Genel
Otomotiv sektörü insan-robot işbirliği ile geleceğe hazır


Çeşitli türlerdeki ürün ve hizmetin üretimini ve dağıtımını izlemek için tüm dünyada kullanılan otomasyon sistemleri; verimlilik, enerji ve zaman tasarrufu, detaylı ölçüm ve raporlama gibi avantajlar sağlıyor.
Olağanüstü kriz durumlarında insan kaynağına minimum ihtiyaçla üretimi sürdürme kabiliyetiyle ülke ekonomilerindeki daralmayı da kısan sistemler, yaklaşık kırk yıldır tüm endüstrileri etkisi altına alıyor. Japonya merkezli lider CNC, robot ve makine üreticisi FANUC, farklı özelliklere sahip robotları ve otomotiv üretim hatlarını iyileştirmeye yönelik opsiyonlarıyla fabrika teknolojilerinde köklü değişimler meydana getiriyor.


Verimliliğin en kritik kıstaslardan biri olduğu günümüzde, robotlar ve CNC makineleri dünyadaki tüm endüstriler gibi otomotiv sektöründe de üretim verimliliğine büyük katkıda bulunarak rekabet ortamında öne çıkmasını sağlıyor. Japon devi dünyanın dört bir yanındaki otomotiv endüstrisinde kullanılmak üzere 0.5kg’dan 2.300kg’a kadar kaldırma kapasitesine sahip geniş bir model aralığında, uygulamada farklı özelliklere sahip robotları ve otomotiv üretim hatlarını iyileştirmeye yönelik opsiyonlarıyla faaliyetlerini sürdürüyor.



Fabrikalarda zaman ve enerji tasarrufu sağlayan üst akıl: Robotlar
Kurulumu olabildiğince hızlı ve kolay hale getirmek için çözümleri geleceğe dönük akıllı fabrikalarda kullanıma hazır tak-çalıştır teknolojilerini içeriyor. Kullanıma hazır bu teknolojiler sayesinde duruş süreleri etkin bir şekilde minimize edilirken, basit menüler kullanarak üreticilerin kendi çözümlerini oluşturmaları mümkün hale geliyor.
Çağın en büyük gereksinimlerinden biri olan enerjinin verimli olarak kullanılması bağlamında tüm FANUC ürünleri maksimum enerji verimliliği göz önünde bulundurularak tasarlanıyor. Akıllı enerji tasarrufu özellikleri ve servo teknolojisi ile FANUC, mümkün olan maksimum verimi en düşük enerji tüketimi ile sağlamayı hedefliyor. FANUC ürünleri; üretim miktarı, verimlilik ve hız dışında birçok değerli etkeni bir arada bulunduracak şekilde, fabrika alanının en optimum şekilde kullanılabilmesi için geliştiriliyor.


Otomotiv sektöründe robot teknolojileri
Otomotiv sektöründe üretim hattının hemen hemen her aşamasında kullanılan robotlar, yüksek düzeyde verim gerektiren, tekrar eden ve insan sağlığı için riskli olabilecek görevlerde de ideal görülüyor. Fabrikaların ihtiyaçları doğrultusunda, ağırlıklı olarak, punta kaynak, araç gövde komponent transferi, mastik, ark kaynak, araç ölçümü, boya gibi uygulamalar için otomotiv kaporta üretim hatlarında kullanılan robotlar üretiliyor. Yanı sıra görsel işleme ürünleri, kuvvet sensörü, yörünge hızlandırma opsiyonları, ZDT olarak adlandırılan robotlar ve bağlı çevre ekipmanlarının haberleşebildiği, takip edilebildiği ve olası problemlerin oluşmadan fark edilmesinin sağlandığı IoT çözümleri de öncelikli üretilen akıllı teknolojiler arasında yer alıyor.
FANUC; robotları dışında CNC, lazer, Power Motion, Robodrill, Roboshot, Robocut teknolojileri ile tek ortak platform üzerinden aksiyon alarak ek ara yüz ve kablolama ihtiyacını en aza indirgiyor. Çözümler arasında çok yönlü montaj şekillerinin yanında küçük izdüşümlerine sahip hızlı ve ince punta robotları, kompakt işleme merkezleri ve tanımlanmış güvenlik bölgelerine göre robotun çalışma alanını kesin olarak belirlemeye olanak veren akıllı DCS (Dual Check Safety) yazılımı da bulunuyor. Öte yandan FANUC’un 900kg – 2.300kg taşıma kapasite aralığındaki dört robot modeliyle araç komplesi transferinde rol oynayan M-2000 robot serisi; geleneksel konveyörlere göre verimlilikleri, daha düşük bakım maliyetleri ve kolay kurulumlarıyla fark yaratıyor.



“İnsan-makine işbirliği üzerine kurulu yepyeni bir üretim modelinin içindeyiz”
Günümüz itibariyle FANUC’un Amerika, Asya ve Avrupa pazarında faaliyet gösteren otomotiv devlerinin üretim hatlarında faaliyet gösteren yüz binin üzerinde kurulu robotu olduğunu belirten FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, dünyanın ileri gelen saygın otomotiv üreticilerinin her geçen gün gelişen FANUC teknolojilerini kullandığını aktarıyor. IoT teknolojileriyle donatılacak olan gelecekte, otomotiv sektöründe bugünün çok daha üzerinde bir verimlilik seviyesi oluşacağını söyleyen Yiğit, gelecek yıllarda network üzerinden birbirine bağlı hareket edebilen, karar ve planlama sunabilen daha ileri teknolojilerin kullanılacağı öngörüyor. FANUC olarak modüler fakat kesintisiz veri akışı sağladıklarını vurgulayan Alper Yiğit, sözlerine şöyle devam etti: “Yüksek enerji verimliliğine sahip, alan tasarrufunun maksimum düzeyde gerçekleşeceği, insan-makine işbirliği üzerine kurulu yepyeni bir üretim modelinin içindeyiz ve her geçen gün köklü değişimlere yol açacak yeni modellerimizi geliştiriyoruz. Geleceğin dünyasında robotlar, tüm zorlu görevleri yerine getirerek insanların değerli zamanlarını daha hafif, daha vasıflı veya zorlu görevlere ayırmalarına olanak tanıyacaktır.”
Genel
Volvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!


Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır vasıtalar için yaptığı güvenlik değerlendirmesinde en yüksek puan olan 5 yıldızı üçüncü defa kazandı. Son yapılan testler sonucunda standart kabinli iki yeni Volvo FH versiyonu, daha önce 5 yıldızla ödüllendirilen Volvo FM ve Volvo FH Aero modelleri arasına katıldı.
Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için gerçekleştirdiği ilk iki değerlendirme turunda test edilen tüm Volvo modelleri en yüksek güvenlik derecelendirmesi olan 5 yıldız ile ödüllendirilmişti. 2026 yılı itibarıyla açıklanan yeni sonuçlara göre standart kabinli Volvo FH modelleri de bu seçkin listeye katıldı.
Bugüne kadar Euro NCAP’in güvenlik değerlendirmesinden 5 yıldız alan Volvo Trucks modelleri:
- Volvo FM 4×2 çekici
- Volvo FM 6×2 kamyon
- Volvo FH 4×2 çekici (Yeni eklendi)
- Volvo FH 6×2 kamyon (Yeni eklendi)
- Volvo FH Aero 4×2 çekici
- Volvo FH Aero 6×2 kamyon
Listede yer alan tüm Volvo Trucks modelleri, aynı zamanda Euro NCAP’in City Safe kriterlerini de karşılıyor. Bu kriterler, Volvo Trucks’ın aktif güvenlik sistemlerinin performansı ve geniş görüş sağlama yeteneği sayesinde şehir içi trafik koşullarında savunmasız yol kullanıcılarının korunmasına katkıda bulunuyor.
Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Volvo’nun verdiği sözde durduğunu bir kez daha kanıtladık. Güvenlik her zamanki gibi önceliğimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir. Ancak bu, artık duracağımız anlamına gelmiyor. Sürücülerimizi ve tüm yol kullanıcılarını korumak için güvenlik alanında öncü olmaya devam edeceğiz” dedi.
Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için ilk güvenlik değerlendirmesini 2024 yılında başlattığında 5 yıldız alan ilk kamyon üreticisi olmuştu. Euro NCAP’den 5 yıldız almak, kamyonların sürücü desteği ve çarpışma önleme kriterlerini karşıladığını ve hatta aştığını, sürücü ile diğer yol kullanıcıları için trafik güvenliğini sağladığını gösteriyor.
Volvo Trucks’ın “Sıfır Kaza” vizyonu, şirketin araç ve trafik güvenliğini sürekli geliştirme çalışmalarını ispatlıyor. Volvo Trucks, sadece koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda güvenlik risklerini öngörmek ve kazaları azaltmak için yeni güvenlik sistemleri geliştirmeye devam ediyor.
Euro NCAP hakkında
Belçika merkezli Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı (Euro NCAP) 1996’da kuruldu ve kısa sürede binek otomobillerin güvenliğini değerlendirmede Avrupa standartlarını belirledi. Euro NCAP, Avrupa Birliği dahil olmak üzere birçok Avrupa hükümeti tarafından da destekleniyor. Ağır ticari araç testlerinde güvenlik sistemleri tek tek puanlanıyor, ardından toplam değerlendirme üzerinden 1 ile 5 yıldız arasında bir skor belirleniyor. 5 yıldız, en yüksek performansı ifade ediyor.
Kamyon testleri neleri kapsıyor?
- Güvenli sürüş:Sürücü izleme, doğrudan ve dolaylı görüş, hız destek sistemleri.
- Çarpışma önleme:Araç, yaya ve bisikletli ile önden çarpışmalar, düşük hız manevra çarpışmaları, şerit ihlali kazaları.
- Çarpışma sonrası:Kurtarma bilgileri.
Euro NCAP, önümüzdeki dönemde test kapsamını ve çarpışma korumasını, farklı taşıma segmentlerini de içerecek şekilde genişletmeyi hedefliyor.
Genel
2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!


Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…
HABER: OKTAY ERGİNOĞLU
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.


7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!
Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.


TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor
Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.


Neden Snowmaster 2 Sport?
-
Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.
-
Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.
-
Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.
-
Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.


Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet
Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.
“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”
Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.


2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.
Oktay ERGİNOĞLU
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
-



Genel1 ay önce2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!
-



Haberler2 ay önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Şarj Sektörü2 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Otomotiv Sektörü2 ay önceGelecek Geldi: Hyundai MobED, Yapay Zekâ Destekli Seri Üretim Mobilite Robotu!
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceBMW iX3 ve BMW M5 Touring Almanya’da “Altın Direksiyon” Ödülünü Kazandı
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceOtomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı
-



Elektrikli Araçlar3 ay önceHyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerine Hayat Veriyor
-



Otomotiv Sektörü2 ay önce50 Yıllık Mobilite Mirası: Avis Türkiye, Dünya Liderliğini Geleceğe Taşıyor




