Connect with us

Elektrikli Otomobiller

Elektrikli araçlar, otomobil satın alma deneyimini yeniden şekillendiriyor 

  EY Mobilite Tüketici Endeksi Araştırması, elektrikli araçlar segmentindeki yükselişin dijital otomobil perakendeciliğini şekillendirdiğini gösteriyor. Araştırma, gelecekte otomobil satın alma deneyiminin tüketiciler tarafından hâlâ istenen kişiselleştirilmiş bileşenlerle çevrimiçi, çevrimdışı ve sanal ögelerin kusursuz birleşiminden oluşacağını ortaya koyuyor. 

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY (Ernst & Young), Mobilite Tüketici Endeksi (MCI 2022) araştırmasının sonuçlarını açıkladı. EY Mobilite Tüketici Endeksi 2022, dijital otomobil perakendeciliğinin gelişimini, hem fiziksel deneyim merkezleri hem de gelişmiş deneyimsel teknolojiler aracılığıyla özellikle elektrikli araçların yükselişinin yönlendirdiğini gösteriyor. Elektrikli araçların yükselişinin otomobil satın alma deneyiminin şekillenmesindeki rolünü de ortaya koyan araştırmaya göre, tüm otomobil tüketicilerinin üçte ikisinden fazlası olası satın alma sürecinde bilgi toplamak için uygulamalar, web siteleri ve sosyal medya gibi dijital kanalları kullanıyor.

Gelişmiş ürün deneyimi ve teknolojinin etkin kullanılmasının öneminin arttığını ortaya koyan araştırmaya göre, günümüzde en fazla öne çıkan yeni teknolojiler, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve metaverse’i içeriyor. Pazarda var olan üreticilerin çoğu, sundukları elektrikli araç modelleri için özel deneyim merkezleri oluştururken pazara sonradan dahil olan ve sadece elektrikli araç üreten oyuncular da sundukları olağanüstü deneyimlerle çıtayı yükseltiyor. Araştırma, elektrikli araçlar alanındaki yeni girişimlerin, deneyim merkezleri konusunda pazarın eski oyuncularına ilham verdiğini de gösteriyor.

Fiziksel etkileşim, önemini koruyor 

MCI 2022’ye göre tüm otomobil müşterilerinin %57’si, elektrikli araç müşterilerinin ise %60’ı bir sonraki arabalarını bir bayiden almayı planladıklarını söylüyor. Halihazırda yalnızca fiziksel müşteri deneyimi sunan bayiler, fiziksel ve çevrimiçi deneyimi birlikte sunan müşteri deneyimi merkezlerine dönüşüyor. Markalar, müşteriyi satın alma öncesinde dijital broşürlerden ve sanal ürün turlarından teknik özelliklerin belirlenmesine, sipariş geçilmesine ve ardından satış sonrası desteğe götüren bir yolculuk olarak kesintisiz ve sorunsuz bir akış sunmayı hedeflemeli.

Araştırma, tüketicilerin satın alma yolculuklarının en azından belirli kısımlarında hızlı ve kullanışlı dijital araçlardan yararlanmaya giderek daha sıcak baktıklarını da ortaya koyuyor. Tüketicilerin %60’ından fazlası, bir test sürüşü rezervasyonu yapmaya ya da almayı düşündükleri yeni bir otomobilin fiyatını çevrimiçi olarak araştırmaya sıcak baktıklarını söylüyor. Satın almayı düşündükleri otomobili özelleştirmek için ise çevrimiçi uygulamaları kullanacaklarını söyleyen tüketicilerin oranı yaklaşık %50.

En iyi formül dijital ve fizikselin kusursuz birleşiminde

Çevrimdışı kanallara ek olarak çevrimiçi kanalların kullanılması sektör genelinde artık genel bir standart haline gelirken yüz yüze deneyim, müşteri yolculuğu sürecinde önemini koruyor. MCI 2022, tüketicilerin dijital öncelikli bir deneyim ararken, uzman bayi personeli ile kişisel etkileşimin sağladığı güvenceden de vazgeçmiyor. Araştırmaya göre tüm otomobil tüketicilerinin %60’ından fazlası satın alma öncesi ve satın alma aşamalarında bayi ziyaretini tercih ederken, %63’ü ise bilgi toplamak için bayi etkileşimini tercih ediyor. Yine aynı oranla, %63’ü aracı fiziksel olarak bir bayi aracılığıyla deneyimlemeyi tercih ettiğini belirtiyor. Yeni otomobil müşterilerinin %64’ü, aracı internetten ziyade bir bayiden satın almayı tercih ediyor.

Z, Y, X ve “boomers” kuşakları arasında farklılıklar olsa da, MCI 2022‘de ele alınan bu dört demografik grubun tamamındaki tüketiciler, bayi ziyareti, yüz yüze deneyim veya her ikisini de güçlü bir şekilde tercih ettiklerini ifade ediyor. Z kuşağının %65’i, Y kuşağının %69’u, X kuşağının %66’sı ve “boomers” kuşağının %60’ı satın alma öncesinde ihtiyaç duydukları bilgilere ulaşmak için uygulamaları ve çevrimiçi olanakları kullanmayı tercih ediyor.

Tüketiciler, giderek daha fazla çevrimiçi satın alma işlemi gerçekleştirmeyi beklerken, aradıkları deneyimlerin niteliği ve doğası da değişiyor. Hem bayiler hem de OEM’ler artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklikle geliştirilmiş, teknoloji destekli marka deneyimleri sunuyor. Birçok elektrikli araç üreticisi, satın alma deneyimini geliştirmek için açtıkları teknoloji destekli deneyim merkezlerinde AR (Artırılmış Gerçeklik) ve VR (Sanal Gerçeklik) teknolojilerini kullanıyor. Bu merkezler, söz konusu teknolojiler aracılığıyla otomobillerin teknik özelliklerini ve yeni modellerini sergilemenin yanı sıra, sanal test sürüşü ve sanal fabrika turu gibi deneyimler sunabiliyor. Markaların, 2024 yılına kadar sanattan medyaya, imalattan gayrimenkule kadar çok çeşitli sektörler arasında 800 milyar ABD doları tutarında iş fırsatı yaratacağı tahmin edilen en yeni ve kapsamlı sürükleyici deneyimi olan metaverse’e hazırlıklı olma çabaları da dikkat çekiyor.

EY Türkiye Mobilite Sektör Lideri Serdar Altay, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: 

EY Mobilite Tüketici Endeksi 2022 Araştırması, günümüzde tüketicilerin tüm sektörlerde kesintisiz bir dijital müşteri yolculuğu talep ettiğini, otomobil tüketicilerinin de buna dahil olduğunu gösteriyor. Sadece elektrikli araç müşterileri değil, genel otomobil müşteri kitlesinin de hızla dijitalleştiğini ortaya koyan araştırmaya göre markalar, yüksek satışlar yapmak için en iyi ürüne, en yetenekli satış elemanlarına ve en rekabetçi anlaşma ve bağlantılara sahip olmanın yeterli olmadığının farkında. Kimin en iyi çevrimiçi veya sanal deneyime sahip olduğu, satın alma yolculuğunda müşteriye kimin en iyi deneyimi sunabileceği de başarının temel belirleyici ölçütleri arasındaki yerini alıyor.”

“Otomobil müşterileri, dijital öncelikli bir deneyim tercih ediyor, ancak bunu kişisel etkileşimin sağladığı güven ve uzman satış personeli ile çevrimiçi etkileşimi de içeren bir deneyim olarak talep ediyor. Yeni teknolojilerin kullanıldığı deneyim merkezleri otomotiv markalarına ve bayilerine fiziksel stok bulundurma zorunluluğunu, maliyetleri ve ihtiyaç duyulan fiziksel alanı da azaltıyor. MCI 2022, en iyi müşteri deneyiminin, çevrimiçi, çevrimdışı ve sanal ögelerin kusursuz bir dijital birlikteliği ile sağlanabileceğini gösteriyor. Yarının liderleri, tüketicilere bekledikleri sorunsuz satın alma deneyimini, seçtikleri ortam aracılığıyla hâlâ ihtiyaç duydukları fiziksel temas noktalarıyla sunanlar olacak.”

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

Stellantis, hidrojen yakıtlı 8 minibüsle sahne alıyor

Stellantis, Fransa’nın Hordain ve Polonya’nın Gliwice kentlerindeki tesislerinde orta ve büyük ölçekli yakıt hücreli minibüsler üretmeye başlıyor. Opel, Citroen, Fiat ve Peugeot’ya ait modeller açıklandı. Çıkış tarihleri ve menzilleri paylaşıldı.

Stellantis halihazırda orta boy H2 taşıyıcıları ile piyasadaydı. Grup şimdi portföyüne büyük hidrojen minibüslerini de ekliyor. Orta boy minibüsler için ikinci nesil yakıt hücresi sistemi, gelecekte 400 kilometreye kadar menzil ve dört dakikadan daha kısa bir yakıt ikmali süresi sağlayacak. Stellantis’e göre, büyük minibüsler 500 kilometreye kadar menzile ve beş dakikalık yakıt ikmali süresine sahip olacak.

Grup şimdilik orta ve büyük ölçekli kamyonetlerin sekiz yakıt hücreli versiyonunu piyasaya sürüyor. Bunlar Citroen e-Jumpy ve e-Jumper, Fiat Professional E-Scudo ve E-Ducato, Opel Vivaro ve Movano ile Peugeot E-Expert ve E-Boxer.

Üretici, Fransa ve Polonya’daki tesislerdeki üretimin ne kadar yüksek olacağı konusunda yorum yapmıyor. Orta ve büyük ölçekli dört kardeş modelin her birinde büyük ölçüde aynı olması muhtemel olan gerçek tahrik sistemi hakkında da henüz hiçbir ayrıntı yok. Ancak hidrojen versiyonlarının Stellantis’in ekim ayında duyurduğu revize edilmiş model versiyonlarını temel alacağı açık.

stellantis-hydrogen-fuel-cell.jpg

‘HİDROJEN TEKNOLOJİSİNDEKİ LİDERLİĞİMİZ’

Stellantis’in Hidrojen Yakıt Hücreli Araç Geliştirmeden Sorumlu Teknoloji Direktörü Jean-Michel Billig konu hakkında şu açıklamayı yaptı:

Hidrojen yakıt hücreli orta boy kamyonetleri üretim hatlarımıza getirme ve yakıt hücreli büyük kamyonetleri üretim hatlarımıza ekleme eylemi, en son hidrojen teknolojisindeki liderliğimizi sürdürme ve bunu en talepkar müşterilerimize sunma konusundaki kararlılığımızın bir kanıtıdır. Mühendislik ve operasyonel ekiplerimizin becerileri ve adanmışlığı, Dare Forward 2030’un hedeflerini takip ederken ve sıfır emisyonlu ticari araç segmentindeki liderliğimizi sürdürürken çok önemlidir.

Stellantis’in ticari araç üretim faaliyetleri küçük kamyonetler için Mangualde (Portekiz), Vigo (İspanya) ve Ellesmere Port (İngiltere) tesislerinde yapılıyor. Orta kamyonetler için Hordain (Fransa) ve Luton (İngiltere) tesislerinde üretim yapılırken büyük kamyonetler içinse Atessa (İtalya) ve Gliwice (Polonya) tesisleri hizmet veriyor.

Stellantis, orta ve büyük ölçekli yakıt hücreli minibüslerin Fransa’nın Hordain ve Polonya’nın Gliwice kentlerindeki tesislerinde üretmeye başlayacağını da paylaştı.

hidrojenli-minibusler-stellantis2.png

ORTA BOY MODELLER

Stellantis, ekim ayında ayrıca dört orta boy kamyonet Opel Vivaro, Citroen Jumpy, Fiat Scudo ve Peugeot Expert’e tamamen yenilenmiş bir tasarıma ek olarak üç hidrojen tankı ve 400 kilometreye kadar menzile sahip bir yakıt hücresi versiyonu verileceği belirtilmişti. Ayrıca, dörtlünün iç mekânında on inçlik sürücü ekranına ve eskisinden daha fazla saklama alanına sahip yeni bir kokpit bulunduğu da açıklandı.

BÜYÜK BOY MODELLER

Büyük Fiat Ducato, Opel Movano, Citroen Jumper ve Peugeot Boxer minibüsleri göz önünde bulunduran Stellantis, üç ay önce hidrojen tahrikinin uyarlanmış bir versiyonunun 2024 ortasından itibaren bu modellerde 500 kilometreye kadar yukarıda belirtilen menzil ile sunulacağını duyurdu.

Daha önce olduğu gibi, büyük minibüsler dört uzunluk ve üç yükseklikte sunulacak. Portföy, gelecekte teslimat hizmetleri için özel bir teslimat versiyonu da dahil olmak üzere yedi gövde versiyonundan oluşmaktadır.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Yeni Peugeot E-3008, 8 yıl veya 160 km garantiyle yollara çıkacak

Yüksek teknolojiyi sportiflikle birleştiren otomotiv üreticisi PEUGEOT, sektördeki değişime hazır olmak için çalışmalarına hız veriyor. 2025 yılına kadar Avrupa elektrikli mobilite pazarının lider markası olmak üzere radikal dönüşümüne kararlılıkla devam eden PEUGEOT, ana akım Avrupalı markalar arasında en kapsamlı elektrikli araç yelpazesine sahip olmasıyla öne çıkıyor. Sıfır emisyonlu ulaşımı, erişilebilir, yalın ve konforlu hale getirmeye yönelik girişimlerini arttıran PEUGEOT, müşterilerini bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyor. Bu kapsamda PEUGEOT, Ocak 2023’te başlattığı E-Lion Day’in ardından 2024 yılı için de sürdürülebilir kalkınma ve bunun için gerçekleştireceği ana ve yapılandırıcı eylemlerini tanıttı.

e-lionday-2024.png

PEUGEOT lider olarak yolu açacak!

E-Lion Day 2024 kapsamında PEUGEOT, 5 madde altında yeni stratejisini ortaya koydu. Buna göre;

  • PEUGEOT, tüm modellerinde tamamen elektrikli bir ürün gamı sunacak. Avrupa’daki ana akım markalar arasındaki en kapsamlı ürün gamına sahip olan PEUGEOT, tüm müşteri gereksinimlerini karşılayan modellere sahip olacak.
  • Marka “PEUGEOT ALLURE CARE” programı kapsamında, yeni PEUGEOT E-3008 müşterilerine özel, belirli ülkelerde 8 yıl/160.000 km’ye kadar tüm elektrikli ve mekanik unsurları kapsayan benzeri görülmemiş bir program sunacak. Böylece PEUGEOT, elektrikli bir modelde bu kadar kapsamlı bir garanti programı sunan ilk Avrupalı marka olarak öne çıkıyor.
  • Tüm PEUGEOT binek ve ticari araç müşterilerine ChatGPT teknolojisi sunulacak.
  • PEUGEOT, Stellantis Grubu’nun “4R” stratejisi (Yeniden Üretim, Onarım, Yeniden Kullanım ve Geri Dönüşüm) doğrultusunda döngüsel ekonomideki eylemlerini güçlendirecek.
  • Marka eğitime verdiği önemden ötürü BORN FREE ile ortaklık yapıyor.

E-Lion projesi, PEUGEOT’nun geleceğin sürdürülebilir ulaşımını inşa etme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Bu, araçların elektrikliye geçişinin çok ötesine geçen ve beş “E-unsura” dayanan kapsamlı, 360 derecelik bir yaklaşımı temsil ediyor.

  • Stellantis çözümlerine dayanan ürün ve hizmet “Ekosistemi” (Ecosystem).
  • Müşteri için uçtan uca eksiksiz bir “Deneyim” (Experience).
  • 2024 yılı sonuna kadar tamamen elektrikli ürün gamı ile “Elektrikli” (Electric).
  • Minimum elektrik tüketimiyle maksimum performans sunmak üzere “Verimlilik” (Efficiency).
  • Sürdürülebilirlik hedefi ve 2038 yılına kadar Net Sıfır Karbon olma taahhüdü ile “Çevre” (Environment).

linda-jackson.jpg

Projenin önemine işaret eden PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “PEUGEOT, E-Lion projesiyle tüm teknolojik birikimini ve ekiplerinin yaratıcılığını, tüm müşterilerinin sürdürülebilir ulaşıma erişmesi için seferber ediyor. Lider olarak yolu açmak istiyoruz. Bu inanılmaz derecede ödüllendirici bir görev” dedi.

9’u binek toplam 12 elektrikli model yolda!

Marka tamamen yeni bir elektrikli ürün gamına sahip. Yeni E-208, E-2008, E-308, E-308 SW, E-3008, E-RIFTER, E-TRAVELLER, E-PARTNER, E-EXPERT, E-BOXER ile pazarın en dikkat çekici modelleriyle tüketicilerin karşına çıkan PEUGEOT, ürün gamını E-408 ve E-5008 olmak üzere 2024 yılında iki yeni modelle daha zenginleştirecek. Böylece PEUGEOT, 9 binek araç ve 3 hafif ticari araçla, Avrupa’nın ana akım otomotiv üreticileri arasında en kapsamlı elektrikli ürün gamına sahip olacak. 2023 yılını E-208 ve E-2008 ile Avrupa’da elektrikli B segmentinin lideri olarak tamamlayan PEUGEOT, aynı zamanda sıfır emisyonlu hafif ticari araç satışında da Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. YouGov organizasyonu tarafından 2023 yılında yürütülen yıllık bir araştırmaya göre PEUGEOT, üst üste beşinci kez Fransız halkının en sevdiği otomobil markası oldu. PEUGEOT, müşteri gereksinimlerini karşılamak üzere pazardaki en iyi sürüş menzillerini sunmaya kendini adamış durumda. Örneğin yeni E-3008, 700 kilometreye ulaşan menzili ile segmentinde yeni bir standart belirliyor; yeni E-208 ise 566 kilometre şehir içi sürüş menziliyle kullanıcılarına güven veriyor.

8 yıl veya 160.000 km garanti Avrupa’da bir ilk!

Ürünlerinin kalitesine güvenen PEUGEOT, yeni E-3008 ile müşterilerine, elektromotor, şarj cihazı, aktarma organları ve ana elektrikli ve mekanik bileşenler olmak üzere belirli ülkelerde 8 yıl/160.000 km’yi kapsayan ve kullanıcının içinin rahat olmasını sağlayan “PEUGEOT Allure Care” programını sunacak. PEUGEOT Allure Care, en güncel elektrikli otomobil nesillerinin benimsenmesinin hızlandırılmasına katkıda bulunuyor ve böylece müşterilere geçiş yapmak için ihtiyaç duydukları teşviki de sunuyor. PEUGEOT Allure Care, PEUGEOT’nun belirli ülkelerde tüm elektrikli araç bataryaları için sunduğu, aracın tamamını kapsayan ve 8 yıl/160.000 km süreli garantiye ek olarak sunuluyor. Avrupa’nın en büyük pazarlarında satışa sunulan modelleriyle PEUGEOT, bir modelinde bu kadar kapsamlı bir garanti paketi sunan ilk Avrupalı marka olarak öne çıkıyor. Allure Care garanti programı, PEUGEOT yetkili servislerinde gerçekleştirilen her bakım hizmetinden sonra 2 yıl veya 25.000 km süreyle otomatik olarak etkinleştiriliyor.

Programın elektrikli dönüşümüne destek sağlayacağını söyleyen PEUGEOT Pazarlama ve İletişim Direktörü Phil York, “PEUGEOT Allure Care ile müşterilere adım atmak için ihtiyaç duydukları iç huzuru sağlayarak en yeni ve tamamen elektrikli PEUGEOT araçlarının benimsenmesini hızlandıracağımıza inanıyoruz. Bu olağanüstü geniş garanti programı, ürünlerimizin kalitesine ve güvenilirliğine duyduğumuz güvenin kanıtı” dedi.

ChatGPT tüm modellerde i-COCKPIT® ile sunuluyor!

PEUGEOT, E-Lion projesinin 5 unsurundan biri olan müşteri deneyimini, ChatGPT teknolojisini tüm binek ve ticari araç (2024’ün ikinci yarısından itibaren öncelikle 5 pilot pazarda) ürün gamında sunarak daha da ileri taşıyor. Bilinen en iyi üretken yapay zeka modeli olan ChatGPT, PEUGEOT i-Cockpit’e entegre ediliyor ve OK PEUGEOT sesli asistan üzerinden her türlü konuda sayısız soruyu ve isteği yanıtlayabilen gerçek bir yol arkadaşına dönüşüyor. OK PEUGEOT sesli asistanı etkinleştirildiğinde, ChatGPT’nin zenginleştirilmiş bir şekilde yanıt vermesi için sorgunun seslendirilmesi yeterli oluyor. Üretken yapay zeka belirli sorulara yanıtlar sağlayabiliyor. Örneğin bir şehirde gezilecek yerleri önerebiliyor ve navigasyon sistemi ile koordineli olarak kullanıcıyı oraya yönlendirebiliyor. Ancak aynı zamanda yolcularla etkileşim kurarak yolculuğa renk katabiliyor ve kullanıcının yaratıcılığını destekleyebiliyor.

PEUGEOT döngüsel ekonominin bir parçası!

Stellantis çözümlerine dayanan eksiksiz bir ekosistem oluşturmak, E-Lion projesinin bir diğer ayağını oluşturuyor. Stellantis grubu “4R” esasına dayanan bir Döngüsel Ekonomi iş kolu geliştiriyor: Yeniden Üretim, Onarım, Yeniden Kullanım ve Geri Dönüşüm. PEUGEOT, daha az malzeme ve daha fazla sürdürülebilir malzemeler kullanmasının yanı sıra, bunların ömrünü uzatarak ve kullanım ömrü sonunda geri dönüştürülmelerini sağlayarak bu yaklaşıma öncülük ediyor. Örneğin yeni PEUGEOT E-3008’in yüzde 23’ü çelik ve polimerler de dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşuyor. Stellantis, Avrupa’da ömrünü tamamlamış araçların geri dönüşümünü sağlamak üzere geri dönüşümde Avrupa lideri Galloo ile ortak bir girişim olan Sustainera Valorauto’yu kurdu. Sustainera Valorauto, profesyonellere ve bireylere, araçların toplanması ve sökülmesi, geçerli parçaların kurtarılması, yenilenmesi ve pazarlanması ve malzemelerin geri dönüştürülmesi de dahil olmak üzere kapsamlı ve eksiksiz bir çözüm sunuyor. Ayrıca Stellantis, dünya lideri Orano ile Avrupa ve Kuzey Amerika’da özellikle elektrikli otomobil bataryalarının geri dönüşümüne adanmış bir başka ortak girişim daha kurarak geri dönüşümde lider bir rol üstleniyor. Ortak girişim, Orano’nun lityum-iyon bataryalardan önemli miktarda malzeme geri kazanma olanağı sağlayan yenilikçi düşük karbon teknolojisini kullanacak. Bu da Stellantis servislerinde uzun yıllardır gerçekleştirilen batarya onarımına da katkı sağlayacak.

Eğitimler aralıksız devam ediyor!

İnsan ve çevre, E-Lion projesinin merkezinde yer alıyor. PEUGEOT, E-Lion stratejisinin merkezine eğitimi yerleştiriyor ve çevreyi etkileyen somut eğitim eylemlerine odaklanıyor. İlk ortaklık 2023 baharında Fransız Bilim ve Eğitim Derneği UNDER THE POLE ile kuruldu. Bu derneğin misyonlarından biri de okyanusların korunmasındaki zorluklar hakkında yeni nesil üzerinde farkındalık yaratmak. PEUGEOT Boxer araçlar, keşif gezileri sırasında ekipmanları taşımak ve aynı zamanda toplum ve okullarda okyanus farkındalığı faaliyetleri için Fransa boyunca UNDER THE POLE eğitim karavanını çekmek üzere kullanıma sunuldu. PEUGEOT, yerel toplulukları Kenya’da ve dünyanın diğer ülkelerindeki vahşi hayvanlarla bir arada yaşamaya teşvik ediyor ve yabani türleri ve vahşi alanları korumaya çalışan İngiltere’deki BORN FREE yardım kuruluşuyla 2024 için ikinci bir ortaklığa daha imza atıyor.

Konu hakkında değerlendirme yapan BORN FREE Kurucu Ortağı Will Travers, “Artan insan nüfusu, örneğin aslanların çiftlik hayvanlarına saldırması gibi; yaban hayatta çatışmanın artmasına neden olabiliyor. Ancak BORN FREE, PEUGEOT’nun desteği ve kararlılığıyla, insanları ve çiftlik hayvanlarını korumak, doğal kaynakları muhafaza etmek, yaban hayatını korumak ve herkesin güvende olmasına yardımcı olmak için yerel halkı korumak üzere yırtıcılara karşı çitler veya etkili ve yenilikçi stratejiler uyguluyor” diye konuştu. PEUGEOT CEO’su Linda Jackson ise, şunları söyledi: “Günümüzde, PEUGEOT gibi bir markanın gelecek nesiller için daha sorumlu ve sürdürülebilir bir dünyaya her zamankinden daha fazla katkıda bulunması gerekiyor. Net Sıfır Karbon hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz ancak oraya ulaşmanın farklı yolları var. Eğitimin daha sürdürülebilir bir dünyanın anahtarlarından biri olduğuna inanıyorum ve bu yüzden katkıda bulunmak istiyoruz.”

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Tesla, İstanbul’daki ilk mağazasını Ataşehir’de açtı

Tesla, İstanbul’daki ilk mağazasını bugün açtı. Ataşehir’deki Metropol AVM’de bulunan mağaza, Tesla araçlarla deneme sürüşü yapılmasına imkân tanıyacak.

Geçtiğimiz yıl itibarıyla Türkiye pazarına resmen giriş yapan dünyaca ünlü elektrikli otomobil üreticisi Tesla, ülkemizdeki varlığını genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda; geçtiğimiz dönemlerde Ankara’da bir mağaza açan şirket, bu kez de İstanbul’daki ilk mağazasını açtığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre Tesla’nın İstanbul’daki ilk mağazası, Ataşehir’de bulunan Metropol AVM’de yer alacak. Buraya giden vatandaşlar, randevu oluşturmaları hâlinde Tesla araçlar ile deneme sürüşü yapabilecekler.

Continue Reading

Popüler