Connect with us

Otomotiv

Honda, Japonya Mobilite Fuarı’nda geleceğin teknolojilerini tanıttı

‘Hayallerin Gücü’ mottosu ile insan için mühendislik çalışmalarını sürdüren Honda,

27 Ekim – 5 Kasım 2023 tarihleri arasında Japonya’nın başkenti Tokyo’da gerçekleştirilecek Japonya Mobilite Fuarı’nda otomobil, motosiklet, güç ürünleri, uçak, çeşitli mobilite araçları olmak üzere ürün gamındaki konsept modelleri ve teknolojileri sergileyecek.

 

Mühendislik çalışmaları ile fark yaratan Honda, 27 Ekim – 5 Kasım 2023 tarihleri arasında Japonya’nın başkenti Tokyo’da gerçekleştirilecek Japonya Mobilite Fuarı’nda otomobil, motosiklet, güç ürünleri, uçak, çeşitli mobilite araçları olmak üzere ürün gamındaki konsept modelleri ve teknolojileri sergileyecek. ‘Hayallerin Gücü’ mottosunu ‘Sizi nasıl harekete geçiriyoruz’ sloganı ile genişleten Honda, bu kapsamda insan için mühendislik çalışmaları kapsamında hayal gücüyle yarattığı çeşitli mobilite ürünleri ve hizmetleri ile insanları hem fiziksel olarak harekete geçiriyor hem de duygularını da hitap ediyor.

 

Japonya Mobilite Fuarı çerçevesinde özel olarak tasarlanan ‘Honda DREAM LOOP’ standı ve web sitesi üzerinden ziyaretçilere kendi kelimelerini kullanarak ‘mobilite hayalleri’ni aktardıkları bir deneyim sunulacak. Yapay zeka tarafından her katılımcı için özel olarak oluşturulan görüntüler, Honda standındaki LED ekranlarda ve özel web sitesinde sergilenecek. Stand alanındaki bu özgün çalışmanın yanı sıra Honda, insanların zaman ve mekan gibi sınırlamaları aşmasına olanak sağladığı birçok farklı ürün ve teknolojilerini fuarda ve özel olarak oluşturulan web sitesinde sergileyecek.

 

Honda’nın sınırlı kaynaklar ile uyumlu mobilite ürünleri

Dünyanın alanında önde gelen fuarlarından biri olan Japonya Mobilite Fuarı’nda Honda, mühendislik çalışmaları kapsamında iki ana başlıkta mobilite ürünlerini tanıtacak. Bunlardan ilki çevresel koşulların göz önünde bulundurulması sonucunda öncelik haline gelen sınırlı kaynak sorununu aşmak üzere tasarlanan mobilite ürünleri olarak sınıflandırıldı.

 

Honda’nın elektrikli konsept modellerinden SUSTAINA-C ve Pocket, insanların kaynak kısıtlamalarını aşması için tasarlanırken; bu modeller geri dönüştürülmüş akrilik reçineden üretiliyor. Değiştirilebilen bataryaları ile şarj bekleme süresini ortadan kaldıran elektrikli motosiklet SC e: Concept modeli de iki adet Honda Mobil Güç Paketi e: ile çalışıyor. Tüketicilerin temiz yenilenebilir enerjiyi Honda Mobil Güç Paketi e: ile taşıyarak ve farklı yerlerde kullanarak enerji kaynağındaki sınırları aşması hedefleniyor. Kaynak kullanımının yanı sıra sürdürülebilirlik için de geliştirilen Honda Mobile Power Pack e: ve farklı teknolojilerle desteklenen çeşitli elektrikli ürünler fuarda yer alacak.  Batarya üretimindeki yatırımlarının yanı sıra 2050 yılındaki sıfır karbon hedefi için çalışmalarına devam eden Honda, elektrifikasyon ve otonom sürüşün yaygınlaşmasına paralel olarak sürücülerin keyif alması için geliştirilen Honda Specialty Sports Concept modelini de fuarda ilk kez sergilenecek. Bunlara ek olarak gökyüzündeki mobilite ürünlerinden HondaJet Elite II hafif iş jetinin tam boyutlu iç mekan maketinin sergileneceği fuarda, ziyaretçiler jetin iç mekanını deneyimleyebilecek. Honda eVTOL’un beşte bir boyutlu dış maketi ve Honda VTOL’un güç ünitesi olarak geliştirilen gaz türbini hibrit sistemi de fuar alanında yer bulacak.

 

Honda’nın hayatı kolaylaştıran mobilite ürünleri

Tokyo’daki Japonya Mobilite Fuarı’nda Honda mühendisleri tarafından insanların farklı ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilen hayatı kolaylaştıran mobilite ürünlerine de yer verilecek. Bu kapsamda; Honda’nın orijinal Cooperative Intelligence (CI) ve otomatik sürüş teknolojilerini içeren iki koltuklu, dört tekerlekli elektrikli araç Honda CI-MEV sayesinde özellikle toplu taşımanın olmadığı alanlarda veya uzun mesafe yürüme zorluğu gibi kısıtlamaları aşarak insanların hareket kabiliyeti sunulması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi hedefleniyor. Otonom özelliğe sahip diğer model olan Honda Autonomous Work Vehicle (AWV) da büyük yükleri taşıyarak insanların hayatını kolaylaştırması ve bireysel mobiliteye katkı sağlaması için geliştiriliyor. Yüklerin yanı sıra Honda, kullanıcının otururken vücut ağırlığı ile yönlendirebileceği eller serbest kullanılabilen kişisel mobilite aracı UNI-ONE’ı da tanıtacak. Honda mühendisler tarafından özel olarak geliştirilen denge kontrol teknolojisine sahip orijinal tekerlek mekanizmasıyla her yönde doğal olarak hareket edebilen UNI-ONE, mobilite sorunları yaşayan kullanıcılar için çözüm sunmaya odaklanıyor.

 

Geleceğin teknolojileri için çalışmalarını sürdüren Honda, insansı robotu ASIMO dahil olmak üzere robot teknolojisine yönelik araştırmalar ve yapay zeka destekli uzaktan kumanda teknolojisiyle geliştirdiği çok parmaklı robotik ele sahip Honda Avatar Robot’u tanıtacak. Bunların yanı sıra Honda’nın geliştirdiği yeni ticari mini BEV ve Power Exporter e: 6000 isimli taşınabilir harici güç kaynağı cihazı prototipi de fuarda yer alırken; Honda’nın yeni iş geliştirme programı IGNITION’ın girişimlerinden görme engelliler için ayakkabı içi navigasyon sistemi Ashirase, tek kişilik üç tekerlekli elektrikli mikro mobilite ürünü Striemo ve normal bir bisikleti elektrik destekli hale getiren Honda SmaChari ile donatılan RAIL ACTIVE-e bisiklet ziyaretçiler ile buluşacak.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Otomotiv

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.

Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı

Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.

Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”

Continue Reading

Popüler