEPTION CONCEPT örneğinde olduğu gibi yenilikçi teknikleri beraberinde getiriyor:

  • Ağırlık azaltma (Daha ince koltuklar, havalı kapitone kumaşlar…)
  • Atık azaltma (Kalıplanmış kumaşlar)
  • Kaynakları azaltma (Hammadde iyileştirmesi, alaşım ve krom olmayan…)
  • Enerji kullanımı azaltma (Elektrik verimliliği)

PEUGEOT Ürün Müdürü Jerome Micheron; “Bu gelişmeler, çevreye daha saygılı yeni bir çağın habercisi ve müşterilerimize PEUGEOT olarak ‘Göz Alıcılığın Gücü’nü gösteren benzersiz yenilikler sunmamızı sağlıyor” dedi.

Konu kullanıcı deneyimi olduğunda, PEUGEOT, müşterilerine “İlham Veren”, “Basit” ve “Erişilebilir” ürünler sunmaya devam edecek

İlham Verici: PEUGEOT otomobillerin ötesinde, “Göz Alıcılığın Gücü” ile tüm sahip olma deneyimi en üst seviyeye taşıyor. Her elektrikli araç deneyimi, PEUGEOT’nun üç değeriyle uyum hale getiriliyor:

  • Kedi duruşu ve 3 pençeli ışık imzası ile “Göz Alıcı” tasarım, PEUGEOT tasarımının ayırt edici özelliği.
  • Elektrikliye geçiş ve i-Cockpit’in üstün kullanım özellikleriyle sezgisel sürüş keyfi “Duygu”su daha da güçleniyor.
  • Elektrikli araç ürün gamında kalite, verimlilik ve teknoloji ile “Mükemmellik”.

Sürüş öncesinde, sürüş esnasında ve sonrasında gelişmiş müşteri deneyimi için her şey yalın hale getiriliyor

  • Kolay satın alma: PEUGEOT, yeni 408’i PHEV First Edition versiyonuyla pazara sundu. Birkaç basit tıklamayla, çevrimiçi olarak sipariş edilebilen, şarj dahil tüm seçenekleri kapsayan yalın bir paket.
  • Kolay şarj: Free2Move e-Solutions ve uçtan uca hizmet çözümü ile evde şarj, ev tipi Wallbox ile çözümleniyor. e-Solutions kartı aracılığıyla Avrupa’nın en geniş şarj ağına (350.000 istasyon) erişim sayesinde yolda da şarj edilebiliyor. “Dokun ve git” RFID kartı, birden fazla enerji dağıtıcısını kapsıyor ve hatta kullanıma hazır kredi ile ön yükleme de yapılabiliyor.
  • Kolay planlama: “PEUGEOT Trip Planner” uygulaması, yolculuk boyunca şarj edilecek en iyi yerin planlanmasına yardımcı oluyor. Geleceğe yönelik çözümler, müşterilerin şarj esnasında geçirdikleri süreyi optimize etmek için şarj noktalarının yakınında özel yiyecek, alışveriş ve aktivite alanlarını içeriyor.

PEUGEOT, ulaşılabilirlik hedefi ile artan yaşam maliyeti ve enflasyonla birlikte, elektrikli araç deneyimini erişilebilir kılmaya odaklanıyor

PEUGEOT Pazarlama ve İletişim Müdürü Phil York; “Elektrikli araca sahip olma ile ilgili yaklaşım, elektrikli araçların genel ilkelerinin ötesine ve kişisel lojistiğe dönüşüyor. Müşterilerimizin gereksinimlerini ilham verici, basit ve erişilebilir çözümlerle karşıladığımızı görmek beni heyecanlandırıyor. PEUGEOT olarak ilgili beklentilere tam olarak cevap veriyoruz” dedi.

Net 0 karbon hedefleri için topyekûn planlama

PEUGEOT, 2038 yılına kadar net 0 karbon olma hedefini yerine getirme yolunda ilerliyor. Küresel ısınma potansiyelini 2030 yılına kadar dünya genelinde %60 ve Avrupa’da da %70 oranında azaltmayı öngörüyor. Net 0 karbon planı, aşağıdaki yaklaşımlarla tamamen elektrikli olmanın ötesine geçiyor:

  • Ürün tasarımı ve imalatında kullanılan malzemeler
  • Kullanılan enerji
  • Ürünleri döngüsel ekonomi yaklaşımına dahil etme

Toplumdaki Döngüsel Ekonomi, malzemeler ve mallar için “al, yap, at” yaklaşımından döngüsel bir yaklaşıma geçmeli. Stellantis, “Döngüsel Ekonomi”yi; araçları daha uzun süre dayanacak şekilde tasarlamaktan, geri dönüştürülmüş malzeme kullanım yoğunluğuna ve ayrıca otomobilleri ve parçaları tamir etme, yeniden üretme, yeniden kullanma ve geri dönüştürme (4R stratejisi) olarak ele alıyor. Buna ek olarak, araçları ve parçaları yenileme ve araçları batarya elektrikliye dönüştürmek için “retrofit” programları ile ömrünü uzatmak ve tasarlamak üzere 6R stratejisi ile yaklaşıyor. Stellantis yetkili servileri, parça kataloglarında “yeniden üretilen” parçaları görebiliyor ve bunları müşterilere uygun fiyatlı sürdürülebilir parça olarak sunabiliyor. Hem ticari hem de bireysel müşteriler, Stellantis’in B-Parts adındaki e-ticaret platformunda (Şu anda 155 ülkede 5,2 milyon parçayla mevcut) “yeniden kullanım” sürecini görebiliyor. Bunun dışında müşteriler CE fabrikalarında SUSTAINera etiketi görülmeye başlanacak. Bu etiket, parça kutularında zaten kullanılıyor ve araçlarda da uygulanacak. Müşteriler bu etiketi gördüklerinde, o parçanın üretiminde geri dönüştürülmüş içerik içermeyen eşdeğer parçaya kıyasla %80’e kadar daha az hammadde ve %50’ye kadar daha az enerji kullanıldığından emin olabiliyor.

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson; “Net 0 karbon sadece üç kelimelik bir ifade değil. Bir zihniyet ve bir yaklaşım meselesi. Organizasyonlar kadar bireyler olarak hepimizin benimsemesi gereken bir yaklaşım. Aynı şekilde E-LION Projesi de bir strateji ve sunum destesi değil. Bu proje, gerek bizler, gerekse de gelecek nesiller kritik öneme sahip. Bu nedenle gerçekleştirmeye kendimizi adamış durumdayız” dedi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.

Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.

UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.

Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.

Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.

Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.

UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.

Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.

Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.

Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.

IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.

Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Test Sürüşü: Yeni Renault 5 E-Tech – Retro Genler, %100 Elektrikli Şehir Canavarı

1970’lerin ikonik Fransız pop efsanesi Renault 5, elektrik devriminin tam kalbinde Renault 5 E-Tech adıyla yeniden doğdu. e-carturkiye.com direksiyonunda bu kez sadece nostaljik bir tasarım nesnesi değil, B segmentinin tüm sürüş ezberlerini bozan %100 elektrikli bir hot-hatch duruyor.

Efsanenin Yeniden Doğuşu: Tasarımda Nostalji Şovu

Yeni Renault 5 E-Tech, 1972’deki orijinal modelin ve unutulmaz R5 Turbo’nun kaslı çamurluk hatlarını günümüz retro-futurist diliyle buluşturuyor. Motor kaputunun üzerindeki ikonik hava girişi, artık şarj seviyesini gösteren dijital bir “5” paneline dönüşmüş. 3,92 metre uzunluğuyla şehir içinde son derece kıvrak boyutlara sahip olan araç, 326 litrelik bagaj hacmiyle de sınıf standartlarının üzerine çıkıyor.

Mühendislik Harikası: AmpR Small Platformu

Renault 5 E-Tech, grubun en yeni AmpR Small (eski adıyla CMF-B EV) platformu üzerine inşa edilen ilk model. Alçak ağırlık merkezi, aks köşelerine itilmiş 18 inç jantlar ve hepsinden önemlisi B segmentinde eşine az rastlanan çok kollu (multi-link) arka süspansiyon altyapısı, otomobile rakipsiz bir viraj kararlılığı kazandırıyor.

Peki bu mimariyi başka kimler kullanıyor?

Renault Group’un bu modüler elektrikli platformunu; yüksek performanslı kardeşi Alpine A290 ve yeni nesil Nissan Micra EV gibi merakla beklenen modeller de paylaşıyor.

Teknik Özellikler ve Performans Verileri

Özellik Comfort Range (52 kWh) Urban Range (40 kWh)
Motor Gücü 150 HP (110 kW) / 245 Nm 120 HP (90 kW) / 225 Nm
WLTP Menzili ~400 – 410 km ~300 km
DC Hızlı Şarj (CCS) 100 kW DC (%15-%80: 30 dk) 80 kW DC (%15-%80: 31 dk)
AC Şarj (Çift Yönlü) 11 kW AC (V2L & V2G Destekli) 11 kW AC (V2L Destekli)
0-100 km/s Hızlanma < 8,0 Saniye ~9,0 Saniye

Kokpitte Yüksek Teknoloji: Reno Avatarı ve Çift Yönlü Şarj

Kabine adım attığınızda iki adet 10 inçlik yüksek çözünürlüklü OpenR Link ekran dikkat çekiyor. Dahili Google mimarisi ve ChatGPT destekli akıllı dijital asistan “Reno”, rotanızdaki şarj duraklarını batarya ön ısıtmasını da hesaba katarak otomatik planlıyor.

Aracın en büyük kozlarından biri ise V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi. Renault 5, 3.6 kW’a kadar dışarıya enerji vererek kamp alanında kahve makinenizi veya elektrikli cihazlarınızı doğrudan çalıştırabilen devasa bir güç bankasına dönüşüyor.

Direksiyonda Saf Eğlence

10,3 metrelik dönüş çapı ve 13,7’lik direkt direksiyon oranı sayesinde şehir içi manevraları inanılmaz pratik. Sport modunda 245 Nm anlık tork, 150 HP güç ile birleşerek ışıklarda sürpriz bir ivmelenme sunuyor. Bağımsız arka süspansiyon sayesinde sert virajlarda dahi izinden çıkmayan araç, B segmentinde uzun zamandır özlediğimiz o dinamik “go-kart” sürüş hissini %100 elektrik sessizliğiyle harmanlıyor.

Renault 5 E-Tech, sadece rasyonel bir şehir elektriklisi değil; tasarımıyla tutku uyandıran, sürüşüyle heyecan veren bir karakter ikonu. Elektrikli mobiliteye geçerken ruhu ve tarzı olan bir otomobil arayanlar için segmentinin yeni mihenk taşı.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Enerjisa Üretim’in Filoda Tercihi Kia

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim, araç filosunu Kia EV3 ve Sportage modelleriyle güçlendirdi.

Yenilikçi ürün gamı, gelişmiş teknolojileri ve sürdürülebilir mobilite vizyonuyla dikkat çeken Kia, kurumsal filo alanındaki güçlü iş birliklerine yenilerini eklemeye devam ediyor. 1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji dönüşümüne yön veren Enerjisa Üretim, filosunu Kia EV3 ve Sportage modelleriyle genişleterek operasyonel kapasitesini ve verimliliğini artırdı.

Enerjisa Üretim’in tercih ettiği karma filo yapısı, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik esnek ve verimli bir çözüm sunuyor. Filoda yer alan Kia EV3 modelleri, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken; Sportage modelleri ise üstün sürüş konforu, ileri teknolojileri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle saha operasyonlarında yüksek performans sunuyor.

Dünyada “Yılın Otomobili” seçilen Kia EV3, şehir içi kullanımda 604 kilometreye varan menziliyle elektrikli mobilite alanında dikkat çekerken; Sportage ise modern tasarımı, geniş iç hacmi ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle kurumsal kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde yanıt veriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı şunları söyledi: “Türkiye’nin enerji sektöründeki en güçlü markalarından biri Enerjisa Üretim’in Kia’yı tercih etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. EV3 ve Sportage modellerimizin bir arada yer aldığı bu filo yatırımı, Kia’nın farklı ihtiyaçlara cevap verebilen geniş ürün gamının önemli bir göstergesidir. İş ortaklarımızın operasyonel verimlilik, maliyet optimizasyonu ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Enerjisa Üretim’in tercihi, Kia’nın Türkiye kurumsal filo pazarındaki güçlü konumunu pekiştirirken, markanın farklı kullanım senaryolarına uygun çözümler sunabilen güvenilir bir mobilite ortağı olarak öne çıktığını bir kez daha ortaya koyuyor.

 

Continue Reading

Popüler