Elektrikli Ticari
MAXUS ile Ticarette Elektrikli Araç Dönemi Başlıyor!


Son yıllarda farklı segmentlerde devam ettirdiği elektriklenme hareketini ticari araç sektörüne taşıyan Doğan Trend Otomotiv, %100 elektrikli MAXUS markası ile Türkiye pazarına güçlü bir giriş yaptı. Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv’in temsil ettiği ve tarihi 1896 yılına dayanan İngiliz kökenli MAXUS, 2009 yılında Çinli otomotiv devi SAIC tarafından devralındı. 2 milyar dolarlık teknoloji ve inovasyon yatırımı ile marka güvenlik ve teknoloji bakımından daha da güçlenirken ürün gamı genişlemeye ve satış adetleri artmaya devam etti. Bugün itibarıyla 1 milyonun üzerinde satış rakamına ulaşan MAXUS, her yıl yaklaşık ürettiği 250 bin adet aracı başta Avrupa pazarları olmak üzere ihraç ediyor.
Doğan Trend Otomotiv CEO’su Kağan Dağtekin, “Doğan Trend olarak, her daim müşterilerimizin beklentilerini ve ana akım trendleri takip ediyoruz. Şehir içi lojistik ihtiyacı arttıkça müşterilerimizin beklentileri hızla değişmeye başladı. Yoğun trafikte çok daha ekonomik olan ve arıza ihtimali neredeyse 0’a yakın hale gelen elektrikli araçların müthiş bir fırsat penceresi açtığını gördük. Bu vesile ile elektriğin bereketini ticari müşterilerimize sunmak üzere yola çıktık” dedi.
Soldan sağa: Doğan Trend Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal ve Doğan Trend Otomotiv CEO’su Kağan Dağtekin,
Doğan Trend KOBİ ve Filolara “Elektriğin Bereketi”ni getirdi!
Doğan Trend Olarak Türkiye’de elektrikli otomobiller konusunda en yüksek tecrübeye sahip distribütörlerden biri olduklarını söyleyen Doğan Trend Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal, “Tıpkı otomobil pazarında yaptığımız gibi elektrikli ticari araçlarda da bir ilki gerçekleştiriyoruz. MAXUS e-Deliver 3 ile segmentinin ilk elektrikli ticari aracını pazara sunarak bu alanda sektöre yenilik getiriyoruz” dedi. MAXUS’un, 2014 yılında elektrikli ticari araçlarıyla pazara giriş yaparak bu alanda öncü olduğunu belirten Tibet Soysal sözlerine şöyle devam etti: “2022 yılında Türkiye’de hafif ticari araçların payı 190 bin 623 adetlik satışla yüzde 24,3 olarak gerçekleşti. Pazarda 2019’dan bu yana belirgin bir büyüme ivmesi var. MAXUS ile Türkiye elektrikli ticari araç pazarında öncü olmak için yola çıktık. MAXUS e-Deliver 3, Türkiye ekonomisinin lokomotifi KOBİ’lere, filolara ve e-ticaret şirketleri için çevreci ve düşük işletme giderli bir seçenek olacak. Türkiye’de e-ticaret pazarında ciddi bir büyüme var ve Türkiye, yüzde 64’lük online alışveriş oranı ile Avrupa’da lider konumda. Lojistik, büyük filolar ve e-ticaret şirketleri, ile uzun süredir devam ettirdiğimiz görüşmelerimiz ile pazardaki ihtiyacı tespit ettik ve şimdi çözüm sunuyoruz. Bu pazarda da 1 tondan daha az yükleme hacmine sahip küçük araçlara yönelim trendi var. Araç başına günlük kullanım 50-150 kilometre arasında. Bu da kapı önü teslimatlar için en verimli çözüm olarak elektrikli ticari araçları öne çıkarıyor.”
ARACIMI NEREDE ŞARJ EDECEĞİM SORUNU ORTADAN KALKIYOR
Dünyayı fosil yakıtlardan kurtarma misyonuna sahip akıllı çözümler sunan şarj şirketi Wallbox ile işbirliğine giden Doğan Trend Otomotiv, elektrikli araç yatırımı yapmadan önce herkesin kafasındaki “nasıl şarj edeceğim” sorusuna da çözüm getirmiş. MAXUS e-Deliver 3, yatırımı yapan filo sahiplerinin çıkış noktalarına şarj üniteleri yerleştirilecek. Dağıtıma çıkan araç, bataryasını fulledikten sonra, şehir içinde dolaşacağından günün sonuna kadar bir daha şarj ihtiyacı olmayacak.
Doğan Trend Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal, “MAXUS dünyanın 73, Avrupa’nın ise 20 ülkesinde faaliyetlerine devam ediyor.” diye konuştu. 989.000 TL’den satışa sunulan e-Deliver 3’ün bugüne kadar birçok farklı platformda “En İyi Elektrikli Van” seçildiğine vurgu yapan Tibet Soysal, “Ekonomik ve çevreci bir seçenek olması ile KOBİ, filo ve e-ticaret şirketlerinin sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sağlayacak” dedi. Dizel motorlu rakiplerinden yalnızca yakıt/enerji maliyeti olarak bile 5 kat daha ekonomik olan e-Deliver 3, MTV, 8 yıl batarya ve 5 yıl araç garantisi, bakım/onarım gibi avantajları ile 5 yılda 390 bin liranın üzerinde maliyet tasarrufu sunuyor” dedi.
MAXUS için 20 Hizmet Noktası Açılıyor! Doğan Trend güvencesinde 20 Hizmet Noktasında Olacak!
Maxus markasıyla ile ilk etapta 20 hizmet noktasında kullanıcılar ile buluşacaklarını ifade eden Tibet Soysal, “Türkiye’de e-Deliver 3 ile 2023’ün kalan 6 ayında minimum 500 adet satış öngörüyoruz. 2024’te yeni modellerin ürün ailemize eklenmesiyle satışlarımızı katlayarak büyütmeyi hedefliyoruz. MAXUS e-Deliver 3’e global filolardan, önemli lojistik firmalarından ve e-ticaret şirketlerinden şimdiden çok yoğun bir talep var” diye konuştu.
e-Deliver 3 Tek Şarj İle Şehir İçinde 371 km’ye varan Menzil Sunuyor!
MAXUS e-Deliver 3 tamamen elektrikli mimarisi ile, Türkiye pazarında yeni bir dönemin başlangıcını müjdeliyor. Ekonomik, çevreci, teknolojik, konforlu ve sessiz yapısıyla dikkat çeken doğuştan elektrikli yeni modelin, zengin donanımı kapsamında 2 farklı sürüş modu ve 3 kademeli KERS ayarı menzili uzatmaya yardımcı olurken verimi de artırıyor. 90 kW (122 PS) güç ve 255 Nm’lik tork üreten elektrikli motor, 50.23 kWsa batarya ile destekleniyor. Ekstrem hava koşullarına dayanıklı ileri batarya teknolojisi yoğun enerji, yüksek güç, ağırlıktan tasarruf, uzun yıllar kullanım, güvenlik gibi avantajları da beraberinde getiriyor. WLTP normlarına göre 238 km karma menzil sunabilen MAXUS e-Deliver 3, şehir içinde 371 km menzil sunuyor. Aracın ortalama enerji tüketim değeri 23.63 kWsa/100 km. 6.6 kWsa dahili AC şarj kapasitesine sahip modelin batarya doluluğu DC şarj istasyonlarında 45 dakikada yüzde 5’ten 80’e ulaşılabiliyor. Aracın maksimum hızı 120 km/s ile elektronik olarak sınırlandırılıyor.
Doğuştan Elektrikli Mimari ile Hafif ve Aerodinamik Tasarımı Buluşturan Model
Hafif ve aerodinamik yapısı ile sürüş konforunu artıran e-Deliver 3’ün yüzde 100 elektrikli mimarisi ve kullanılan malzemeler sayesinde araç dayanıklılığı, yük taşıma kapasitesi, sürüş konforu, performansı ve güvenliği artırılmış. Geniş ve yüksek sürücü ve ön yolcu bölümünde yüksek bir yol hakimiyeti sağlanıyor. Geniş cam yüzeyler, büyük ve elektrikli yan aynalar ile desteklenerek kıvrak manevra kabiliyetine katkıda bulunuyor. Gövdenin tüm alt bölgelerini çevreleyen plastik korumalar sayesinde kaldırım ya da bariyerler gibi şehir hayatındaki ufak hasarların önüne geçiliyor. Plastik korumalar, çamurlukları çepeçevre sarmalayarak hem aracın daha uzun süre temiz kalmasını hem de olası boya hasarlarının önüne geçirerek işletim maliyetlerinin düşürülmesine katkıda bulunuyor.
2 Euro Paletlik Yükleme Alanı
Hafif ticari araç segmentindeki önemli bir boşluğu dolduracak olan MAXUS e-Deliver 3, 4.555 mm uzunluğunda, 1780 mm genişliğinde ve 1895 yüksekliğindeki yapısıyla orta boy hafif ticari araçlar arasındaki yerini alıyor. 2910 mm’lik dingil mesafesine ile geniş iç mekân ve yükleme hacmi sağlayabiliyor. Arkada çift tarafa doğru açılan asimetrik kapılarıyla dar alanlarda da yükleme-boşaltma işlemlerinde pratik bir yapı sunuyor. 2180 mm uzunluğundaki 4.8 m3’lük yükleme alanına 2 Euro Palet yerleştirilebiliyor. Euro paletlerin yerleşimine uygun zemin genişliği sayesinde forklift ile de yükleme imkânı mevcut. Boş ağırlığı 1695 kg olan MAXUS e-Deliver 3’ün taşıma kapasitesi 905 kg. Sağ tarafta yer alan sürgülü yan kapı ile de yükleme-boşaltma işlemleri kolayca gerçekleştirilebiliyor.
Elektrikli Ticari
Volvo Trucks, 700 km Menzile Ulaşabilen Elektrikli Çekici ve Kamyonlarını Tanıttı!


Volvo Trucks, elektrikli kamyon taşımacılığında sınırları zorlamaya devam ediyor. Geliştirilmiş performans, esneklik ve 700 km’ye varan menzile sahip yeni elektrikli kamyonların piyasaya sürülmesiyle, elektrikli ağır ticari araçlar için yeni bir üst sınır belirleniyor.
Ağır ticari araç sektöründeki en geniş elektrikli çekici ve kamyon ürün ailesine sahip Volvo Trucks, yeni modelleri ile menzil standartlarını yeniden belirliyor. Volvo Trucks’ın uzun menzilli yeni elektrikli çekicisi Volvo FH Aero Electric, tek şarjla 700 km’ye kadar* yol kat edebiliyor.
İkinci olarak; esneklik, verimlilik, sürüş konforunda önemli iyileştirmeler sunan ve 470 km’ye kadar menzile sahip* yeni nesil ağır hizmet tipi Volvo FH, FM ve FMX Elektrikli kamyonlar, daha fazla taşımacılık görevi için elektrikli kamyon kullanımına geçmeyi mümkün kılıyor.
Marubeni Dağıtım ve Servis Ticari Araçlar COO’su Kıvanç Kızılkaya; “Volvo Trucks her zaman ‘en iyiyi nasıl yapabiliriz’ hedefiyle çalışıyor. Elektrikli kamyonlarda ilk seri üretime geçen marka Volvo Trucks olurken, Türkiye pazarına 16 ton üstü ilk elektrikli çekiciyi sunan şirket de Volvo Trucks oldu. Türkiye, Volvo Trucks markasını temsil eden 90 ülke içinde elektrikli çekici teslimatı yapılan ilk 3 ülkeden biri konumunda. Türkiye pazarına sunduğumuz ilk elektrikli Volvo Trucks çekiciler yollarımızda aktif olarak çalışmaya devam ediyor. 700 kilometreye kadar elektrikli menzil sunabilen yeni Volvo FH Aero Electric ile ağır ticari araç sektöründe yeni bir seviyeye ulaştık” dedi.
Volvo FH Aero Electric: 700 km’ye kadar menzil, megawatt şarj ve yüksek taşıma kapasitesi
Yeni uzun menzilli çekici Volvo FH Aero Electric, yeni bir tahrik sistemi teknolojisi olan e-aks sayesinde tek şarjla 700 km’ye kadar yol kat edebiliyor ve bu da araçta önemli ölçüde daha fazla batarya kapasitesi için yer açıyor. Kamyon, yeni MCS (Megawatt Şarj Sistemi) standardına uyarlanarak, 8 bataryanın %20’den %80’e kadar şarj edilebilmesi yaklaşık 50 dakika sürüyor. Bu da, şarj süresinin AB’deki kamyon sürücüleri için yasal olarak belirlenen dinlenme süresi içinde yapılabileceği ve böylece yüksek verimliliğe katkı sağlanılabileceği anlamına geliyor.
Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Geliştirdiğimiz ve genişlettiğimiz ürün yelpazemizde taşımacılık görevleri için sunduğumuz elektrikli çözümlerimize; 700 km’ye kadar menzile sahip son teknoloji ürünü bir elektrikli çekiciyi de ekliyoruz. Dünya genelindeki kamyon taşımacılığının büyük bir bölümünün gelecekte elektrikli araçlar tarafından gerçekleştirileceğine olan inancımızda kararlıyız. Yeni kamyonlarımızın muhteşem performansı göz önüne alındığında, bunun nedenini anlamak kolay. Sektörün en iyisi konumuna gelen uzun yol elektrikli kamyonlarımız olağanüstü menzili, yüksek yük taşıma kapasitesi, hızlı şarj ve mükemmel sürüş konforuyla birleştiriyor. Bu kamyonla müşterilerimiz, dizel kamyonlarla aynı verimlilikle, gerçekten uzun mesafeler kat edebilir ve tüm iş günü boyunca çalışabilirler” dedi.
Yeni Volvo FH, FM, FMX kamyonlar: 470 km’ye kadar menzil
Yeni Volvo FH, FM ve FMX elektrikli kamyonlar, farklı uygulamalarda maksimum esneklik sağlamak üzere tasarlanan, tamamen yeni bir tahrik sistemine sahip. Mükemmel sürüş performansı sunan bu sistem, sürücünün kamyonu sürerken beton mikseri, kancalı kaldırma platformu veya çöp toplama ünitesi gibi yardımcı ekipmanlara ekstra motor veya eklentiye ihtiyaç duymadan, güç sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu, sürüş sırasında kullanım imkanı sağlayan, artırılmış işlevselliğe sahip entegre bir şanzıman güç çıkışı (PTO) sayesinde mümkün oluyor. Kamyonlar 470 km’ye kadar menzile sahip olabiliyor ve yaklaşık 65 dakikada %20’den %80’e kadar şarj edilebiliyor.
Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Yeni nesil Volvo FH, FM ve FMX Electric, yeni ve akıllı fonksiyonlarla donatılmış olup, sürücüye büyük konfor sunuyor ve çok çeşitli taşımacılık görevleri için sıfır egzoz emisyonlu ulaşımı mümkün kılıyor” dedi.
Tüm kamyonlarda pürüzsüz vites geçişleri
Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric ve 700 km menzile ulaşabilen Volvo FH Aero Electric, daha akıcı ve kontrollü performans sağlamak için çift elektrikli motorla senkronize edilen bir şanzıman ile donatılıyor. Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric’te 8 vitesli; Volvo FH Aero Electric’te 6 vitesli olan yeni Powershift şanzımanlar, pürüzsüz vites geçişi sunuyor ve daha konforlu bir çalışma günü için daha az gürültü ve titreşim üretiyor.
Kısaca Uzun Menzilli Volvo FH Aero Electric:
- Kullanım alanları: Uzun mesafeli ve şehirlerarası taşımacılık, bir günde 700 km’den fazla mesafe kat etmek.
- Temel özellikler: İki elektrik motoru ve 6 vitesli şanzımanı arka aksa entegre eden kompakt e-aks, şasi alanında daha fazla batarya için yer açıyor. 460 kW’a (623 HP) kadar güç çıkışı. Daha fazla kullanılabilir enerji ve daha yüksek şarj hızı, merkezden merkeze rotalar ve iki vardiyalı çalışma için ideal.
- Toplam kapasite: 48 tona kadar brüt kombine ağırlık (GCW). Menzil ve yük kapasitesi arasındaki dengeyi optimize etmek için esnek batarya konfigürasyonu. 28 tona kadar yük kapasitesi.
- Menzil: Tek şarjla 700 km’ye kadar*
- Şarj: 700 kW MCS (Megawatt) ile %20-80 arası yaklaşık 50 dakika. 350 kW CCS (Birleşik Şarj Sistemi) ile %20-80 arası yaklaşık 85 dakika.
- Özel özellik: Soğutma üniteleri için elektrik güç çıkışı (EPS) özelliği sayesinde ayrı bir dizel jeneratöre olan ihtiyaç ortadan kalkıyor.
Kısaca Yeni Nesil Volvo FH, FM ve FMX Electric:
- Kullanım alanları: Karayolu inşaatı, bölgesel dağıtım, kentsel lojistik, altyapı, atık ve ağır özel uygulamalar.
- Temel özellikler: Elektrik torkunu en üst düzeye çıkarmak için özel olarak tasarlanmış 8 vitesli şanzımana sahip yeni çift motorlu tahrik sistemi. 540 kW’a (731 HP) kadar güç çıkışı.
- Esneklik: Daha ağır yükler ve zorlu arazi koşulları için tasarlanmıştır; maksimum esneklik için çift tahrik aksı ve düşük vites oranıyla donatılabilir.
- Menzil: Tek şarjla 470 km’ye kadar*
- Toplam kapasite: 65 tona kadar Brüt Kombine Ağırlık (GCW). Menzil ve yük taşıma kapasitesi arasında dengeyi optimize etmek için esnek batarya konfigürasyonu. 23,8 tona kadar yük taşıma kapasitesi (4×2 çekici).
- Şarj: 350 kW CCS (Birleşik Şarj Sistemi) ile yaklaşık 65 dakikada %20-80 şarj.
- Özel özellik: Vinçler, kancalı kaldırma araçları veya damperli kasalar için çeşitli güç çıkış çözümleriyle (Ayrı motorlar veya çift motor çıkışı) çoklu konfigürasyonlar. Kamyon ve kasa aynı anda çalıştırılabilir.
*Menzil; hava koşulları ve rüzgar direnci gibi dış etkenlerin yanı sıra kamyonun toplam ağırlığı ve sürücünün performansı gibi diğer faktörlere göre değişiklik gösterebilir.
Fosil Yakıtsız Ulaşıma Doğru
Volvo Trucks, 2040 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için fosil yakıtsız ulaşıma geçişe odaklanıyor. Bu geçiş, bataryalı elektrikli, yakıt hücreli elektrikli ve yeşil hidrojen, biyogaz, biyodizel veya HVO (hidrojene işlenmiş bitkisel yağ) gibi yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara dayalı üç yollu bir teknoloji stratejisi kullanılarak gerçekleştiriliyor.
Elektrikli Araçlar
Karsan, Busworld 2025’te İki Yeni Teknolojiyi Dünya Pazarında Tanıtacak!


Karsan, toplu taşımanın geleceğine yön veren yeniliklerine bir yenisini daha ekliyor. Şirket, 4-9 Ekim 2025 tarihleri arasında Belçika’da düzenlenecek olan Busworld 2025 fuarında, dünya pazarını sarsacak iki büyük lansmanla sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Karsan’ın sıfır emisyonlu ve otonom araç vizyonunu taçlandıracak bu lansmanlar, sektörün gündemine oturmaya aday.
Otonom e-JEST ve e-ATA Hidrojen ile Yenilikçi Atılım
Karsan, fuar kapsamında iki önemli aracı ilk kez dünyaya tanıtacak. Bunlardan ilki, Avrupa yollarında en çok tercih edilen elektrikli minibüs olan e-JEST’in otonom versiyonu: Otonom e-JEST. Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip bu araç, özellikle dar sokaklara ve tarihi şehir merkezlerine özel olarak tasarlandı. Yüksek manevra kabiliyeti ve kompakt boyutları sayesinde şehir içi ulaşımı kökten değiştirecek bir çözüm sunuyor.
Diğer büyük lansman ise, Toyota iş birliğiyle geliştirilen e-ATA Hidrojen. Bu model, uzun menzilli ve sıfır emisyonlu toplu taşıma ihtiyacına güçlü bir yanıt veriyor. Karsan, bu iki yeni teknolojiyle hem sürüş deneyimini hem de çevresel sürdürülebilirliği bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Geleceğin Toplu Taşıması Karsan Standında
Karsan, Busworld 2025 standında yalnızca yeni lansmanlarla kalmayacak. Kendini kanıtlamış olan Otonom e-ATAK modeli de sergilenecek ve katılımcılar için özel deneme sürüşü imkanları sunulacak. Böylece ziyaretçiler, Karsan’ın otonom teknolojilerini bizzat deneyimleme şansı bulacak.
Karsan’ın Busworld 2025’teki bu büyük gövde gösterisi, şirketin toplu ulaşımda elektrifikasyon ve otonom sistemler konusundaki lider konumunu pekiştirecek.
Elektrikli Ticari
Horoz Lojistik’ten Çevre Dostu Adımlar: Elektrikli Araçlar Filoya Katıldı


Çevresel sürdürülebilirliğe odaklanan Horoz Lojistik, lojistik faaliyetlerinin ekolojik etkisini en aza indirmek amacıyla sürdürdüğü uygulamalarına yenilerini eklemeye devam ediyor
– Sürdürülebilir lojistik faaliyetlerini odağına alan Horoz Lojistik, çevreye olan duyarlılığını daha da ileriye taşıyarak yeni nesil elektrikli araçları lojistik operasyonlarına dahil etmeye başladı. Bu adım, lojistik faaliyetlerinin çevresel etkilerini azaltmak ve karbon ayak izini en aza indirme ve çevre dostu taşımacılık çözümleri geliştirme konusundaki taahhüdünü pekiştiriyor.
2030 yılına kadar yurt genelindeki tüm depolarını güneş enerji panelleri ile kendi enerjisini üreten alanlar olacağını hedeflediklerini bildiren Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, çevre politikaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.
“Lojistik operasyonunun çevreye önemli bir etkisi bulunmakta. Bu durum araçların, uçakların ve gemilerin ne kadar karbondioksit ürettiği göz önüne alındığında, yapılacak ufak değişiklikler bile ciddi boyutta çevresel katkı sağlamaktadır. Lojistik kaynaklı enerji tüketiminin neden olduğu çevre kirliliğinin de her geçen gün arttığı günümüzde “yeşil lojistik kavramı” gün geçtikçe daha fazla önem taşımakta. Sektördeki faaliyetlerimizin çevresel etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek bizim de her zaman önceliğimiz oldu. Elektrikli araç filomuz ile karbon salınımını azaltarak, çevre dostu lojistik çözümlerimizi genişletiyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için her adımda çevre dostu çözümler geliştirmek zorundayız. Yeşil lojistik uygulamalarımızla sürdürülebilirliği işimizin temeline yerleştiriyoruz,” diyen Özkocacık, bu tür yatırımların şirketin uzun vadeli vizyonunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Yurtiçi Faaliyetlerden sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, konuyla ilgili olarak ayrıca şunları söyledi: ‘Horoz Lojistik olarak gelişen ve değişen gereksinimler paralelinde tüketici beklentilerinin ve isteklerinin artması, maliyetlerin azaltılması için bilinçli personel davranışını teşvik ederek “yeşil tedarik zinciri” uygulamalara ağırlık veriyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik alanlardaki sürdürülebilirlik performansımızı geliştirebilmek için etkin operasyonel yapımızdan yararlanıyoruz. İklim değişikliğinin çevremiz üzerindeki olumsuz etkilerini azaltacak taşıma modellerini kullanıyoruz. Bu hususta üzerimize düşenleri yerine getiriyor, dijital ortamda karbon ayak izimizi hesaplayarak; asgari seviyeye düşürmek için taşıma faaliyetlerimizi bu çerçevede planlıyoruz. Çevresel risklerimizi yönetmek amacıyla faaliyetlerimizde son teknolojik dijital yeniliklerden faydalanıyoruz. Gelecek dönemlerde gelişmiş enerji yönetim sistemleri ile elektrikli araçlara, kendi enerjisini üreten depolara ve farklı yeşil girişimlere odaklanan yeni bir değer zinciri oluşturulması ile toplam karbon ayak izinin önemli ölçüde azalacağına inanıyoruz.
Horoz Lojistik’in yeni elektrikli araç filosu, yüksek performansı ve verimliliği ile dikkat çekiyor. Bu araçlar, şehir içi dağıtım ağında kullanılmaya başlandı ve sessiz çalışması, düşük bakım maliyetleri ile hem çevreye hem de işletmelere avantaj sağlıyor. Şirket, gelecek dönemde filoya daha fazla elektrikli araç ekleyerek, çevreye olan katkısını artırmayı planlıyor.
Sürdürülebilirlik Hedefleri
Horoz Lojistik, 2030 yılına kadar tüm taşıma faaliyetlerini yeşil lojistik standartlarına uygun hale getirme hedefi doğrultusunda yatırımlarına hız kesmeden devam ederken, bu doğrultuda elektrikli araçların yanı sıra güneş enerji santrali, yeşil depolar, dijital enerji yönetim sistemleri ve karbon emisyonunu düşürmeye yönelik diğer inovatif çözümler üzerinde de operasyonlarını sürdürüyor









