Connect with us

Elektrikli Araçlar

TEST:”Jeep Avenger Hibrit”

Kompakt SUV segmentinin yeni yıldızı Jeep Avenger Hibrit, yenilikçi tasarımı ve çevre dostu hibrit teknolojisiyle otomobil tutkunlarının dikkatini çekiyor. Jeep’in güçlü off-road mirasını modern özelliklerle birleştiren bu araç, şehir içi kullanımdan doğa maceralarına kadar geniş bir kullanım yelpazesi sunuyor. İşte Jeep Avenger Hibrit’in detaylı incelemesi ve sürüş keyfi!

Çarpıcı Tasarım: Kompakt Boyutta Güçlü Duruş

Jeep Avenger Hibrit, kompakt boyutlarına rağmen güçlü ve modern tasarımıyla göz dolduruyor. İkonik yedi bölmeli Jeep ızgarası, LED teknolojisine sahip farlarla birlikte dinamik bir görünüm kazandırıyor. Yan kısımlardaki kaslı hatlar ve siyah çamurluk kaplamaları, hem şık hem de dayanıklı bir tasarım dili sunuyor. Arka bölümdeki X desenli LED stop lambaları ise Jeep’in özgün tasarım anlayışını yansıtıyor.

Güç ve Verimlilik: Hibrit Sistem ile Yüksek Performans

Jeep Avenger Hibrit, 1.6 litrelik benzinli motor ve elektrik motorunun mükemmel uyumuyla çalışıyor. Toplamda 200 beygir gücünde bir performans sunan araç, 250 Nm tork ile yüksek çekiş gücüne sahip. Elektrik motoru, şehir içi sürüşlerde sıfır emisyon sağlarken, içten yanmalı motor otoyol sürüşlerinde gerekli gücü sunuyor. 0-100 km/s hızlanmasını 8.5 saniyede tamamlayan Avenger Hibrit, maksimum 180 km/s hız sunuyor.

Arazi Yeteneği: Jeep’in Güçlü Mirası

Jeep denince akla gelen ilk özelliklerden biri off-road kapasitesidir. Avenger Hibrit, Selec-Terrain sürüş modlarıyla çamur, kum ve kar gibi farklı zeminlerde üstün performans gösteriyor. 20 cm yerden yüksekliği ve 40 derecelik yaklaşma açısıyla, engebeli arazilerde bile sorunsuz bir sürüş sağlıyor.

İç Mekan: Konfor ve Teknolojinin Mükemmel Uyumu

Jeep Avenger Hibrit, hem konforlu hem de teknolojik bir iç mekan sunuyor. Geniş ve fonksiyonel kokpit tasarımı, sürücü ve yolcular için keyifli bir yolculuk ortamı yaratıyor.

  • Dijital Gösterge Paneli: 10.25 inçlik ekran, hız, yakıt tüketimi ve hibrit sistem bilgilerini net bir şekilde sunuyor.
  • Multimedya Ekranı: 10 inç dokunmatik ekran, Apple CarPlay ve Android Auto ile modern bağlantı seçenekleri sunuyor.
  • Geniş Bagaj Kapasitesi: 380 litrelik bagaj alanı, günlük ihtiyaçlar ve seyahatler için yeterli depolama alanı sağlıyor.

Konfor ve İleri Teknoloji Özellikleri

Avenger Hibrit, günlük kullanım konforunu artıran birçok teknolojik özellikle donatılmış. Elektrikli ayarlanabilir koltuklar, ısıtma ve soğutma fonksiyonlarıyla her mevsimde rahatlık sağlıyor. Çift bölgeli otomatik klima, yolcuların sıcaklık tercihlerine göre kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor.

  • Kablosuz Şarj Ünitesi: Akıllı telefonlarınızı kablo kullanmadan şarj edebilirsiniz.
  • Adaptif Hız Sabitleyici: Uzun yollarda hem güvenlik hem de sürüş konforu sağlar.
  • 360 Derece Kamera Sistemi: Park ve manevra sırasında çevrenizi tam kontrol altında tutmanıza yardımcı olur.

Güvenlik Donanımları: Üst Düzey Koruma

Jeep Avenger Hibrit, sürücü ve yolcuları güvence altına alan ileri güvenlik teknolojileriyle donatılmış. Otonom acil durum frenleme, şerit takip asistanı ve kör nokta uyarı sistemi, olası tehlikelere karşı proaktif bir koruma sağlıyor. Euro NCAP testlerinden 5 yıldız alan araç, güvenli bir sürüş deneyimi sunuyor.

Yakıt Tüketimi: Ekonomik ve Çevre Dostu

Hibrit teknolojisi sayesinde Jeep Avenger, yakıt tasarrufu konusunda da oldukça iddialı. Şehir içi kullanımda 4.5 litre, şehir dışında ise 4 litre seviyelerinde yakıt tüketiyor. Elektrikli modda 50 kilometreye kadar sıfır emisyon sunan araç, çevre bilincine sahip sürücüler için ideal bir seçenek.

Sürüş Keyfi: Her Koşulda Üstün Performans

Jeep Avenger Hibrit’in direksiyonuna geçtiğinizde, hem gücü hem de konforu hissediyorsunuz. Elektrikli modun sessizliği, şehir içi sürüşlerde huzur sağlarken, spor modu devreye girdiğinde aracın dinamizmini hissedebiliyorsunuz. Süspansiyon sistemi, engebeli yollarda bile konforlu bir deneyim sunuyor.

Sonuç: Jeep Avenger Hibrit ile Yeni Bir Maceraya Hazır Olun

Jeep Avenger Hibrit, modern tasarımı, çevre dostu teknolojisi ve üstün sürüş performansıyla SUV dünyasında yeni bir sayfa açıyor. Kompakt boyutları, geniş iç mekanı ve ileri düzey off-road yetenekleriyle hem şehir içi hem de doğa tutkunları için ideal bir seçenek. Çevreye duyarlı bir SUV arıyorsanız, Jeep Avenger Hibrit tam size göre!

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Mercedes-Benz eActros 600 ile Medcem Çimento Grubu’na Elektrikli Çekici Teslimatı

Sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu dönüşüm, sanayi ve lojistik sektörlerinde stratejik bir öncelik haline gelirken; Medcem Çimento Grubu, bu alandaki vizyoner yaklaşımını önemli bir yatırımla bir kez daha ortaya koydu. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 elektrikli çekici teslimatını Medcem Çimento Grubu’na gerçekleştirerek, ağır ticari araçlarda elektrifikasyon sürecinde kritik bir kilometre taşına imza attı.

Bu teslimat, yalnızca bir araç yatırımı olmanın ötesinde; ağır sanayide elektrikli taşımacılığın artık sahada, gerçek operasyonlarda karşılık bulduğunu gösteren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol ve yüksek hacimli sanayi taşımacılığında elektrikli çözümlerin etkinliğini ortaya koyacak.

Medcem Çimento Grubu, üretimden lojistiğe uzanan tüm değer zincirinde sıfır karbon hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, filosunu kademeli olarak elektrikli araçlara dönüştürmeyi stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Elektrikli çekici yatırımı; karbon emisyonlarının azaltılması, fosil yakıt kullanımının düşürülmesi ve çevresel etkinin minimize edilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor.

Bu adım, Medcem’in yalnızca üretim süreçlerinde değil, lojistik ve taşımacılık operasyonlarında da düşük karbonlu iş modellerini hayata geçirme kararlılığının somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor.

İkiz Dönüşüm Vizyonu: Dijital ve Yeşil Birlikte
Medcem Çimento Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı, çevresel dönüşümle sınırlı kalmayıp ikiz dönüşüm perspektifiyle dijitalleşme yatırımlarını da kapsıyor. Operasyonların verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve karbon ayak izini düşürmeye katkı sağlayan dijital çözümler; elektrikli araç yatırımlarıyla entegre bir şekilde yönetiliyor.

Mercedes-Benz eActros 600’ün devreye alınması sürecinde; rota analizi, yük yapısı, operasyon yoğunluğu ve saha koşulları detaylı şekilde değerlendirilerek elektrikli taşımacılığın bu hatta en verimli biçimde uygulanması hedeflendi. Bu bütüncül yaklaşım, Medcem’in sürdürülebilirlik vizyonunun operasyonel karşılığını da güçlendiriyor.

Medcem Çimento Grubu’nun dönüşüm vizyonu, yalnızca yeşil ve dijital eksenle sınırlı kalmayıp “üçüz dönüşüm” perspektifiyle sosyal boyutu da kapsıyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yatırımlarını, çalışan gelişimi, iş sağlığı ve güvenliği, yerel istihdam ve toplumsal katkı projeleriyle birlikte ele alan şirket, dönüşümü bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak konumlandırıyor. Sanayide düşük karbonlu üretim ve lojistik hedefleri doğrultusunda atılan her adım, aynı zamanda paydaş değerini artırmayı ve bulunduğu bölgelerde ekonomik ve sosyal etki yaratmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Medcem, teknoloji yatırımlarını insan kaynağı gelişimiyle entegre ederken; sürdürülebilir büyümeyi yalnızca çevresel performansla değil, toplumsal fayda ile birlikte değerlendiriyor. Üçüz dönüşüm yaklaşımı, şirketin rekabet gücünü artırırken uzun vadeli dayanıklılığını da güçlendiren stratejik bir çerçeve sunuyor.

Uzun Yol Taşımacılığı İçin Doğuştan Elektrikli Bir Çözüm
Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirilen yeni nesil bir çekici olarak öne çıkıyor. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle; ağır yük operasyonlarında yüksek performans, güvenilirlik ve verimlilik sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde bataryaların kısa sürede yüksek doluluk seviyelerine ulaşabilmesi, sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlıyor.

Sürdürülebilir Lojistikte Örnek Bir İş Birliği
Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento Grubu arasında hayata geçirilen bu iş birliği; klasik bir araç teslimatının ötesinde, operasyonu merkeze alan bir dönüşüm sürecini temsil ediyor. Elektrikli taşımacılığın sanayi ve lojistik sektörlerinde yaygınlaşması adına güçlü bir referans oluşturan bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrifikasyonun artık geleceğin değil, bugünün somut bir gerçeği olduğunu ortaya koyuyor.

Medcem Çimento Grubu, önümüzdeki dönemde de elektrikli ve çevreci araç yatırımlarını artırarak; sürdürülebilir, verimli ve düşük karbonlu lojistik çözümlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, şirketin çevreye duyarlı üretim anlayışını lojistik süreçlerle entegre eden uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

Filomuzu dönüştürmeye devam edeceğiz
Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Medcem Çimento Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, tüm iş yapış biçimlerimizi şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Üretimden lojistiğe uzanan değer zincirimizin her aşamasında karbon ayak izimizi azaltacak somut adımlar atıyor, sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ün filomuza katılması, ağır sanayide elektrikli taşımacılığın mümkün ve verimli olduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli. Bu yatırım, yeşil dönüşümle dijitalleşmeyi birlikte ele aldığımız ikiz dönüşüm vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde de lojistik operasyonlarımızı elektrikli ve çevreci çözümlerle dönüştürmeye devam edeceğiz.”

“eActros 600 uzun yol taşımacılığı için tasarlandı”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının gerçek ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirdiğimiz yeni nesil bir çekici. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle ağır yük operasyonlarında yüksek verimlilik ve güvenilir performans sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlayan eActros 600’ün, Medcem Çimento gibi yüksek hacimli üretim ve ihracat gerçekleştiren bir sanayi kuruluşunun üretim tesisinden limana uzanan hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın yalnızca çevresel değil, operasyonel açıdan da güçlü ve sürdürülebilir bir alternatif olduğunu ortaya koyuyor.”

“Ağır ticari segmentte elektrifikasyonun sahaya iniyor”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, ilk teslimata ilişkin açıklamasında bu teslimatın, ağır ticari segmentte elektrifikasyonun artık sahada somut karşılık bulduğunu gösteren önemli bir kilometre taşı niteliğinde olduğunu ifade etti: “Uzun yol taşımacılığı için özel olarak geliştirdiğimiz eActros 600’ün, Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın sanayi üretimi ve yüksek hacimli lojistik operasyonlarda da güvenle ve verimli şekilde kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Bu iş birliğini, yalnızca bir araç teslimatı değil; müşterilerimizle birlikte yürüttüğümüz, operasyonu merkeze alan bütüncül bir dönüşüm sürecinin güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz.”

Uzun mesafeler için geliştirilen yeni nesil elektrikli çekici
Mercedes-Benz eActros 600, mevcut bir modelin elektrikliye uyarlanması yerine, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları esas alınarak sıfırdan geliştirilen tamamen elektrikli bir çekici olarak konumlanıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) yapısı sayesinde enerji kayıplarını minimize ederek gücü doğrudan tekerleklere aktarıyor; bu da ağır yük taşımacılığında daha verimli ve dengeli bir sürüş sağlıyor. Tam yüklü kullanımda 500 kilometreye ulaşan menzili, eActros 600’ü şehirler arası ağır taşımacılık için güçlü bir alternatif haline getirirken; 600 kWh kapasiteli LFP batarya sistemi, 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar uzun ömürlü kullanım sunarak toplam sahip olma maliyetlerini düşürmeye katkı sağlıyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı

Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) platformu Başlangıç Noktası platformu tarafından yürütülen Be Node Research projesi kapsamında Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji iş birliğiyle hazırlanan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” raporu yayınlandı.

Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) Be Node Research programı, Doğuş Otomotiv ve Doğuş Teknoloji desteğiyle yürüttüğü yeni araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Texas Üniversitesi’nden Fatma Tarlacı ve Özyeğin Üniversitesi’nden Çağlar Üçler tarafından kaleme alınan “Otomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm” başlıklı rapor, üretim hattının ötesinde satış, servis, lojistik ve müşteri deneyimi gibi süreçlerde yapay zekânın yarattığı dönüşümü inceliyor.

Rapor, otomotiv sektöründe yapay zekânın artık yalnızca bir hız aracı değil, kurumsal kültür ve müşteri deneyiminin yapıtaşı haline geldiğini ortaya koyuyor. Akademik araştırma, saha verileri ve kurumsal uygulama örneklerini bir araya getirerek, Türkiye otomotiv ekosistemi için somut bir dönüşüm yol haritası sunuyor.

Raporda öne çıkan bulgular
Otomotiv sektöründe yapay zekâ kullanımı üretimden satış sonrası hizmetlere kadar genişliyor. Showroom’larda hiper kişiselleştirilmiş deneyimler, çağrı merkezlerinde bilgiye anlık erişim ve servis operasyonlarında tahmine dayalı bakım süreçleriyle verimlilik artışı sağlanıyor.
Yapay zekâ ajanları bu yeni dönemde, çalışanların yanında ikinci bir operatör gibi konumlanarak, insanı istisna yönetimi ve stratejik kararlara odaklanmaya yönlendiriyor. Rapor ayrıca, “tek veri altyapısı – çoklu marka kimliği” denkleminde Doğuş Otomotiv örneğini analiz ederek, ortak zekânın markalar arası dengeyi nasıl koruyabileceğini ortaya koyuyor. Bu yapı, her markanın ses tonunu, müşteri beklentisini ve iletişim tarzını ayrı ayrı öğrenen bir yapay zekâ yönetişim modeliyle markaların özgünlüğünü koruyor.

Politika ve strateji önerileri
● Altyapı: Yapay zekânın başarısı, veri bütünlüğüyle başlıyor. Veri kalitesinin artırılması, sistemler arası entegrasyonun sağlanması ve merkezi yönetim mimarilerinin oluşturulması kritik adımlar arasında.
● Ölçüm: Hız, kalite, maliyet, memnuniyet ve kullanım oranlarını kapsayan beş boyutlu KPI çerçevesi, yapay zekânın etkisini sadece verimlilikte değil, güven ve deneyim düzeyinde de ölçmeye olanak tanıyor.
● Yetkinlik: İnsan–makine iş birliğini güçlendirecek ajan orkestrasyonu, doğrulama süreçleri, etik farkındalık ve ürün odaklı düşünme gibi yeni beceriler önümüzdeki dönemin kurumsal dönüşüm alanlarını tanımlıyor.

Texas Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatma Tarlacı, şunları söyledi: “Yapay zekâ sayesinde sürücüyü, kullanıcıyı daha iyi anlamaya başlıyoruz; kişiselleştirmeyi daha önce yapamadığımız derinlikte yapabiliyoruz. Böyle olunca araç sadece bir makine değil, sizi anlayan ve ihtiyacınızı belirleyebilen bir yardımcı pilota dönüşüyor.”

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Çağlar Üçler ise, “Yapay zekâ eskiden fabrikanın içindeydi; oradan çıktı ve otomotivde müşteriye dokunan deneyimin bağlayıcı dokusu hâline geldi. Dinamik fiyatlandırmadan AR/VR tabanlı deneyimlere kadar, daha önce yapamadığımız şeyleri yapabilir duruma geldik” dedi.

Doğuş Otomotiv Yeni İş Geliştirme ve Girişimcilik Birim Yöneticisi Irmak Mutlu Ejder, “Yapay zekâdan önce verinin temizlenmesi ve entegrasyonuna odaklandık. Sonrasında kişiselleştirilmiş önerilerle ikinci el platformu gibi temas noktalarında etkileşimi artırıyoruz; görüntü işleme ile alıcı-satıcı deneyimini iyileştiriyoruz. Tedarik zincirinde de ‘doğru ürün/hizmetin doğru zamanda’ yönetimi için öngörüsel planlama kritik” ifadelerini kullandı.

Doğuş Teknoloji Veri Bilim Müdürü Doğuş Kıdık, şunları söyledi: “Çağrı merkezi, satış sonrası, veri analizi ve içerik üretiminde ajan tabanlı çözümler geliştiriyoruz. Chatbot’lar bilgiye erişimi hızlandırıyor; yeterlilik-değerlendirme ajanları performansı ölçüp gelişim öneriyor. Çok markalı yapıda ise her marka için ayrı veri setleri ve özelleştirilmiş modeller kullanıyoruz; canlıya çıkmadan marka ekipleriyle insan-içerimde test ediyoruz.”

Başlangıç Noktası Lideri Cem Leon Menase ise, “Demiryolları bir ulaşım teknolojisi gibi görünüyordu ama sadece yolculuğu değil, ekonomiyi ve gündelik hayatı da dönüştürdü. Bugün benzerini yapay zekâda görüyoruz; ilk etkiler internet altyapısı üzerinde belirse de asıl büyük dönüşüm, yapay zekânın kendi ekosisteminin kurulmasıyla gelecek” dedi.

Rapor, yapay zekânın otomotiv sektöründe artık “yardımcı teknoloji” olmaktan çıkıp, karar alma ve müşteri deneyimi yönetiminin merkezine yerleştiğini vurguluyor. Kazanan kurumlar, yapay zekâyı yalnızca operasyonel verimlilik için değil, güven, kalite ve sürdürülebilirlik için stratejik bir araç olarak konumlandıranlar olacak.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Hyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerine Hayat Veriyor

Günümüzde küresel sorunlar ve sürdürülebilirlik, her yaştan bireyin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Özellikle çocuklar, doğuştan gelen merakları ve sınırsız hayal güçleriyle bu konulara en özgün ve yaratıcı bakış açılarını kazandırma potansiyeline sahip. Hyundai Motor Türkiye, bu potansiyeli desteklemek ve çocukların dünyayı iyileştirme vizyonlarını sanat yoluyla ifade edebilmelerini sağlamak amacıyla “Hyundai Resim Yarışması: Dünyayı İyileştiren Araçlar” projesini başlattı.

Hyundai ’nin “İnsanlık İçin İlerleme” vizyonu doğrultusunda geliştirilen yarışma, 2024 yılında başlatıldı ve 2025 yılında çocuk çalışmaları alanında uzman bir sosyal girişim olan Bilim Virüsü iş birliğiyle güçlendirildi. Proje, çocukların sürdürülebilir, yenilikçi ve daha iyi bir dünya için çözüm üretebilecek araç fikirlerini hayal güçleriyle buluşturduğu yaratıcı bir platform sunuyor.

Program, üç aşamadan oluşuyor. İlk aşama olan Fikir Geliştirme Süreci’nde, çocukların Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) hakkında farkındalık kazanmaları, bu amaçlar üzerine düşünmeleri ve hikâyelerini geliştirmeleri hedefleniyor.

Ardından gelen Sanatsal Tasarım Aşaması’nda ise çocuklar, SKA doğrultusunda dünyayı iyileştirecek araç fikirlerini özgün çizimlerle ifade ediyor. Yarışmanın son bölümünü oluşturan İlham Veren Seçim Süreci’nde, alanında uzman jüri üyeleri eserleri yaratıcılık, tema uygunluğu ve sanatsal ifade gücü gibi kriterlere göre değerlendiriyor. Bu doğrultuda proje kapsamında seçkin jüri üyeleri ile şeffaf bir seçim süreci kurgulandı.

 

  • Ahmet Aydemir | Dr. Öğr. Üyesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü Akademisyeni ve Çevre, Enerji ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
  • Ayça Çizer | Otomotiv Gazetecisi ve İçerik Üreticisi
  • İdil Türkmenoğlu | Yazar, Danışman, Öğretim Görevlisi ve Çocuk Genç Sanat Tiyatro Kurucusu
  • Seydi Murat Koç | Ressam ve Doğuş Üniversitesi Öğretim Görevlisi
  • Yalvaç Ural | Çocuk Edebiyatı Yazarı

 

Bu değerlendirmelerin sonucunda 120 eser finale çıkmaya hak kazanacak. 7-8 yaş, 9-10 yaş ve özel gereksinimli 7-10 yaş kategorilerinden seçilen 9 eser ile birlikte, “Hyundai Özel Ödülü” almaya hak kazanan bir çalışma, Hyundai Motor Türkiye tarafından 3D formatında gerçeğe dönüştürülerek çocukların hayal dünyasına hayat verecek. Bunun yanında da 10 eser sahibine Hyundai tarafından hediye çeki verilecek.

 

Hyundai Motor Türkiye, bu proje ile yalnızca çocukların sanatsal gelişimlerini desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda onların toplumsal duyarlılığını artırmayı, sürdürülebilir kalkınma bilincini yaygınlaştırmayı ve geleceğe umutla bakan bir nesil yetiştirmeyi hedefliyor.

 

Yarışma hakkında detaylı bilgi ve başvuru koşulları için http://resimyarismasi.hyundai.com.tr sitesinden bilgi alınabiliyor.

 

Continue Reading

Popüler