Connect with us

Şarj Sektörü

Rotawatt ile Elektrikli Araç Şarjında Yeni Bir Dönem Başlıyor

Rotawatt, elektrikli araç şarjında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 12 Kasım’da İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşen lansmanda tanıtılan Rotawatt, elektrikli araç şarj istasyonlarını tek bir platformda buluşturarak kullanıcıların istasyon bulma, şarj başlatma ve ödeme işlemlerini tek bir uygulama üzerinden zahmetsizce gerçekleştirmesine olanak tanıyor. Lansmana sektör profesyonelleri, teknoloji liderleri, elektrikli m obiliteye yön veren kurum temsilcileri ve basın mensupları yoğun ilgi gösterdi.

Tüm Şarj İstasyonları Tek Platformda

Rotawatt, farklı marka şarj işletmelerini tek bir çatı altında birleştirerek kullanıcıların istasyon bulma, şarj başlatma ve ödeme işlemlerini tek uygulama üzerinden kolayca gerçekleştirmesini sağlıyor.
Her geçen gün büyüyen iş ortaklığı ağı ve yaygınlaşan şarj noktalarıyla, Türkiye’nin en kapsamlı roaming altyapılarından birini oluşturma yolunda hızla ilerleyen Rotawatt, sektörde yeni bir standart tanımlıyor. Rotawatt, istasyonların müsaitlik durumunu görüntüleme, şarj başlatma, ödeme ve faturalandırma gibi tüm süreçleri uçtan uca yönetilebilir hale getirerek, şarj ekosistemini tek sistem altında birleştiren ilk yerli uygulamalardan biri olarak konumlanıyor.

Şarj Ağı İşletmecileri İçin Güçlü Altyapı, Kullanıcılar İçin Kolay Deneyim

Arvento Mobil Sistemler’in 20 yıllık teknoloji birikimiyle geliştirilen Rotawatt, hem elektrikli araç kullanıcıları hem de şarj ağı işletmecileri için entegre ve güvenli bir altyapı sunuyor. Şarj ağı işletmecileri, Rotawatt Yönetici Paneli üzerinden ödeme ve faturalandırma süreçlerini merkezi biçimde yönetebiliyor, EPDK veri iletimini otomatik olarak gerçekleştirebiliyor ve kampanya ya da duyurularını doğrudan platform üzerinden paylaşabiliyor. Ek bir yazılım geliştirme sürecine ihtiyaç duymadan sisteme entegre olabilen şarj ağı işletmecileri, yazılım maliyetlerinden tasarruf ederek operasyonların ı hızlı ve güvenli şekilde yönetebiliyor. Tüm bu sistemin arkasında ise 7/24 erişilebilir çağrı merkezi desteğiyle ihtiyaçlara anında çözüm sunan güçlü bir destek mekanizması yer alıyor

Elektrikli Mobilitede Rotawatt Farkı

Rotawatt, farklı sistem ve platformları uyum içinde çalıştırarak kullanıcıların farklı uygulamalara geçiş yapmadan kesintisiz bir şarj deneyimi yaşamasını sağlıyor.
Bu bütüncül yaklaşımıyla, Türkiye’de elektrikli mobilite alanında erişim, yönetim ve kullanıcı deneyimi açısından yeni bir standart oluşturuyor.

 Rotawatt, elektrikli ulaşımın altyapısını sadeleştiriyor; erişilebilir, s? ?rdürülebilir ve merkezi bir şarj ağıyla mobilitenin geleceğini bugünden şekillendiriyor.

Rotawatt Kurucu Ortaklarından Mazlum Tunç, lansmanda yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Rotawatt’ı, elektrikli araç kullanıcılarının farklı sistemler arasında geçiş yapmadan, tüm işlemlerini tek bir uygulama üzerinden gerçekleştirebileceği sade ve güçlü bir yapı olarak tasarladık. Bugün bu vizyonun sahada karşılık bulduğunu görmek bizim için büyük bir motivasyon.”

Kurucu ortaklardan Abdullah Azarkan ise, altyapı gücüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Rotawatt, OCPP ve OCPI gibi uluslararası protokollerle uyumlu yapısı, EPDK ve GİB entegrasyonlarıyla hem kullanıcılar hem de işletmeciler için sürdürülebilir ve güvenli bir sistem sunuyor.”

 Özer Hıncal lansmanda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye’de elektrikli araç ekosisteminde enerji yönetiminin dijitalleşmesine katkı sunmak için yola çıkıyoruz. Amacımız sadece bir şarj platformu sunmak değil; sürdürülebilir mobilitenin temel yapısını oluşturmak.” Elektrikli araç sayısının hızla arttığı filo pazarına da değinen Hıncal sözlerine şöyle devam etti: “Arvento olarak filoların yalnızca araç takibini değil, operasyonel verimlilikten, sürücü güvenliğine, bakım planlamasından enerji yönetimine kadar tüm ihtiyaçlarını tek bir ekosistemden yönetebilmelerini hedefliyoruz. Bir anlamda filoların dijital garajı olmaya adayız. Rotawatt, yerli teknoloji gücümüz ve Arento’nun deneyimiyle bu yolda attığımız en büyük adımlardan biri.” Rotawatt’ın kısa sürede ulaştığı büyümeye de dikkat çeken Hıncal, “Bugün Türkiye genelinde 450’nin üzerinde lokasyonda 1.400’ün üzerinde soketle 7.000’in üzerinde kullanıcıya hizmet vermeye başladık. Enerjinin, mobilitenin ve dijital teknolojilerin iç içe geçtiği bu yeni dönemde Rotawatt’ı geleceğin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek şekilde sürekli geliştireceğiz. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte akıllı şarj yönetimi, veri analitiği ve enerji verimliliği çözümlerinin öneminin daha da artacağına inanıyoruz. Kullanıcılarımız için kolaylık, şarj ağı işletmecileri için verimlilik, ülkemiz için sürdürülebilir bir gelecek hedefliyoruz.” dedi.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şarj Sektörü

En Yakıt şarj ağını 18 yeni noktayla genişletti

En Yakıt, Türkiye’nin dört bir yanında yeni şarj istasyonları açmaya devam ediyor. Son olarak eylül ayında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Muğla’da toplam 18 yeni şarj noktası hizmete alındı.

Türkiye’nin ilk elektrikli şarj ağı işletmeci lisansına sahip şirketi En Yakıt, elektrikli araç şarj altyapısına yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Türkiye genelinde şarj ağı kapsamını genişletmek üzere çalışmalarına devam eden şirket, eylül ayında Türkiye’nin farklı lokasyonlarında yeni şarj istasyonlarını devreye aldı. En Yakıt’ın yeni yatırımları kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana ve Muğla’da toplam 18 yeni şarj noktası hizmete sunuldu.

Merkezi noktalarda

Kullanıcıların günlük yaşamlarında ve uzun mesafeli yolculuklarında şarj istasyonlarına daha kolay erişebilmesi amacıyla istasyon ağını farklı lokasyonlarda büyüten En Yakıt’ın yeni şarj noktaları; otopark, alışveriş merkezi, kültür merkezi, kütüphane, yüzme havuzu ve konukevi gibi kullanıcıların yoğun olarak bulunduğu noktalarda konumlandı. Yeni açılan istasyonların 11’i Antalya’nın farklı noktalarına kuruldu.

‘Geleceğe yatırım’

Elektrikli araç ekosisteminin gelişiminde güçlü ve erişilebilir bir şarj altyapısının önemli bir rol oynadığına inandıklarını belirten En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses, “Elektrikli araçların geleceğine yatırım yapıyoruz. Yalnızca istasyon sayımızı artırmayı değil, elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaç duyduğu noktalarda şarj deneyimini erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Ağustos sonu itibarıyla İstanbul’dan Antalya’ya devreye aldığımız 18 yeni şarj noktası da bu yaklaşımımızın önemli bir parçası. Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne katkı sunmak ve kullanıcılarımızın yolculuklarını kolaylaştırmak amacıyla yatırımlarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz” dedi.

Kampanyalar devam ediyor

En Yakıt’ın elektrikli araç kullanıcılarına yönelik kampanyaları da devam ediyor. Son olarak VakıfBank iş birliğiyle hayata geçirilen kampanya kapsamında 10 Eylül’e kadar VakıfBank bireysel kredi kartı ile En Yakıt elektrikli araç şarj istasyonlarında 2.000 TL ve üzeri harcama yapan kullanıcılar, 600 TL ekstre indirimi kazanacak.

 

Continue Reading

Şarj Sektörü

Ovolt ve Hatay KAGİD’den Anlamlı İş Birliği  

Elektrikli mobilite ve enerji çözümleri alanında faaliyet gösteren şarj operatörü Ovolt ile Hatay Kadın Girişimcileri Destekleme Derneği (KAGİD), sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında kadınların rolünü güçlendirmeyi hedefleyen bir yıllık iş birliği başlattı. İyi niyet sözleşmesi kapsamında yürütülecek çalışmalar; kadın girişimciliği, iklim bilinci ve toplumsal farkındalık başlıklarında çeşitli projeleri kapsayacak. Çalışmaların farklı şehirlerde paydaşlarla buluşturularak yaygınlaştırılması da hedefleniyor.

Hatay KAGİD Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Kıral, sürdürülebilir kalkınma süreçlerinde kadınların üretim gücü ve liderliğinin kritik rol oynadığını belirterek şunları söyledi:

“Sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda kadınların üretim gücü ve liderliği önemli bir rol oynuyor. Ovolt ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yeşil ekonomi vizyonunu kadın girişimciliğinin dönüştürücü gücüyle buluşturarak daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım.”

Ovolt & Sharz.net Satış, Pazarlama ve Operasyon Direktörü Gözde Şaşmaz ise enerji dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, toplumsal katılım ve farkındalıkla mümkün olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Enerji ve mobilite sektörlerinde yaşanan dönüşüm yalnızca teknik altyapı yatırımlarından ibaret değil. Aynı zamanda toplumsal bilinç ve kapsayıcılığın güçlenmesini de gerektiriyor. Hatay KAGİD ile başlattığımız bu iş birliği, kadınların yeşil dönüşüm süreçlerinde daha görünür ve aktif rol almasına katkı sağlayacak.”

Ovolt ve Hatay KAGİD iş birliğinin, sürdürülebilirlik alanında kadınların rolünü güçlendiren ve ölçülebilir sosyal etki yaratan projelere zemin hazırlaması hedefleniyor. Bu çalışmaların gelecekte farklı paydaşlarla geliştirilecek yeni iş birliklerine de öncülük etmesi bekleniyor.

 

Continue Reading

Haberler

ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor

Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.

ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]

Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.

ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.

Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor

Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.

Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.

 

ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.

ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.

Mission to Zero™ programı

Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.

Continue Reading

Popüler