Connect with us

Otomotiv

HYUNDAI, STARIA İLE MPV’YE Geri Döndü..

  Güney kore markası Hyundai, hem hafif ticari hemde mpv kategorisi ile aileleri hedefleyen konforlu yeni modeli STARIA ile Türk tüketicilerine şimdi bambaşka bir alternatif sunuyor. H serisi ve ardından Starex ile yıllardır Hafif ticari ve mpv segmentinde olan Güney Kore markası yeni tasarım dili ve füturıstik çizgilerle harmanladığı aracına güveniyor.

Dışarıdan bakıldığında ilk olarak Bir Uzay kapsülünü andıran bu marjinal tasarım dikkat çekerken mobilite ve konfor açısından da son derece önemli özellikler sunuyor. Ve kısıtlı bir süre için Hyundai’nin yeni MPV modeli STARIA, 659.900 TL’den Türk tüketicisinin beğenisine sunuldu.
Ticari kategoride yer alan araç 9 kişilik bir kapasiteye sahip.Tucsonunda yapıldığı aynı platformu kullanan araç aile kullanımında da maksimum fayda sağlıyor. Keyifli bir sürüşe sahip olan otomobil, iç mekanında yer alan mobilite deneyimiyle de yolcularına üst düzey konfor sunuyor.


Araç segmentindeki benzer rakiplere kıyasla hem tasarım hem fiyat hemde konfor ve donanım ekipmanları ile önde olma iddiasında. #STARIA, ülkemizde 177 beygirlik 2.2 litrelik CRDi motor ve 8 ileri otomatik şanzımanla satılıyor.

 

Satışa sunulan yeni modelle ilgili etkinlikte konuşan Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, “ Hyundai markası tüm dünya çapında büyük bir değişim ve gelişim içinde. Dünyanın en hızlı büyüyen markalarından biriyiz. Marka olarak geleneksel üretici olmaktan uzaklaşıp insanoğlunun geleceğine yön veren ve hayatlarımızı her alanda kolaylaştıran mobilite çözümleri sağlayan bir marka olma yolunda da hızla ilerliyoruz. Bu doğrultuda; 2022’deki ikinci yeniliğimiz olan 9 koltuklu STARIA ile uzun bir süredir yer almadığımız MPV segmentine tekrar merhaba diyoruz.

Ön farları sayesinde fark yaratan tasarımıyla, tüm yolcularına rahat ve konforlu bir yolculuk sunan kullanışlılığıyla, yüksek kalitesiyle, yeni yaklaşımlar sunan teknolojik özellikleriyle ve Türk aile yapısına uyan geniş iç hacmiyle STARIA’nın Türkiye’de önemli bir fark yaratacağına inanıyoruz” dedi.
Uzay gemisine benzeyen, geleceğe yönelik bir tasarım STARIA’nın dış tasarımı, sade ve modern çizgilerden oluşuyor. Uzaydan bakıldığında, gün doğarken oluşan dünyanın silüeti, yeni MPV’nin tasarımına da ilham kaynağı oldu. Önden arkaya doğru uzanan akıcı tasarım, burada modern bir ambiyans oluşturuyor.

Arka kısımdaysa göz alıcı diklemesine yerleştirilmiş stop lambaları bulunuyor. Geniş bir cam ile desteklenen arka kısımda sade ve saf bir görünüm bulunuyor. Arka tampon ise yolcuların bagajlarını kolayca yüklemesine ve boşaltmasına yardımcı oluyor. Bu sebeple, yükleme eşiği düşük seviyede bırakılmış. Ticari araçlara bambaşka bir kimlik kazandırmak için sıradanlıktan uzak, lüks bir görünüm sunan STARIA, segmentindeki tüm beklentileri karşılayan çok özel teknolojik öğelere de sahip.

Bir eğri hareketiyle önden arkaya doğru uzanan tasarım felsefesi, uzay mekiği ve yolcu gemisinden ilham alıyor. STARIA’nın ön tarafında ise yatay gündüz farları (DRL) ve aracın genişliği boyunca uzanan uzun ve kısa farlar bulunuyor. Şık desenlere sahip geniş ızgara, otomobile sofistike bir görünüm kazandırıyor.

Hyundai, aracın modern görünümünü zirveye çıkarmak için ön kısmı aynı gövde rengi ile hazırlamış. Alçaltılmış gövde yapısı ve yanlardaki geniş panoramik camlar, genel görüşü destekliyor. Bu camlar araca genişlik hissi sağlıyor ve ciddi anlamda içerideki ferahlığı artırıyor. “Hanok” olarak bilinen geleneksel Kore mimari tarzı, STARIA’nın iç mekanında kendisini fazlasıyla gösteriyor. Araç içindeki yolcuların dışarıdaymış gibi rahat ve ferah bir sürüş keyfi yaşamalarını sağlıyor.

Arka kısımdaysa göz alıcı diklemesine yerleştirilmiş stop lambaları bulunuyor. Geniş bir cam ile desteklenen arka kısımda sade ve saf bir görünüm bulunuyor. Arka tampon ise yolcuların bagajlarını kolayca yüklemesine ve boşaltmasına yardımcı oluyor. Bu sebeple, yükleme eşiği düşük seviyede bırakılmış. Ticari araçlara bambaşka bir kimlik kazandırmak için sıradanlıktan uzak, lüks bir görünüm sunan STARIA, segmentindeki tüm beklentileri karşılayan çok özel teknolojik öğelere de sahip.

İşlevsel ve birinci sınıf iç mekan

Dış tasarımında uzaydan etkilenen STARIA, iç mekanında da bir yolcu gemisinin salonundan esinlenmiş. Daha alçak bir konumda bulunan emniyet kemerleri ve geniş panoramik pencerelere sahip yenilikçi tasarım mimarisi, araç içindekilere ferah ve sakin bir ortam sunuyor. Sürücü odaklı kokpitte 4.2 inç renkli dijital gösterge ve 8 inç dokunmatik orta ön panel bulunuyor. Kablosuz şarj özelliğinin yanı sıra her koltuk sırasında bulunan USB şarj girişleriyle de mobil cihazların şarj edilmesine imkan tanınıyor. Anahtarsız giriş ve çalıştırma, elektronik park freni, otomatik ön ve arka klima ve geri görüş kamerası gündelik hayatı kolaylaştırırken 3+3+3 oturma düzeniyle de sürücü dahil tam 9 kişilik kapasiteye sahip.

Hyundai mühendisleri STARIA’nın iç mekanını tasarlarken aynı zamanda yük veya eşya taşınmasına da fırsat veriyor. 60/40 oranında katlanabilen koltukların minder kısımları da üst tarafa doğru yatırılarak ekstra alan sağlanmış oluyor. Arka sıradaki tüm koltukların bel kısımları da yatırıldığı zaman koltuklar çıkarılmadan dahi muazzam bir kargo alanı elde ediliyor. Bagaj kapasitesi, arka sıradaki koltuk öne kaydırıldığında da tam 1.303 lt hacim sağlıyor. Bu da hem aile hem de ticari amaçla kullanıma yeşil ışık yakmış oluyor.

Hyundai STARIA, ülkemize 2.2 litrelik CRDi motor seçeneği ve 8 ileri tork konvertörlü otomatik şanzıman ile ithal ediliyor. Hem ekonomik hem de performanslı olan bu dizel motor, 177 beygir gücünde. Hyundai tarafından geliştirilen bu motorun maksimum torku ise 430 Nm. Önden çekişli Hyundai STARIA, yepyeni bir platforma ve süspansiyon sistemine de sahip. Çoklu bağlantılı arka süspansiyonla üretilen otomobil, optimize edilmiş motor performansını en iyi şekilde yol aktarırırken aynı zamanda uzun süreli yolculuklarda ekstra konfor ve sürüş keyfi sunuyor. Hyundai STARIA, ülkemizde 5 farklı gövde rengi (Derin Siyah Sedefli, Gümüş Gri, Krem Beyaz, Grafit Gri ve Gece Mavisi) ile satışa sunulurken iç mekanındaysa gri ve siyah renk kombinasyonuna yer veriyor

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Elektrikli otomobil üreticileri her otomobilden ne kadar kazanıyor?

Otomobil firmaları, elektrikli otomobillere geçişi başarılı bir şekilde yönetmek istiyorlarsa, içten yanmalı motorlu otomobillerde olduğu gibi, elektrikli otomobillerden de para kazanmak zorundalar. Ancak şu ana kadar durum tam tersi. Ne kadar çok elektrik satarlarsa o kadar kırmızıya düşerler. Ve bu küçük bütçelerle ilgili değil.

FCA’nın (Fiat-Chrysler) eski başkanı Sergio Marchionne’nin 2014 yılında Amerikalı müşterilere elektrikli Fiat 500’ü satın almamaları için yalvardığını hatırlıyor musunuz? Kulağa mantıksız geliyor ama sonuçta bir mantığı vardı. Ve geri döndürülemez. Şirket, emisyon yasaları nedeniyle Kaliforniya pazarına pille çalışan 500’ün ilk neslini sunmak zorunda kaldı, ancak satılan her ünite için 20.000 dolar yeniden işlendi. Maliyet katili olduğu bilinen Marchionne bundan kesinlikle hoşlanmadı. Ne yazık ki, o zamandan bu yana tam on yıl geçmesine rağmen elektrikli otomobillerin menzili muazzam bir hızla arttı, performansları ve menzilleri arttı, şarj hızları arttı ama hâlâ karlı değiller. Basitçe, üretimleri kârsızdır.

Tesla dışında herkes kaybeder

Bu, Amerikan analitik şirketi BCG’nin (Boston Consulting Group) son çalışmasıyla kanıtlanmıştır. Ortalama olarak elektrikli otomobil üreticilerinin satılan her 50.000 dolarlık elektrikli otomobilden yaklaşık 6.000 dolar kaybettiğini iddia ediyor. Bu yaklaşık yüzde 12’lik bir negatif marj anlamına geliyor. Tabii bu her marka için geçerli değil. Yeni üretim süreçleri ve emisyon kredilerinin satışı sayesinde Tesla karada kalabilir ancak diğer otomobil şirketleri elektrikli arabalarla umutsuzca kırmızıdalar. Bazıları bunu gizlemiyor bile. Böyle bir Rivian, her arabaya 33.000 dolar, Ford’a 36.000 dolar ve Lucid’e inanılmaz bir 433.000 dolar harcadığını itiraf etti. 

Bu nedenle Ford yakın zamanda F-150 Lightning pikapının üretimini sınırladı ve diğer üreticiler de hırslarını sınırlıyor. Toyota, elektrikli otomobillerden kaynaklanan kayıplardan daha ucuz olacağı için yönetmeliklere uymak için emisyon tahsisatları satın almayı tercih edeceğini söyledi. Boston Consulting Group’tan Andrew Loh, “Üreticiler yeni nesil elektrikli otomobillerden para kazanamıyorsa, bir şeylerin değişmesi gerekecek” dedi. Otomobil şirketlerinin, elektrikli otomobillerden gerçekten para kazanmalarını sağlayacak bir verimlilik düzeyine ve üretim ölçeğine ulaşacakları inancıyla yatırım yapmaya devam etme “midesine” ne kadar süre sahip olacaklarının şüpheli olduğunu da sözlerine ekledi.

Bağlanmanız gerekiyor

BCG’ye göre üreticiler müşteri beklentilerini karşılayacak teknolojiye sahip olsalar da bunun karlı olacağından emin değiller. Son araştırmalara göre müşteriler, fiyatı 50.000 dolara kadar olan, tek şarjla 560 km yol kat edebilen ve 20 dakikadan fazla şarj edilemeyen elektrikli otomobiller istiyor. BCG’ye göre bugün bu kriterleri yalnızca Hyundai Ioniq 6 karşılıyor ve onu Tesla 3 yakından takip ediyor. BCG, çözümü bağlantılı otomobil şirketlerinde görüyor. Boston Consulting Group analisti Brian Collie, “EV üreticileri ve tedarikçileri arasındaki ortaklıklar karlılık açısından kritik önem taşıyor” dedi.

“Çok fazla ön yatırım var ve hem üreticilerin hem de tedarikçilerin kendi başlarına üstlenmek zorunda oldukları çok fazla bireysel risk var” dedi. “Ortaklıklar ve ortak girişimler, daha büyük ölçeğe ve daha fazla tasarrufa ulaşmanın yoludur.” Bu, maliyetleri yarıya indirebilir ancak BCG, EV başına 3.000 dolarlık bir kayıp tahmin ederek bunun yine de yeterli olmayacağını söylüyor. Altı çizilen ve hesaplanan bu, otomobil şirketlerinin elektrikli otomobillerden kaynaklanan zararlarını birkaç yıl daha içten yanmalı motorlu otomobillerin satışından elde edilecek kârla ödeyecekleri anlamına geliyor. Ancak süresiz olarak yapılamaz.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Porsche K1: Yedi koltuklu SUV Yakında!

Porsche, özellikle ikonik 1911 için içten yanmalı motorlardan bu kadar çabuk vazgeçmeyi düşünmese de diğer modeller için büyük bir elektrifikasyon planlıyor. Sonuçta kısa bir süre önce Taycan’a katılmak üzere elektrikli Macan’ı tanıttı. Ancak Boxster ve Cayman 2025 yılına kadar tamamen elektrikli sürüşe geçecek ve Cayenne de 2026 yılında onlara katılacak. Ama bununla bitmiyor. Porsche, model portföyünü üç sıra koltuğa sahip 7 koltuklu büyük bir SUV ile genişletecek. Şu ana kadar sadece beş koltuk sunmasına rağmen Zuffenhausen’in Mercedes-Benz EQS veya BMW iX’e cevabı olması bekleniyor.

Yenilik, K1 kod adı altında yüksek bir geliştirme aşamasında olduğundan, kamuflajlı prototiplerin yollarda görünmesi şaşırtıcı değil. Bunlardan biri markanın test merkezinde yakalandı. Detayları görünmese de yabancı cisimli bir katır değil, gerçek bir Porsche K1 olduğu anlaşılıyor. Yükseklik olarak mevcut Porsche Cayenne’e benziyor ancak daha uzun bir tavana ve arka koltuk sırasına ışık getiren daha büyük üçüncü yan camlara sahip. Farların tasarımı yeni Macan’ı andırıyor. Beş metreden uzun olmalı. Porsche başkanı Oliver Blume daha önce K1’in SUV’ye oldukça sportif bir yorum sunacağını söylemişti.

İlk 7 koltuklu Porsche modelinin temeli... “Porsche”İlk 7 koltuklu Porsche modelinin temeli, 920 V aküye ve yeni yağ soğutmalı elektrik motorlarına sahip SSP Sport platformu olacak.

K1’in temeli, Macan ve Audi Q6 e-tron tarafından kullanılan PPE’den bile daha güçlü olan yeni SSP elektrik platformu olacak. Son derece hızlı şarjı garanti eden 920 V voltajlı bir pil kullanır. Kapasitesinin en az 100 kWh olacağı tahmin ediliyor. Porsche ayrıca yeni yağ soğutmalı senkron elektrik motorlarını da kullanacak. Menzil 600 km sınırında olmalıdır. Bu devi kontrol etmek arka tekerlekleri yönlendirmeyi kolaylaştıracak. Arazide K1, yerden yüksekliği artırmaya olanak tanıyan pnömatik bir şasi kullanacak. Üretim, Porsche’nin şu anda Macan, Cayenne ve Panamera’nın montajını yaptığı Leipzig’deki fabrika tarafından sağlanacak.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Agrotech, Joyce ile Dünya Pazarına Açılacak

Teknoloji ve tarım alanında Türkiye’nin önde gelen şirketi olan Agrotech Grup’un şirketi Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri, elektrikli araç, motor ve batarya üretimine başlayacağını duyurdu. Bu yıl Ekim ayında tüketiciyle buluşacak Joyce marka elektrikli otomobilin 699 bin TL’den satışa sunulacağı belirtilirken; elektrikli araçlara servis hizmeti vermek için de düğmeye basıldığı kaydedildi. Bu anlamda Ekim ayına kadar farklı şehirlerde 20 özel servis açılacağı bilgisini paylaşan Joyce, 2025 yılında ise elektrikli ticari aracını piyasaya sürmeyi ve güçlü bir bayi ağı kurarak farklı markalardan elektrikli araçların satışını gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Son dönemde gerek teknoloji gerek tarım alanında yaptığı yatırımlar ve iş birlikleriyle öne çıkan Agrotech, Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri’nin yüzde 75’ini satın alarak yerli ve milli elektrikli araç üretimine başlayacağını duyurdu. Giderek önemi artan çevreci elektrikli araçlar alanında hizmet veren Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri ile yapılan iş birliğiyle, yeni hedef pazarlarda büyümesini sürdürecek olan Agrotech, geleceğin teknolojilerini bugünden dünyaya sunarken; yeni nesil tarımsal teknolojiler konusunda da önemli bir adım attı. Yurt içi ve yurt dışında hayata geçirdiği iş birlikleriyle yerli üretimi destekleyen ve farklı ülkelere bu teknolojiyi ulaştırmayı hedefleyen Agrotech Grup, Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri ile Silikon Vadisi’nde kurduğu şirketle de Türk bayrağını gururla dalgalandıracak.

Düzenlenen basın toplantısında Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri ile atacağı adımlara ilişkin bilgiler paylaşılırken; toplantıya Agrotech Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hümeyra Keskin, Agrotech Grup İcra Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, Agrotech Grup Global Teknoloji ve Ar-Ge Başkanı Murat Teksöz ile Agrotech grup şirketi Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri CEO’su Eren Efe Erkan ve Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri Otomotiv Grup Başkanı Bahadır Gören katıldı. Yeni güç birliğiyle artık teknolojinin devler ligi olan ABD’de çalışmalarını büyüteceklerini belirten Hümeyra Keskin, Türk mühendisliği ve tasarımıyla birlikte yeni bir dönemin kapılarını açtıklarına dikkat çekti.

TEKNOLOJİNİN DEVLER LİGİNDE TÜRK İMZASI

Apple, Google, Facebook ve Tesla gibi dünya devi firmaların hizmet verdiği Kaliforniya’daki Silikon Vadisi’nde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Keskin, Agrotech USA LLC ismiyle onaylanarak tüm kuruluş ve lisans işlemleri tamamlanan firmanın, 3 yıllık stratejik planlama dahilinde teknoloji ihracat programı gerçekleştireceğini kaydetti. Keskin, “Türk tarımı ve üretiminin gücünü tüm dünyaya göstermek için 10 yıldır yeni nesil tarım teknolojileri üzerine çalışan, yurt içi ve yurt dışında önemli iş birliklerini hayata geçiren Agrotech olarak, yüzde 100 yerli ve milli üretimin öneminin farkındayız. Hayata geçirdiğimiz tüm projeleri yazılım, donanım, inovasyon ve Ar-Ge çalışmaları ile destekleyerek kurumlara özel ve yüksek teknolojiye dayanan çözümler üretiyoruz.” dedi.

FARKLI ENDÜSTRİLER İÇİN ARAÇLAR ÜRETECEĞİZ

Agrotech Grup Global Teknoloji ve Ar-Ge Başkanı Murat Teksöz ise “Agrotech ailesi olarak dünyadaki teknoloji ihtiyaçlarını yakından takip ederek yatırımlarımızı buna göre şekillendiriyoruz. Elektrikli araçlar, elektrikli yerli motor ve batarya teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar sonucunda Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri’ni ailemize katmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz, geçtiğimiz yüzyılda sanayi devrimini tam olarak yakalayamasak da yeni yüzyılda teknoloji devriminde emin adımlar ile ilerliyoruz. Bu doğrultuda otomotiv sadece başlangıç. Farklı sınıflarda yapacağımız üretimin ardından gelecek dönemde farklı endüstrilere özel araçlar üretmeyi hedefliyoruz.” yorumunu yaptı.

ÇİN’E EN GÜÇLÜ ALTERNATİF

ABD’den tüm dünyaya elektrikli araç ihraç edeceklerini belirten Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri CEO’su Eren Efe Erkan şu bilgileri verdi: “Türkiye’de üretilecek yerli elektrikli araçlar için tasarladığımız, mühendisliği ve tüm hakları şirketimize ait olan yerli ve milli BLDC MOTOR’u, elektronik devre sistemlerini, otonom ve yapay zeka destekli yazılım satışlarını, Silikon Vadisi’ndeki yeni şirketimiz ile birlikte Amerika pazarı başta olmak üzere tüm dünyadaki elektrikli araç üreticilerine ana tedarikçi olarak sağlayacağız. Ülkemiz Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri, elektrikli motorlar, batarya teknolojileri ve elektronik altyapısıyla Çin’e en güçlü alternatif olabilir. Teknoloji ihracat programımız içinde yerli tasarım ürün ve teknolojilerimizin yanı sıra teknoloji ve mühendislik ürünlerini üretmeye ve ihraç etmeye de devam edeceğiz.” dedi.

TÜRKİYE’NİN AYAKLARINI YERDEN KESİYORUZ

Joyce Elektrikli Araçlar Teknolojileri Otomotiv Grup Başkanı Bahadır Gören de şunları söyledi: “Joyce Teknoloji ekibi olarak, motor, batarya ve yazılım dahil araçlarımızın tüm parçalarını yerli ve milli olarak üretiyoruz. Bu serüven 2 yıllık çalışmalarımızın eseri. Hayalimizi gerçekleştirmek için uzun süren görüşmeler neticesinde, Agrotech ile yola devam etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. ‘Türkiye’nin milli Tesla’sı’ olmak için yola çıktık. Biz tasarlayalım, geliştirelim, üretelim başkaları gelsin bizden teknolojimizi alsın. Bu sebeple Silikon Vadisi’nde kurduğumuz şirket ile teknoloji ihracatı yapacağız. 2025 yılı içinde binek araçlarda 28 bin, ticari araçlarda ise 3 bin adetlik bir üretim gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Öncelikli olarak Avrupa ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri hedef pazar olarak belirledik. Amacımız tüm dünyaya hitap eden bir Türk markası olmak.”

ELEKTRİKLİ ARACIN FİYATI 699 BİN TL OLACAK

Satın alma kararıyla birlikte yerli motor, yerli batarya, yerli elektronik sistemlere sahip L7 sınıfı yerli elektrikli araç çalışmalarının hızlandırılması amaçlanırken; üretilecek aracın ise bu yıl 29 Ekim’de tarihinde 699.000 TL tüketici fiyatı ile öncelikle Türkiye’de satışa sunulması amaçlanıyor. Elektrikli araçların, insansız kara araçlarının, insansız kurtarma araçlarının, sağlık ve birçok sektöre özelleştirilmiş elektrik vasıtaların üretim kapasitesinin ise 2024 yılı içinde yüzde 400 artırılarak iç piyasa haricinde, 14 farklı ülkeye ihraç edilmesi hedefleniyor. Ar-Ge ve üretim hakları Agrotech’e ait olan BLDC motor teknolojisi ile sadece üretilecek elektrikli araçlar değil; sağlık ve savunma sanayi, komuta kontrol merkezleri, deniz araçları, ağır iş ve sanayi makinaları, elektrikli ev aletleri gibi 20’nin üzerinde sektörde kullanılan farklı motorlar için üretim yapabilmek adına kapasite artırımı yapılacağı da kaydedildi. Bu kapsamda entegre batarya sistemlerinin de sadece Agrotech çatısı altında üretilen ürünler için değil; farklı alanlarda kullanılan ürünleri kapsayacağı ve ihracata da yönlendirileceği belirtildi.

Continue Reading

Popüler