Connect with us

Genel

Aytemiz’den “VAAY” Kampanyası!

Aytemiz Genel Müdürü Erol Varlık

    Aytemiz, yüksek teknoloji yatırımları kapsamında mobil uygulamasını geliştirerek müşterilerine yeni bireysel elektronik ödeme sistemi sundu. Yakıt alım miktarının belirlenmesinden fiş/fatura alım sürecine kadar her aşamasını araç camını dahi açmadan temassız ve dijital olarak yapma olanağı sağlayan yeni sistemi ‘Vaay’ ile, filo araçlarının yaşadığı avantajları ilk defa bireylere de sunuyor. Bireysel araç sahiplerinin sisteme dahil olarak yüzde %5’e varan indirimlerle yakıt alışverişi yapabileceği, alışverişlerinin veri analitiğine de sahip olabilecekleri yeni ödeme sistemi, özellikle pandemi döneminde oluşan beklentiler doğrultusunda geliştirildi. “Sadece araç tanıma, insan da tanı” mottosuyla uygulanmaya başlayan sistem ile şaşırtan bir dijital dönüşüm projesine daha imza atan Aytemiz, ilk aşamada 100 binin üzerinde tüketicinin bu avantajlardan yararlanmasını hedefliyor.

 

Rekabette hizmet ile farklılaşmaya inanarak dijitalleşmeye odaklanan Aytemiz, teknoloji yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Aytemiz bu yatırımları kapsamında akaryakıt alışverişlerinde yeni ödeme seçeneğini tüketici beklentilerine göre şekillendirdi. Verimlilik artışı sağlamak ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek amacıyla mobil uygulamasına entegre ettiği yeni ödeme sistemi ‘Vaay’ ile araç camları dahi açılmadan talep edilen yakıt miktarı pompaya iletilip, ödeme sonrası, fiş/faturayı dijital olarak alma fırsatı sunuluyor. ‘Vaay’ın bir diğer avantajı ise dijital yakıt alışverişi tercih eden tüketicilerin 365 gün yüzde 5’e varan indirimlerden yararlanabilmesi olacak. Türkiye genelinde tüm Aytemiz istasyonlarında geçerli olacak bu sistemde tüm kredi kartları kullanılabilecek.

“Hijyeni, konforu ve ekonomiyi kodladık”

 

Mobil cihazların ve finansal teknolojilerin getirdiği nakitsiz ödeme kolaylığını, tüketiciler için fonksiyonel bir platformda sunduklarını belirten Aytemiz Genel Müdürü Erol Varlık, “Yeni ödeme sistemimiz ‘Vaay’ ile hijyeni, konforu ve ekonomiyi kodladık. Dijitalleşmeye, veri analizine önem veren bir marka olarak geçirmekte olduğumuz özel süreçte bu yöndeki çalışmalarımıza daha da hız kazandırdık. Günümüz tüketicileri artık yenilikçi, yaratıcı ve sorumlu markaları tercih ederken kendilerine sağlanan fonksiyonel faydaya daha da fazla önem veriyorlar. Bununla birlikte dijitalleşme ve data analizi ile müşterilerinizi daha iyi tanıyor olmanız artık alışveriş dünyasının olmazsa olmazı. Bu doğrultuda markamızı, çalışanlarımızı ve bayilerimizi ‘yakın geleceğe damga vuracak yeni normal şartlara’ herkesten önce hazırlamak için, yüksek teknoloji gerektiren ve tüketicilere fayda sağlayan projeler geliştirmeye ve uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

 

Mobil ödemeler, temassız ödemeler, dijital cüzdanlar, kimlik doğrulama teknolojileri gibi günlük hayatımızı kolaylaştıran inovasyonların her geçen gün arttığına dikkat çeken Varlık,

“Pandemi ve artan işlem hızı beklentisinin bileşkesi önümüzdeki dönemde de önemini artarak devam ettirecek. Bunun en çarpıcı örneği olarak 2020’nin ilk yarısında gerçekleşen temassız işlem adetlerinin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 3 kat artarak 563 milyona ulaşmasını gösterebiliriz. Aytemiz özelinde ise yılın ilk altı ayında müşterilerimizin ödeme tercihlerini incelediğimizde ister araçtan ödeme olsun ister temassız mobil ödeme olsun tüketici alışkanlıklarında ciddi bir değişim olduğunu gözlemliyoruz. Biz de tam bu doğrultuda teknolojinin sağladığı imkânlar, değişen para kavramı, vazgeçilmez dönüşümün yarattığı yeni çözümler sonucunda, tüketici araştırmaları, değişen müşteri beklentileri ve ihtiyaçlarını dikkatlice analiz ederek ‘Vaay’ projesini hayata geçirdik” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“Sadece taşıt tanıma, insan da tanı”

Dijital yakıt alışverişini tercih eden tüketicilere hız ve avantajın konforunu sunmak istediklerini belirten Aytemiz Genel Müdürü Erol Varlık, tüketici analizleri ile kişiselleştirilmiş hizmet ve ürünler sunma hedefinde olduklarını söyledi. ‘Vaay’ ile sektördeki ilk B2C elektronik satış sistemini hayata geçirdiklerini ve bu sistemi BES – Bireysel Elektronik Satış olarak adlandırdıklarını belirten Varlık, 20 milyona yakın bireysel araç sürücüsünü hedeflediklerini de ekledi.

 

Erol Varlık sözlerine şöyle devam etti; “Biz, Aytemiz olarak her zaman fark yaratmayı sevdik. Sektörümüzde hep filo araçlarına sağlanan avantajlar dikkat çekti. Oysaki bireysel araç kullanıcılarının sayısının filo aracı kullananların neredeyse 50 katı olduğunu görmek gerekir. Bu noktada da, bireysel araç kullanıcılarını önceleyen bir tanıma sistemi olmadığını dikkate alarak “Sadece taşıt tanıma, insan da tanı” dedik. Filo araçlarına sunulan tüm faydaları son tüketiciye de sunmaya karar verdik. Araçlarla birlikte bireyi de hedef aldık. Vaay sistemi ile tüm sürücüler yakıt alışverişlerinin geçmişlerini takip edebilecek, aylık yakıt alım kotasını belirleyebilecek, tüm işlemlerini telefonu üzerinden yapabilecek ve kendisine özel sağlanan 365 gün indirimden faydalanabilecekler.”

 

7 Aralık 2020 tarihi itibari ile kullanıma sunulacak olan ‘Vaay’ ödeme sisteminin nakit kullanımından hızla uzaklaşan, istasyondaki tüm işlemlerini mobil cihazları ile mesafeli bir şekilde gerçekleştirmeye çalışan mevcut ve potansiyel tüketiciler için büyük bir boşluğu dolduracağına inandığını belirten Erol Varlık, “Yüksek teknoloji açılımlı olan ve bireyleri özgürleştiren bu projenin müşterilerimizden alacağımızı düşündüğümüz “Vaay” reaksiyonuna ithafen isminin de ‘Vaay’ olmasına karar verdik. Bu projenin tüketicimizin beklentilerini karşılayacağını şimdiden öngörebiliyoruz” dedi.

 

Vaay uygulamasının pratik bir şekilde kullanılabildiğini aktaran Aytemiz Genel Müdürü Erol Varlık “Aracından çıkmadan ve kimseyle temas etmeden akaryakıt almak isteyen bir tüketici için, Aytemiz aplikasyonu üzerinden oluşturacağı bir kodun, istasyonlarımızda satış görevlisine gösterilmesi yeterli olacak. Yakıt faturası da taşıt tanıma sistemindeki gibi kendisine dijital ortamda ulaştırılacak. Sektörümüzde ve özellikle de pandemi döneminde, tüketicilerin hayatlarını kolaylaştıran böyle yüksek bir teknolojinin kullanımının çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. İşlerimize sımsıkı sarılmaya, birliğe, beraberliğe ve çok çalışmaya ihtiyacımız olduğu bu gibi zorlu dönemlerde yapılan yenilikçi ve yaratıcı çalışmaların başarıya ulaşacağına inancımız tamdır” dedi.

Aytemiz Genel Müdürü Erol Varlık

Aytemiz Genel Müdürü Erol Varlık

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler