Connect with us

Genel

Mercedes-Benz’in Gelecek Planları Yalnızca Elektrikli Araçlar Üzerine Şekillenecek

Mercedes-Benz, önümüzdeki 10 yıl içinde, koşulların izin verdiği tüm pazarlarda tamamen elektrikliye geçmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Son dönemde özellikle güvenlik ve teknoloji donanımlarıyla lüks segmente öncülük eden marka, yarı-elektrikli araçlardan tamamen elektrikli otomobillere geçiş yaparak, emisyonsuz ve yazılım odaklı bir geleceğe doğru hızla ilerliyor.

Mercedes-Benz, 2022 yılına kadar şirketin hizmet verdiği tüm segmentlerde, batarya elektrikli araçlara sahip olmayı planlıyor. 2025 yılından itibaren ise, pazara sunulan tüm yeni araç platformları tamamen elektrikli olacak ve kullanıcılar markanın ürettiği her model için tamamen elektrikli olan alternatifi de seçebilecek. Mercedes-Benz, bu hızlı dönüşümü kârlılık hedeflerine bağlı kalarak yönetmeyi amaçlıyor.

Daimler AG ve Mercedes-Benz AG CEO’su Ola Källenius: “Elektrikli araçlara geçiş, özellikle Mercedes-Benz’in yer aldığı lüks segmentte hız kazanıyor. Kırılma noktası gittikçe yaklaşıyor. Piyasalar bu 10 yılın sonunda tamamen elektriğe geçtiğinde biz hazır olacağız. Bu adım, sermaye dağılımında radikal bir değişime işaret ediyor. Bu hızlı dönüşümü yönetirken karlılık hedeflerimizi korumaya devam edecek, Mercedes-Benz’in başarısının kalıcı olmasını sağlayacağız. Nitelikli ve motivasyon dolu ekibimiz sayesinde, bu heyecan verici yeni dönemde de başarılı olacağımıza inanıyorum.”

Mercedes-Benz bu değişimi kolaylaştırmak için AR-GE ağırlıklı kapsamlı bir plan hazırladı. 2022 ve 2030 yılları arasında batarya elektrikli araçlara yapılan yatırımlar toplamda 40 milyar Euro’yu aşacak. Elektrikli araç portföy planını hızlandırmak ve geliştirmek, elektrikli araçların benimsenmesi için kırılma noktasını tetikleyecek.

Teknoloji Planı

Mercedes-Benz 2025’te tamamen elektrikli üç platform sunacak

  • MB.EA, gelecekteki elektrikli araç portföyü için elektrikli araçlara odaklanarak ölçeklenebilir modüler bir sistem ile ortadan büyüğe tüm binek otomobilleri kapsayacak.
  • AMG.EA, teknoloji ve performans odaklı Mercedes-AMG kullanıcılarına hitap eden özel performanslı elektrikli araç platformu olacak.
  • VAN.EA, geleceğin emisyonsuz ulaşımına ve şehirlerine katkı sağlayacak, kullanım amacına yönelik elektrikli ticari ve hafif ticari araçlar için yeni bir dönem olacak.

Dikey entegrasyon: Mercedes-Benz, planlama, geliştirme, satın alma ve üretimi tek bir çatı altında toplayacak şekilde güç-aktarma sistemlerini yeniden düzenledikten sonra, üretim ve geliştirmede dikey entegrasyon seviyesini derinleştirecek ve elektrikli güç-aktarma teknolojisini tedarik edecek. Bu hamle, İngiltere merkezli elektromotor şirketi YASA’nın satın alınmasını da içeriyor. Mercedes-Benz, bu anlaşma ile yeni nesil ultra yüksek performanslı motorlar geliştirmek için benzersiz eksenel akıllı motor teknolojisine ve uzmanlığına erişim sağlıyor. Verimlilik, invertörler ve yazılım dahil tüm sistemin genel maliyetine net bir şekilde odaklanan eATS 2.0 gibi, şirket içi elektromotorlar, stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Elektrikli araç bileşenleri ve yazılım teknolojilerinde uzmanlaşmış yüzlerce şirket ve tedarikçiye ev sahipliği yapan dünyanın en büyük Yeni Enerji Aracı (NEV) pazarı olan Çin’in, Mercedes-Benz elektrifikasyon stratejisini hızlandırmada önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Batarya: Mercedes-Benz, 200 Gigawatt saatin üzerinde bir batarya kapasitesine ihtiyaç duyacak ve dünya çapındaki ortaklarıyla birlikte batarya sistemleri oluşturmaya odaklanan 9 fabrikalık güncel tesis planına ek olarak, batarya üretmek için 8 adet devasa tesis daha kurmayı planlıyor. Yeni nesil bataryalar, yüksek standarda sahip olacak ve tüm Mercedes-Benz otomobil ve ticari araçlarının yüzde 90’ından fazlasında kullanıma uygun olup, müşterilere bireysel çözümler sunacak kadar esnek olacak. Mercedes-Benz, elektrik çağında otomobil endüstrisine yön vermeye devam etmek üzere gelecekteki batarya ve modülleri geliştirmek ve verimli bir şekilde üretmek için yeni Avrupalı ortaklarla birlikte çalışmayı planlıyor. Batarya üretimi, Mercedes-Benz’e var olan güç-aktarma sistemi üretim ağını dönüştürme fırsatı verecek. Mercedes-Benz, otomobillere ve ticari araçlara her zaman en gelişmiş batarya teknolojisini entegre ederek, modelin üretim ömrü boyunca menzilini artırmayı hedefliyor. Mercedes-Benz, bir sonraki batarya nesliyle birlikte, silikon-karbon kompozit kullanarak enerji yoğunluğunu daha da artırmak için SilaNano gibi ortaklarla birlikte çalışacak. Bu, benzersiz bir menzil ve hatta daha kısa şarj sürelerine izin verecek. Mercedes-Benz, katı hal teknolojisinde, daha da yüksek enerji yoğunluğu ve güvenliği olan bataryalar geliştirmek için iş ortaklarıyla görüşüyor.

Şarj: Mercedes-Benz, şarj konusunda da yeni standartlar belirlemek için çalışıyor: “Tak ve Şarj Et”, kullanıcıların kimlik doğrulaması ve ödeme için ek adımlar olmadan sorunsuz bir şekilde araçların şarja takılmalarına, şarj edilmesine ve fişten çekilmesine olanak tanıyor. “Tak ve Şarj Et”, bu yıl içinde EQS ile birlikte hayata geçecek. Mercedes me Charge, halen dünyanın en büyük şarj ağlarından biri ve şu anda dünya genelinde 530.000’in üzerinde AC ve DC şarj noktasından oluşuyor. Ayrıca Mercedes-Benz, şarj ağını genişletmek için Shell ile birlikte çalışıyor. Müşteriler, 2025 yılına kadar Avrupa, Çin ve Kuzey Amerika’da 30.000’den fazla şarj noktasından oluşan ve dünya çapında 10.000’den fazla yüksek güçlü şarj cihazından oluşan Shell’in Recharge ağına erişebilecek. Mercedes-Benz ayrıca, Avrupa’da premium tesislerle, kişiye özel şarj deneyimi sunacak birkaç premium şarj noktası açmayı planlıyor.

VISION EQXX: Mercedes-Benz, menzili 1.000 kilometrenin üzerinde olan elektrikli otomobil Vision EQXX’i geliştiriyor ve normal otoyol sürüş hızlarında 100 kilometrede (Kwsa başına 6 milden fazla) tek haneli bir Kwsa rakamı hedefliyor. Mercedes-Benz’in F1 Yüksek Performanslı Güç-Aktarma Sistemleri Bölümü’nden (HPP) uzmanlar, projeyi iddialı hedefler doğrultusunda geliştirmeye devam ediyor. Vision EQXX’in dünya lansmanı 2022 yılında gerçekleşecek. Vision EQXX ile kaydedilen teknolojik gelişmeler, yeni elektrik platformlarında kullanım için uyarlanacak ve uygulanacak.

Üretim planı

Mercedes-Benz, şu anda küresel üretim ağını, pazar talebine uygun hızda sadece elektrik üretimi için hazırlıyor. Esnek üretime yapılan yatırımlar ve ileri teknoloji MO360 üretim sistemi sayesinde Mercedes-Benz, batarya elektrikli araçları şimdiden seri olarak üretebilir. Önümüzdeki yıl, üç kıtada, yedi noktada, sekiz Mercedes-Benz elektrikli araç üretilecek. Ayrıca Mercedes-Benz AG tarafından işletilen tüm binek otomobil ve batarya montaj tesisleri, 2022 yılına kadar karbon nötr üretime geçecek. Mercedes-Benz, üretim verimliliğini artırmak için yenilikçi batarya üretimi ve otomasyon sistemlerinde Alman dünya devi GROB ile güçlerini birleştiriyor ve batarya üretim kapasitesini ve bilgi birikimini güçlendiriyor. İşbirliği, batarya modülü montajının yanı sıra paket montajını da kapsıyor. Mercedes-Benz, ayrıca geri dönüşüm kapasitesini ve bilgi birikimini geliştirmek ve güvence altına almak için Almanya’nın Kuppenheim kentinde yeni bir batarya geri dönüşüm fabrikası kurmayı planlıyor. Tesis, yetkililerle yapılacak umut verici görüşmeler sonucunda 2023 yılında faaliyete geçecek.

İş gücü planı

İçten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçiş gayet uygulanabilir ve Mercedes-Benz’de halen devam ediyor. Çalışan temsilcileriyle birlikte hareket eden Mercedes-Benz, kapsamlı, yeniden vasıflandırma planlarından, erken emekliliğe ve satın almadan yararlanarak, işgücünün dönüşümünü sürdürecek. TechAcademies, çalışanlara, geleceğe yönelik nitelikler için eğitimler sunacak. Sadece 2020 yılında Almanya’da yaklaşık 20.000 personel e-ulaşım konusunda eğitildi. MB.OS işletim sistemini, geliştirme planlarını gerçekleştirmek için dünya genelinde 3.000 yeni yazılım mühendisliği istihdamı oluşturulacak.

Finansal plan

Mercedes-Benz, 2020 sonbaharında belirtilen marj hedeflerine bağlı kalmaya devam ediyor. Geçen yılın hedefleri, 2025 yılına kadar yüzde 25 hibrit ve elektrikli araç satışına dayanıyordu. Bugün gelinen noktada, 2025 yılına kadar yüzde 50’ye varan xEV payına ve 10 yılın sonunda tamamen elektrikli yeni otomobil satışlarına dayanıyor. Mercedes-Maybach ve Mercedes-AMG gibi üst düzey elektrikli araçların oranı yükselirken aynı zamanda fiyatlandırma ve satışlar üzerinde daha doğrudan kontrol sağlayarak birim başına net gelirin artması hedefleniyor. Dijital hizmetlerden elde edilen gelir artışı, sonuçları daha da destekleyecek. Mercedes ayrıca, değişken ve sabit maliyetleri ve yatırımların sermaye payını daha da azaltmak için çalışıyor. Batarya teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, ortak batarya platformları ve ölçeklenebilir elektrik mimarilerinin, daha yüksek standardizasyon ve daha düşük maliyetlerle sonuçlanması bekleniyor. Araç başına batarya maliyetlerinin önemli ölçüde düşmesi bekleniyor. Sermaye tahsisi, önce elektrikliden tamamen elektrikliye geçiyor. İçten yanmalı motorlara ve şarj edilebilir hibrit teknolojilerine yapılan yatırımlar 2019 ile 2026 arasında yüzde 80 düşecek. Buna bağlı olarak Mercedes-Benz elektrikli araç dünyasında, içten yanmalı çağına benzer bir şirket marjını planlıyor.

Daimler AG ve Mercedes-Benz AG CEO’su Ola Källenius; “Bu dönüşümdeki temel görevimiz, müşterileri etkileyici ürünlerle geçiş yapmaya ikna etmek. Amiral Gemimiz EQS, Mercedes-Benz için bu yeni çağın sadece başlangıcı.” dedi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Volvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!

Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır vasıtalar için yaptığı güvenlik değerlendirmesinde en yüksek puan olan 5 yıldızı üçüncü defa kazandı. Son yapılan testler sonucunda standart kabinli iki yeni Volvo FH versiyonu, daha önce 5 yıldızla ödüllendirilen Volvo FM ve Volvo FH Aero modelleri arasına katıldı.

Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için gerçekleştirdiği ilk iki değerlendirme turunda test edilen tüm Volvo modelleri en yüksek güvenlik derecelendirmesi olan 5 yıldız ile ödüllendirilmişti. 2026 yılı itibarıyla açıklanan yeni sonuçlara göre standart kabinli Volvo FH modelleri de bu seçkin listeye katıldı.

Bugüne kadar Euro NCAP’in güvenlik değerlendirmesinden 5 yıldız alan Volvo Trucks modelleri:

  • Volvo FM 4×2 çekici
  • Volvo FM 6×2 kamyon
  • Volvo FH 4×2 çekici (Yeni eklendi)
  • Volvo FH 6×2 kamyon (Yeni eklendi)
  • Volvo FH Aero 4×2 çekici
  • Volvo FH Aero 6×2 kamyon

Listede yer alan tüm Volvo Trucks modelleri, aynı zamanda Euro NCAP’in City Safe kriterlerini de karşılıyor. Bu kriterler, Volvo Trucks’ın aktif güvenlik sistemlerinin performansı ve geniş görüş sağlama yeteneği sayesinde şehir içi trafik koşullarında savunmasız yol kullanıcılarının korunmasına katkıda bulunuyor.

Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Volvo’nun verdiği sözde durduğunu bir kez daha kanıtladık. Güvenlik her zamanki gibi önceliğimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ancak bu, artık duracağımız anlamına gelmiyor. Sürücülerimizi ve tüm yol kullanıcılarını korumak için güvenlik alanında öncü olmaya devam edeceğiz” dedi.

Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için ilk güvenlik değerlendirmesini 2024 yılında başlattığında 5 yıldız alan ilk kamyon üreticisi olmuştu. Euro NCAP’den 5 yıldız almak, kamyonların sürücü desteği ve çarpışma önleme kriterlerini karşıladığını ve hatta aştığını, sürücü ile diğer yol kullanıcıları için trafik güvenliğini sağladığını gösteriyor.

Volvo Trucks’ın “Sıfır Kaza” vizyonu, şirketin araç ve trafik güvenliğini sürekli geliştirme çalışmalarını ispatlıyor. Volvo Trucks, sadece koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda güvenlik risklerini öngörmek ve kazaları azaltmak için yeni güvenlik sistemleri geliştirmeye devam ediyor.

Euro NCAP hakkında

Belçika merkezli Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı (Euro NCAP) 1996’da kuruldu ve kısa sürede binek otomobillerin güvenliğini değerlendirmede Avrupa standartlarını belirledi. Euro NCAP, Avrupa Birliği dahil olmak üzere birçok Avrupa hükümeti tarafından da destekleniyor. Ağır ticari araç testlerinde güvenlik sistemleri tek tek puanlanıyor, ardından toplam değerlendirme üzerinden 1 ile 5 yıldız arasında bir skor belirleniyor. 5 yıldız, en yüksek performansı ifade ediyor.

Kamyon testleri neleri kapsıyor?

  • Güvenli sürüş:Sürücü izleme, doğrudan ve dolaylı görüş, hız destek sistemleri.
  • Çarpışma önleme:Araç, yaya ve bisikletli ile önden çarpışmalar, düşük hız manevra çarpışmaları, şerit ihlali kazaları.
  • Çarpışma sonrası:Kurtarma bilgileri.

Euro NCAP, önümüzdeki dönemde test kapsamını ve çarpışma korumasını, farklı taşıma segmentlerini de içerecek şekilde genişletmeyi hedefliyor.

Continue Reading

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler