Connect with us

Genel

Nissan’ın Geleceği ve 2020 İş Süreçleri

Yeni Nissan Ariya’nın dünya lansmanının ardından, Nissan Türkiye, Kuzey Afrika ve BDT Genel Müdürü Emre Doğueri, Nissan’ın bölgesel bazda odaklandığı stratejiyi, hedef ve planlarını aktardı.

Nissan, gelecek dönemde performansını artırmak adına dört yıllık bir dönüşüm planına odaklandı. Nissan Next olarak ifade ettiğimiz bu yeni dönemde, bulunduğu pazarlardaki konumu daha da güçlendirmek adına hızlı, yalın ve çevik bir yaklaşımı devreye aldı ve değişim hızla başladı.

Hem marka değerini yükseltmek hem sürücülere daha keyifli ve benzersiz sürüş deneyimi yaşatmak hem de teknolojinin geleceğinde iz bırakmak adına gerçekleşecek çalışmalar tüm heyecanıyla devam edecek.

İçinde bulunduğumuz dönemde insan odaklı olmak büyük değer taşıyor. Nissan, müşteri beklentilerini anlamanın ötesinde bu beklenti ve ihtiyaçları öngörerek; araçlarını geleceğin teknolojileri ile harmanlayarak sürücülerin hayatının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.

Dün gerçekleşen Nissan Ariya’nın dünya lansmanı bu yaklaşımın bir göstergesi ve Nissan için inovasyona, fütüristik teknolojiye ve sürdürülebilirlik konusuna odaklandığı yeni bir tasarım döneminin başlangıcını temsil ediyor. Bu da Nissan’ın EV alanındaki yenilikçi konumunu güçlendirirken NIM vizyonunu pekiştirmesini sağlıyor.

Önümüzdeki 18 ayda lansmanı yapılacak 12 yeni modelden biri olarak Nissan Ariya, EV ve SUV’ler dahil olmak üzere temel güçlü yönlerimize odaklandığımız Nissan’ın dönüşüm sürecini temsil ediyor.

“Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı Afrika, Orta Doğu ve Hindistan bölgesi, Nissan Global için çok önemli bir pazar.”

SUV segmentindeki liderliğimizin verdiği güç ile gelecek dönemdeki konumumuzu, otonom sürüş ve elektrik araçlar alanında da taçlandırmayı amaçlıyoruz. Türkiye, elektrikli araçlar konusunda her geçen gün daha elverişli bir pazar haline geliyor. Bu noktada Nissan dünyasında ülkemizin önemi ve değeri artıyor.

Gelecekte, Nissan Türkiye olarak NIM teknolojileri ile donatılmış, sürüş deneyimini dış dünyayla bağlantı kurarak sağlayan modeller ile yerimizin hazır olduğunu düşünüyorum. Çünkü teknoloji, Nissan’ın varlığının temel taşı ve her zaman teknolojimizin insanların yararına olmasına odaklanıyoruz. Nissan söz konusu olduğunda hem insan odaklı hem de teknik olmaktan bahsedebiliriz.

Bağlı bulunduğumuz AMI bölgesi, genç nüfusu, global otomotiv pazarının %10’luk bir bölümünü temsil eden müşteri profili ile birçok fırsatı da içinde barındırıyor. Bu noktada halihazırda müşteri odaklı bir yaklaşımla çalışan Nissan için bu müşteri taleplerini, değişen ihtiyaçları anlamak ve buna uygun çözümler sunmak oldukça öncelikli.

“Türkiye olarak Nissan’ın büyümesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

Nissan, AMI bölgesinde başarılı bir konuma sahip, ancak bu bölgenin potansiyelini bilerek hem performansımızı hem de varlığımızı bir adım öteye taşımayı ve Nissan’ın büyümesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Örneğin odaklandığımız ana modeller üzerindeki stratejilerimizi geliştiriyoruz. SUV stratejisi bunlardan biri…

Yeni Juke ve Yeni Qashqai önümüzdeki dönemde müşterilerimizle buluşturacağımız modellerimizden ve NIM özellikleri ile benzersiz bir sürüş deneyimi vaat ediyor.

2021 yılının başında öncelikle Yeni Juke ve sonraki aylarda da Yeni Qashqai müşterilerimizle buluşacak. Yeni Qashqai aracımızda ilk defa ürün yelpazemizde yer alacak E-Power teknolojisi de planlanıyor.

Ayrıca Türkiye, yine 2021’de %100 elektrikli Nissan Leaf’in lanse edileceği ilk pazar olacak. Daha önce de paylaştığımız gibi EV pazarına hızlı bir giriş yaparak bugüne kadar globalde yarım milyon adedin üzerinde satış rakamına ulaşan Leaf ile elektrikli araç pazarında liderlik hedefliyoruz.

Nissan’ın yeni dönemini Türkiye, bu yeni model lansmanları ile karşılayacak. Elbette Nissan Next çatısı altında teknolojik ve otomotivin geleceğini ifade edecek özelliklerle modellerimizi taçlandıracağız.

“Yeni Nissan logosu, DNA’mızda bulunan; zorluklara meydan okuyan, tutkulu ve yaratıcı marka olma özelliklerini yansıtıyor.”

Nissan’ın logosu 20 yıldır araçlarında bir yol gösterici oldu ve tüm kimliğini araçlarında birden fazla temas noktasında yansıttı.

Nissan’ın logosu, kurucusu Yoshisuke Aikawa’nın “Güçlü bir inancınız varsa, güneşe bile nüfuz eder” anlamına gelen bir inanca sadık kalmıştır.

Nissan’ın yeni logosu, son yirmi yılda toplumdaki önemli değişiklikleri yansıtırken bu özü canlı tutuyor.

“Nissan’ın yeni döneminde insan odaklı yeni elektrikli aracı: Ariya Crossover”

Ariya, Nissan EV’ler için yeni bir döneme işaret eden en son EV’imizdir. Aydınlatılmış logo, dünya ve yeni nesil Nissan hareketliliği için yeniliği ifade eden elektrifikasyonun geleceğinin bir sembolüdür.

Beklentileri yüksek performans, bağlantılı teknolojiler ve yenilikçi yeni elektrikli araç dizaynı ile aşmayı hedefliyor. ‘Zamandan bağımsız / Ebedi Japon Fütürizmi’ yaklaşımı geleneksel Japon dizaynını modern bir perspektif ile buluşturuyor.

Nissan’ın elektrikli geleceğinin vizyonu olarak yaratılan Ariya ismi, eski zamanlara kadar uzanıyor – saygı ve hayranlık kelimelerini temsil ediyor. Yeni Nissan Ariya bağlamında, ismi gücü, amacı ve aracın daha güvenli, daha heyecan verici ve daha bağlantılı bir sürüş deneyimi sağlama misyonunu temsil ediyor.

Globalde kullanıcıları EV ile tanıştıran Nissan iç alanı yeniden düşünerek otonom sürüş sistemi ve farklı bir sürüş dinamiği sağlayan e-4ORCE teknolojisi ile farklı stillere hitap ediyor.

Teknoloji meraklısı kullanıcılar için benzersiz bir bağlantı ve kişiselleştirme deneyimi ile ProPILOT teknolojisinden akıllı kişisel asistan özelliğine kadar yine kişisel tercihlere maksimum derecede uyum sağlıyor.

Güçlü sürüş deneyimi ise kesin motor kontrolü ile pürüzsüz ivmelenme ve neredeyse mükemmel ağırlık dağılımı sayesinde kazanılan dengeli ve konforlu performansa işaret ediyor.

Ariya’nın özellikleri:

  • 4 farklı powertrain ile 2 adet 2 çeker ve 2 adet 4 çeker versiyona sahip olacak.
  • 610 km tam şarj ve sadece 30 dakikada 130kw şarj ile 375 km kullanım mesafesine ulaşabiliyor.
  • Uzaktan yazılım güncellemesi sayesinde en güncel özellikler ve aynı zamanda yüksek performans sağlıyor.
  • Akıllı yol planlama asistanı sayesinde yol koşullarını denetleyerek alternatif rota oluşturabiliyor.
  • ProPILOT ve Navi-link sistemi ile yol bilgisine ilaveten ilerideki virajların tespiti sayesinde daha yumuşak bir sürüş sağlıyor.
  • Bazı pazarlarda 3 boyutlu HD harita datası kullanan ProPILOT2.0 sürüş destek sistemi, direksiyona dokunmadan güvenli otoban sürüş deneyimini 360 derece görüş açılı, sezgisel ve akıllı arayüzü sayesinde gerçekleştiriyor.
  • Amazon Alexa Auto entegrasyonu sayesinde on-board ve off-board concierge desteği verebiliyor.

Sınıfında benzersiz olan tamamen yeni bir EV modeli sunmaktan heyecan duyuyoruz. Yeni Ariya Japonya’da Tochigi ve Çin’de Wuhan fabrikasında üretilecek.

Nissan 2023 yılı itibariyle yıllık 1 milyon elektrikli ve e-power araç ile liderliğini korumayı hedefliyor. Her yıl daha fazla EV ve crossover pazara girerek tüketicilere heyecan veriyor. Ariya için rekabet hem EV hem de crossover pazarlarını içeriyor ve Ariya’nın tüketicilerin büyük boyut, kullanılabilirlik gibi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde pazara girmesinden biz de heyecan duyuyoruz.

Konsept ve üretim araçları arasında yaygın olan farklılıklar vardır. Bununla birlikte, Ariya örneğinde konsept, üretim modelinin %95’ini temsil ediyor.

NIM Ariya’da nasıl yansıtılıyor?

Tasarım, Nissan Intelligent Mobility’nin arkasındaki teknolojiye ilk görsel ve temas noktasıdır. Ariya’nın tüm yüzeyleri, yeni platformda yer alan güçlü elektrik aktarma organlarını belirten yeni, temiz ve güçlü bir ifade sunuyor. İç mekanda EV mimarisi sayesinde düz zeminler ve açık alan mümkün hale gelmiştir. Kesintisiz dokunsal kontroller ve yatay ekranlar kullanımı kolay ve nettir. Nissan Intelligent Mobility’nin ayırt edici özelliği, müşteri için ne kadar sezgisel olduğu ve Ariya, aracın içinde ve dışında bu vizyonu ifade ediyor. Ariya NIM’in üç boyutunu da kapsıyor: Akıllı Güç (yeni EV platformuyla), Akıllı Sürüş (ProPILOT ve eksiksiz bir güvenlik ve teknoloji özellikleri paketi ile) ve Akıllı Entegrasyon (araç dışındaki dünyayla bağlantı).

Hedef müşteriler kimler?

Ariya’nın küresel pazardan kitlesel çekiciliğe ulaştığını görüyoruz. Bu, en son gelişmiş güvenlik ve bağlantı teknolojisini arayan teknoloji meraklı müşteriler, geniş bir aralık, güç ve geniş bir kabin arayan çapraz müşteriler ve Nissan’ın en yeni EV teklifini ilk kez deneyimlemek isteyen ilk kez EV müşterilerini içerir.

“Bu yenilikler, heyecan dolu yeni bir dönemin başlangıcı.“

Ariya’nın, gerek teknoloji anlamında gerekse tasarımıyla birçok yönden geleceğe bakan bir duruşu var. NIM özellikleriyle donatılmış olması ise geleceğin sürüş konseptine katkı sağlıyor.

Nissan Next’in kapsadığı yeni döneme ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu AMI bölgesine tekrar dönecek olursak, Afrika, Orta Doğu ve Hindistan Bölge Başkanımız Guillaume Cartier’in de bahsettiği üzere bölgemiz büyük bir potansiyel barındırıyor.

Bu potansiyeli, Türkiye gibi faaliyet gösterdiğimiz ana pazarlardaki güçlü varlığımız, uzun yıllara dayanan güçlü iş ortaklarımız ve güçlü modellerimizle daha ileri seviyelere taşıyacağımıza inanıyoruz. Bu hedefte SUV segmenti bizim için büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde 3 yeni aracımızı Türkiye yollarına çıkaracağız. Nissan tutkunlarının bu heyecana ortak olacağına dair güvenimiz tam. Çünkü Nissan’ın geleceğinde daha fazla inovasyon, sürücülerin tam de isteyeceği türden sürüş deneyimi yaşatacak modeller ve her zaman yenilikçi bir bakış açısı mevcut.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

test1

test1

Continue Reading

Genel

Jeep Renegade 10 Yaşında

Lansmanından günümüze, dünya genelinde toplam 2 milyona yakın kullanıcı tarafından Tercih edilerek, Jeep’in başarı hikayesine ortak olan “Renagade” 10. yaşını kutluyor. 

Jeep’in küçük SUV segmentinde yer alan ilk modeli olan Renegade, sınıfının en iyi off-road kabiliyetinin yanında, özgün tasarımıyla da beğeni toplamaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan, e-hybrid motor seçeneğiyle son teknoloji hibrit deneyimli sunan Renegade, 2023’te 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu.

Özgürlük, macera ve tutkunun markası Jeep’in kendine özgü tasarımıyla adından söz ettiren ve kısa zamanda global olarak büyük beğeni toplayan modeli Renegade, 10’uncu yaşını kutluyor. Satışa sunulduğu günden bu yana dünya çapında 2 milyona yakın kullanıcı tarafından tercih edilen Renegade, markanın “İstediğin yere git, özgürce yaşa” felsefesini, son teknoloji hibrit teknolojisiyle harmanlayarak kullanıcıları etkilemeyi sürdürüyor.

Türkiye’de de etkileyici bir satış performansı ortaya koyan Jeep Renagade, bugüne kadar toplam 17.200 adet ile markanın başarı hikayesine ortak olmaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan Renegade, 2023’te ise 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu. 2022’ye göre yüzde 15 artış ile daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilen Jeep Renegade, performansı, sınıfının en iyi arazi kabiliyetlerini sunması ve tasarımı ile beğeni toplamaya devam ediyor.

Başarı hikayesi 2014’te başladı

Efsane olma yolunda tam gaz ilerleyen Jeep Renegade’in bugün büyük bir başarıya dönüşen hikayesi, Mart 2014’te başladı. Dünya çapında 100’den fazla pazarda satılacak global bir model olarak tasarlanan Renegade, aynı zamanda İtalya’daki Melfi fabrikasında üretilen ilk Jeep modeli unvanını da aldı. Etkileyici off-road kabiliyetlerini kompakt boyutları ve özgün tasarımıyla birleştiren Renegade, şehir yaşamında veya macera dolu yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Renegade e-Hybrid Yüzde 0 Faizli Kredi Kampanyası ile Tercih Edilebiliyor.

Jeep’in güçlü mirasını yeni tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ürün özellikleri, sürüş ve araç içi teknolojileriyle bugüne taşıyan modeli Renegade e-Hybrid, 130 HP güç ve 240 Nm tork üreten 1.5 litrelik 4 silindirli turbo benzinli motoru, 48-Volt bataryaya sahip 15 kW’lık elektrik motoruyla birleştiriyor. Renegade’in verimli hibrit motoru, 7 ileri otomatik çift kavramalı otomatikle eşleştiriliyor. Tüm bu özelliklerle birlikte Jeep Renegade, her koşulda yüksek performanslı ve keyifli bir sürüş sunuyor.

 

Jeep, ocak ayında geçerli olan satış kampanyasında, kredi kullanmayı tercih eden müşteriler için 200 bin TL’ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor.

Limited donanım seviyesinde tercih edilebilen Style Pack versiyonunda ise Navigasyon, Karartılmış arka camlar, Led Ön ve Arka Farlar, 8,4 inç Bilgi-Eğlence Sistemi ve Sunroof standard olarak sunuluyor.

 

Continue Reading

Genel

CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT TEKNOLOJİSİNE SAHİP OLAN “Ë-SERIES” ÖZEL VERSİYONU TÜRKİYE’DE

Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor. 

Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.

En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!

Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.

Yeni 48V Hibrit Teknolojisi

48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
  • Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
  • 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
  • Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
  • 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
  • Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.

“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik

Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.

İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer

Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.

Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.

Continue Reading

Popüler