Connect with us

Genel

Koç Holding, Batarya Üretimine Hazırlanıyor

   Pandemiyle birlikte elektrikli araçlara dönüşüm beklenenden hızlı gerçekleşiyor. Avrupa’da birçok ülkede dizel yakıtlı araç satışı yasaklanırken, satılan üç otomobilden biri elektrikli modellerden oluşuyor. AB’nin Yeşil Mutabakatı ve hükümetlerin artan teşvikleri de bu dönüşümü hızlandıran en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

Otomotiv devleri birbiri ardına tam elektrikliye dönüş takvimlerini açıklıyor. 2050 yılında karbon nötr olmayı hedefl eyen Avrupa ülkeleri, 2035’ten itibaren fosil yakıtlı araçların satışını tamamen yasaklamayı planlıyor. Deloitte’un son raporunda da 2020’de 2,5 milyon olan elektrikli araç satışının, 2030 itibariyle 12 kat artarak 31,1 milyon adede yükselmesi öngörülüyor. Rekor düzeyde artan elektrikli araç satışları, batarya yatırımlarını da hareketlendirdi. Elektrikli araçların kalbi olarak nitelendirilen bataryalar için dünyada rekabet kızışırken, Türkiye’de de dev gruplar harekete geçti. Koç ve Kalyon’dan yatırım müjdesi gelirken, yabancı yatırımcıların da Türkiye’de batarya üretim tesisi kurmak için fırsat kolladığı öğrenildi.

KoçGrubu, VW’den boşalan araziye yatırım yapmayı planlıyor

Koç Grubu, 2021’i adeta otomotiv yatırım yılı ilan etti. DÜNYA’nın Koç’a yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre, grup batarya üretim tesisi kurmaya hazırlanıyor. Bu yatırımla ilgili bir süredir Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile görüşme halinde olan Koç Ailesi, yatırım için yer arıyordu. Bakanlık üç farklı yer gösterdi. Yatırım yeri konusunda en güçlü seçeneğin ise daha önce Alman Volkswagen’in (VW) fabrika kurması için kamulaştırılma çalışmalarının başladığı Manisa OSB yakınındaki arazi olduğu öğrenildi. Koç üst yönetiminden oluşan bir heyet, yakın dönemde Manisa’daki bu araziye ziyaret gerçekleştirdi. Bakanlık ile anlaşma sağlandı ve kurulacak batarya fabrikası için verilecek teşvikin detayları netleşti. Bakanlığa yakın kaynaklar Koç’un batarya üretim tesisi yatırım planını doğrularken, adres olarak Manisa’yı işaret ettiler. Yatırımın 500 milyon doları aşacağı iddia ediliyor. Volkswagen, yeni fabrika yatırımı için Türkiye’yi seçmiş, Eylül 2019’da Manisa Merkezli Türkiye birimini kurmuştu. 4 bine yakın istihdam sağlayacak fabrikanın Manisa’nın Yunusemre ilçesi Akgedik Mahallesi ile Manisa OSB arasında 4 bin dönümlük bir alana kurulması ön görülüyordu. Bölgedeki arazilerin tapu ile kamulaştırma işlemlerinin büyük ölçüde yapılmıştı. Ancak VW geçen yılın sonunda pandemiyi gerekçe göstererek projeyi rafa kaldırdı.

Koç Holding, mart ayında Cumhurbaşkanlığı Külliye’sinde düzenlenen törenle 2 milyar Euro’luk Cumhuriyet tarihinin en büyük otomotiv yatırımını açıklamıştı. Yatırım kapsamında Yeni Nesil Ford Transit Custom ailesinin elektrikli, hibrit ve geleneksel motor versiyonları ve Volkswagen AG’nin tonluk yeni nesil ticari araçları Kocaeli’nde üretilecek. Koç Grubu’nun bu yıl açıkladığı bir diğer önemli yatırım ise Eskişehir’de 58 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen yerli şanzıman projesi olmuştu.

Kalyon, tüm bileşenleri üretecek

Yatırımda rotayı enerjiye çeviren Kalyon Holding de, elektrikli araçlara yönelik batarya hücresi üretmek için şirket kurdu. İstanbul merkezli Kalyon Electrical Vehicle Enerji Yatırım, batarya hücresi geliştirecek, üretimin yanı sıra dağıtım ve satış sonrası hizmetleri de verecek. Kalyon’un yeni batarya şirketi ile ilgili duyuru, 28 Ekim tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer aldı. Kalyon Enerji Yatırımları tarafından kurulan, Kalyon Electrical Vehicle Enerji Yatırım Anonim Şirketi’nin kuruluş amaçları şöyle sıralandı:

● Otomotiv sektörü veya bu sektör dışında faaliyette bulunan müşterilere enerji, depolama amacıyla sunulacak batarya hücresi pili, modülü, paketi, komple çözümleri batarya yönetim sistemi, termal (ısıl) sistemler ve bunlarla ilgili mekanik, elektrik/elektronik, elektromekanik tüm parçalara ilişkin araştırma, geliştirme, mühendislik, üretim, satış, dağıtım, tedarik, hizmet ve satış sonrası hizmet faaliyetlerini mevzuata uygun olarak gerçekleştirmek.

● Enerji depolama çözümleri ve teknolojileri üretimini gerçekleştirecek tesisler inşa etmek ve bu tesislerin bakımını sağlamak, bu tesisleri işletmek ve bu amaçla anılan tesislere yatırımda bulunmak.

● Enerji depolama çözümlerine ilişkin parçaları ve hammaddeleri temin etmek.

● İş kapsamında Türkiye’nin mevcut kaynaklarını, kurulu üretim kapasitesini ve mevcut hammadde kaynaklarını mümkün olan en üst seviyede kullanmak.

● Enerji depolama çözümlerine ilişkin patentleri, tasarımları, markaları ve sair her türlü fikri mülkiyet haklarını geliştirmek, bunları tescil etmek ve kullanmak.

● Şirketin yatırımlarını ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla Türkiye’deki AB dahil uluslararası kuruluşlardaki devlet teşvikleri ve sübvansiyonları mümkün olan en üst seviyede kullanmak.

“Batarya ile yerli payı yüzde 25 artar”

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam, son dönemde hareketlenen batarya yatırımlarının sektör için önemini DÜNYA’ya değerlendirdi. Yaklaşık 6 yıldır sektörün gündeminde olan elektrikli araç dönüşümünün beklenenden hızlı gerçekleşmeye başladığına dikkat çeken Saydam, içten yanmalı motorlarda yerlilik oranının yüzde 80’e kadar çıkabildiğini, ancak elektrikli araçta yerlilik oranının mevcut teknoloji ile yüzde 15’lerde olduğunu dile getirdi. Saydam, şu bilgileri verdi: “Elektrikli araçlarda elektrik motoru, batarya, yazılım ve otomotiv elektroniği yüzde 60’lık bir paya sahip. Batarya başlı başına 20-25 puan bunun içerisinde. Türkiye’nin ihracatta ve üretimde lokomotif sektörü olan otomotivin rekabette geri kalmaması için bu alanlara yatırım yapması şart. Dolayısıyla art arda gelen batarya yatırımı haberleri bizi mutlu ediyor. Otomotiv elektroniğinde bir hareketlenme var. Yazılımda da 3-4 sene önce faaliyete başlamış ve şu anda kuluçka dönemini geride bırakmış girişimler olduğunu memnuniyetle öğreniyoruz. Bu oran kararlı bir şekilde artıyor. Ancak batarya denilince bunun pil, paketleme, batarya yönetim sistemleri gibi birçok farklı komponenti var. Bizim daha çok yoğunlaştığımız batarya üretim sistemleri ve paketleme. Kalyon’un pilin kendisini de üreteceği anlaşılıyor. Bu tür yatırımlar Türkiye’nin otomotiv üretiminde rekabet gücünü koruması açısından önemli. Türkiye, batarya üretiminde bölgesel bir üs olma potansiyeline de sahip.”

Yabancılar yatırım için sırada

Türkiye’de şu anda elektrikli araçlara yönelik batarya üreten bir şirket yok. Ancak otomotiv elektroniğine yönelik çalışmalara hız veren ve şarj üniteleri alanında ciddi yatırımlar yapan Vestel, bisikletler için batarya üretimi yapıyor. Şirket önümüzdeki dönemde elektrikli araçlara yönelik de batarya yatırımı yapmayı planlıyor. Aspilsan yöneticileri de Türkiye’nin lityum iyon pilini kısa sürede üretmeye başlayacaklarını açıklamıştı. Şirket, makine ekipmanını getirerek 2022’nin ilk çeyreğinde seri üretime başlamayı, özellikle taşınabilir cihazların enerji ihtiyacını karşılayabilecek piller ile belirli ölçülerde araç bataryaları yapmayı planlıyor. Diğer yandan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, elektrikli araçların kalbi olan bataryaların, Türkiye’de üretilmesi konusunda da ciddi ilerleme kaydedildiğini vurgulayarak, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) ile dünya devi Farasis’in 20 GWh’lik pil yatırımına yakın zamanda Gemlik’te başlayacağını duyurdu. Bakanlığa yakın kaynaklar, Türkiye’nin AB’ye olan yakınlığı nedeniyle birçok yabancı şirketin batarya yatırımı konusunda radarında olduğunu ifade etti. Özellikle Uzakdoğulu şirketlerin yatırım fırsatlarını değerlendirmek çin Türkiye’yi ziyarete geldiği öğrenildi.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

test1

test1

Continue Reading

Genel

Jeep Renegade 10 Yaşında

Lansmanından günümüze, dünya genelinde toplam 2 milyona yakın kullanıcı tarafından Tercih edilerek, Jeep’in başarı hikayesine ortak olan “Renagade” 10. yaşını kutluyor. 

Jeep’in küçük SUV segmentinde yer alan ilk modeli olan Renegade, sınıfının en iyi off-road kabiliyetinin yanında, özgün tasarımıyla da beğeni toplamaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan, e-hybrid motor seçeneğiyle son teknoloji hibrit deneyimli sunan Renegade, 2023’te 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu.

Özgürlük, macera ve tutkunun markası Jeep’in kendine özgü tasarımıyla adından söz ettiren ve kısa zamanda global olarak büyük beğeni toplayan modeli Renegade, 10’uncu yaşını kutluyor. Satışa sunulduğu günden bu yana dünya çapında 2 milyona yakın kullanıcı tarafından tercih edilen Renegade, markanın “İstediğin yere git, özgürce yaşa” felsefesini, son teknoloji hibrit teknolojisiyle harmanlayarak kullanıcıları etkilemeyi sürdürüyor.

Türkiye’de de etkileyici bir satış performansı ortaya koyan Jeep Renagade, bugüne kadar toplam 17.200 adet ile markanın başarı hikayesine ortak olmaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan Renegade, 2023’te ise 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu. 2022’ye göre yüzde 15 artış ile daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilen Jeep Renegade, performansı, sınıfının en iyi arazi kabiliyetlerini sunması ve tasarımı ile beğeni toplamaya devam ediyor.

Başarı hikayesi 2014’te başladı

Efsane olma yolunda tam gaz ilerleyen Jeep Renegade’in bugün büyük bir başarıya dönüşen hikayesi, Mart 2014’te başladı. Dünya çapında 100’den fazla pazarda satılacak global bir model olarak tasarlanan Renegade, aynı zamanda İtalya’daki Melfi fabrikasında üretilen ilk Jeep modeli unvanını da aldı. Etkileyici off-road kabiliyetlerini kompakt boyutları ve özgün tasarımıyla birleştiren Renegade, şehir yaşamında veya macera dolu yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Renegade e-Hybrid Yüzde 0 Faizli Kredi Kampanyası ile Tercih Edilebiliyor.

Jeep’in güçlü mirasını yeni tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ürün özellikleri, sürüş ve araç içi teknolojileriyle bugüne taşıyan modeli Renegade e-Hybrid, 130 HP güç ve 240 Nm tork üreten 1.5 litrelik 4 silindirli turbo benzinli motoru, 48-Volt bataryaya sahip 15 kW’lık elektrik motoruyla birleştiriyor. Renegade’in verimli hibrit motoru, 7 ileri otomatik çift kavramalı otomatikle eşleştiriliyor. Tüm bu özelliklerle birlikte Jeep Renegade, her koşulda yüksek performanslı ve keyifli bir sürüş sunuyor.

 

Jeep, ocak ayında geçerli olan satış kampanyasında, kredi kullanmayı tercih eden müşteriler için 200 bin TL’ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor.

Limited donanım seviyesinde tercih edilebilen Style Pack versiyonunda ise Navigasyon, Karartılmış arka camlar, Led Ön ve Arka Farlar, 8,4 inç Bilgi-Eğlence Sistemi ve Sunroof standard olarak sunuluyor.

 

Continue Reading

Genel

CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT TEKNOLOJİSİNE SAHİP OLAN “Ë-SERIES” ÖZEL VERSİYONU TÜRKİYE’DE

Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor. 

Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.

En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!

Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.

Yeni 48V Hibrit Teknolojisi

48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
  • Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
  • 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
  • Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
  • 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
  • Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.

“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik

Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.

İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer

Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.

Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.

Continue Reading

Popüler