Connect with us

Genel

Isuzu Dmax Güçlenerek Yola Çıktı

  Isuzu’nun pick-up segmentindeki temsilcisi D-Max, “Hayallerin için yeniden tasarlandı” sloganı ile yeniden doğdu. Yepyeni bir görünüme kavuşan D-Max, yeni tasarımı ve donanım özellikleriyle pick-up sınıfına yeni bir heyecan getiriyor. 4 farklı donanım seviyesinde 7 farklı versiyon olarak pazara sunulan D-Max, premium versiyonu V-Cross ile üstün sürüş konforu sunuyor. Sınıfında ilk kez kullanılan bir çok yeni özelliğiyle tamamen yenilenen D-Max, üçüncü jenerasyonu ile Türkiye yollarında.

Dünya’nın önde gelen ticari araç üreticilerinden Isuzu, pick-up segmentindeki iddiasını tamamen yenilenen D-Max ile bir kez daha ortaya koyuyor. Yeni D-Max, 4 farklı donanım seviyesi ile farklı müşteri beklentileri ve ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.  “V-Go” donanım seviyesi temel iş gücü gereksinimi eksiksiz karşılayacak şekilde tasarlanırken, “V-Life” ise D-Max’i iş gereksinimlerinin yanında kişisel olarak kullanacak kişiler düşünülerek tasarlandı. “V-Joy” ve özellikle de “V-Cross” sürüş deneyiminden daha fazla keyif almak ve üst segment araç konforunu hissetmek isteyenler için tasarlandı. Yeni D-Max, V-Cross versiyonu ile müşterilerine hayallerin ötesinde özellikler sunarak sınıfında yeni bir çığır açmayı amaçlıyor.

Tamamen yeniden tasarlanan D-Max eskisinden çok daha agresif bir görünüme kavuştu. Yeni ve karakteristik bir yüze kavuşan D-Max hem iç hem de dış tasarımında ticari araç kalıplarını kıran modern çizgilere sahip.

Tüm bu değişimi “Hayallerin  için yeniden tasarlandı” sloganı ile ortaya koyarken değişim sadece görünen özelliklerle sınırlı kalmadı. Daha verimli ve daha iyi performansa sahip bir motor, araç güvenliğini ve sağlamlığını artırmayı hedefleyen iyileştirilmiş şasi, yeni süspansiyon yapısı ve daha büyük frenler ile birlikte aracın altyapısında da büyük yenilikler mevcut. Tüm bu değişimler ile birlikte D-Max tüm versiyonları ile 800 mm sudan geçebilme kabiliyetine kavuştu. Yaklaşma, uzaklaşma açıları iyileşirken aracın yakıt tüketiminde de belirgin bir iyileşme sağlandı.

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan

Isuzu D-Max’in tamamen yenilenen üçüncü jenarasyonunun online basın lansmanında konuşan Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, Isuzu’nun teknolojik uzmanlığı ve ihtiyaçları öngörme kabiliyeti ile tamamen yenilendiğini ve D-Max’in sınıf atladığını söyledi. Arıkan, yeni model geçişi sebebi ile pick-up’ta yaklaşık bir yıldır ara vermiştik ancak yeni D-Max ile pazara çok güçlü şekilde geri dönüyoruz. 2002 yılında ilk üretimi gerçekleşen D-Max’in bu yıl üçüncü jenerasyonu ile karşınızdayız.  Yeni D-Max’i uzun zamandır bekliyorduk ve beklediğimize değdi, tamamen yenilenmiş D-Max’i sunmanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu.

Tamamen Yenilenen D-Max Karakteristik, Cesur ve Akıllı

Yeni D-Max’te çok büyük bir değişim yaşandığını dile getiren Tuğrul Arıkan, “Tamamen değişen dış ve iç tasarım, geliştirilen sürüş konforu ve yeni ileri sürüş destek sistemleri ile D-Max yeniden doğdu. Euro 6d emisyon standartlarına uyum sağlayan yeni D-Max her zamankinden daha çevreci. Geliştirilmiş motoru, iyileştirilmiş tepki süresi, düşük yakıt tüketimi ve performansıyla sunulduğu pazarlarda yeni D-Max büyük beğeni aldı. Tasarım çok önemli ancak araç özellikleri ve donanımı ile ilgili de önemli değişiklikler var. Tüm versiyonlarda sunulan 800 mm sudan geçiş yüksekliği ve 4X4 versiyonlara eklenen diferansiyel kilidi off-road severler için önemli bir gelişme. Güvenlik çok önemli. Adaptif hız sabitleme,  arka radar,  yağmur ve ışık sensörü, kör nokta algılama, stereo kamera ve bununla birlikte sunulan (ADAS) ileri sürüş destek sistemleri sürüş güvenliğini yeni bir seviyeye taşıyor. 9 inç dokunmatik multimedya, kablosuz Apple Car Play ve Android Auto bağlantısı,  çift bölgeli dijital klima diğer akla ilk gelenler. Tüm bu özellikleri ile D-Max karakteristik, cesur ve akıllı. Müşterilerimizden yoğun ilgi göreceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Binek araç konforu ile şehir içi kullanımda da ideal

Tasarımı tamamen yenilenerek daha hırçın ve modern bir görünüme kavuşan D-Max’te; Bi-LED farlar, yeni tasarlanmış ön ızgara, modern renk kombinasyonları, yan basamaklar, tavan rayları gibi detaylarla hem spor hem de agresif bir görünüm hedeflendi. 4.2 inch renkli bilgi ekranı, yumuşak doku, ince dikiş detaylar, kaliteli iç malzemeler ve yeni iç trim renkleri ile içi tasarımı da tamamen yenilenen yeni

D-Max, dokuz farklı renk seçeneği ile sunuluyor.

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan

Yeni D-Max tüm versiyonları ile eski versiyonlarına göre daha donanımlı. Tüm bu donanım özelliklerinin yanında 4.000.000 km’ye eşdeğer testler ile Isuzu’nun sağlamlığından ödün vermiyor. Güvenlik konusunda yeni bir sınıf belirleyen D-Max özellikle V-Cross donanım seviyesindeki stereo kamera, arka radar, trafik işareti tanıma ve hatırlama, ön çarpışma ve otonom frenleme, dönüş asistanı, çoklu çarpışma önleyici fren sistemi, adaptif hız sabitleme, otonom frenleme, şerit takip sistemi, kör nokta uyarı sistemi ve uzun far asistanı gibi bir çok özelliği ile çok daha güvenli bir sürüş sağlarken ön ve arka park sensörleri, dönüş asistanı ve geri görüş kamerası ve çok daha yumuşak direksiyonu ile şehir içi kullanımı da sorunsuz hale getiriyor. Pick-up segmentinden farklı olarak piano black detaylar ve koyu renkler ile ön plana çıkan V-Cross, 2’si tavanda olmak üzere 8 hoparlörü  ile de yüksek ses kalitesi sunuyor.

“D-Max’in yenilenen direksiyon sistemi, süspansiyon sistemi, kabin bağlantıları yol tutuşu ve manevrayı kolaylaştırıken araç içi gürültüyü’de önemli oranda düşürmüş durumda.”

 

Hava yastıkları güvenliği artıracak şekilde geliştirilen yeni D-Max’e ayrıca merkezi hava yastığı gibi sınıfında fark yaratan yeni güvenlik önlemleri de eklendi. Güvenlikte yepyeni bir noktaya ulaşan yeni D-Max, Avrupa Euro NCAP ve Avustralya ANCAP’ten 5 yıldız aldı.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler