Connect with us

Elektrikli Otomobiller

Her iki Türk Tüketicisinden Biri Elektrikli Araç İstiyor

Araştırma sonuçlarına göre, sektör başlayan büyük değişime hız vermekte kararlı, tüketici ise maliyet endişelerinden sıyrılmış, elektrikli otomobil sahibi olma trendi yükseliyor.

Dünyanın önde gelen madeni yağ markalarından Castrol, Türkiye dahil 10 ülkede 10 bin tüketici ve otomotive yön veren 100 sektör yöneticisiyle yapılan elektrikli araç araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Castrol’ün Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ile Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, ‘Geleceğin dEVrini Yakalamak’ başlıklı araştırmayla ortaya konan yarının elektrikli araç dünyasına ilişkin verileri aktardı.

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal, dünyada başlayan teknolojik devrimle ulaşımın elektriklendiğine dikkat çekerek, otomotiv sektörünün büyük bir dönüşüm yaşadığını söyledi. Araştırmaya katılan pek çok ülkenin 2040 itibarı ile benzinli ve dizel motorlu araç satışını sonlandırmayı hedeflediğini belirten Köksal, 2022 bp Enerji Görünümü Raporu’na göre ise elektrikli araçların, yeni araç satışlarındaki payının 2035’te yüzde 50–70 aralığına, 2050’de yüzde 90 civarına çıkacağını kaydetti. Köksal, şöyle konuştu:

2050’ye kadar küresel araç parkında 2 milyar veya daha fazla elektrikli araç bulunacağı öngörülüyor. Otomotiv endüstrisi için heyecan verici bir dönemdeyiz. Castrol olarak biz de bir madeni yağ markasının ötesine geçerek bir bakım markasına dönüşüyor, aynı zamanda çözüm ortağı olduğumuz müşterilerimiz ve iş ortaklarımız ile büyümek amacıyla yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni nesil teknolojileri uygulama ve elektrikli araçlara geçişi hızlandırma yolunda endüstri ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz. Elektrikli ve hibrit araçların da içten yanmalı motorlara sahip araçlar gibi yüksek teknoloji sıvılara ve greslere ihtiyacı var. Elektrikli araç pazarının hızla büyüdüğü Çin, Almanya, İngiltere ve Amerika’da geliştirdiğimiz e-sıvılarımızla devrime yön veriyoruz. Castrol ON markasıyla üretilen e-sıvılarımız dünyada üretilen her üç elektrikli aracın ikisinin ilk dolumunda kullanılıyor. Castrol olarak hızla gelişen elektrikli araç teknolojisini yakından izleyerek yeni teknolojiler ve ürünlere yönelik Ar-Ge yatırımlarımızı da artırıyoruz. İngiltere’deki Pangbourne araştırma merkezimizde kurulacak elektrikli araç pil test merkezine ve analitik laboratuvarına yaklaşık 60 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız.”

Ar-Ge harcamaları 10 yılda üç kat artacak

Avustralya, Yeni Zelanda, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Japonya, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, İngiltere, ABD ve Türkiye’de 10 bin tüketici ve otomotiv üreticisi şirketlerden üst düzey 100 yöneticiyle yapılan Araştırmanın sonuçlarını açıklayan Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, bu araştırma ile özellikle devletlerin koyduğu net sıfır hedeflerine otomotiv sektörünün nasıl baktığını görmeyi amaçladıklarını kaydetti. Tatlısöz araştırmanın, şirketlerin bu hedefler doğrultusundaki hamlelerini ve tüketicilerin elektrikli araçlara yaklaşımını yansıttığını ve ‘elektrikli devrimini’ yönetmek için sektöre fayda sağlayacağını düşündüklerini söyledi.

Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 53’ü gelecek sefere elektrikli araç almayı düşüneceklerini söylerken elektrikli araç kullanan tüketicilerin yüzde 99’u gelecek sefer de elektrikli araç alacağını belirtiyor.

Araştırmadan öne çıkan başlıklar şöyle;

Sektör yöneticilerinin yüzde 97’si, şirketlerinin içten yanmalı motorlu araçlar için devletlerin zorunlu kıldığı kademeli kullanımdan kaldırma hedeflerine hazır olacağına inanıyor. Ancak şirketlerinin şu anda içten yanmalı araçtan elektrikliye geçmeye hazır olduğunu söyleyenlerin oranı sadece yüzde 40. Tüm otomotiv yöneticilerinin sadece yüzde 8’i tedarik zincirinin buna hazır olduğuna inanıyor.

Küresel otomotiv yöneticilerinin yüzde 66’sı elektrikli araçlara geçişin şirketleri için bir numaralı stratejik öncelik olduğunu belirtiyor.

Bu öncelik Ar-Ge rakamlarına yansıyor. 2015 yılında Ar-Ge harcamalarının ortalama yüzde 11’i elektrikli araçlara, yüzde 39’u ise içten yanmalı araçlara odaklanmıştı. Bugün bu oran yaklaşık iki katına çıkarak yüzde 21’e ulaştı. Sektör yöneticileri, 2025 yılına kadar oranın yüzde 31’e, 10 yıl içindeyse üç katına çıkacağını öngörüyor. Hibrit araçlar da hesaba katılırsa, 2025 yılına kadar Ar-Ge harcamalarının yüzde 70’inden fazlasının elektrikli araçlara ve hibritlere odaklanacağı tahmin ediliyor.

Bu dönemde içten yanmalı araçlara yönelik Ar-Ge harcamalarının ise yüzde 15’e düşmesi bekleniyor.

Sektör yöneticilerinin yüzde 63’üne göre, içten yanmalı araçlar için devletlerin koyduğu kademeli olarak kullanımdan kaldırma hedefleri, endüstrideki geçişe ve Ar-Ge çalışmalarına yapılan harcamalara hız kazandıran bir numaralı faktör. Yöneticilere göre elektrikliye geçişi hızlandıran ikinci faktör net sıfır hedefleri (yüzde 57), üçüncü sırada tüketicilerin sürdürülebilirlik endişeleri (yüzde 35) var.

Otomotiv yöneticilerine göre elektrikli araçlara geçişi yavaşlatan en büyük engel yüzde 56 ile yüksek maliyetli bataryalar olarak öne çıkıyor. Şarj noktalarına erişim (yüzde 43), teknik eleman yetersizliği (yüzde 40) ile diğer bariyerler.

Tüketici tarafından bakıldığında ise aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerdeki sürücüler daha az hava kirliliği, düşük sürüş maliyeti ve evde şarj imkanını elektrikliye geçişi hızlandıran faktörler olarak gösteriyor. Bariyerler ise ultra hızlı şarjın yaygın olmaması, şarj noktalarına erişim ve menzil endişeleri diye sıralanıyor.

Türkiye’de her iki kişiden biri elektrikli istiyor

Dünyadaki otomobil sahibi tüketicilerin yarısından fazlası gelecek sefer elektrikli araç almak istiyor. Çin yüzde 80 ile en çok elektrikli araç almak isteyenlerin bulunduğu ülke.

Türkiye’deki tüketiciler de küresel eğilimle aynı yönde niyet belirtiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 49’u bir sonraki araçlarının elektrikli olmasını istiyor. Türkiye, bu oranla Fransa, Avustralya – Yeni Zelanda, ABD, Hindistan ve Almanya’nın önüne geçiyor.

Türkiye’deki tüketicinin bu yönde davranmasının ardındaki en büyük neden yüzde 88 ile kentsel alanlarda hava kirliliğini azaltmak olarak öne çıkıyor. Diğer nedenler ‘yeni elektrikli araç modellerinin piyasaya sürülmesi’ (yüzde 85), ‘elektrikli araçların benzinli ya da dizel araçlara kıyasla daha iyi entegre edilmiş bir teknolojiye sahip olduğuna inanılması’ (yüzde 84) ve ‘benzinli veya dizel motorlu araçlara göre daha düşük karbon emisyonları yayması’ (yüzde 82) olarak sıralanıyor.

Maliyet endişesi ortadan kalkıyor

Elektrikli araçlarla ilgili tüketicilerin fiyat endişelerinde gerileme var. Dünyada elektrikli araç kullananların yüzde 78’i kullanım ömrü göz önüne alındığında bir elektrikli araca sahip olmanın toplam maliyetinin benzinli veya dizel araca göre daha düşük olduğuna inanıyor.

Araştırmaya katılan Türk tüketicilerin yüzde 61’i de bir elektrikli aracın toplam maliyetinin (vergi, yakıt ve bakım masrafları dikkate alındığında) eşdeğer bir içten yanmalı araçtan daha düşük olduğu görüşünde.

Türkiye’deki tüketiciler için elektrikli araçlar konusunda endişe yaratan ilk başlık şarj altyapısı. Elektrikli araç kullanmayan sürücülerin yüzde 70’i, şarj altyapısının yeterince yaygın olmadığına inanıyor. Model seçeneklerinin azlığı (yüzde 65) ve devlet teşviklerinin yetersizliği (yüzde 64) diğer başlıklar olarak öne çıkıyor.

Elektrikli araçlara en hazır ülke Norveç

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, dünyada ve Türkiye’de elektrikli araçlarla ilgili bir zihniyet devrimi yaşandığına dikkat çekti. Tatlısöz “Araştırma yapılan ülkelerin tamamında elektrikli araç kullanma eğilimiyle ilgili verilerde yükselme var. Economist Impact tarafından yapılan ve bp tarafından desteklenen dEVir Indeksi’ne göre tamamen elektrikli araçlarla ulaşıma geçmeye en yakın ülke Norveç (endeks puanı 66). İçten yanmalı araç üretimini 2025’te sonlandıracak Norveç’i, Çin (55 puan) ve Almanya (52 puan) takip ediyor” dedi.

Castrol ON ürünleri Kasım ayında Türkiye’de

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal Türkiye’de büyüyen elektrikli araç pazarının sağlıklı gelişimi ve elektrikli araçların uzun süre üst düzey performans göstermesi için Castrol olarak endüstriyle birlikte çalıştıklarını söyledi. Köksal, Kasım ayından itibaren Castrol’ün elektrikli araçlar için üretilen Castrol ON e-sıvılarının Türkiye pazarında yer alacağını bildirdi. Köksal, “Dönüşümü hızlandırmak ve geleceğin elektrikli dünyasına bağlanmak için sektör ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz. Otomotiv sektörünün en iyileriyle iş birliği yaparak teknolojik gelişimi faydaya dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Castrol ON e-sıvıları daha uzun menzil, daha hızlı şarj ve daha uzun ömür sunarak sektörün karşılaştığı sorunlara çözüm üretiyor. Çok yakında Türkiye’de de bu ürünlerle elektrikliye geçişi destekleyeceğiz” dedi.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Otomobiller

Enerjisa Üretim’in Filoda Tercihi Kia

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim, araç filosunu Kia EV3 ve Sportage modelleriyle güçlendirdi.

Yenilikçi ürün gamı, gelişmiş teknolojileri ve sürdürülebilir mobilite vizyonuyla dikkat çeken Kia, kurumsal filo alanındaki güçlü iş birliklerine yenilerini eklemeye devam ediyor. 1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji dönüşümüne yön veren Enerjisa Üretim, filosunu Kia EV3 ve Sportage modelleriyle genişleterek operasyonel kapasitesini ve verimliliğini artırdı.

Enerjisa Üretim’in tercih ettiği karma filo yapısı, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik esnek ve verimli bir çözüm sunuyor. Filoda yer alan Kia EV3 modelleri, şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken; Sportage modelleri ise üstün sürüş konforu, ileri teknolojileri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle saha operasyonlarında yüksek performans sunuyor.

Dünyada “Yılın Otomobili” seçilen Kia EV3, şehir içi kullanımda 604 kilometreye varan menziliyle elektrikli mobilite alanında dikkat çekerken; Sportage ise modern tasarımı, geniş iç hacmi ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle kurumsal kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde yanıt veriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı şunları söyledi: “Türkiye’nin enerji sektöründeki en güçlü markalarından biri Enerjisa Üretim’in Kia’yı tercih etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. EV3 ve Sportage modellerimizin bir arada yer aldığı bu filo yatırımı, Kia’nın farklı ihtiyaçlara cevap verebilen geniş ürün gamının önemli bir göstergesidir. İş ortaklarımızın operasyonel verimlilik, maliyet optimizasyonu ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Enerjisa Üretim’in tercihi, Kia’nın Türkiye kurumsal filo pazarındaki güçlü konumunu pekiştirirken, markanın farklı kullanım senaryolarına uygun çözümler sunabilen güvenilir bir mobilite ortağı olarak öne çıktığını bir kez daha ortaya koyuyor.

 

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Popüler