Otomotiv
Stellantis, “Pro One” ile Küresel Liderliği Hızlandıran Ticari Araç Hamlesini Başlattı!


Stellantis, Dare Forward 2030 stratejik planına hızla ulaşırken, markanın net gelirlerinin üçte birini oluşturan Ticari Araçlar İş Birimi, 360 derece hizmet yaklaşımıyla ve bağlantılı hizmetlerle birlikte 5 milyar Euro gelir sağlamayı planlıyor. 6 marka, 5 Van, 10 Pick-Up ve 1 mikro mobilite seçeneği ile son derece kapsamlı bir ürün yelpazesine sahip olan Stellantis, yenilenen bağlantılı ticari araç ürün gamının tamamını ve yeni Ram ProMaster EV’yi tanıttı. Kuzey Amerika hamlesi kapsamında, önümüzdeki 2 yıl içinde, 2024’te yeni Ram 1500 REV ve gelecek yeni bir hidrojen seçeneği de dahil 4 elektrikli Pick-Up piyasaya sunulacak. 20.000 özel müşteri “Temas Noktası” ve 12 ülkede küresel üretim sahalarının desteği ile batarya elektrikli araçlarda (BEV) %40’ın üzerinde pazar payı ile “Genişletilmiş Avrupa”da tartışmasız ticari araç lideri, Güney Amerika’da 1’inci, Orta Doğu ve Afrika’da 2’inci ve Kuzey Amerika’da 3’üncü sırada yer alıyor. Şirket içinde geliştirilen 0 emisyon çözümleri ve 0 emisyon seçenekleriyle sürdürülen öncülük, daha uzun menzilli ikinci nesil BEV güç-aktarma sistemi, benzersiz bir hidrojen yakıt hücresi çözümü ve sağlam bir dönüşüm ekosistemi ile devam edecek. 2023 sonuna kadar yeni Van ve Pick-Up modellerinin tamamının bağlantılı hale gelmesiyle yazılım atağını geliştiren Stellantis, iş sürekliliğini sağlamak için “Önleyici Bakım” ve verimliliği artırmak için “Görev Yönetimi” ve “Eko-sürücü Koçluğu” gibi yeni bağlantılı hizmet paketleri sunuyor. Teslimat süresini azaltmak, aynı zamanda müşterileri, yetkili satıcıları, dönüşüm şirketlerini ve üreticiyi birbirine bağlamak üzere “e-Power Take Off” teknolojisiyle dönüşüm ve üstyapı için kusursuz bir dijital ekosistem geliştiriyor.
Stellantis; Citroën, FIAT, Opel, Peugeot, Ram ve Vauxhall’dan oluşan 6 ikonik markasının ticari modellerini kapsayan ve şirketin Ticari Araçlar İş Birimi’ni küresel liderliğe ulaştırmak için geliştirilen stratejik hamlesi, Pro One’ı tanıttı. Stellantis Pro One müşterileri; sınıfının en iyi Van, Pick-Up, mikro mobilite seçenekleri, öncü ve yeni nesil elektrikli güç-aktarma sistemleri; bağlantılı bir dönüşüm/retrofit ekosistemi, tamamen bağlantılı araç teknolojileri ve profesyonel müşterilerin iş verimliliğini en üst düzeye çıkaran, maliyetleri azaltan ve kârlılığı artıran, kapsamlı bir iş ortaklığı yaklaşımı gibi avantajlardan yararlanacak. Ticari Araçlar İş Birimi, günümüzde, yıllık 1,6 milyon adetlik satışla Stellantis net gelirlerinin üçte birini oluşturuyor. Pro One stratejisi, Stellantis’in Dare Forward 2030 stratejik plan hedefine ulaşmasına yardımcı olacak. Şirket, ticari araç net gelirlerinin 2030 yılına kadar, 2021 yılına göre 2 katına çıkaracak; %40 elektrikli araç (EV) satış karmasına ulaşacak ve 5 milyar Euro hizmet geliri elde edecek.
Stellantis, Pro One lansmanının bir parçası olarak, her marka için ikinci nesil 0 emisyonlu güç-aktarma sistemleri, benzersiz bir hidrojen çözümü, tam bağlantı ve üst düzey otonom sürüş destek sistemlerini içeren tamamen yeni bir Van serisi tanıttı. Marka, buna paralel olarak Ram ProMaster EV, 2025 Ram 1500 REV gibi modellerle de ürün gamını elektrikli Van ve Pick-Up araçlarla, Kuzey Amerika’da yeniden canlandırılacak.
Stellantis Ticari Araçlar İş Birimi Başkanı Jean-Philippe Imparato; “Stellantis’in net gelirlerinin üçte birini ticari araçlar oluşturuyor. Ticari araçlardaki liderliğimizi 6 marka, tek güç konseptiyle daha da ileriye taşımak için Pro One stratejimizi pazara sunuyoruz. Müşteri beklentileri daha karmaşık ve çeşitli hale geldikçe, her özel gereksinimi özel bir çözümle karşılamak için buradayız. Misyonumuz, dünyanın her yerindeki müşterilerimizle yan yana durmak ve onların gelişmesine yardımcı olacak ürün ve hizmetleri sunmak” dedi.
Stellantis Pro One, altı temel unsur tarafından destekleniyor:
- Van, Pick-Up ve mikro mobiliteyi kapsayan sektörün en büyük ürün çeşitliliği.
- Hidrojen ve retrofit gibi tamamlayıcı çözümlerle 0 emisyon liderliğinin sürdürülmesi. İçten yanmalı versiyonların sunduğu özelliklerden ödün vermeden daha fazla menzil sunan ikinci nesil BEV.
- Dünya genelinde 20.000’in üzerinde özel temas noktasıyla kişiye özel ve kusursuz müşteri deneyimi. Donanım, yazılım, kurulum ve hizmetler de dahil olmak üzere müşterilere her yerde ve her şekilde özel EV şarjı ve enerji yönetimi sunmak için Free2move Charge tarafından sunulan kapsamlı bir şarj ekosistemi. Ayrıca Stellantis Finansal Hizmetler aracılığıyla rekabetçi finansal teklifler.
- Teslim süresini kısaltmak için yeni dijital dönüşüm/üst yapı ekosistemi.
- Tamamen bağlantılı hizmetler, 2023 sonuna kadar tüm Van ve Pick-Up modeller bağlantılı hale gelecek ve yazılım özelliklerinden yararlanacak.
- Küresel başarıyı desteklemek üzere, Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Orta Doğu ve Afrika’daki 15 ticari araç fabrikasıyla küresel üretim ayak izi.
Sektöre liderlik ediyor!
Günümüzde Stellantis, “Genişletilmiş Avrupa” pazarında %31 pay ile, Güney Amerika pazarında ise %28 pay ile ticari araç satışlarında sektöre liderlik ediyor. Ayrıca Orta Doğu ve Afrika’da 2’inci, Kuzey Amerika’da ise 3’üncü sırada yer alıyor. Stellantis, 2021 yılından bu yana, tamamen elektrikli ticari araç serisiyle, “Genişletilmiş Avrupa” Ticari BEV pazarında %40’ın üzerinde paya sahip. Tartışmasız lider olmasının yanı sıra hidrojen ve alternatif yakıtlarda ise teknoloji öncüsü olmayı sürdürüyor.
Pro One stratejisi ayrıca, uygun fiyatlı, güvenilir bir elektrikliye geçiş dönüşümü ve mevcut içten yanmalı ticari araç filolarının ömrünü uzatmayı amaçlıyor. Bu strateji, Stellantis’in Döngüsel Ekonomi uzmanlığından yararlanarak, Qinomic ile bir retrofit programının pilot uygulamasını da yürütüyor.
20.000’in üzerinde küresel satış ve servis temas noktasına sahip olan Stellantis, satış ve servis danışmanları ağı ve uzatılmış çalışma saatleri ile, müşterilere tamamen kapsayıcı ve kişiye özel destek sağlıyor. Pro One, 360 derece yaklaşımı sayesinde markaların ürün uzmanları ile profesyonellere en uygun görev aracını, ekipman çözümlerini ve hizmetleri seçmelerine yardımcı oluyor. Stellantis, müşterinin beklentisine, yeteneklerine ve misyonuna bağlı olarak en uygun iş çözümünü öneriyor.
Stellantis, Pazar trendlerini göz önünde bulundurarak, müşteri odaklı yaklaşımıyla, sürücülerin verimliliğini artırmayı amaçlayan, arkada açılır kapı ve cep kapısı gibi donanım ve özelliklere sahip, büyük teslimat minibüsünün, özel fabrika çıkışlı bir versiyonunu sunacak.
Stellantis, 34 ülkede 400 küresel ortaklıktan yararlanıyor. Üretim ve teslimat sürelerini kısaltmak için, ticari araç satışlarının %50’sini temsil eden dönüşüm ve üstyapı gereksinimlerinde, müşteri, perakendeci ve üretici kesintisiz bir dijital müşteri yolculuğu ile birbirine bağlanıyor. Entegre yaklaşım, dönüşüm ve üstyapı sağlayıcılara tamamen dijital bir ekosisteme ortak erişim sağlamayı içeriyor. Dönüşüm ve üstyapı şirketleri, dönüşümleri elektriklendirmek için batarya eklemek yerine aracın kurulu enerjisini kullanan yeni e-Power Take Off (ePTO) çözümünden de yararlanacak.
Dare Forward 2030 stratejik planındaki yedi büyüyen iş kolundan biri olarak, 5 milyar Euro hizmet geliri hedefiyle Stellantis, 2023 sonuna kadar yeni Van ve Pick-Up araçların tamamını bağlantılı hale getirecek. 2026’dan itibaren ise müşterilerine kablosuz güncellemeler sağlayacak. Araçların bağlantılı hale gelmesi, bir taraftan toplam sahip olma maliyetini azaltırken, iş sürekliliği ve verimliliğine odaklanan yeni hizmet paketlerine de olanak tanıyacak. Paketler, EV filolarını optimize etmek için dijital bakım izleme, eko-sürücü koçluğu, görev yönetimi, şarj yönetimi yazılımı ve gerçek zamanlı sürücü uyarıları gibi hizmetler sunacak.
Stellantis Ticari Araçlar İş Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Xavier Peugeot; “İkinci nesil elektrikli çözümlerle tüm Stellantis van serisinin yenilenmesi ve 2024’ten itibaren 4 Pick-Up modelin elektrikliye geçişi, 360 derece müşteri odaklı bir yaklaşıma dayanan ‘Pro One’ projesinin merkezinde yer alıyor. Bu, ticari araçlardaki uluslararası liderliğimizi pekiştirme tutkumuzu yansıtıyor” dedi.
Otomotiv
Turka’dan araç muayenede yeni dönem için ilk imza


Turka markasıyla 2027-2047 dönemindeki araç muayene hizmetlerini yürütme hakkını kazanan MOI Ortak Girişim Grubu, Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalelerinden birinin kazanılmasının ardından Turka Araç Muayene Ekibi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi.
21 Mayıs 2025’te Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın koordinasyonunda sonuçlandırılan araç muayene ihalesini MOI Ortak Girişim Grubu kazandı. Türkiye’den Met-Gün Grup, ABD’de araç muayene ve emisyon testleri yapan Opus Group ile Itversia Gestion S.L ve VTV Norte SA şirketlerinden oluşan MOI Ortak Girişim Grubu, araç muayenede yeni dönemi başlatacak özelleştirme sözleşmesinin imzalanması sürecinde önemli adımlardan birisi olan sözleşme taslaklarının parafe edilerek Danıştay görüşüne sunulması aşamasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na çalışma ziyareti gerçekleştirdi.
Danıştay tarafından görüş verilmesini takiben sözleşme Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile MOI Ortak Girişim Grubu arasında imzalanacak ve 2027 yılından başlayarak 2047 yılına kadar araç muayene hizmetleri Turka markasıyla MOI Ortak Girişim Grubu tarafından verilecek.
Dünyada en yüksek araç muayenesi yapılan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu söyleyen Turka İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, “2024’te trafikte kayıtlı 31 milyondan fazla araç vardı ve bu sayıya her yıl yaklaşık 1 milyon araç ekleniyor. Bu da trafikteki araçların güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Araç muayene sisteminin sağlıklı ve verimli işlemesi, trafik kazalarının önlenmesinde hayati bir rol oynuyor; çünkü yola çıkan her aracın teknik olarak güvenli olması, binlerce hayatı doğrudan etkiliyor. Hedefimiz 15 Ağustos 2027’de, Türkiye genelindeki 249 istasyonumuzla bu süreci sorunsuz olarak devralarak başlamak. Bugün Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda gerçekleştirdiğimiz sözleşme taslaklarının parafesi işlemiyle birlikte geçtiğimiz aylarda başlattığımız çalışmalarımızın önemli aşamalarından birini daha tamamladık” dedi.
“Global bilgi birikimimizi Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden otomotiv için kullanacağız”
Her yıl tekrarları ile 15 milyona ulaşan Türkiye’deki araç muayene işlemlerini hızlı, verimli, güvenilir ve insan odaklı olarak devam ettirmek için gerekli hazırlıkları yaptıklarını belirten Opus Group CEO’su Lothar Geilen “MOI Ortak Girişim Grubu’nu oluştururken araç muayenesi konusunda alanının en iyileri ile bir araya geldik. Türkiye’deki ortağımız Met-Gün Grup, bu girişim grubunun ihaleyi kazanması konusunda büyük emekler verdi. Birlikte çalışarak elde ettiğimiz başarı dünya çapında ses getirdi. Türkiye’ye yaptığımız yatırımlarla da bu konuya ne kadar önem verdiğimizi gösteriyoruz” diyerek Türkiye gibi dünyanın en önemli ekonomilerinden birinin lokomotif sektörlerinden otomotivin daha da ileriye gitmesi için globalde elde ettikleri tecrübelerini aktaracaklarını vurguladı.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda atılan imza ile araç muayene istasyonlarının yeni dönem hazırlıklarının hız kazanacağını söyleyen Serhan Salman “2027-2047 dönemi boyunca yapacağımız değerlendirmelerle, ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni araç muayene istasyonları açacağız. Bu yüzden de birlikte çalışacağımız girişimcileri doğru seçmek bizim için çok önemli. Hayata geçireceğimiz bayilik sistemine katılacak güvenilir iş ortaklarımızla uzun süreler boyunca çalışmak istiyoruz. Tüm operasyonlarımızda, alt işleticilerimizle birlikte, sektörde halihazırda çalışanları da bünyemize katmayı hedefleyerek, tecrübesi olan 4 bin 500 kişiden oluşturacağımız ekibimizle istihdam hedefimizi daha ileriye taşımayı amaçlıyoruz. Diğer yandan, araç muayene hizmetlerinde yeni dönemde, vatandaşların konforunu ve memnuniyetini artırmaya yönelik önemli düzenlemeler hayata geçireceğiz. Muayene ücretleri artık komisyon farkı alınmaksızın kredi kartı gibi farklı ödeme yöntemleriyle ödenebilecek; istasyonlarda kafeterya, bekleme alanları ve elektrikli araç şarj üniteleri gibi ek hizmetler sunulacak. Ayrıca online randevu ve şikâyet sistemleri devreye alınarak işlemlerin hızlı ve kolay şekilde tamamlanması sağlanacaktır. ” dedi.
Test Sürüşleri
TEST SÜRÜŞÜ :Mustang Mach-E: Bir Efsanenin Yeniden Doğuşu mu, Yoksa Bir Kutsal İsyan mı?


Ford, otomotiv dünyasının en cesur hamlelerinden birine imza attı. Efsanevi Mustang adını, elektrikli bir crossover modeline verdi. Bu, kimileri için bir saygı duruşu, kimileri içinse kutsal bir isyandı. Peki, bu elektrikli at, dörtnala koşabiliyor mu? Bu sorunun cevabını bulmak için Mustang Mach-E’yi enine boyuna inceledim ve tüm gerçekleri ortaya döktüm.
Tasarım: Mustang DNA’sı Elektriğe Nasıl Aktarıldı?
İlk bakışta en çok tartışılan konu, elbette Mach-E’nin bir Mustang gibi görünmemesi. Ancak biraz daha dikkatli bakınca, Ford’un klasik Mustang ruhunu nasıl modern bir bedene aktardığını görüyorsunuz. Aracın en dikkat çekici yanı, ikonik üçlü LED arka farlar. Bu detay, otomobilin genetik kodunda Mustang olduğunu haykırıyor. Kapalı ön ızgara ve aerodinamik çizgiler, onun bir içten yanmalı motorla değil, elektrikle nefes aldığını gösteriyor. Yan taraftaki kaslı hatlar ve tavan çizgisinin arkaya doğru alçalması, bir coupe silüeti illüzyonu yaratıyor. Kısacası Mach-E, bir Mustang değil, ancak kesinlikle Mustang’in soyundan geldiğini kanıtlıyor.
İç Mekan: Minimalizm ve Teknoloji Bir Arada
Aracın kapısını açtığınızda sizi, dış görünümden bile daha radikal bir değişim bekliyor. Geleneksel Mustang’in kaslı ve analog kokpiti yerine, tamamen dijital bir dünya var. Sürücünün önündeki minimal ekran hız ve menzil gibi temel bilgileri gösterirken, asıl şov, orta konsoldaki 15.5 inçlik dev ekranla başlıyor. Tüm araç ayarları, klima, navigasyon ve multimedya bu ekrandan yönetiliyor. Gelenekselci sürücülerin tepki gösterdiği bu dev ekran, Ford’un geleceğe yönelik vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kaliteli malzemeler ve ferah kabin, Mach-E’nin sadece bir performans aracı değil, aynı zamanda konforlu bir uzun yol arkadaşı olduğunu da kanıtlıyor.
Sürüş Deneyimi: Elektrik Hissiyatı, Mustang Ruhu
Gelelim en can alıcı noktaya: sürüş! Mustang Mach-E, Unbridled (Dizginsiz), Engage (Nişan) ve Whisper (Fısıltı) olmak üzere üç farklı sürüş moduna sahip.
- Dizginsiz (Unbridled) Mod: İşte Mustang adının hakkını veren mod bu! Gaz pedalına dokunduğunuz an, saf ve anlık tork sizi koltuğa yapıştırıyor. Hızlanma, içten yanmalı bir motorda kolay kolay yaşayamayacağınız türden bir fırlatma hissi veriyor. Direksiyon keskinleşiyor, süspansiyon sertleşiyor ve Mach-E adeta bir spor otomobile dönüşüyor. Bu modda otomobilin motor sesi taklidi yapması ise tamamen tercihe bağlı, ancak bana göre gereksiz bir detay. Elektrikli bir otomobilin en büyük artısı olan sessizliğin tadını çıkarmak daha mantıklı.
- Tek Pedalla Sürüş (One-Pedal Drive): Bu özellik, Mach-E’nin sürüş keyfini katlayan bir detay. Ayağınızı gazdan çektiğinizde araç güçlü bir şekilde yavaşlayarak bataryayı şarj ediyor. Şehir içinde bu özellik sayesinde fren pedalına neredeyse hiç basmanıza gerek kalmıyor.
Performans ve Menzil: Güç Değerleri Ne Söylüyor?
Test ettiğim AWD Extended Range modeli, 487 PS (480 hp) güce ve 860 Nm torka sahip. 0-100 km/s hızlanmasını 3.7 saniyede tamamlayan bu versiyon, adeta bir spor otomobilin performansını bir crossover kasasında sunuyor. 98 kWh’lık bataryası ile WLTP’ye göre 540 km menzil vadediyor. Ancak performanslı sürüşlerde bu değerler elbette düşecektir. DC hızlı şarj desteğiyle 150 kW’a kadar şarj olabilmesi ise uzun yolculuklarda hayat kurtarıcı bir özellik.
Sonuç: Geleceğin Mustang’i
Mustang Mach-E, sadece bir otomobil değil, Ford’un elektrikli geleceğe attığı cesur bir manifesto. O, ne tam bir Mustang coupe’si ne de sıradan bir elektrikli SUV. O, bu iki dünyayı başarıyla birleştiren hibrit bir tür. Mustang adının ağırlığı altında ezilmek yerine, bu efsanevi ismi elektrikli çağın en modern ve en çekici modellerinden birine taşıyor. Mach-E, Ford’un geleceğe hazır olduğunu ve elektrikli otomobil pazarında rekabetin kurallarını yeniden yazmaya kararlı olduğunu gösteriyor.
Sizce de Ford, Mach-E ile Mustang adını bir üst seviyeye taşımayı başarmış mı?
Elektrikli Otomobiller
Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de Satışa Sundu


Toyota, satışa sunulduğu günden bu yana SUV segmentine yeni bir boyut getiren popüler modeli Yeni Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de satışa sundu. Lansmana özel iddialı fiyatlarla ve üç farklı donanım seviyesiyle gelen Yeni Corolla Cross Hybrid 2.075.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Yeni Corolla Cross Hybrid Passion versiyonu 2.190.000 TL’lik oldukça rekabetçi fiyatla satışa sunulurken ürün gamının en üzerinde yer alan Passion X-Pack ise 2.650.000 TL’den tercih edilebiliyor.
Yeni Corolla Cross Hybrid tüm versiyonlarında yüksek sürüş performansı, üstün konforu, düşük yakıt tüketimi ve gelişmiş güvenlik donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yenilenen tasarımı ise modele modern ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. Yeni Corolla Cross Hybrid, beşinci nesil 1.8 litrelik tam hibrit motoruyla Toyota T-Mate güvenlik fonksiyonlarını bir araya getiriyor.
Modern tasarımıyla Yeni Corolla Cross Hybrid
Yeni Corolla Cross Hybrid, Toyota’nın beğeni toplayan SUV tasarım dilini daha sofistike bir seviyeye taşıyor. Yenilenen yüzü, modelin güçlü ve modern SUV kimliğini vurguluyor. Ön bölümdeki yeni gövde rengi petekli tasarımlı ön ızgara ve versiyona göre sunulan dekoratif LED aydınlatmalı ön ızgara, Yeni Corolla Cross Hybrid’in şıklığını artırıyor. Yeni tasarıma sahip ön ve arka LED farlar da aracın dikkat çekici tasarımını tamamlıyor. Bagaj kapağının üzerinde yer alan kabartmalı Corolla Cross logosu, aracın özgün kimliğinin altını çizerken, yeni 18 inç alüminyum alaşımlı jantlar aracın güçlü SUV tarzını yansıtıyor.
Titanyum Mavi, Elmas Gümüş Gri, Kumtaşı ve Egzotik Kırmızı olmak üzere yeni dış renklerle tercih edilebilecek olan Yeni Corolla Cross Hybrid’de, Kar Beyazı, Galaksi Beyazı, Granit Gri ve Siyah renkleri sunulmaya devam ediliyor.
Yüksek teknoloji ve konfora sahip kabin
Dış tasarımındaki sofistike çizgileri iç mekanda da sürdüren Yeni Corolla Cross Hybrid, fonksiyonel yapısıyla sürüş keyfini her yolculukta artırmayı hedefliyor. Geniş yan camları ve yüksek oturma pozisyonu ile aydınlık ve geniş görüş açısına sahip bir kabin sayesinde Yeni Corolla Cross Hybrid günlük yaşamı kolaylaştıracak detaylarla dikkat çekiyor.
Yenilenen kabinde, daha fazla kullanım alanına sahip orta konsol, sürgülü kol dayama, daha hızlı kablosuz şarj ünitesi ve yenilenmiş vites tasarımı gibi özellikler yer alıyor. Yeni Corolla Cross Hybrid modelinde standart olarak sunulan 10.5 inçlik yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekranla donatılmış multimedya sistemi, versiyona göre sunulan12.3 inçlik tamamen dijital renkli gösterge ekranı ve 9 hoparlörlü JBL premium ses sistemi de yer alıyor. Geliştirilmiş ambiyans aydınlatmasının yanı sıra ısıtma özellikli direksiyon ve ön koltuklar da konforu en üst düzeye çıkarıyor.
Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid modelinde daha sessiz bir sürüş deneyimi için farklı noktalarda yüksek izolasyon malzemeleri kullandı. Bu sayede her türlü yol koşulunda araç içerisindeki ses ve titreşimler minimuma indirildi.
jenerasyon hibrit teknolojisiyle eşsiz verimlilik
Toyota’nın Yeni Corolla Cross Hybrid modelinde global olarak kendini kanıtlamış 5. jenerasyon hibrit teknolojisi yer alıyor. Her türlü sürüş beklentisine yanıt verecek şekilde geliştirilen bu hibrit teknolojisi, daha keyifli bir sürüş sunarken, düşük yakıt tüketimi ve düşük emisyon değerleri elde edilmesini sağlıyor.
1.8 litre hibrit motora sahip Yeni Corolla Cross Hybrid, 140 PS güç ve 185 Nm tork üretiyor. Önden çekişli olarak sunulan Yeni Corolla Cross Hybrid, WLTP ölçümlerine göre yalnızca 5.0-5.1 lt/100 km birleşik yakıt tüketimine, 113-115 g/km CO2 emisyon değerine sahip.
Üç zengin donanım seviyesiyle satışa sunuldu
Toyota Türkiye, Yeni Corolla Cross Hybrid modelini Flame, Passion ve Passion X-Pack olmak üzere üç donanım seviyesiyle satışa sundu. Tüm ürün gamında 1.8 litre hibrit motorla sunulan Yeni Corolla Cross Hybrid, tüm donanım seçeneklerinde zengin ve teknolojik özellikler sunuyor. Yeni eklenen özellikler arasında aracın etrafındaki kameraları kullanarak kuş bakışı görünümü ekrana yansıtan Panoramik Görüntü Monitörü, dikey ve yatay olarak otomatik park özelliği sunan Akıllı Park Asistanı, diğer yol kullanıcılarını rahatsız etmeden ışık dağılımını otomatik olarak yapan ve kusursuz bir aydınlatma sağlayan Adaptif Uzun Hüzmeli Farlar ve konser kalitesinde sesi araca taşıyan JBL premium ses sistemi bulunuyor.
Tüm donanımlarda 10.5 inç multimedya sistemi, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, çift bölgeli otomatik klima, LED ön ve arka farlar, tavan rayı, Akıllı Çalıştırma Sistemi, Geri Görüş Kamerası ve birçok sürücü asistanını da içeren Toyota Safety Sense 3 standart olarak sunuluyor.
Passion donanımında tüm bunlara ek olarak panoramik cam tavan, 12.3 inç tam dijital gösterge ekranı, elektrikli bagaj kapağı, premium tasarımlı LED ön/arka farlar ve akıllı giriş sistemi de bulunuyor.
Yeni Corolla Cross Hybrid ürün gamının en üzerinde yer alan Passion X-Pack versiyonu, yeni 18 inç alüminyum alaşımlı jantlar, adaptif uzun hüzme farlar, dekoratif LED aydınlatmalı ön ızgara, Panoramik Görüntü Monitörü, Akıllı Park Asistanı, gelişmiş ambiyans aydınlatma, 9 hoparlörlü JBL premium ses sistemi, fren destekli ön ve arka park sensörleri, deri döşemeli spor koltuklar, sürücü ve ön yolcu koltuk ısıtma, elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, ısıtmalı direksiyon ve Nanoe X teknolojili klima gibi birçok özellikle geliyor. Bu versiyonda ek olarak Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı ve Geri Manevra Trafik Uyarı Sistemi olmak üzere daha gelişmiş güvenlik teknolojileri öne çıkıyor.
Corolla Cross Hybrid’de üst düzey güvenlik teknolojileri
Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid’de de markanın değişmez önceliklerinden biri olan güvenlik konusuna büyük önem veriyor. Modelde, Toyota’nın en güncel güvenlik paketi Toyota Safety Sense 3, T-Mate sistemleriyle birlikte sunuluyor. Bu kapsamlı sistemler, hem sürüş hem de park etme süreçlerini daha kolay ve emniyetli kılarken, gelişmiş aktif güvenlik teknolojileri çeşitli sürüş senaryolarında olası kazaları engellemeye yardımcı oluyor.
Yeni Corolla Cross Hybrid, araç ve motosikletleri algılayabilen Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Adaptif Hız Sabitleme Sistemi, Akıllı Şerit Takip Sistemi, Trafik İşareti Algılama Sistemi, Proaktif Sürüş Desteği, Kavşakta Çarpışma Önleme Sistemi, Otomatik Yanan Uzun Farlar, Acil Sürüş Durdurma Sistemi, Geri Görüş Kamerası ve Arka Koltuk Hatırlatıcı gibi birçok ileri seviye güvenlik donanımına sahip.
Ayrıca TNGA-C platformu sayesinde yüksek gövde dayanımı sunan model, stratejik bölgelerde kullanılan güçlü fakat hafif materyallerle çarpışma anında darbe enerjisini etkin şekilde sönümlüyor. Sekiz hava yastığının standart olarak sunulduğu Yeni Corolla Cross Hybrid’de, özellikle önde oturan yolcuların kafa çarpışmalarını engellemek üzere tasarlanmış ön orta hava yastığı da güvenlik donanımları arasında yer alıyor.
-
Elektrikli Otomobiller1 ay önce
Toyota, Yeni Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de Satışa Sundu
-
Elektrikli Araçlar1 ay önce
2053 Sıfır Emisyon Hedefi Yasallaştı
-
Elektrikli Araçlar1 ay önce
Hyundai Motor Grubu, 2025 J.D. Power İlk Kalite Araştırması’nda Zirvede
-
Test Sürüşleri1 hafta önce
TEST SÜRÜŞÜ :Mustang Mach-E: Bir Efsanenin Yeniden Doğuşu mu, Yoksa Bir Kutsal İsyan mı?
-
Otomotiv4 gün önce
Turka’dan araç muayenede yeni dönem için ilk imza
-
Elektrikli Araçlar5 gün önce
Togg, Münih’te IAA Mobility 2025’te yerini alıyor
-
Elektrikli Araçlar4 gün önce
Hotomobil Tesla Cybertruck için Tasarladığı Cyberglad Modelinin Avrupa Lansmanını “Caravan Salon Düsseldorf” Fuarı’nda Gerçekleştiriyor