Connect with us

Otomotiv

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi 20 Yaşında

Tofaş’ın 2002 yılında restore ederek Bursa’ya kazandırdığı Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, Anadolu’daki araba kültürü ve birikimini, Türkiye otomotiv sanayinin gelişimine bağlayarak aktarırken, geçici sergilerle de toplumun kültür-sanat hayatına değer katma misyonuyla 20 yıldır faaliyet gösteriyor.

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi faaliyetine Haziran 2002’de, toplam 17 dönümlük alan içinde, 1850’li yıllara ait “Eski İpek Fabrikası”, Fransızlardan kalma, 1850’lü yıllara ait “Mancınıkhane”, 19’uncu yüzyıldan kalma “Kozaklık”ve 15’inci yüzyıla ait “Umurbey Hamamı” ile alandaki bin  dört yüz metrekarelik eski ipek fabrikasının, Tofaş tarafından restore edilmesiyle başladı. 15’inci yüzyıla ait bir eser olan Umurbey Hamamı’nın, örnek nitelikteki restorasyon çalışmaları da 2008 yılında tamamlandı ve yapı “Tofaş Sanat Galerisi” olarak Bursa’ya hediye edildi.

 

Müzede, otomotiv sanayinin gelişimi, yüzlerce yıl önceye ait bir tekerlekten yola çıkarak, at arabası ve fayton imalatından, Anadolu tarihinin çeşitli dönemlerini yansıtan araba örneklerine, Türkiye’nin farklı yörelerine ait, her yörenin coğrafi yapısına göre imal edilmiş arabalar ve ait oldukları dönemler hakkında ipuçları veriyor. Anadolu tasarım tarihinin değerli ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunan müzede ayrıca, Tofaş tarafından üretilen ilk araç olan Murat 124 ve yine Tofaş’ın ürettiği güncel/ farklı modeller de sergileniyor.

 

Müze, bahçesindeki 375 yıllık dev çınar ağacı, 200 yıllık kara dut ağacı, yüzlerce ağaç, bitki ve çiçekle de ziyaretçilerinin doğal ortamda keyifli vakit geçirmelerine olanak sağlıyor.

Müzeden Daha Fazlasını Sunuyor

Sanat galerisinde dönemsel sergilere ev sahipliği yapan ve açıldığından bu yana bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, ziyaretçilerine bir müzeden fazlasını sunuyor.

Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi, sanatın farklı disiplinlerdeki sergileri dönemsel olarak ziyarete açarken; çocuklar ve yetişkinler için de atölye ve etkinlikler düzenliyor. Düzenlenen eğitimlerle özellikle çocuklara müze gezme bilinci ve keyfi yaşatılması hedefleniyor. Müzede 5-6 yaş grubu çocuklara trafik bilincini aşılamak amacıyla 40 dakikalık teorik bilgiler içeren video sunumu takiben, eğitim pistinde çocuklara özel hazırlanmış Fiat 500 araçlarla uygulamalı Trafik Eğitimi gerçekleştiriliyor. Müzede daha üst yaş grubu çocuklar için de Terazi Eğitimi veriliyor. Tüm bunlara ek olarak yetişkinlere yönelik Mandala Etkinliği ve Erken Çocukluk Eğitimi Projesi kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa yürütülen anaokulu gruplarına ve ebeveynelerine yönelik müze-sergi gezisi düzenleniyor.

 

Sabit etkinliklerin haricinde dönemsel olarak yetişkinlere ‘’Müzede Oyun’’, ’’Müzede Yoga’’ gibi farklı aktiviteler düzenleniyor.

 

2002 Yılından Bu yana Düzenlenen Sergiler

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi içerisinde yer alan Umur Bey Hamamı’nda 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren “Tofaş Sanat Galerisi”nde bu güne kadar, Piemonte Torino Design, Eski Hamam Eski Tas, Atlı Karınca Oyuncak Sergisi, Zaman Makineleri- Saat Sergisi’nin haricinde, Yapı Kredi Private Banking ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık iş birliği ile 11 Kasım 2015-19 Şubat 2016 tarihleri arasında “İşte Benim Zeki Müren” sergisi ziyaretçilerini ağırladı. Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve Türk Silahlı Kuvvetleri açılan Mehmetçik Vakfı’nın arşivinde bulunan, Zeki Müren’in on bine yakın fotoğrafını, kostümlerini, şiir ve notlarını, arşiv görüntülerini ve özel eşyalarını gün yüzüne çıkaran sergi büyük ilgi gördü. Müzede halen Kantarın Topuzu ‘’ Ölçü Aletleri’’ Sergisi teşhir ediliyor.

Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi ayrıca 2022 yılının Kasım ayından bu yana; Türk Seramik Derneği (TSD) tarafından Durma Sanat ana sponsorluğunda düzenlenen ve bu yılki ilk edisyonunun ana teması “Zamanın Ruhu: Mavi olan Uluslararası Seramik Bienali kapsamında Hacettepe Üniversitesi’nin Macsabal Heykelleri Koleksiyonu’na ev sahipliği yapıyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!  

Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.

Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.

Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak

Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.

Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.

Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Popüler