Connect with us

Genel

İnci GS Yuasa, Kendi Tasarladığı ve Ürettiği Makineleri Devreye Aldı 

  Türkiye’de otomotiv tedarik sanayinin köklü firması İnci Holding ile dünya akü devi Japon GS Yuasa’nın iştiraki İnci GS Yuasa, yenilikçi bakış açısı ve teknoloji konusundaki bilgi birikimi ile bir ilke daha imza attı. İnci GS Yuasa teknik ekibinin, Incineering Technologies markası altında tasarlayıp ürettiği yedi makine üretim hattına dahil edildi. Incineering Technologies ekibi tarafından yaklaşık 3,5 milyon TL’lik yatırım ile özgün tasarım ve yazılımla ürettiği makinelerden bazılarının Türkiye’deki akü fabrikalarında muadili bulunmuyor.

 

Devam eden mühendislik çalışmalarının bir sonucu olarak hayata geçen ve makine parçalarının %75’inin yerli tedarikçilerinden sağlandığı yeni nesil makinelerle üretimde verimlilik artışı hedefleniyor. 

Müşterileri, çalışanları, iş ortakları, tedarikçileri ve çevre için en güvenilen enerji depolama şirketi olma vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İnci GS Yuasa, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sektörde öncü konumunu sürdürüyor. İnci GS Yuasa bünyesindeki teknik ekip, Incineering Technologies markası altında yedi farklı üretim makinesinin tasarım ve üretim süreçlerine imza attı. Teknik ekip tarafından tasarlanarak tüm test süreçlerinin ardından üretime başlayan makine hattının açılışı, İnci GS Yuasa İcra Kurulu Direktörü Cihan Elbirlik, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Kaymakçı, Grup İçi Stratejik İş Geliştirme Genel Müdürü Kojiro Shibata ve Incineering Technologies proje ekibinin katılımıyla gerçekleşti. Yaklaşık 3,5 milyon TL’lik yatırım ile hayata geçen üretim makineleri, özgün tasarım, yazılım gibi özellikleriyle Türkiye’de akü imalatında bir ilk olma özelliği taşıyor.

Cihan Elbirlik: “Yeni makinelerimizle beraber artan otomosyan seviyemiz, üretimdeki verimliliğimize büyük ölçekte katkı sağladı” 

İnci GS Yuasa’nın teknoloji alanındaki bilgi birikiminin ve yenilikçi bakış açısının bir ürünü olan yeni nesil makineler ile şirketin sektördeki öncü konumunu pekiştireceklerini ifade eden İnci GS Yuasa İcra Kurulu Direktörü Cihan Elbirlik, “Sektörümüzün teknoloji lideri olmak ve en yenilikçi hizmetleri sunmak adına bitmeyen enerjimizle çalışıyoruz. Uzman teknik ekibimizin hayata geçirdiği bu üretim makineleri İnci GS Yuasa için çok büyük bir gurur kaynağıdır. Tüketicilerimize her araç segmentinde ileri teknolojiye sahip yenilikçi ürünler sunarken, kendi makinelerimizi tasarlayıp üreterek farklı bir aşamaya geçmiş bulunuyoruz. Yeni makinelerimizle oluşturduğumuz hattımız, üretim potansiyelimizi destekleyecek, büyümemize katkı sağlayacak ve otomasyon seviyemizi artırarak daha verimli üretim, teslim hızı ile teknik bağımsızlık gibi alanlarda faydalar sağlayacak. Yanı sıra GS Yuasa’nın farklı ülkelerdeki firmalarının ihtiyaçlarını karşılama noktasında da iş birliği potansiyeli yaratacağını düşünüyoruz.” açıklamalarında bulundu.

5 Yıllık Yatırımın Yüzde 60’ı Teknolojiye

Elbirlik, İnci GS Yuasa’nın AR-GE yatırımları konusunda geldiği noktayı değerlendirerek: “Akülerimizi en yüksek kalite standardı ile geliştirmeyi ve müşteri memnuniyetini işimizin merkezinde tutuyoruz. Bunun için Ar-Ge yatırımlarımıza çok önem veriyoruz. Beş yılda yaptığımız toplam yatırımımızın yüzde 60’ını teknoloji alanında gerçekleştirdik. Sürdürülebilir yatırımlarla teknolojimizi en yüksek seviyeye taşıyarak, süreçlerimizi iyileştirerek sektörümüzde kalitenin referans noktası olmak için çalışıyoruz” dedi.

“Makine üretiminde kullanılan parçaların %75’i yerli tedarikçilerimizden”

Incineering Technologies makinelerinin, tasarım sürecinden başlayarak üretim aşamasına kadar tüm aşamalarda birçok detayın öngörülerek çalışıldığını söyleyen Cihan Elbirlik, makine imalatındaki mekanizma, şase, pano gibi parçaların %75’inin yerli tedarikçilerden sağlandığının altını çizdi. Elbirlik, Incineering Technologies’in makine üretim yolculuğunda, yerli tedarikçilerin standartları yüksek ürünlerinin yer almasını çok kıymetli bir sinerji olarak tanımladı.

İnci GS Yuasa Sektöre Yine İlk’leri Kazandırdı 

Türkiye’de akü teknolojileri üzerine sektördeki ilk AR-GE merkezinin kurucusu ve lokomotif markası İnci Akü ile sektöründe Turquality programına kabul edilen ilk firma olan İnci GS Yuasa, ilk’lerine yenilerini ekledi. İlk defa binek, hafif ticari ve ağır vasıta aküleri dahil geniş bir ürün yelpazesini kapsayan standartlarda makine imalatı gerçekleştirdiklerini ifade eden Elbirlik geliştirilen makinelerle ilgili de bilgi verdi: “Proje kapsamında Türkiye’de muadili olmayan özel makine, yazılım ve mekanizma imalatları yapılmıştır. Özgün ve yalın tasarımı, servo motorlu otomatik ayar özelliği, ProfiNET haberleşme sistemi, Wi-fi kontrolü ve IO-Link teknolojisine sahip tüm Incineering Technologies makinelerinde otomasyon çalışması gerçekleştirildi. Makinelerin birbiri ile konuşması sayesinde ürün takibi anlık olarak yapılabiliyor ve istenilen tüm veri hızlıca toplanabiliyor. Bu da bize hızlı olmakta birlikte hatasız bir süreç imkanı da sunuyor. Hotmelt ve Lazer Kodlama makinelerimiz, özgün tasarım ve donanımları ile Türkiye’de muadili olmayan makinelerdir. Uzman teknik ekibimiz tarafından Endüstri 4.0 standartlarında geliştirilen ilk Akü Sızdırmazlık makinesi, tamamen özgün bir tasarıma sahip olan Kutupbaşı Ölçüm Makinesi gibi inovasyonlarımızın, dijitalleşme dünyasında İnci GS Yuasa’yı farklı bir noktaya taşıdığına inanıyorum.”

İnci GS Yuasa, gerçekleştirdiği Incineering Technologies makinelerinin üretimiyle akü sektörüne yeni bir soluk getirirken aynı zamanda çevre dostu bir politika da benimsedi. İnci GS Yuasa’nın yeni nesil üretim makinelerinde çevresel etki de gözetilerek, yüksek enerji verimliliğine sahip motor seçimi sayesinde standart motorlara göre %2 daha az enerji tüketimi sağlandı. 1.716 ton CO2 salınımının önüne geçilmiş oldu ve bu değer yaklaşık olarak 3,5 dönüm ağacın 1 yılda tuttuğu karbona denk gelmektedir. Mevcut tasarruf planı ve bu işleyiş ile tüm makineler için yılda 3,991 Kwh daha az enerji tüketimi hedeflenmektedir. Önemli bir AR-GE yatırımı, çalışma, strateji ve zaman ile hayata geçirilen projenin ilerleyen süreçlerde çok daha büyük üretimlere imza atması bekleniyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler