Connect with us

Otomotiv Sektörü

Elektrikli ve Hibrit Araçlar Haftası’nda Bu Yıl İlk Defa Verilen Yılın Elektrikli Otomobili Ödülü’nü SKYWELL ET5 Kazandı!

Türkiye’de ilk kez 2019 yılında düzenlenen LeasePlan Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nın üçüncüsü, 10-11 Eylül 2022 tarihleri arasında, İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) ve Electric Hybrid Cars Dergisi tarafından halka açık ve ücretsiz düzenlenen etkinlik kapsamında 4600’e yakın otomobil ve teknoloji meraklısı ziyaretçi bir hafta sonu boyunca elektrikli araçları pist üzerinde deneyimleme şansı buldu. Etkinlik kapsamında bu yıl ilk defa verilen Yılın Elektrikli Otomobili Ödülü’nü SKYWELL ET5 kazandı. Ana sponsorluğunu LeasePlan, finans sponsorluğunu Garanti BBVA’nın yürüttüğü etkinlik kapsamında 9 Eylül Dünya Elektrikli Araçlar Günü de kutlandı.

Geleceğin teknolojileri günümüzde artık her zamankinden daha yaygın bir hale geldi. Çevreci, sessiz ve çekici elektrikli otomobiller de bunların en başında geliyor. Otomotiv sektörü mobiliteye evrilirken, Türkiye’de de elektrikli araçların deneyimlenmesi ve tüketicinin daha yakından inceleyerek bilinçlendirilmesi için önemli adımlar atılıyor. Türkiye’de ilk kez 2019 yılında düzenlenen Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nın üçüncüsü 10-11 Eylül 2022 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. LeasePlan’in ana sponsor, Garanti BBVA’nın finans sponsoru olduğu bu özel etkinlik, aralarında Honda, Eurosia Marine Services, SKYWELL, BMW, Renault, Toyota, Mercedes-Benz, Hyundai, E-Garaj, XEV, MG, ABB, Castrol On, Suzuki, Lexus, Dualtron, Enisolar, CW Enerji, G Charge, Gersan, RS Otomotiv Grubu ve Enterprise gibi birçok farklı markanın destekleriyle, Electric Hybrid Cars Dergisi ile Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) tarafından düzenlendi. Etkinlikte, ülkemizde pazara sunulan modellerden henüz Türkiye’de satışa sunulmayan modellere kadar birbirinden özel elektrikli ve hibrit araç yer aldı. Aynı zamanda, üniversitelerin ve girişimcilerin katılımıyla yerli projeler de misafirlerin beğenisine sunuldu. Etkinlik kapsamında, 4600’e yakın otomobil ve teknoloji meraklısı ziyaretçi bir hafta sonu boyunca elektrikli araçları pist üzerinde deneyimleme şansı buldu. Bununla birlikte, drone yarışları, otonom araç parkuru ve solar destekli şarj üniteleri gibi birçok farklı etkinliğe katılım sağlandı.

“Tüketicilere elektrikli otomobilleri deneterek, teknolojiyi, sessizliği ve çevreciliği hissetmelerini amaçlıyoruz”

Her sene dünya çapında elektrikli araçlar günü olarak kutlanan 9 Eylül tarihine denk gelecek şekilde organize ettikleri etkinlikle ilgili bilgiler veren TEHAD Başkanı Berkan Bayram, “Sektör, elektrikli mobiliteye doğru evriliyor. Biz de bu yönde olan farkındalığı artırmak için her yıl elektrikli araçlar gününü özel bir etkinlikle kutluyoruz. Her ne kadar elektrikli otomobillerin faydalarını anlatsak da, bu deneyimi yaşamadan fikir sahibi olunamayacağına inandığımız için bu etkinliği düzenliyoruz. Tüketicilere elektrikli otomobilleri deneterek, teknolojiyi, sessizliği ve çevreciliği hissetmelerini amaçlıyoruz. Bu yıl üçüncü kez düzenlediğimiz Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nda bir ilki de gerçekleştirdik. Çok sayıda yeni aracın Türkiye’de satışa sunulmasıyla beraber bu yıl ilk defa Yılın Elektrikli Otomobil Ödülü’nü de halk oylamasıyla belirledik. 7 finalist arasından SKYWELL ET5, 2122 kişinin katıldığı oylamada, oyların yüzde 35’ini alarak “2022 Yılın Elektrikli Otomobil Ödülü”nü kazandı” şeklinde konuştu.

“Filomuzda 2030 yılında sıfır karbon emisyonu hedefliyoruz”

Dünyanın en büyük araç kiralama şirketlerinden, Elektrikli ve Hibrit Sürüş Haftası’nın ana sponsoru LeasePlan’in 2030 planlarından bahseden LeasePlan Türkiye Genel Müdürü Türkay Oktay, “Dünyamızın kaynakları ne yazık ki tüketim hızımıza yetişemeyecek kadar kısıtlı. Hepimizin hem bireysel hem de kurumsal olarak üstüne düşen sorumluluklar var. Leaseplan olarak çocuklarımıza, torunlarımıza bırakabilecek bir dünya için sürdürülebilirliğe odaklanıyoruz. 2017 yılında Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan EV100 girişiminin kurucu üyelerinden biriyiz ve global olarak finanse edilen filomuzda 2030 yılında sıfır karbon emisyonu hedefliyoruz. Electric Hybrid Cars Dergisi ile Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) öncülüğünde düzenlenen bu organizasyonun çevreye saygılı ve sıfır emisyonlu araçların ülke çapında yaygınlaşması bakımından önemli bir rol üstlendiğine inandığımız için destekliyoruz” dedi.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomobil sektörünün odağında artık dijital araç uygulamaları var

Otomotiv sektöründeki dijitalleşme eğilimi, sadece rekabeti artırmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceği şekillendirecek inovasyonları da beraberinde getiriyor. Bu dönüşüm kapsamında, satış sonrası hizmetlerde dijital araç uygulamalarının kullanım oranı geleneksel yöntemlerin önüne geçmeye başladı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rabam CEO’su Murat Günay, “Otomotiv endüstrisindeki dijitalleşme, tüketicilere yeni fırsatlar sunuyor. Bu çerçevede araç sahiplerinin ilgi odağı haline gelen uygulamamızın geniş veri tabanı, kullanıcılarımızın araçlarıyla ilgili her detayı kontrol altında tutmalarını sağlıyor” dedi.

Gelişen teknoloji, otomotiv sektörünü dönüştürmeye devam ediyor. Son zamanlarda, geleneksel cep telefonu üreticileri bile otomotiv sektörüne adım atmaya başladı. Bu durum, sektördeki dijitalleşme eğilimini ve teknolojinin etkisini açıkça gösteriyor. Mobil cihazlardan otomobillere kadar geniş bir yelpazede hizmet sunabilen şirketler, araçların daha akıllı, bağlantılı ve dijital hale gelmesine katkıda bulunuyor.

Bu dönüşümle birlikte araç satışı sonrası geleneksel hizmet modellerine olan ilginin giderek azalırken, dijital platformları tercih etme oranı kullanıcıların geniş bir bölümünü kapsamaya başladı. Dijital platformların yakın gelecekte daha geniş bir tabana yayılacağını söyleyen Rabam CEO’su Murat Günay, çevresel farkındalık ve maliyet etkinliği gibi faktörlerin de araç uygulamalarının tercih edilmesinde etkili olduğunu belirtti.

“Satış sonrası işlemler, dijitalleşmeyle kullanıcı dostu bir hal aldı”

Günümüzde araçların artık sensörler ve bağlantılar aracılığıyla sürekli veri oluşturduğuna dikkat çeken Murat Günay, “Otomotiv sektöründe gelişen mobilite çözümler, şehir içi ulaşımı optimize etme ve çevresel etkileri azaltma potansiyeli taşıyor. Özellikle satış sonrası hizmetlerdeki dijitalleşme eğilimi, sadece rekabeti artırmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğin ulaşımını şekillendirecek inovasyonları da beraberinde getiriyor. Bu bağlamda geleneksel servis randevusu alma süreçleri, dijitalleşme ile kullanıcı dostu bir hal aldı. Artık araç sahipleri, çevrimiçi platformlar veya mobil uygulamalar aracılığıyla hızlı ve kolay bir şekilde birçok hizmet alabiliyor. Otomobil üreticileri ve bayiler, özel bakım paketleri sunarak müşterilere daha iyi bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Bu paketler, düzenli bakım, lastik değişimi, yağ değişimi gibi hizmetlerin yanı sıra belirli bir süre veya kilometre sınırlaması gibi avantajları içeriyor. Diğer yandan elektrikli araçların popülerliğinin artmasıyla, bu alandaki hizmetler de gelişiyor. Elektrikli araç sahipleri, şarj istasyonlarını bulma, şarj süresini izleme ve hatta uzaktan şarj etme gibi hizmetlerden daha kolay yararlanabiliyorlar. Bunlar, otomotiv sektöründe dijitalleşmenin sunduğu fırsatların sadece birkaç örneği” ifadelerini kullandı.

“Tüm hizmetleri tek noktadan yönetme imkanı sunuyoruz”

Rabam olarak teknolojinin bu dönüşüm sürecinde araç sahiplerine daha fazla kolaylık ve fayda sunabilmek için çalıştıklarını söyleyen Günay, “Geleneksel hizmet modellerinin yerini, dijital uygulamaların ve yazılımların almasıyla, araç sahipleri için büyük kolaylık ve fırsatlar sunuluyor. Biz de Rabam olarak, dijitalleşmenin sunduğu olanakları titizlikle gözlemleyerek, araç sahiplerine çeşitli hizmetleri tek bir noktadan yönetme imkanı sunuyoruz. Bakım, muayene, araç yıkama, hasar onarımı, ekspertiz, akaryakıt ve lastik değişimi gibi 7 farklı alanda 50’den fazla hizmet sunarak, araç sahiplerinin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlıyoruz. Sürücülerin ilgi odağı haline gelen uygulamamız, geniş veri tabanıyla araçlarıyla ilgili her detayı kullanıcılarımızın kontrolüne sunuyor” dedi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mercedes-Benz Otomotiv’e staj başvuruları başladı

Dijitalleşmeyi odağına koyan Mercedes-Benz Otomotiv, rotasını yıldızlara çevirmeye hazırlanan, üniversite son sınıfa geçecek lisans veya yüksek lisans öğrencilerini, ‘DRIVE UP’ adındaki Uzun Dönem Staj Programı’na bekliyor.

  • Ders saatlerine uygun, esnek çalışma saatlerine imkân veren staj programına son katılım tarihi 18 Mart 2024.
  • Programa katılacak gençler, Mercedes-Benz Otomotiv’in araç satışlarında dijitalleşmeyi odağına alan iş modeli doğrultusunda global projelerde sorumluluk alıyorlar.

Mercedes-Benz Otomotiv A.Ş., şirket içindeki farklı pozisyonlarda görevlendirilmek üzere, 2024 Uzun Dönem Staj Programı ‘DRIVE UP’ için başvuruları kabul etmeye başladı. Programa başvurular online başvuru platformu üzerinden 18 Mart’a kadar kabul ediliyor. Uzun dönem stajyer olmak isteyenler için aranan şartlar:

  • 4 yıllık bir üniversite veya yüksek lisans öğrencisi olup 2025 yılı içerisinde öğrenim gördüğü programdan mezun olmak.
  • Okul döneminde en az 2 gün, sömestr ve yaz tatilinde tam zamanlı olarak çalışabilmek.
  • En az bir yabancı dili (İngilizce ve/veya Almanca) iyi seviyede bilmek.

Staj döneminde öğrencileri bekleyenler

Dijitalleşmeyi odağına alan Mercedes-Benz Otomotiv’in ‘DRIVE UP’-Uzun Dönem Staj Programı 2024’e, rotasını yıldızlara çevirmeye hazırlanan, üniversite son sınıfa geçecek öğrenciler veya yüksek lisans öğrencileri bekleniyor. Bu programda görev alan kariyerlerinin başlangıcındaki öğrenciler, iyi bir takım oyuncusu olmayı, inisiyatif almayı ve iş hayatını öğreniyorlar. Programa katılacak gençler, Mercedes-Benz Otomotiv’in dijitalleşmeyi odağına alan iş modeli doğrultusunda global projelerde sorumluluk alıyorlar.

Staj programı dahilinde öğrenciler, 11 ay boyunca yeteneklerini ortaya koyabilecekleri görevler üstleniyor. Yaratıcı ve yenilikçi fikirlerini destekleyen ekip arkadaşları ile tanışarak kişisel ve profesyonel gelişimleri için çeşitli eğitimler alıyorlar. Ayrıca stajyerler, ders programlarına göre çalışma günlerini kendileri belirleyebiliyor. Bu sayede esnek ve eğlenceli bir çalışma ortamında kariyerlerine başlıyorlar. Programa kabul edilen öğrenciler mezuniyetlerinden sonra Mercedes-Benz Otomotiv’de işe alınma fırsatına da sahip oluyorlar.

’DRIVE UP’-Uzun Dönem Staj Programı 2024’te yer alan departmanlar:

  • Bilgi Teknolojileri (IT) (Yazılım Geliştirme, SAP Danışmanlığı, İş Analistliği, Proje Yönetimi, Süreç Danışmanlığı, İş Zekâsı ve Veri Analitiği, Mühendislik Teknolojileri vb.)
  • Satış Pazarlama
  • Satış Sonrası Hizmetler
  • Kurumsal İletişim
  • Finans, Muhasebe, Finansal Kontrol ve Raporlama, Dış Ticaret, Kredi Risk
  • İnsan Kaynakları
  • Satın Alma
  • Hukuk ve Uyum
  • Müşteri Hizmetleri ve Operasyon

’DRIVE UP‘–2024 Uzun Dönem Staj Programı’na buradan başvurabilirsiniz. https://live.peoplise.com/mercedesbenzotomotiv/Application/Landing/a6792a76-c4fa-46e5-910e-caba27b1ea0a

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ARAÇ EMNİYET SİSTEMLERİNİN KRİTİK ROLÜ: TRAFİK GÜVENLİĞİNDE ORİJİNAL PARÇA VE UZMANLIK ÖNEMLİ

Gün geçtikçe artan trafik yoğunluğu ve değişen yol koşulları, trafik güvenliğini daha da kritik hale getiriyor. D-Expert Genel Müdür Yardımcısı Ozan Ayözger, özellikle büyük şehirlerde sıkça yaşanan trafik kazalarında, araç içi güvenlik sistemlerinin önemine dikkat çekiyor. Ayözger, bu hayati bileşenlerin doğru çalışabilmesi için onarımlarının, orjinal yedek parça kullanılarak, uzman bir personel tarafından gerçekleştirilmesi vurgusunu yapıyor.

Orijinal Yedek Parçaların Kritik Rolü

Emniyet sistemlerinin kazalar sonrasında etkili bir şekilde devreye girmesinin sürücü ve yolcuları ciddi yaralanmalardan koruduğunu belirten Ayözger, “Airbag ve emniyet kemerleri temelde pasif güvenlik sistemleridir. Sistemin görevi; bir kaza anında sürücü ve yolcuların mümkün olan en iyi seviyede korunmasıdır. Bu sebeple hasarlı ve arızalı parçaların, orjinal yedek parçalar ile uzman personeller tarafından yenilenmeleri gerekmektedir” dedi.

Sökme ve Takma İşlemlerine Dikkat

Araç servis geçmişinin titizlikle incelenmesinin, sürüş ve yolcu güvenliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken Ayözger, orijinal parçalarla yapılmayan müdahalelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ayrıca sökme-takma işlemlerinin uzman personeller tarafından ve son teknoloji cihazlarla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayözger, açıklamalarında şunları kaydetti: “Sürüş ve yolcu güvenliği, araçların bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan parçaların kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, ilgili parçalara sadece yetkili servislerin müdahale etmesi hayati önem taşır. Kontroller, gelişmiş ekipmanlar ve uzman personel tarafından gerçekleştirilmelidir.’’

En Küçük Yanlış Müdahale Ölümcül Sonuçlara Neden Olabiliyor

 Ayözger, “OBD taraması esnasında ve görsel kontrollerimizde şüphe edilen bir bulguya rastlamamız durumunda müşterilerimize bilgi vererek yetkili servis kontrolü yapılmasını öneriyoruz” diyor ve ekliyor: “Yetkili servisler dışında yapılacak en küçük yanlış müdahalenin istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini bilmemiz sebebiyle bu önlemi alıyoruz.”

Hasar Denetim Süreciyle Birlikte İkinci Elde Standartlar Yükseliyor

Son olarak hasar denetim süreçlerinin kritik önemini vurgulayan Ayözger şunları kaydetti: “Hasar denetim süreci, bir dizi hedefi gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedefler arasında hasar maliyetlerini etkili bir şekilde azaltmak, araçların kalite standartlarına uygun bir biçimde onarılmasını sağlamak, araçların onarımını tamamladıktan sonra detaylı bir kontrol yaparak, doğru bir şekilde onarıldığından emin olmak, ikame araç süresini kısaltmak, kullanıcı memnuniyetini artırmak ve onarımdan geçen araçların ikinci el satış değerlerini korumak yer almaktadır.”

Continue Reading

Popüler