Connect with us

Genel

 Satış Beklentileri Yükseldi!

Yeni Tip Koronavirüs (COVID-19) salgınına karşın çarkların durmadığı otomotiv satış sonrası sektöründe, “üretime ve hizmete devam” diyenlerin sayısı artıyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği’nin (OSS), 3. Koronavirüs Etki Araştırması’na göre; üretime devam eden şirketlerin oranı yükselişe geçti.

Ara veren şirketler ise bu ay çalışmalarına başlayacaklarını açıkladı. Üretimin yükselişe geçmesi ile birlikte yaşanan kapasite artışının bu ay da devam edeceği belirtildi. OSS üyeleri, anket sonuçlarına göre satışlarda yaşanacak artışlar konusunda ise önceki aylara nazaran çok daha iyimser bir tablo ortaya koydular. Ayrıca araştırmada; hem evden çalışma sistemini tercih eden hem de vardiyalı çalışma sistemini seçen dağıtıcı ve üretici üyelerin oranında artış yaşanırken, sektör temsilcilerinin ofislerine geçiş süreçlerini de bu aydan itibaren hızlandırdığı aktarıldı.

Sektörün öncelikli problemleri ise değişmedi. “İş ve ciro kaybı” ilk sırada yer alırken, onu çalışanların motivasyonunu kaybetmesi ve nakit akışında yaşanan sıkıntılar takip etti. Ayrıca sektör temsilcileri, 2019’a oranla bu yıl cirolarında yüzde 15’lik bir düşüş beklediklerini söyledi

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), Yeni Tip Koronavirüs (COVID-19) salgının ardından sektörün nabzını tutmaya devam ediyor. İlkini 30 Mart haftasında, ikincisini ise 13 Nisan haftasında gerçekleştirdiği anket çalışmasına 25 Mayıs haftasında düzenlediği üçüncü çalışmasıyla devam eden OSS, bir ayı aşkın zamanda sektörde yaşanan değişimleri ve başta Haziran ayından beklentileri gözler önüne serdi.

Derneğin üçüncü anketine 69’u dağıtıcı, 45’i üretici olmak üzere toplam 114 üye katıldı. Sektördeki çalışma koşullarına yer verilen ankete göre; hem evden çalışma sistemine geçen hem de vardiyalı olarak çalışma sistemini tercih eden üyelerin sayısında artış yaşandı. Söz konusu oran; ilk ankette yüzde 24, ikinci ankette ise yüzde 25’i bulurken, son ankette ise yüzde 47’ye yükseldi. Sadece evden çalışma sistemini tercih eden üyelerin oranı yüzde 15’e, sadece vardiyalı çalışma sistemini seçenlerin oranı ise yüzde 16’ya geriledi. Ayrıca ilk ankette yüzde 12, ikincisinde yüzde 7 olan normal çalışma düzenini sürdüren üyelerin oranı da yüzde 18’e çıktı. Çalışmayı tamamen durduran üyelerin oranında ise yüzde 2’ye kadar geriledi.

Eski düzene geçiş bu ay başlıyor!

Ankette firmaların ofislerine dönüş planları da mercek altına alındı. Katılımcıların yüzde 9’u Mayıs ayında eski düzenlerine geçtiğini açıklarken, yüzde 28’lik kesim bu ayın başında, yüzde 19’luk kesim Haziran ayının ortasında, katılımcıların yüzde 20’si de Temmuz ayının başında ofis düzenine geçmeyi planladığını aktardı. Ayrıca katılımcıların yüzde 14’ünün düzenini hiç değiştirmediği, yüzde 7’sinin bu konuda bir karar vermediği, tamamen dağıtıcı üyelerden oluşan yüzde 1’lik kesimin de eski ofis düzenine geçmeyeceği ortaya çıktı. Ankette üyelere saha ekiplerinin fiziki ziyaretlere başlama planlamaları da soruldu. Katılımcıların yüzde 13’ü ziyaretlere Mayıs ayında başladığını belirtirken, yüzde 32’si bu ayın başında, yüzde 21’i bu ayın ortasında, yüzde 23’ü de Temmuz ayında ziyaretlerine başlayacağını aktardı. Katılımcıların yüzde 5’inin bu konuda herhangi bir ara vermediği, yüzde 3.5’lik bir kesimin ise eski düzenine dönmeyi düşünmediği ortaya çıktı.

Sektörün öncelikli sorunları değişmedi!

Katılımcılar öncelikli problemlerini ise iş ve ciro kaybı, çalışanların motivasyonunu kaybetmesi, nakit akışında yaşanan sıkıntılar olarak sıraladı. Katılımcıların yüzde 95’i “iş ve ciro kaybı” yaşadıklarını, yüzde 57’si çalışanlarının motivasyonunu kaybettiğini, yine yüzde 57’si nakit akışında sıkıntılar olduğunu açıkladı. Ancak nakit akışında sıkıntı yaşayanların oranında da düşüş gözlemlendi. Mart ayında bu oran yüzde 62’yi bulurken, Nisan ayında yüzde 65’e çıkmıştı, Mayıs ayında ise söz konusu oran yüzde 57’ye geriledi. Ayrıca katılımcıların yüzde 28’i tedarik noktasında, yüzde 36’sı da gümrüklerde bazı problemlerle karşılaştığını da aktardı.

Satışlar artıyor!

Şirketlerin satışlarında ise Mayıs ayında artış yaşandı. Katılımcılar bu artışın Haziran ayında da devam edeceğini öngördüklerini söyledi. Ankete göre; Mayıs ayında sektördeki satışlarda ortalama yüzde 45 oranında düşüş gözlemlenirken, söz konusu oran Mart ayında yüzde 47, Nisan ayında ise yüzde 52’ye kadar çıkmıştı. Ankete göre Haziran ayında ise satışlarda ortalama yüzde 28 düşüş öngörüldüğü belirlendi.

Tüm bunlarla birlikte sektör temsilcileri 2019’a oranla, bu yıl cirolarında yüzde 15’lik bir düşüş beklediklerini açıkladı. Katılımcıların yüzde 73’ü de yaşanan krizin ve etkilerinin Haziran sonrasında da devam edeceğini düşündüğünü belirtti.

Nakit akışına yönelik önlem alan üretici sayısı artıyor!

Çalışmada; nakit akışında yaşanacak sorunlara yönelik önlemlere de yer verildi. Bu kapsamda Mart ayında yüzde 71, Nisan ayında yüzde 81 olan ek önlemler aldıklarını belirten üretici firmaların oranı Mayıs ayında yüzde 91’e yükseldi. Dağıtıcı firmalarda ise bu oran Mart ayında yüzde 77, Nisan’da yüzde 84’ü bulurken, Mayıs ayında yüzde 76’ya geriledi. Sektörde kısa çalışma ödeneğine başvurma oranında da yükseldi. Mart ayında yüzde 55, Nisan’da yüzde 60 olan başvuru oranı, geçen ay ise yüzde 65’e çıktı.

Sektör “üretime devam” dedi!

Üretime devam etme oranı da yükselişini sürdürdü. Bu kapsamda üretici firmaların yüzde 93’ünün Mayıs ayında üretime devam ettiği belirlendi. Bu oran Mart ayında yüzde 76, Nisan ayında ise 81’di. Üretime ara veren katılımcıların yüzde 14’ü de Haziran ayının ortasında, yüzde 85’i de Haziran ayının başında üretime döneceğini açıkladı.  Şirketler üretimlerini de artırdı. İlk anket çalışmasına katılan şirketler Mayıs ayı için üretimde yüzde 46, ikinci ankete katılanlar ise Mayıs ayı için üretimde yüzde 44 düşüş öngörmüşlerdi. Öngörülerin aksine üreticiler Mayıs ayında iyileşme kaydederek üretimde yüzde 38 oranında düşüş yaşadı. Çalışmada; Haziran ayında bu oranın yüzde 28’e düşeceği aktarıldı.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler