Connect with us

Genel

TEMSA 2021’i %122 Büyümeyle Tamamladı

2021 yılında üretim, satış ve ihracatta önemli başarılara imza atan TEMSA, otobüs ve midibüs segmentinde, adet bazında satışlarını yüzde 90, ihracatını yüzde 144 artırdı. Tüm ürünlerde toplam satış adeti ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 122 yükseldi. Tarihinin ilk elektrikli otobüs satışını İsveç’e yapan TEMSA, yurtdışına 2021 yılı içinde de 50 elektrikli otobüs satışı gerçekleştirdi.

2020 yılının sonundan itibaren Sabancı Holding ve Skoda Transportation’ın da hissedarı olan PPF Group ortaklığında faaliyetlerini sürdüren TEMSA, yeni ortaklık yapısı altındaki ilk yılını büyük başarılarla tamamladı. Pandeminin dünya ekonomisi ve ülkeler üzerindeki tüm olumsuz etkilerine rağmen, üretim, satış ve ihracatta önemli sonuçlara imza atan TEMSA, aynı zamanda yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği ilklerle elektrikli araçlar konusundaki öncü rolünü de pekiştirdi.

TEMSA’nın 2021 yılı iş sonuçlarına ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan TEMSA CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu, pandeminin ve aşı çalışmalarının gölgesinde geçen bir yılı geride bıraktıklarını ifade ederken, “Turizm ve taşımacılık endüstrileri, belki de dünyada pandeminin direkt etkisini en yoğun şekilde hisseden sektörler. Bununla birlikte, yurt dışında ABD, Almanya, Fransa, İngiltere gibi öncelikli pazarlarımızda COVID kaynaklı endişelerin yanında, sosyal ve siyasi anlamda da çok sayıda olağanüstü gelişmeye tanıklık ettik. Tüm bunlara ve TEMSA’nın son yıllarda yaşadığı zorlu süreçlere rağmen, 2021 yeniden yükselişe geçtiğimiz; TEMSA’nın parlak günlerine geri dönüşünü başlattığımız başarılı ve sembolik bir yıl oldu. Sabancı Holding’in yanı sıra kardeş şirketimiz Skoda Transportation’ın bilgi birikimi ve teknolojik gücüyle önümüzdeki dönemde bu başarıları çok daha üst seviyelere taşıyacağız” dedi.

18 ÜLKEYE ARAÇ SATTIK, İHRACATI %144 ARTIRDIK

2021 sonuçlarına ilişkin detayları paylaşan Tolga Kaan Doğancıoğlu şunları söyledi: “Otobüs, midibüs ve hafif kamyon segmentinde yaklaşık 2000 adetlik araç satışı gerçekleştirdik. 2021’in bizim için en büyük başarılarından biri ihracattaki güçlü konumumuzu pekiştirmemiz oldu. Bu alanda gerek yenilikçi ürünlerimiz gerekse güçlendirdiğimiz bayi ağımızla ihracatımızı da yine adetsel bazda yüzde 144 oranında artırdık ve 18 farklı ülkeye araç satışı yaptık. TEMSA’nın toplam satış adeti de geçtiğimiz yıla göre yüzde 122 yükseldi.”

İLKLERLE DOLU BİR YILI GERİDE BIRAKTIK

2021’in özellikle elektrikli araçlar konusunda yaşanan gelişmelerle TEMSA tarihine geçtiğini de sözlerine ekleyen Tolga Kaan Doğancıoğlu, “TEMSA’nın uzun yıllara dayanan elektrikli araç yolculuğunun ilk meyvesini geçtiğimiz yıl içinde aldık ve TEMSA tarihinin ilk elektrikli araç teslimatını geçtiğimiz yıl içinde İsveç’e gerçekleştirdik. Diğer yandan, kardeş şirketimiz Skoda’nın logolarını taşıyan ilk elektrikli araçlarımızı da Adana’daki fabrikamızda üreterek Prag’a teslim ettik. Yine Romanya, Sırbistan, Buzau, Arad, Druskininkai ile yaptığımız anlaşmalarla TEMSA’nın elektrikli araçları bu ülkelerde de yollarda olacak. Ayrıca şehirler arası yolculuk için tasarladığımız elektrikli aracımız bugün ABD’nin California eyaletinde, dünya teknoloji devlerine ev sahipliği yapan Silikon Vadisi’nde pilot uygulamalarına devam ediyor. Yurt dışında bunları yaparken, yurt içinde de ASELSAN ile birlikte geliştirdiğimiz Türkiye’nin ilk yüzde 100 yerli elektrikli otobüsünün yollara çıkması için Samsun Büyükşehir Belediyemiz ile imzaları attık” ifadelerini kullandı.

SADECE 1 ELEKTRİKLİ ARACIMIZ 1.400 TON CO2’Yİ ORTADAN KALDIRIYOR

2022 ve ötesi için de hedeflerini paylaşan Tolga Kaan Doğancıoğlu, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanında ortaya konacak başarıların şirketlerin geleceklerinde belirleyici olacağını belirtti. Elektrikli araçların TEMSA’nın sürdürülebilirlik ve teknoloji vizyonunun en önemli göstergesi olduğunu ifade eden Tolga Kaan Doğancıoğlu şunları söyledi: “Bizim elektrikli araçlar konusundaki vizyonumuzun temelinde birkaç unsur var. İlki çevreye karşı sorumluluğumuz. Uluslararası Enerji Ajansı’nın araştırmasına göre, yakıt kaynaklı global emisyonun yüzde 24’ünü ulaşım sektörü sağlıyor. Bunun yüzde 75’i de kara araçlarından kaynaklanıyor. Toplu taşıma araçları doğası itibariyle emisyonu azaltıyor. Bir de bunun üzerine elektriklenmeyi ve hidrojeni koyduğumuzda çarpan etkisi yaratıyor. 9 metrelik şehir içi otobüs ortalama 60 aracı trafikten kaldırıyor. Ya da 12 – 18 metrelik bir belediye otobüsü 90 ila 120 otomobili trafikten kaldırabiliyor. Örnek olarak; sadece bir tane Avenue Electron aracımız, yılda yaklaşık 528.000 litreye kadar yakıt tasarrufu sağlayabiliyor. Bu da yaklaşık 1.400 ton CO2 salınımının durdurulması anlamına geliyor.

2030 VE 2040 TAAHÜTLERİNE ÖNCÜLÜK EDECEĞİZ

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen COP26 İklim Zirvesi’nde verilen taahhütlere de dikkat çeken Tolga Kaan Doğancıoğlu, “Ülke olarak, 2040’tan itibaren tüm yeni kamyon ve otobüslerin karbondioksit salınımının sıfıra indirilmesi taahhüdünde bulunduk. 2030’a geldiğimiz de de bu oranı yüzde 30’a ulaştırmak zorundayız. Biz TEMSA olarak ülkemizin bu taahhütlerine sadece uymakla kalmayacağız; aynı zamanda bu konuda öncülük edeceğiz. Kendi yol haritamızı da buna göre hazırladık. İhracatımızın şu an yüzde 6’sı bu sıfır emisyonlu elektrikli araçlardan geliyor. Bu oran her yıl artacak ve 2025’te hedefimiz bu oranı yüzde 80’e çıkarmak. Ayrıca 2025 yılında toplam otobüs hacmimizin yarısından fazlasını elektrikli araçlarla karşılayacağız” dedi.

KG BAŞI İHRACATIMIZ TÜRKİYE ORTALAMASININ 20 KATI

TEMSA’nın teknolojik ürünleriyle, kendi sektöründe katma değerli ihracata da öncülük ettiğini vurgulayan Tolga Kaan Doğancıoğlu, “2021 yılı ülke ihracatımızın kilogram birim değeri yaklaşık 1,3 dolar. Bu bizim sektörümüzde 10-11 dolar civarında. TEMSA’nın ihracatına baktığımızda da konvansiyonel araçlarda bu rakam 20 dolar civarındayken elektrikli araçlarda bu 30 doların dahi üzerine çıkıyor. Yani TEMSA bugün ülkemiz ihracatına da çok önemli katkılar sunuyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması bu katkıyı ciddi şekilde pekiştirecektir. Burada en büyük avantajımız TEMSA’nın artık otomotiv odaklı bir teknoloji şirketine dönüşümünü tamamlamamış olmamız. Her yıl cirosunun yaklaşık yüzde 4’ünü Ar-Ge’ye ayıran, inovasyonu bir şirket kültürü olarak benimsemiş, Adana’da bulunan TEMSATech yapılanmasıyla kendi batarya paketlerini dahi geliştirme kabiliyetine erişmiş ve teknolojisini her geçen gün geliştiren TEMSA, önümüzdeki dönemde de faaliyet gösterdiği tüm alanlarda sektöre öncülük etmeyi sürdürecektir” şeklinde konuştu.

TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Ülkemizde elektrikli araçlar konusunda topyekün bir seferberliği ihtiyaç olduğunu ifade eden Tolga Kaan Doğancıoğlu, “Biz teknolojimizle, altyapımızla, insan kaynağımızla buna hazırız. Türk sanayisi, Türk otomotiv sektörü buna hazır. Şu an elimizde çok büyük bir fırsat var. Hem ekonomik hem de çevresel kazanımları düşündüğümüzde elektrikli araçlar ülkemizin iktisadi kalkınmasına da ışık tutacak konulardan biri. Elektrikli araçların ilk yatırım maliyeti konvansiyonel araçlara göre biraz daha yüksek. Ancak 5-6 yıllık kullanımda bunların dizel araçlardan çok daha ekonomik olduğunu da hepimiz biliyoruz. İlk yatırım maliyetindeki zorluğu aşmak, yerel yönetimlerin finansman zorluğunu giderebilecek bir teşvik sistemi ya da mali destek olursa elektrikli otobüslerin toplu ulaşımda kullanımı da hızla artacaktır.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

test1

test1

Continue Reading

Genel

Jeep Renegade 10 Yaşında

Lansmanından günümüze, dünya genelinde toplam 2 milyona yakın kullanıcı tarafından Tercih edilerek, Jeep’in başarı hikayesine ortak olan “Renagade” 10. yaşını kutluyor. 

Jeep’in küçük SUV segmentinde yer alan ilk modeli olan Renegade, sınıfının en iyi off-road kabiliyetinin yanında, özgün tasarımıyla da beğeni toplamaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan, e-hybrid motor seçeneğiyle son teknoloji hibrit deneyimli sunan Renegade, 2023’te 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu.

Özgürlük, macera ve tutkunun markası Jeep’in kendine özgü tasarımıyla adından söz ettiren ve kısa zamanda global olarak büyük beğeni toplayan modeli Renegade, 10’uncu yaşını kutluyor. Satışa sunulduğu günden bu yana dünya çapında 2 milyona yakın kullanıcı tarafından tercih edilen Renegade, markanın “İstediğin yere git, özgürce yaşa” felsefesini, son teknoloji hibrit teknolojisiyle harmanlayarak kullanıcıları etkilemeyi sürdürüyor.

Türkiye’de de etkileyici bir satış performansı ortaya koyan Jeep Renagade, bugüne kadar toplam 17.200 adet ile markanın başarı hikayesine ortak olmaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan Renegade, 2023’te ise 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu. 2022’ye göre yüzde 15 artış ile daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilen Jeep Renegade, performansı, sınıfının en iyi arazi kabiliyetlerini sunması ve tasarımı ile beğeni toplamaya devam ediyor.

Başarı hikayesi 2014’te başladı

Efsane olma yolunda tam gaz ilerleyen Jeep Renegade’in bugün büyük bir başarıya dönüşen hikayesi, Mart 2014’te başladı. Dünya çapında 100’den fazla pazarda satılacak global bir model olarak tasarlanan Renegade, aynı zamanda İtalya’daki Melfi fabrikasında üretilen ilk Jeep modeli unvanını da aldı. Etkileyici off-road kabiliyetlerini kompakt boyutları ve özgün tasarımıyla birleştiren Renegade, şehir yaşamında veya macera dolu yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Renegade e-Hybrid Yüzde 0 Faizli Kredi Kampanyası ile Tercih Edilebiliyor.

Jeep’in güçlü mirasını yeni tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ürün özellikleri, sürüş ve araç içi teknolojileriyle bugüne taşıyan modeli Renegade e-Hybrid, 130 HP güç ve 240 Nm tork üreten 1.5 litrelik 4 silindirli turbo benzinli motoru, 48-Volt bataryaya sahip 15 kW’lık elektrik motoruyla birleştiriyor. Renegade’in verimli hibrit motoru, 7 ileri otomatik çift kavramalı otomatikle eşleştiriliyor. Tüm bu özelliklerle birlikte Jeep Renegade, her koşulda yüksek performanslı ve keyifli bir sürüş sunuyor.

 

Jeep, ocak ayında geçerli olan satış kampanyasında, kredi kullanmayı tercih eden müşteriler için 200 bin TL’ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor.

Limited donanım seviyesinde tercih edilebilen Style Pack versiyonunda ise Navigasyon, Karartılmış arka camlar, Led Ön ve Arka Farlar, 8,4 inç Bilgi-Eğlence Sistemi ve Sunroof standard olarak sunuluyor.

 

Continue Reading

Genel

CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT TEKNOLOJİSİNE SAHİP OLAN “Ë-SERIES” ÖZEL VERSİYONU TÜRKİYE’DE

Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor. 

Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.

En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!

Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.

Yeni 48V Hibrit Teknolojisi

48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
  • Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
  • 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
  • Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
  • 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
  • Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.

“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik

Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.

İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer

Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.

Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.

Continue Reading

Popüler