Connect with us

Elektrikli Otomobiller

Elektrikli Araç Sahiplerinin %22’si Elektrikli Otomobil Almanın Avantajlarını Bilmiyor

Elektrikli araç satın alımlarını artıran tüketici trendlerini belirlemek için 8 ülkede 1.900 otomotiv tüketicisini kapsayan dünya genelinde bir araştırma gerçekleştirildi. EMEA bölgesinde elektrikli araç satın alma tercihinde en önemli neden çevre bilinci olurken, Kuzey Amerika’daki tüketicilerin tercihinde yakıt tasarrufu büyük rol oynadı.

İlk kez elektrikli araç satın alanların %52’si, pandemi sürecinde yaptıkları aramalarda ulaştıkları bir markanın web sitesinde yer alan elektrikli araçların öneminin arttığı bilgisi satın alma kararlarını etkilediğini belirtti . Ek bir araştırma, otomobil satın almaya niyetlenenlerin %89’unun yaşanan çip krizinin farkında olduğunu ve bunun satın alma kararlarını etkilediğini ortaya koydu.

Dünya genelinde faaliyet gösteren Küresel Medya Platformu Teads, Kantar ile otomotiv sektöründe ortak yürüttüğü araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Dünya genelinde gerçekleştirilen araştırma, yalnızca birkaç markanın elektrikli araçlarla (EV) hali hazırda güçlü bir ilişkiye sahip olduğunu ve katılımcıların neredeyse yüzde 40’ının elektrikli araçların tüm avantajlarından haberdar olmadıklarını, bu nedenle hala eğitime ihtiyaç duyduklarını ortaya koydu.

Tüketicilerle bağlantı kurmak ve tüketicileri elektrikli araçlar konusunda daha fazla eğitmek, elektrikli araçların geleceği için büyük önem taşıyor.

Teads platformunda, yaşanan çip sıkıntısının tüketicilerin satın alımları üzerindeki etkisine yönelik olarak otomobil satın almayı planlayanlar arasında yapılan ek anket çalışması, tedarik sorunlarının satın alma kararlarını ciddi şekilde etkilediğini ortaya koydu. Önümüzdeki altı ay ve iki yıl içinde otomobil satın almayı planlayan tüketicilerin yüzde 89’u yaşanan çip sıkıntısından haberdar. Avrupa’daki kullanıcıların yüzde 31’i yaşanan çip sıkıntısının otomobil satın alma planlarını etkileyeceğini belirtiyor. Yüzde 14’lük bir kesim ikinci el otomobile yöneleceğini, yüzde 9’luk bir kesim ise elinde otomobil mevcut olan markaları tercih edeceğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 5’i otomobil satın alma planlarını erteleyeceğini belirtiyor. Diğer taraftan tüketiciler daha fazla beklemeleri durumunda fiyatların azalacağını düşünüyor. Dünya genelinde tüketicilerin yüzde 31’i, Avrupa’daki tüketicilerin yüzde 34’ü otomobil alım planlarını ertelemeleri durumunda daha uygun fiyata otomobil alacaklarını düşünüyor.

Tüketiciler satın alma yolculuklarında dijitale daha fazla güveniyor

Otomotiv markaları açısından reklam söz konusu olduğunda geçmişten bugüne TV en baskın medya tercihi olmuştur. Ancak, Teads’in kısa süre önce yaptığı araştırma, tüketicilerin satın alma yolculuklarında giderek daha fazla dijitale güvendiğini gösteriyor. Elektrikli araç almak isteyenler arasında bu oran daha da fazla. Elektrikli araç alanların yarısı tüm satın alma süreçlerini çevrimiçi ortam üzerinden yürütmeyi (yakıt harcamalarını düşürmek için elektrikli araç satın alanların yüzde 35’i) tercih ederken, yüzde 74’ü COVID sonrasında bu alışkanlıklarını devam ettirecek. Tüketici yolculuğunda dijitalin önemi göz önüne alındığında, tüketicilerin çevrimiçi elektrikli araç yolculuklarını etkileyen çevrimiçi kanallara bakıldığında, haber sitelerinin sosyal medyadan 1,6 kat daha etkili olduğu ve tüketicilerin kısa, ilgili ve atlanabilir videolardan oluşan reklamlar görmek istedikleri en ilgi çekici noktalar arasında yer alıyor.

Elektrikli araç satın almayı planlayan tüketicilerin yüzde 90’ı, genel anlamda otomobil satın almayı planlayanların yüzde 85’i çevrimiçi reklamlarla eyleme geçtiğinden dijital reklamlar otomotiv pazarı açısından büyük önem taşıyor. Teads’in araştırması, bir tüketicinin çevrimiçi bir otomobil reklamı gördükten sonra yaptığı en olası eylemin (yüzde 40) bir otomotiv markasının web sitesini ziyaret etmek olduğunu, yüzde 21’inin de reklamı tıkladığını gösteriyor.

Markaların web siteleri de satın alma yolculuğunda önemli bir temas noktası olarak öne çıkıyor. EMEA bölgesindeki elektrikli araç satın almayı planlayanların yüzde 49’u araştırmalarına markanın web sitesini ziyaret ederek başlıyor. Bayiye gidenlerin oranı yalnızca yüzde 28. Markaların web siteleri aynı zamanda en etkili satın alma kararı kaynağı olarak öne çıkıyor. Elektrikli araç satın almayı planlayanların yüzde 80’i web sitelerinin nihai kararlarını etkilediğini belirtiyor.

Elektrikli araçlarla ilgilenen kullanıcılar son teknolojilere çok daha ilgililer

Elektrikli araçlarla ilgilenenlere otomotivden sonra en önemli iki içerik türü olan haber ve teknoloji kanalları dahil olmak üzere çeşitli bağlamlarla ulaşmak mümkün. Elektrikli araçlarla ilgilenen kullanıcılar (yüzde 76), standart fosil yakıtlı otomobil arayanlara (yüzde 56) kıyasla en son teknolojilere daha meraklı olduklarından elektrikli araç kampanyalarında teknolojiye yönelik kanallara daha yüksek oranda yer vermek büyük önem taşıyor.

Teads Insights International Başkan Yardımcısı Ioanna Stagia, “Araştırmamız, konu otomobil satın alma olduğunda tüketicilerin çevre bilincine sahip tutumlara doğru önemli oranda kaydıklarını gösteriyor. Araştırmamızın net olarak ortaya koyduğu en önemli nokta ise çevrimiçi kanalların farkındalıktan satın almaya kadar uzanan tüketici yolculuğunu yönlendirmede giderek daha önemli hale geldiği. Otomobil üreticilerinin yaşadıkları zor zamanlardan başarıyı en üst düzeye çıkarmaları için 2022 yılındaki kampanyalarını bu iki temel anlayış üzerine kurmaları ve planlamaları gerekiyor” diyor.

Teads Küresel Kıdemli Sektör Direktörü Henner Bloemer, “Marka itibarı elektrikli araç kullanıcıları açısından en önemli kilit noktalarından biri olduğundan markaların elektrikli araç profilini geliştirmek büyük önem taşıyor. Yeni rakiplerin girişiyle her geçen gün daha da gelişen bir pazarda büyümek için yerleşik markaların, yüzde 57’si elektrikli araç için daha fazla para ödemeye hazır son derece kârlı müşteriler için cazibelerini korumaları gerekiyor” diyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler