Connect with us

Genel

  Her Koşulda Güvenli Sürüş Sunan Pirelli Cinturato All Season SF2 Tanıtıldı

  Her hava koşulunda güvenli sürüş deneyimi sunan Pirelli Cinturato All Season SF2, yıl boyu kullanılabiliyor. En ileri lastik teknolojilerini içeren yeni dört mevsim Cinturato’da sürüş güvenliğini ve çok yönlülüğü en üst düzeye çıkarmak için hem hamurdan hem de sırt yapısından yararlanan ‘uyumlu sırt deseni’ sistemi ilk defa kullanılıyor.

Lastik delinse bile sürücülerin yola devam etmesini sağlayan Pirelli Seal Inside ve Run Flat teknolojilerinin yanı sıra elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar için Elect işaretli versiyonu da sunuluyor.

YIL BOYU DERTSİZ LASTİK

Cinturato All Season SF2, 15’ten 20 inçe kadar 65 farklı ebatla en yeni SUV’lardan orta boy sedanlara kadar modern kentli araçlar için sunuluyor. Lastiğin yanağında M+S sembolü ile 3PMSF (üç zirveli dağ ve kar tanesi simgesi) işareti yer alıyor. Lastiğin kış koşullarında bile mükemmel performansının göstergesi olan bu işaretler, belirli testlerden geçirilerek Avrupa mevzuatıyla uyumu da belgeliyor. Cinturato ailesinin en yeni üyesi, otomobilini çoğunlukla şehir içinde ve dağlık bölgelerden uzakta, ılıman hava koşullarında kullanan ve yılda ortalama 25.000 kilometre yol yapan sürücüler için ideal bir seçenek sunuyor. Dört mevsim lastiklerin sırt deseni ve hamuru, gerek ıslak gerek kuru asfaltta hem düşük hem de yüksek hava sıcaklıklarında iyi performans sergileyecek ve çok yönlü kullanım sağlayacak kadar iyi denge yakalayabiliyor. Maksimum performans arayan sürücülerin kış ve yaz lastikleri arasında geçiş yapması önerilirken, dört mevsim lastikler diğer pek çok sürücü için lastiğin ömrü boyunca rahatça ve tasasızca kullanılabilen bir seçenek oluyor.

 

KURU, ISLAK VE KARLI ZEMİNDE GÜVENLİK

Cinturato All Season SF2, yıl boyu karşılaşılan her sürüş durumunda sınıfının en iyi performanslarından birini sergiliyor. Bu durum, yeni Cinturato’nun bir süre önce tanınmış Alman test kurumu TÜV SÜD tarafından ‘Performance Mark’(1) (Performans İşareti) almaya layık bulunmasıyla da teyit edildi.

Bir başka Alman referansı olarak, Dekra(2) da Cinturato All Season SF2’nin kuru zeminde daha kısa fren mesafesiyle mükemmel kontrol sunduğunu, bire bir rakiplerine kıyasla karlı zeminde daha iyi sürüş sağladığını ve hem ıslak hem de karlı zeminde mükemmel frenleme performansı sergilediğini belgeledi. Cinturato All Season Plus, önceki versiyonuna kıyasla kuru zeminde fren mesafesini 3,5 metre ve ıslak zeminde yaklaşık 2 metre(3) kısaltıyor. Önceki versiyonuyla karşılaştırıldığında lastiğin karlı zemindeki performansı da hem yol tutuşu hem de frenleme (yaklaşık 1 metre(3) kazanç) açısından iyileştiriliyor.

 

DAHA UZUN LASTİK ÖMRÜ

Cinturato All Season SF2’nin profili ve yapısı ile birlikte yeni sırt deseni de eşit dağılımlı temas yüzeyi sayesinde sürüş kabiliyetini optimize ederken lastik ömrünü önceki Cinturato All Season Plus versiyonuna göre %50’ye kadar uzatıyor. Bu etkileyici sonuç, hamurlarda yeni maddelerin kullanılması ve sırt deseninin lokalize sertliklerinin iyileştirilmesi sayesinde elde ediliyor.

DÜŞÜK YAKIT TÜKETİMİ  

Dekra’nın gerçekleştirdiği testler(2) sırasında görüldüğü üzere, yeni nesil uyumlu sırt deseni hamuru da ana rakiplere kıyasla daha düşük dönme direnci yaratıyor. Daha düşük dönme direnci, yakıt tüketiminde iyileştirme veya Elect işaretli lastiklerle donatılmış elektrikli otomobillerde daha uzun menzil anlamına geliyor. Çevresel sürdürülebilirlik açısından fayda sağlayan bu durum, aynı zamanda lastik etiketi sınıflandırmasını Cinturato All Season SF2 ürün yelpazesinin büyük çoğunluğu için dönme direncinde B kategorisine yükseltiyor.

 

DÖRT MEVSİM LASTİKLERİN EN SESSİZİ

Cinturato All Season SF2, Dekra(2) tarafından başlıca rakiplerle karşılaştırmalı olarak gerçekleştirilen testlerde sınıfının en sessiz lastiği oldu. Özel hamur ve sırt deseni sayesinde gürültü seviyesinin minimuma inmesi çevreye de olumlu katkıda bulunuyor.

 

CINTURATO ALL SEASON SF2: ÜRETİM

 

DAHA FAZLA GÜVENLİK İÇİN UYUM SAĞLAYAN SIRT

Lastiğin güvenli kullanım için yaz kış farklı sıcaklıklara otomatik olarak uyum sağlayabilen hamuru ve sırt deseni, değişken sürüş ve hava koşullarında mükemmel fren performansını mümkün kılıyor. Sırt desenindeki oluklar kışın soğuk havalarda açık kalarak karlı zeminde daha iyi frenleme sağlarken ıslak ve kuru koşullarda fren yapıldığında kapanıyor, sırt bloklarını sertleştiriyor ve zemini daha iyi kavrıyor.

Bu uyum sağlayabilen sistem için kar olmadığında kapanarak kış sırt desenini yaz lastiğine dönüştüren ve böylece normal ıslak ve kuru zeminlerde aracın hakimiyetini iyileştiren sırt deseni oluklarının 3D teknolojisinden yararlanılıyor.

Sırt deseninde yanal olukların giderek bölümlere ayrılan tasarımıyla birlikte geniş bir orta kanal sayesinde yağmur yağdığında suyun etkin bir biçimde atılmasını sağlanırken güvenlik ve suda kızaklamaya karşı direnç de artırılıyor.

Hamurun ömrü de ikiye katlanıyor: Soğuk ve ıslak koşullarda yumuşak ve uyumlu, kuru zeminde ise sert ve istikrarlı bir performans elde ediliyor. Silika parçacıklarıyla kimyasal olarak birbirine bağlı bifazik polimerik maddeler de dahil hamurun yenilikçi bileşenleri sayesinde mümkün olan bu konsept, aynı zamanda yakıt tüketimini düşürmek veya bataryayla daha uzun menzil elde etmek için daha düşük dönme direnci sunuyor.

CINTURATO ALL SEASON SF2’DEKİ ‘AKSESUARLAR’

 

SEAL INSIDE VE RUN FLAT TEKNOLOJİLERİYLE DELİNME SORUN DEĞİL

Cinturato All Season SF2’nin bazı ebatları, sürücüye daha da fazla güvenlik hissi vermek için yenilikçi Seal Inside teknolojisiyle sunuluyor. Bu teknoloji, 4 milimetreye kadar büyüklükteki delinmelerde bile sürücünün yola devam etmesini sağlıyor. Lastiğin içine yerleştirilen jel benzeri özel bir madde, sırtı delen her türlü nesnenin üzerini hızla kaplayarak havanın dışarı kaçmasını engelliyor ve basıncı koruyor. Delici nesne çıkarıldığında bu jel benzeri madde, deliği kapatıyor. Pirelli’nin Kendinden Destekli Run Flat özelliği de seçenek olarak sunuluyor. Yolculuğu sürdürürken güvenliği artıran bu özellik sayesinde lastik basıncının aniden düşmesi halinde bile aracın dengede kalması, en yüksek 80 km/saat hızda 80 kilometreye kadar yol alınabilmesi sağlanıyor. Bu lastikler, yanak yapısının içine yerleştirilen takviyeler sayesinde otomobil üzerindeki yanal ve dikey yükleri destekleyebiliyor.

 

ELECT: ELEKTRİKLİ VE ŞARJ EDİLEBİLİR HİBRİT OTOMOBİLLERDE MAKSİMUM OTONOMİ

Elect işaretli Cinturato All Season SF2 lastikler şimdi elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların emrinde. Bu lastiklerde her otomobilin menzilini maksimuma çıkarmak için daha düşük dönme direncini garanti eden hamur, yapı ve sırt deseniyle çeşitli teknolojiler birlikte kullanılıyor. Araç içinde konforu artırmak için daha az gürültü yaratan bu lastikler, elektrikli otomobillerin gücünden ve gercek torkundan yararlanmak amacıyla anında kavrama sağlıyor.

KULLANICI HATALARI SONUCU MEYDANA GELEN HASARLAR İÇİN 6 AYLIK ‘TYRELIFE’ GARANTİSİ

Pirelli’nin yeni dört mevsim lastiği, satın alındıktan sonraki ilk 6 ay içinde kullanıcı hatası sonucu meydana gelen ve tamir edilemeyecek durumdaki hasarlar için her set başına bir lastiğin değiştirilmesine izin veren ‘Tyrelife’ garantisiyle sunuluyor ve sürücülerin içini daha da rahatlatıyor. Tyrelife Lastik Garantisi için müşterilerin lastikleri satın aldıktan 15 gün içerisinde pirelli.com.tr’de yer alan Tyrelife sayfasını ziyaret ederek kaydını gerçekleştirmesi yeterli oluyor.

 

1950’LERDEN BUGÜNE CINTURATO

 

CINTURATO: GÜVENLİĞİ ÖNEMSEYEN LASTİK AİLESİ

 

Güvenlik ve verimlilik, 70 yıldan uzun zamandır Pirelli Cinturato lastik ailesinin odağında yer alıyor. En başlarda Pirelli pazarlama departmanının “içinde kendi emniyet kemerine sahip olan muhteşem yeni lastik” diye tanımladığı Cinturato, 1950’li yıllarda dünyanın en önemli otomobillerinin donanımı oldu. Pirelli, o dönemin en ünlü otomobillerinin donanımı olan ilk lastiklerle başlayıp Ferrari 250 GT, 400 Superamerica, Lamborghini Miura, Maserati 4000 ve 5000 gibi spor otomobillere olabildiğince kavrama kabiliyeti kazandırmak için gereken nitelikte sportif yol lastikleri konseptini geliştirmeye devam etti.

 

 

Ardından, özellikle rallilerde büyük başarı yakalayan, daha da yüksek performanslı ilk düşük profilli lastikler tanıtıldı. Bu deneyim sayesinde yenilikçi bir radyal kuşak içeren başka lastikler pazara sunuldu. Daha sonra sıfır derece naylon kuşak ve ultra düşük profil gibi çığır açan inovasyonlarla ilk Cinturato P7 lanse edildi. P7’nin gelişimi devam ederken yakıt tüketimini ve zararlı emisyonları azaltma gibi özellikleriyle öne çıkan Cinturato P7’nin yeni bir versiyonunun pazara sunulduğu 2000’li yıllara kadar Cinturato P6 ve P6000 takip etti. Pirelli, geçen yıl dünyanın lider premium otomobil üreticileriyle birlikte geliştirdiği yeni yaz lastiği Cinturato P7’yi pazara sundu. Bu yeni lastik, davranışı çalışma ısısına göre ayarlayabilen bir tür ‘mekanik zekalı’ yenilikçi hamur sayesinde hem kuru hem ıslak zeminde üstün güvenlik seviyelerine ulaşabiliyor. Ürün yelpazesini tamamlayan Cinturato Winter lastiği ise iş ya da keyif amacıyla uzun yol yapan ve tipik soğuk hava koşullarında bile en iyi performansı arayan dinamik sürücülere hitap ediyor.

 

 

  • TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen karşılaştırmalı testlerde 205/55R16 94V ebatlı Cinturato All Season SF2 ile Bridgestone Weather Control A005 EVO, Michelin Cross Climate + ve Goodyear Vector 4 Seasons Gen-3 lastikler kullanıldı.
  • Ocak 2021’de DEKRA Test Merkezi tarafından Idiada – Tarragona (İspanya), Vistträsk (İsveç) ve Milano’da (İtalya) gerçekleştirilen kıyaslama testlerinin 20CPCEXT-181 numaralı raporundan derlenen sonuçlar. Test edilen lastikler: 205/55R16 94V ebatlı Cinturato Dört Mevsim SF2,Michelin Cross Climate+, Goodyear Vector 4 Season Gen3, Bridgestone Weather Control A005 EVO.
  • Yeni Cinturato Dört Mevsim SF2 ile önceki Cinturato Dört Mevsim Plus arasında kurum içi karşılaştırmalı testler.

 

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

test1

test1

Continue Reading

Genel

Jeep Renegade 10 Yaşında

Lansmanından günümüze, dünya genelinde toplam 2 milyona yakın kullanıcı tarafından Tercih edilerek, Jeep’in başarı hikayesine ortak olan “Renagade” 10. yaşını kutluyor. 

Jeep’in küçük SUV segmentinde yer alan ilk modeli olan Renegade, sınıfının en iyi off-road kabiliyetinin yanında, özgün tasarımıyla da beğeni toplamaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan, e-hybrid motor seçeneğiyle son teknoloji hibrit deneyimli sunan Renegade, 2023’te 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu.

Özgürlük, macera ve tutkunun markası Jeep’in kendine özgü tasarımıyla adından söz ettiren ve kısa zamanda global olarak büyük beğeni toplayan modeli Renegade, 10’uncu yaşını kutluyor. Satışa sunulduğu günden bu yana dünya çapında 2 milyona yakın kullanıcı tarafından tercih edilen Renegade, markanın “İstediğin yere git, özgürce yaşa” felsefesini, son teknoloji hibrit teknolojisiyle harmanlayarak kullanıcıları etkilemeyi sürdürüyor.

Türkiye’de de etkileyici bir satış performansı ortaya koyan Jeep Renagade, bugüne kadar toplam 17.200 adet ile markanın başarı hikayesine ortak olmaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan Renegade, 2023’te ise 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu. 2022’ye göre yüzde 15 artış ile daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilen Jeep Renegade, performansı, sınıfının en iyi arazi kabiliyetlerini sunması ve tasarımı ile beğeni toplamaya devam ediyor.

Başarı hikayesi 2014’te başladı

Efsane olma yolunda tam gaz ilerleyen Jeep Renegade’in bugün büyük bir başarıya dönüşen hikayesi, Mart 2014’te başladı. Dünya çapında 100’den fazla pazarda satılacak global bir model olarak tasarlanan Renegade, aynı zamanda İtalya’daki Melfi fabrikasında üretilen ilk Jeep modeli unvanını da aldı. Etkileyici off-road kabiliyetlerini kompakt boyutları ve özgün tasarımıyla birleştiren Renegade, şehir yaşamında veya macera dolu yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Renegade e-Hybrid Yüzde 0 Faizli Kredi Kampanyası ile Tercih Edilebiliyor.

Jeep’in güçlü mirasını yeni tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ürün özellikleri, sürüş ve araç içi teknolojileriyle bugüne taşıyan modeli Renegade e-Hybrid, 130 HP güç ve 240 Nm tork üreten 1.5 litrelik 4 silindirli turbo benzinli motoru, 48-Volt bataryaya sahip 15 kW’lık elektrik motoruyla birleştiriyor. Renegade’in verimli hibrit motoru, 7 ileri otomatik çift kavramalı otomatikle eşleştiriliyor. Tüm bu özelliklerle birlikte Jeep Renegade, her koşulda yüksek performanslı ve keyifli bir sürüş sunuyor.

 

Jeep, ocak ayında geçerli olan satış kampanyasında, kredi kullanmayı tercih eden müşteriler için 200 bin TL’ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor.

Limited donanım seviyesinde tercih edilebilen Style Pack versiyonunda ise Navigasyon, Karartılmış arka camlar, Led Ön ve Arka Farlar, 8,4 inç Bilgi-Eğlence Sistemi ve Sunroof standard olarak sunuluyor.

 

Continue Reading

Genel

CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT TEKNOLOJİSİNE SAHİP OLAN “Ë-SERIES” ÖZEL VERSİYONU TÜRKİYE’DE

Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor. 

Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.

En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!

Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.

Yeni 48V Hibrit Teknolojisi

48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
  • Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
  • 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
  • Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
  • 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
  • Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.

“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik

Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.

İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer

Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.

Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.

Continue Reading

Popüler