Connect with us

Genel

Mobilite ile Birlikte Renault’te Değişim Rüzgarları Esmeye Başladı

Renault Grubu CEO’su Luca de Meo ve Renault marka ekibi markanın vizyonunu paylaştı: En yeni teknoloji ve hizmetlerde başı çeken, daha sürdürülebilir ve sorumlu bir çalışma tarzına sahip, enerji dönüşüm lideri.  

 

“Nouvelle Vague”: Elektrikli, teknoloji merkezli ve sürdürülebilir bir mobilite

İnsanı merkeze alan bir marka olan Renault, Avrupa otomotiv sektörünü modern bir dalgayla tanıştırarak yeni bir döneme adım atıyor.

 

“Nouvelle Vague”, Renault’yu teknoloji, hizmet ve temiz enerjiyi merkezine alan, bu kapsamda daha sürdürülebilir, daha akıllı, günlük kullanıma dönük araçlar ve mobilite çözümleri tasarlayan bir markaya dönüştürecek. Bu dönüşüm, 20’nci yüzyıl boyunca kendini yenileyerek her dönemde inovatif ve son derece modern araçlar tasarlayan marka DNA’sıyla da örtüşüyor. 2021’de, Renault her zamankinden daha yoğun bir şekilde, tüketici taleplerine uygun, sorumlu, karbonsuz, güvenli ve ölçeklenebilir mobilite çözümleri üretmeye dönük Pazar taleplerini karşılamak için çalışıyor.

 

Renault Talk #1 etkinliğinde Luca de Meo, Grubun Renaulution planının merkezinde yer alan yaklaşımı özetledi:

 

  • Enerji dönüşümünde sektörde lider olan Renault markası, 2030 itibariyle en yeşil marka olacak ve bu tarih itibarıyla satılan her 10 otomobilimizden 9’u elektrikli olacak.

 

  • Teknoloji ve hizmette başa oynayan Renault markası, öncelikli olarak “Software Requiblique” üzerinden şehir içi mobilitenin geleceğini şekillendiriyor. Sektöründe lider 5 şirketten 2 binin üzerinde mühendis, şehirlere ve topluluklara anahtar teslim mobilite çözümleri sunmak için, siber güvenlik, yapay zekâ, veri işleme, yazılım ve mikroelektronik alanlarındaki uzmanlıklarını paylaşacak.

 

  • Avrupa’nın ilk döngüsel ekonomi merkezi Renault Re-Factory, yıllık 120 bin araç geri dönüşüm ya da ileri dönüşüm (Elektrikli Araçlar dahil) kapasitesiyle daha sürdürülebilir ve sorumlu bir modele ilk adımı atıyor. Stratejik olarak geri dönüştürülen malzemelerin yaklaşık yüzde 80’i yeni akülerde kullanılacak.  2030 itibarıyla, Renault yeni araçlardaki geri dönüştürülmüş malzeme yüzdesi açısından dünyanın en başarılı otomotiv üreticisi olacak.

 

 

  • Renault “voitures à vivre” (yaşanacak otomobiller) yaklaşımını da üst segmentlere taşıyor: 2025 itibariyle C ve D segmentlerinde tümü elektrikli 7 modelin lansmanı gerçekleştirilecek. Arkana, ticari atılımın başlangıcı olacak. Bağlantılı ve tam elektrikli otomobillerin geleceğini temsil eden yeni nesil Megane E-TECH Electric de yakın gelecekte satışa sunulacak. Son olarak, E-TECH Hybrid teknolojisinde gerçekleştirilen iyileştirmeler sürerek yakında satışa sunulacak C ve D segmenti araçlar için en üst seviye verimlilik ve sürüş keyfi deneyimleri geliştirilecek.

 

Yeni dönem, yeni logo

 

Renault Marka Tasarım Direktörü Gilles Vidal, toplantıda yeni logonun kullanımına ilişkin ipuçları da verdi.

 

2022’de satışa sunulması planlanan yeni Megane E-TECH Electric modelin arkasında yer olacak logonun görüntüsünü paylaşan Gilles Vidal geliştirilmiş kabin içi deneyime ilişkin 2 görsel sundu:

– Yüksek teknoloji kabin içi sistemler ve birinci sınıf ekranlar

– Daha fazla konfor ve kolaylık için daha fazla depolama alanı

– Yeni bir çağa işaret eden yeniden tasarlanmış hat, alan ve malzemeler.

 

 

2024 itibarıyla tüm ürün gamının yeni logo ile sunulması hedefleniyor.

 

Renault markasının E-TECH hibrit atılımı

 

10 yılı aşkın deneyimi ve şu ana kadar ulaştığı yaklaşık 400 bin adet satış rakamıyla, Renault markası Avrupa elektrikli araç pazarında lider konumda. Tamamen elektrikli araçlar konusundaki uzmanlığını geliştiren Renault markası, ana modellerinin de hibrit ve plug-in hibrit versiyonlarıyla elektrikli araç ürün gamını genişletti.

 

E-TECH hibrit teknolojisi, sahip olduğu 150 patent ve Formula 1 aracılığıyla marka deneyimine sunduğu katkıyla, modüler olduğu kadar benzersiz bir teknoloji. Hibrit ve plug-in hibrit versiyonları ile, en üst seviye enerji verimliliğiyle sürüş keyfini sunarken, aynı zamanda karbon emisyonu ve yakıt kullanımını da azaltıyor.

2020 yılında bu devrim niteliğindeki teknoloji, markanın ana modellerinden üçüyle sunuldu ve böylece elektrikli araç deneyimi herkesin kullanımına açılmış oldu:

– Clio E-TECH Hibrit,

– Captur E-TECH Plug-in Hibrit

– Megane Wagon E-TECH Plug-in Hibrit

 

2021 yılında, son olarak lansmanı gerçekleştirilen Arkana ve Captur E-TECH Hibrit ve Megane Sedan E-TECH Plug-in Hibrit modellerle, Renault markası 6 E-TECH hibrit ve plug-in hibrit aracın yer aldığı bir elektrikli araç ürün gamına sahip oldu.

 

Renault Grubu Mühendislik Başkan Yardımcısı Gilles Le Borgne, E-TECH hibrit teknolojisini gelecek nesiller ile genişleterek, markanın geleceğe hazırlandığını belirtti.

 

Üst segmentler, özellikle C-SUV segmentinde, elektrikli motor ile kombine edilmiş yeni 1.2 litre 3 silindirli motor ve elektrikli motor birlikte sunulacak. 2022 itibariyle hibrit ile 200 bg, 2024 itibariyle ise Plug-in Hibrit ile 4 çekişli 280 bg modeller satışa sunulacak.

Yeni Arkana: Sportif, hibrit ve geniş hacimli

Uluslararası C segment pazarında rekabete hazırlanan Arkana’nın full hibrit tasarımı pazar dinamiklerini derinden etkiliyor. Yüksek hacimli bir üreticiden çıkan ilk SUV-Coupé olan Arkana, sürüş keyfi, konfor ve geniş hacmi bir araya getiriyor. Mayıs ayı itibariyle Avrupa’da şimdiden 6 bin sipariş adedine ulaşarak merakla beklendiğini kanıtlayan Yeni Renault Arkana E-TECH Hybrid’in Haziran ayında yollarda olması planlanıyor.

Yeni Kangoo: Şık ve geniş

 

1997 yılındaki lansmanından beri gerçek bir ikon haline gelen Kangoo da geri döndü. Yeni Kangoo şıklık, geniş hacim ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Güçlü ve aerodinamik tasarımlı araç arka kısımdaki üç adet tam boy koltuk ve 49 litre erişilebilir istifleme hacmiyle mümkün olan en geniş hacmi sunuyor. Geniş bagaj kısmı, 775 litreden 3.500 litreye kadar çıkabilen düz yataklı istifleme hacmine sahip. Standart ekipmanda optimum güvenlik için 14 yeni standart sürüş destek sistemi mevcut. Yeni Kangoo hem 5 hem de 7 koltuklu modellerle sunulacak. 2022 itibariyle Yeni Kangoo tam elektrikli E-TECH model seçeneğiyle pazarda yer alacak.

 

 

 

Önce değerler

 

Renault Markası Satış ve Operasyonlar Başkan Yardımcısı Fabrice Cambolive, Renault markasının ticari önceliklerini hatırlattı:

  • Elektrikli araç ürün gamını güçlendirmek ve E-TECH atılımını bir adım öteye taşımak için ‘yeşil’ atılım: Avrupa’da Renault satışlarının yüzde 25’ini elektrikli araçlar ve Fransa’da Clio satışlarının yüzde 30’unu hibrit araçlar oluşturuyor.
  • Ürünler: Hem Avrupa içinde hem de dışında ürün gamı yenileme sürecini hızlandırarak C segmentindeki pazar payını yeniden eski seviyesine çıkartmak;
  • Değerler önce gelir, satış hacimleri ise kendiliğinden artacaktır: Ürün kalitesi ve fiyat konumlandırmasına yoğunlaşma:

 

Fransız kökenleriyle gurur duymakla birlikte Renault uluslararası bir marka olarak tüm pazarlarda iş modellerini de yeniden gözden geçirdi. Bu sayede araçların karlılığını artırırken yeni nesil ürünlerle yeni pazarların fethedilmesi hedefleniyor.

 

 

Uluslararası alanda, Renault markası bir yandan risk seviyelerini de inceleyerek, geçmişte güçlü olduğu yüksek potansiyelli pazarlara yani Brezilya, Rusya, Türkiye ve Hindistan’da yatırım yapıyor.

 

Avrupa’da ise, Renault kilit pazarlarına odaklanmaya devam ediyor: Fransa, İspanya, İtalya, Almanya ve Birleşik Krallık. Marka buralarda daha görünür ve net bir yol haritasına sahip: E-TECH ile E-mobilite konusundaki liderliğini güçlendirmek için E-TECH’i kullanmak, C segmenti ve ticari araçlardaki pazar payını artırmak için daha fazla çaba sarf etmek.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler