Connect with us

Otomotiv

Renault Group inovasyon için Dassault Systèmes’in sanal ikiz teknolojisine geçti

Dassault Systèmes  ve Renault Group, 20 yıllık iş birliklerini daha da güçlendirecek bir ortaklığa adım attıklarını duyurdu. Dassault Systèmes yeni ortaklıkla, Renault Group’un “Renaulution” adını verdiği değer yaratma odaklı stratejik planına 3DEXPERIENCE platformu ile destek verecek. Böylece ilk kez Renault ölçeğinde büyük bir endüstriyel firma, Dassault Systèmes’in bulut üzerindeki 3DEXPERIENCE platformunu kullanarak yeni araçlar ve mobilite hizmetleri için programlar geliştirecek. Ayrıca ürün yaşam döngüsü boyunca tüm veriler gerçek zamanlı olarak çalışanlarla paylaşılabilecek ve çeşitli ürün konfigürasyonlarının sanal ikizleri* yönetebilecek. 

Ulaşım ve mobilite endüstrisinde giderek artan mevzuata ilişkin kısıtlamalar, ürünlerin karmaşıklaşması, elektrifikasyon, bağlanabilirlik, sürdürülebilirlik politikaları ve pek çok yeni mobilite hizmetinin ortaya çıkması gibi faktörler daha çevik ve iş birlikçi bir ekosistemi, yani farklı işlevlerin ve uzmanlıkların daha koordineli bir şekilde bir arada çalışabilmesini gerektiriyor. Buna çözüm olarak Dassault Systèmes’in bulut üzerindeki 3DEXPERIENCE platformunu devreye alan Renault Group; ‘Tasarım’, ‘Ürün Mühendisliği’, ‘Endüstriyel Süreç Mühendisliği’, ‘Parça ve Malzeme Satın Alma’, ‘Maliyetlendirme’ ve ‘Kalite’ gibi araç geliştirme departmanlarında görev alan 20.000’den fazla çalışanının platformu kullanmasını sağlayacak. Dünyanın farklı yerlerinde farklı görevleri olan Renault çalışanları bu sayede, gerçek zamanlı olarak güncellenen sistemlere ve yazılımlara, 3D modellemelere ve simülasyonlara erişim sağlayabilecek. Sanal ikiz teknolojisine dayalı olan bu devasa ölçekli iş birliği, şirket içindeki veri paylaşımını ve çevikliği artırırken maliyetleri düşürecek ve araç geliştirme süresini yaklaşık bir yıl azaltacak. Renault Group bunlara ek olarak 3DEXPERIENCE platformunun aralıksız devam eden teknolojik yeniliklerinden ve işlevsel zenginleştirmelerinden de yararlanma fırsatını yakalayacak.

Renault Group CEO’su Luca de Meo konuya ilişkin açıklamasında “Bulut üzerindeki 3DEXPERIENCE platformunu devreye alma kararımız, ‘Renaulution’ kapsamında mühendislik ve dijital alanlarda yapılan çalışmalara verdiğimiz önemi gösteriyor. Bir teknoloji, hizmet ve enerji şirketi olma hedefiyle ilerlerken iş birliğinin önemine inanıyoruz. 3DEXPERIENCE platformu sayesinde, mühendisliğin tüm disiplinlere bağlandığı dijital bir şirket olacağız. Mobiliteyi geliştirmek için daha fazla çeviklik, hız ve etkinlik kazanacağız” şeklinde konuştu.

Dassault Systèmes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Bernard Charlès ise Renault Group’taki bu dijital dönüşümün mobilite endüstrisini kökünden değiştireceğini söyledi ve bu durumu 1989’da bir yolcu uçağı yapımında ilk kez sanal teknolojilerin kullanılmasının ardından tüm endüstrilerin geri dönülmez şekilde dönüşüp ileri adım atmasına benzetti. Bernard Charlès açıklamasına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir inovasyon hem Renault’nun hem de Dassault Systèmes’in DNA’sında var. Bundan sonra da ortaklığımızı pekiştirerek Renault Group’un başarısını desteklemeye devam edeceğiz. Artık açıkça görülüyor ki; günümüzün endüstriyel ekosistemleri doğrusal değil, döngüsel ilerliyor. İnovasyon, iş birliğine dayalı bir yaklaşıma sahip ve evrilmekte olan bütün değer zincirini içeren sanal ikiz teknolojisini gerektiriyor. Renault’nun 3DEXPERIENCE platformuna geçişi, teknolojimizin araç tasarlama ve üretmenin de ötesine geçtiğinin habercisi niteliğinde bir gelişme. 3DEXPERIENCE platformu otomotiv endüstrisinin yeni ve sürdürülebilir mobilite deneyimleri sunmasında itici güç olacak.”

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Otomotiv

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.

Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı

Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.

Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”

Continue Reading

Popüler