Connect with us

Genel

Opel Manta GSe ElektroMOD: Hayal gücü, Ekip Çalışması ve Teknolojinin Birleşimi

  Sahip olduğu üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, neo-klasik modeli Manta GSe ElektroMOD’la dikkatleri toplamaya devam ediyor. Modern güç aktarma sistemlerine sahip klasik araçlar olan ‘restomod’ trendine doğru başlayan eğilim Opel Manta’yı da elektriklendirdi. Yeni Opel Manta GSe’de modern çağın gereğini yerine getiren sıfır emisyonlu 108 kW / 147 HP gücündeki batarya elektrikli elektromotor, 200 km’lik menziliyle beklentileri karşılıyor. Bununla birlikte Opel’in elektrikliye geçiş hamlesi, Opel Mokka-e gibi yeni modellerle tüm hızıyla devam ediyor.

 

Köklü otomobil markası Opel, bünyesindeki üstün Alman teknolojisini, kendi tarihinin en özel tasarım çizgilerine sahip ikonik efsanevi Manta modeli ile buluşturarak Manta GSe ile ön plana çıkmayı başardı. Yarım asırdan daha uzun bir süre önce, dört silindirli benzinli motoruyla pazara sunulan ve geniş kitleleri peşinden sürükleyen efsanevi Manta, bugün Alman markanın tarihindeki ilk ElektroMOD modeli olarak yoğun ilgi görüyor. Bu doğrultuda hazırlanan yeni Opel Manta GSe ElektroMOD; bir stil ikonunun klasik görünümünü ve günümüzün sürdürülebilir sürüş için gerekli olan en ileri teknolojilerini bir araya getiriyor.

Opel Classic atölyesinden yollara uzanan macera

 

Opel mühendisleri, Manta GSe ElektroMOD’un temellerini Opel Classic atölyesinde bulunan Manta A ile oluşturdu. 1988 yılında Wiesbaden’li bir kadın sürücü tarafından Opel Classic’e verilen Manta A, siyah vinil tavanı, otomatik şanzımanı, turuncu rengi ve neredeyse paslanmamış karoseri ile dikkatleri üzerine çekmişti. Opel mühendisleri aracın elektrik sistemi dönüşümünü yaptıktan sonra, aracın Teknik Gözetim Kurulu (TÜV) onayını aldılar. Manta GSE ElektroMOD’un dikkatleri üzerine çekecek ve görenleri kendisine hayran bırakacak olan neon sarı rengi de bu işlemden sonra araca uygulandı. Aracın üzerinde bulunan orijinal Manta A koltukları, modern bir otomobilde olması gerektiği gibi Opel ADAM S için geliştirilen ve merkezi sarı dekor çizgisine sahip spor koltuklar ile değiştirildi.

 

Opel Classic garajında hazırlanan Manta-e GSe ElektroMOD, modern güç-aktarma sistemlerine sahip klasik araçlar olan ‘restomod’ trendine de uyum sağlamayı başarıyor. Manta GSe ElektroMOD örneğinde, geliştirme ekibi otomobilin orijinal ruhunu korudu ve bunu yaparken; en güncel LED teknolojisine sahip etkileyici Pixel-Vizör, tamamen dijital kokpit ve tabii ki batarya elektrikli güç-aktarma sistemi olmak üzere en güncel yeniliklere yer verdi. Manta GSe ekibi adına görüşlerini aktaran Opel Global Marka Tasarım Müdürü Pierre-Olivier Garcia: “Manta GSe, safkan otomobil sevgisini temsil ediyor. ElektroMOD ile köklü Opel geleneği ve sürdürülebilir gelecek arasında bir köprü kuruyoruz. Zamanın ruhu ile günümüz arasındaki etkileşim kesinlikle büyüleyici” sözleriyle aracı tanımlıyor.

Opel Manta GSe ElektroMOD

Güç ile gelen sorumluluk

 

Yeni Manta GSe ElektroMOD’u geliştirmek için üzerinde çalışılan orijinal otomobil otomatik şanzımana sahipti. Mühendisler milyonlarca insanın tercih ettiği dört ileri manuel şanzımanı araca uyarlamak için teknik değişiklikler uyguladı. Daha büyük bir kavramaya sahip olan ElektroMOD için yeni bir volan ve normalinden uzun şaft kullanan mühendisler, aracın fren sisteminde de iyileştirmeler yaptı. Manta A’nın standart frenleri, ön akslarda daha büyük frenlere, arka aksta ise kampana yerine disk frenlere dönüştürüldü. Bu dönüşüm sayesinde yeni Manta GSe ElektroMOD, hızlı gidebildiği kadar iyi bir fren sistemine de kavuşmuş oldu.

Opel Manta GSe ElektroMOD Team (2021)

Opel tarihinde geliştirilen bütün Manta A modellerinden farklı olan Manta GSe ElektroMOD, birkaç özel model dışında bu zamana kadar üretilmiş en güçlü motora (108 kW – 147 HP) sahip. Ürettiği gücü arka akslara aktaran otomobil, sportif sürüş karakterine uygun olması için önde sert, arkalarda ise daha yumuşak bir süspansiyon ayarına sahip. Sportif ruhun öne çıkması ve yol tutuşunun sağlanması için yapılan bu ayarlamalar yeni modelin sürüş güvenliğinden de ödün vermemesini sağlıyor.

 

Opel Marka Stratejisi ve Sosyal Medya Başkanı Quentin Huber yapmış olduğu değerlendirmede: “Geçmişin Opel Manta’sına bir saygı duruşu niteliğinde olan GSe, aynı zamanda günümüz için bir marka ifadesi niteliğini de taşıyor. Opel iddialı ve saf, heyecan verici bir şekilde farklı bir marka” şeklinde konuştu.

Opel Manta GSe ElektroMOD

200 km menzil sunuyor

 

Yeni Manta GSe’nin 31 kWsa kapasiteli lityum iyon bataryası, her zaman mümkün olan en iyi tutuş ve düşük ağırlık merkezi için bagajda mümkün olduğunca ileriye yerleştirildi.  ElektroMOD dönüşümünün ardından Manta, yaklaşık 1.137 kg ağırlığa ulaştı. Bu, orijinal Manta A’dan 175 kg daha fazla bir kütle gövde ağırlığı anlamına gelse de normal sürüş koşullarında araç 200 km’lik menzile ulaşabiliyor. Corsa-e ve Mokka-e modellerinde olduğu gibi elektrikli Manta, enerji geri kazanım özelliklerini de bünyesinde barındıyor. Konsolda bulunan düğme yardımıyla aktif hale gelen bu geri kazanım sayesinde daha uzun menzillere ulaşmak mümkün.

 

Geleneksel sürüş deneyimi

 

Opel, Manta GSe ElektroMOD’u geliştirirken geleneksel tasarımını koruyarak aracın sürüş deneyimini de bir üst seviyeye taşıyor. Otomobili çalıştırmak için kontak anahtarını çevirmeniz yeterli oluyor. ElektroMOD’da doğrudan sürüşe başlamak için dördüncü vitesi seçmek gerekiyor. Elektrik motorunun ürettiği maksimum güç ve tork sayesinde en yüksek vites oranında bile hareket edebilen Manta GSe, otomatik şanzımanlı bir otomobile sahipmişsiniz gibi hissettiriyor. Geleneksel sürüş ruhunu sürdürmek isteyenler de dört ileri şanzımanda birinci vites oranını tercih edip kalkış yaptıktan sonra sürüşlerine göre vites oranları arasında geçişler gerçekleştirebiliyorlar. Manta GSe ElektroMOD, canlı ve istekli bir şekilde hızlanmayı başaran bir otomobil. Opel mühendisleri, bu otomobilin son hızını elektronik olarak 150 km/s ile sınırladılar.

 

 

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!

Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…

HABER: OKTAY ERGİNOĞLU

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.

7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!

Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.

TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor

Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.

Neden Snowmaster 2 Sport?

  • Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.

  • Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.

  • Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.

  • Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.

Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet

Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.

“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”

Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.

2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.

Oktay ERGİNOĞLU

Continue Reading

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Popüler