Genel
Günlük Kiralamada Yabancı Turist Etkisi 2022’de de Devam Edecek!


Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2021 yılının 3. çeyreği sonuna ilişkin sektör verilerini açıkladı. Buna göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın 9 aylık bölümünde 12,6 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 47 bin 700 adet aracı filosuna kattı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 47,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
Bu dönemde, sektörün kiradaki aktif araç sayısı yılın ilk yarısı sonuna göre yüzde 1’in altında azalarak 221 bin 748 adet oldu. Sektörün toplam araç sayısı ise 2020 yılı sonuna göre yüzde 9,1 azaldı ve 239 bin adede geriledi. Öte yandan, operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araç payının yüzde 4,8’e, elektrikli ve hibrit araçların payının ise yüzde 5,9’a çıkması raporda dikkat çeken diğer detaylar arasında yer aldı. Artan hafif ticari araç kiralama trendinin önümüzdeki dönemde de sürmesini beklediklerini belirten TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Araç bulunurluğunda yaşanan sıkıntılar sektörün araç parkında beklenen büyümeyi, özellikle üçüncü çeyrekte fırsat olmasına rağmen, yakalayamamasına sebep oldu. Yaşanan bu daralma tüm dünyada otomotiv sektörünün ortak krizi oldu. Pazarda yeterli araç bulunamaması dolayısıyla, kiralanan araçların kontratlarını uzatma yöntemi izlenmeye başladı” dedi.
Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2021 yılının 3. çeyrek sonu sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın 9 aylık bölümünde 12,6 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 47 bin 700 adet aracı filosuna kattı. Sektörün aktif büyüklüğü ise 47,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün kiradaki aktif araç sayısı yılın ilk yarısı sonuna göre yüzde 1’in altında azalarak 221 bin 748 adet oldu. Sektörün toplam araç sayısı ise 2020 yılı sonuna göre yüzde 9,1 azaldı ve 239 bin adede geriledi.
Hafif ticari araçların payı yüzde 2,9’dan yüzde 4,8’e çıktı
Rapora göre, Renault yüzde 22,9 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’u yüzde 14,7 ile Fiat, yüzde 10,9’la Volkswagen ve yüzde 10,8’le Ford takip etti. Bu dönemde, sektörün araç parkının yüzde 50,7’si kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 26,5 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 18 pay aldı. 2018 yılı sonunda operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki payı yüzde 2,9 olan hafif ticari araçların payı ise 2021 yılının 3. çeyreği sonunda yüzde 4,8’e yükseldi. Diğer yandan, sektörün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların payının hızla artmaya devam etmesi de dikkatleri çekti. Buna göre, sektörün araç parkının büyük bölümünü yüzde 74,9 ile dizel yakıtlı araçlar oluşturmayı sürdürürken, benzinli araçların payı yüzde 19,2’ye çıktı. Hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 5,9’a ulaştı. TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Ticari araç kiralama oranları artış gösteriyor. Bu trendin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.
Sektördeki sedan gövde tipi araçların payı yüzde 66,9 oldu
TOKKDER raporuna göre, 2021 yılının 3. çeyreği sonunda operasyonel kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç oranlarında sedan birinciliği devam etti. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar yüzde 66,9’la birinci sırada yer alırken, hatchback gövde tipine sahip araçlar yüzde 18,6 ile ikinci sırada geldi. SUV araçlar ise yüzde 6,7 ile üçüncü sırada yer aldı. Bu araçları yüzde 2,1 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Rapora göre, sektörün toplam araç parkındaki araçların yüzde 68,3’ünü otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı yüzde 31,7 olarak gerçekleşti.
“Çip krizi, sektördeki potansiyel büyümeyi engelledi”
Otomotiv dünyasının yaşadığı çip krizinin Türkiye’ye yansımalarını değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, “Kiralama sektöründe ikinci ve üçüncü çeyrekte bir miktar büyüme beklentimiz vardı. Ancak araç bulunurluğunda yaşanan sıkıntılar sektörün araç parkında beklenen büyümeyi, özellikle üçüncü çeyrekte fırsat olmasına rağmen, yakalayamamasına sebep oldu. Yaşanan bu problemler dolayısıyla tüm dünya otomotiv sektöründe bir daralma söz konusu oldu. Çip tedarikindeki sorunun 2022 yılı ortasına kadar devam edeceği öngörülüyor” şeklinde konuştu.
“Ekonomi dengelenirse 2022’de büyüme gerçekleşir”
Türkiye otomotiv sektörünü ciddi şekilde etkileyen çip krizi dışında da etkenler olduğunu vurgulayan İnan Ekici, “Otomotiv sektöründeki fiyat artışları ve mali disiplindeki iniş çıkışlardan kaynaklı olarak tüketicinin tercihi ekonomik ve küçük segment araçlara kaymış durumda. 2022 ortasında ise çip krizinin sonlanması ile araç bulunurluğunun da artması ve büyümesi bekleniyor ancak Türkiye’de bu büyümenin yaşanabilmesi için döviz kuru ve ekonomide yaşanan dalgalanmaların durulması gerekiyor” dedi.
Günlük kiralamada yabancı turist etkisi
Pandemi sebebiyle 2020 yılında günlük kiralama sektörünün ciddi darbe aldığını sözlerine ekleyen İnan Ekici, “Haziran ayı ve sonrasında seyahat engellerinin kalkmasıyla birlikte yerli ve yabancı turist sayısında bir artış oldu, hala geçmiş seviyelerinde değil ancak bir önceki seneye göre ciddi bir artış oldu. Yurt içi yolcu sayısında yaklaşık yüzde 35, yurt dışı yolcu sayısında ise yaklaşık yüzde 75’lik bir artış yaşandı. Bu da günlük kiralama sektörüne, her ne kadar 2019’un halen altında olsa da olumlu yansıdı. Günlük kiralama işi yerli müşteri sayısı yaklaşık yüzde 20 – 25 seviyelerinde büyürken, yabancı müşteri adedi ise yaklaşık yüzde 40 kadar büyüdü. 2022 yılının geçtiğimiz yıllardan, hem aşılanma hem de koronavirüs salgını seyri açısından, çok daha iyi yönetilen bir yıl olacağını öngörerek turizm açısından daha hareketli bir yıl bekliyoruz. 2022’de, yabancı turist kaynaklı bu yıl yakalanan iyileşmenin trend olarak devam edeceğini söyleyebilirim” açıklamasında bulundu.
Sözleşmelerin büyük bölümü 30-42 ay süreli
Operasyonel kiralama sektörü, 2021 yılının ilk 9 ayını kapsayan dönemde ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya da devam etti. TOKKDER’in hazırladığı rapora göre, sektörün 2021 yılının ilk 9 ayında ödediği vergi tutarı toplamda 6,6 milyar TL’yi buldu. Sektördeki kiralama sürelerine bakıldığında ise, yılın 3. çeyreği sonunda Türkiye’deki operasyonel kiralamaların yüzde 46,5’ini 30-42 ay süreli sözleşmelerin oluşturduğu görüldü. Bu sözleşmelerden sonra en çok tercih edilen operasyonel kiralama süresi yüzde 20 ile 43 ay ve üzeri sözleşmeler olurken, 18-30 aylık sözleşmeler yüzde 18,4 oranında tercih edildi. 18 ayın altındaki kiralama sözleşmeleri ise kontratların yüzde 15,1’ini kapsadı. Kontrat sürelerini de yorumlayan İnan Ekici, “Araç bulunurluğu problemi kontrat sürelerini de etkiledi, şirketler ellerindeki araçları bırakmak istemiyorlar bu sebeple var olan kontratlarını uzatmayı tercih ediyorlar” dedi.
Genel
Volvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!


Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır vasıtalar için yaptığı güvenlik değerlendirmesinde en yüksek puan olan 5 yıldızı üçüncü defa kazandı. Son yapılan testler sonucunda standart kabinli iki yeni Volvo FH versiyonu, daha önce 5 yıldızla ödüllendirilen Volvo FM ve Volvo FH Aero modelleri arasına katıldı.
Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için gerçekleştirdiği ilk iki değerlendirme turunda test edilen tüm Volvo modelleri en yüksek güvenlik derecelendirmesi olan 5 yıldız ile ödüllendirilmişti. 2026 yılı itibarıyla açıklanan yeni sonuçlara göre standart kabinli Volvo FH modelleri de bu seçkin listeye katıldı.
Bugüne kadar Euro NCAP’in güvenlik değerlendirmesinden 5 yıldız alan Volvo Trucks modelleri:
- Volvo FM 4×2 çekici
- Volvo FM 6×2 kamyon
- Volvo FH 4×2 çekici (Yeni eklendi)
- Volvo FH 6×2 kamyon (Yeni eklendi)
- Volvo FH Aero 4×2 çekici
- Volvo FH Aero 6×2 kamyon
Listede yer alan tüm Volvo Trucks modelleri, aynı zamanda Euro NCAP’in City Safe kriterlerini de karşılıyor. Bu kriterler, Volvo Trucks’ın aktif güvenlik sistemlerinin performansı ve geniş görüş sağlama yeteneği sayesinde şehir içi trafik koşullarında savunmasız yol kullanıcılarının korunmasına katkıda bulunuyor.
Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Volvo’nun verdiği sözde durduğunu bir kez daha kanıtladık. Güvenlik her zamanki gibi önceliğimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ancak bu, artık duracağımız anlamına gelmiyor. Sürücülerimizi ve tüm yol kullanıcılarını korumak için güvenlik alanında öncü olmaya devam edeceğiz” dedi.
Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için ilk güvenlik değerlendirmesini 2024 yılında başlattığında 5 yıldız alan ilk kamyon üreticisi olmuştu. Euro NCAP’den 5 yıldız almak, kamyonların sürücü desteği ve çarpışma önleme kriterlerini karşıladığını ve hatta aştığını, sürücü ile diğer yol kullanıcıları için trafik güvenliğini sağladığını gösteriyor.
Volvo Trucks’ın “Sıfır Kaza” vizyonu, şirketin araç ve trafik güvenliğini sürekli geliştirme çalışmalarını ispatlıyor. Volvo Trucks, sadece koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda güvenlik risklerini öngörmek ve kazaları azaltmak için yeni güvenlik sistemleri geliştirmeye devam ediyor.
Euro NCAP hakkında
Belçika merkezli Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı (Euro NCAP) 1996’da kuruldu ve kısa sürede binek otomobillerin güvenliğini değerlendirmede Avrupa standartlarını belirledi. Euro NCAP, Avrupa Birliği dahil olmak üzere birçok Avrupa hükümeti tarafından da destekleniyor. Ağır ticari araç testlerinde güvenlik sistemleri tek tek puanlanıyor, ardından toplam değerlendirme üzerinden 1 ile 5 yıldız arasında bir skor belirleniyor. 5 yıldız, en yüksek performansı ifade ediyor.
Kamyon testleri neleri kapsıyor?
- Güvenli sürüş:Sürücü izleme, doğrudan ve dolaylı görüş, hız destek sistemleri.
- Çarpışma önleme:Araç, yaya ve bisikletli ile önden çarpışmalar, düşük hız manevra çarpışmaları, şerit ihlali kazaları.
- Çarpışma sonrası:Kurtarma bilgileri.
Euro NCAP, önümüzdeki dönemde test kapsamını ve çarpışma korumasını, farklı taşıma segmentlerini de içerecek şekilde genişletmeyi hedefliyor.
Genel
2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!


Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…
HABER: OKTAY ERGİNOĞLU
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.


7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!
Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.


TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor
Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.


Neden Snowmaster 2 Sport?
-
Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.
-
Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.
-
Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.
-
Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.


Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet
Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.
“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”
Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.


2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.
Oktay ERGİNOĞLU
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
-



Genel4 hafta önce2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!
-



Haberler2 ay önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Şarj Sektörü2 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Otomotiv Sektörü2 ay önceGelecek Geldi: Hyundai MobED, Yapay Zekâ Destekli Seri Üretim Mobilite Robotu!
-



Test Sürüşleri3 ay önceSürüş İzlenimi: Yeni Nissan Juke N-Sport Test Sürüşü – “Sarı Fırtına”
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceBMW iX3 ve BMW M5 Touring Almanya’da “Altın Direksiyon” Ödülünü Kazandı
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceOtomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı
-



Otomotiv Sektörü2 ay önce50 Yıllık Mobilite Mirası: Avis Türkiye, Dünya Liderliğini Geleceğe Taşıyor




