Otomotiv Sektörü
Yeni G-Serisi: Zamansız lüks tasarım ve benzersiz performans


Benzersiz tasarımı üstün performansla buluşturan Yeni Mercedes-AMG G 63 ve G 450d şimdi yollara çıkmaya hazır.Zamanın ötesine geçen kendine özgü iç ve dış mekân tasarım konsepti Daha az yakıt tüketimi daha yüksek performans
Mercedes-Benz’in yenilenen G-Serisi, sahip olduğu elektrikli tahrik aksamı, modern sürüş destek sistemleri, daha yüksek konfor ve gelişmiş dijitalleşme ile performansını artırırken tüm arazi koşullarının üstesinden gelmek için tasarlandı. 1979 yılında temelleri atıldığından bu yana ikonik görüntüsünü koruyan G-Serisi, şimdi G 450d ve AMG G 63 motor seçenekleri ile Türkiye’de de satışa sunuluyor.
Yeni G-Serisi, arazi araçları segmentinde standartları belirliyor
Birçok farklı testler sonucu geliştirilen merdiven tipi şasi konseptine dayalı öncü arazi aracı, üç mekanik diferansiyel kilidi ve LOW RANGE arazi tipi devir düşürme fonksiyonları ile rijit arka aks ve bağımsız ön süspansiyon sisteminin yanında, yerden yüksekliği ve süspansiyon özelliği yeni G-Serisi’nin arazideki hakimiyetinin temelinde yatıyor. Ayrıca sahip olduğu bazı özellikler de onu birçok konuda rakipsiz konuma yükseltiyor.
- Azamide %100 tırmanma kapasitesi
- Aracın yerden yüksekliği: Asgari 229 mm (dizel) ve 241 mm (benzin)
- Azami geçilebilir su derinliği: 70 cm
- 35°’ye kadar yan eğimler üzerinden geçerken dengeli sürüş
- Yaklaşma ve uzaklaşma açıları: Önde 31° ve arkada 30° (römork bağlama demiri olmadan)
Yeni OFF-ROAD ekranı hem sürücü ekranında hem de merkezi medya ekranında arazide sürüşle ilgili verilere hakimiyet sunuyor.
Yeni G-Serisi şimdi daha çok yönlü
Yeni Mercedes-AMG G 63 yüksek performanslı arazi aracına ek olarak, yeni Mercedes-Benz G 450 d (kombine ağırlıklı enerji tüketimi: 10,0-8,7 l/100 km | kombine ağırlıklı karbon (CO₂) emisyonları: 261-227 g/km | CO2 sınıfı: G) [1] ile seçeneklerin kapsamı daha da genişletildi. Tüm motorlar artık tamamen elektrikli bir tahrik sistemine sahip. 48 volt mild hibrit motorlar, daha az yakıt tüketimiyle birlikte daha yüksek performans sunuyor.
Yeni G-Serisi, zamanın ötesine geçen ikonik görüntüsünü koruyor
Görünümünde yaklaşık 45 yıldır büyük bir değişiklik yapılmayan Mercedes-Benz G-Serisi’nin yeni modellerinin dış tasarımında da sadece küçük ölçekli değişiklikler yapıldı. Görünen değişiklikler arasında, daha önce kullanılan üç çıta yerine dört yatay çıta ile donatılan yeni radyatör ızgarası ve yeniden tasarlanan ön ve arka tamponlar bulunuyor.
Yeni G-Serisi modellerinde, optimize edilmiş aerodinamik yapıya sahip 18 inç hafif alaşım jantlar standart sunulurken, 18-20 inç arasında farklı jant seçenekleri de mevcut. Arazideki performansı artırmak amacıyla PROFESSIONAL Dış Tasarım Paketi sunuluyor. Bu paket, taş savar ızgaralar, geniş çamurluklar ve 18 inç arazi lastiklerini içeriyor. EXCLUSIVE Dış Tasarım Paketi ise gümüş krom radyatör ızgarası, 19 inç mat siyah hafif alaşım jantları ve paslanmaz çelikten arka yükleme eşiği korumasını kapsıyor. Sunulan stiller içinde AMG Tasarım Konsepti ise sportif bir görünüm vadediyor. Ek olarak yeni G-Serisi’nin iç mekân özelliklerinde, MBUX bilgi-eğlence sistemi, Burmester® 3D surround ses sistemi gibi özellikler sunuluyor.
Yeni Mercedes-AMG G 63 elektrikli çekiş sistemi, yeni süspansiyon sistemi, sportif AMG tasarımı ve performansıyla öne çıkıyor
Yeni Mercedes-AMG G 63 (kombine ağırlıklı enerji tüketimi: 15,7–14,7 l/100 km | kombine ağırlıklı karbon (CO₂) emisyonları: 358–335 g/km | CO2 sınıfı: G) güçlü çekiş sistemi, yeni AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansiyon sistemi ve ayırt edici tasarım özellikleriyle, performans arazi araçları arasındaki benzersiz konumunu korumaya devam ediyor.
Elektrik destekli, AMG 4,0 litre, V8 biturbo motor
Yeni Mercedes-AMG G 63 Serisi’nin AMG 4,0 litre V8 biturbo motoru 430 kW (585 hp) güç çıkışı ve 850 Nm maksimum tork üretiyor. 48 voltluk elektrik teknolojisiyle birlikte sunulan entegre marş jeneratörü (ISG) yeni bir özellik olarak,15 kW (20 hp) ilave güç ve 200 Nm tork sağlıyor. Yeni Mercedes-AMG G 63, 0-100 km/s hıza sadece 4,4 saniyede ulaşırken bu dinamik çekiş gücü, 220 km/s azami hıza kadar devam ediyor. Opsiyonel olarak sunulan AMG Performans Paketi’yle, 240 km/s azami hız ve 4,3 saniyede 0-100 km/s hızlanma sağlanabiliyor.
AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansiyon sistemi
Yeni Mercedes-AMG G 63, aktif, hidrolik dengeleme ve adaptif ayarlanabilir amortisör sistemiyle donatılan AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansiyon sistemi ile üstün sürüş deneyimi sunuyor. Sistem, ayrı bir opsiyonel donanım olarak veya AMG Arazi (Offroad) Paketi PRO ve AMG Performans Paketi kapsamında sunuluyor.
AMG Offroad PRO Paketi kapsamında, arazide sürüş için iki ek sürüş modu sunuluyor. ‘AMG Traction PRO’, yol yüzeyine bağlı olarak, tekerleklere frenleme ve tork kontrolü sağlıyor. Araç ‘Rock’ (Kayalık Zemin) ve ‘Sand’ (Kum Zemin) sürüş programlarında ise maksimum çekiş gücü sağlıyor.
Hızlı vites değiştirme: AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzıman
Standart AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzıman, dinamik vites değiştirme özelliğiyle sportif sürücülerin beğenisini kazanıyor. Seçilen sürüş programına bağlı olarak, sportif ve hızlı veya konforlu ve neredeyse hiç fark edilmeyen bir şekilde vites değiştirmeye olanak sağlıyor. 9 ileri otomatik şanzıman sayesinde, motor genellikle en uygun devir aralığında bulunuyor.
DYNAMIC SELECT kapsamında sunulan ‘Kaygan Zemin’, ‘Comfort’, ‘Sport’, ‘Sport+’ ve ‘Kişisel’ olmak üzere 5 yol sürüş programıyla, verimli, konforlu veya son derece sportif arasından seçim yapılabiliyor.
Benzersiz görünüme sahip iç mekân ve dış mekân tasarım konsepti
Yeni Mercedes-AMG G 63 Serisi, dikkat çeken tasarım detaylarıyla benzersiz bir görünüm sunuyor. Özel olarak geliştirilen MANUFAKTUR mat hyper mavi gövde rengi ve AMG’ye özgü üç dikey kanatçıklı ön tampon öne çıkıyor. Adaptif MULTIBEAM LED ön farlar ise akıllı aydınlatma sistemleriyle yol durumuna göre aydınlatma sağlıyor ve yüksek performanslı LED farın yardımıyla, mevcut trafik durumuna yanıt veriyor. Dış mekânda AMG logolu siyah detaylar, gümüş fren kaliperleri ve 20 inçten başlayan hafif alaşımlı jantlar yer alıyor. İç tasarımda ise nappa deri kaplı AMG Performans direksiyon simidi ve sezgisel tuşlar, sürüş keyfini artıran unsurlar olarak öne çıkıyor.
| Motor | |||
| Silindir/sıra düzeni | 6/sıralı | ||
| Motor hacmi | cm3 | 2.989 | |
| Nominal güç | kW/hp | 270 (+15) / 367 (+20) | |
| Motor devri | 1/dk. | 4.000 | |
| Nominal tork | Nm | 750 (+200) | |
| Motor devri | 1/dk. | 1.350–2.800 | |
| Güç aktarımı | |||
| Tahrik sistemi düzeni | Sürekli dört tekerlekten çekiş | ||
| Dört tekerlekten çekiş sistemi tork dağıtımı ön/arka (%/%) | 40/60 | ||
| Şanzıman | 9G-TRONIC | ||
| Dişli oranı | |||
| 1./2./3./4./5./6./7. vites | 5,354/3,243/2,252/1,636/1,211/1,000/0,865/0,717/0,601 | ||
| Geri vites | 4,798 | ||
| Süspansiyon | |||
| Ön aks | Bağımsız süspansiyonlu aks | ||
| Arka aks | Rijit aks | ||
| Frenleme sistemi | İki devreli hidrolik fren sistemi | ||
| Direksiyon | Elektromekanik | ||
| Jantlar | 7.5J18ET43 | ||
| Lastikler | 265/60R18 | ||
| Boyutlar ve ağırlıklar | |||
| Aks mesafesi | mm | 2.890 | |
| Tekerlek izi genişliği ön/arka | mm | 1.638/1.638 | |
| Uzunluk/genişlik/yükseklik | mm | 4.825/1.931[2] /2.042[3] | |
| Dönüş çapı | m | 13,6 | |
| Bagaj kapasitesi | litre | 640[4] | |
| Tavan yük kapasitesi | kg | maks. 150 | |
| Geçerli AB mevzuatı uyarınca boş ağırlık | kg | 2.555 | |
| Taşıma kapasitesi | kg | 645 | |
| Brüt araç ağırlığı | kg | 3.200 | |
| Maksimum römork yük ağırlığı (frenli/frensiz) | kg | 3.500/750 | |
| Depo kapasitesi/depo türü | litre | 100/12 | |
| AdBlue® depo kapasitesi | litre | 31,6 | |
| Performans; yakıt tüketimi, karbon emisyonları | |||
| 0-100 km/saat hızlanma | saniye | 5,8 | |
| Maksimum hız | km/saat | 210 | |
| Kombine ağırlıklı yakıt tüketimi[5] | l/100 km | 10,0–8,7 | |
| Kombine ağırlıklı karbon (CO2) emisyonları11 | g/km | 261–227 | |
| Emisyon standardı | Euro 6e | ||
Mercedes-AMG G 63
| Motor | |||
| Silindir/sıra düzeni | V8 | ||
| Motor hacmi | cm3 | 3.982 | |
| Nominal güç | kW/hp | 430 (+15) / 585 (+20) | |
| Motor devri | 1/dk. | 6.000 | |
| Nominal tork | Nm | 850 (+200) | |
| Motor devri | 1/dk. | 2.500–3.500 | |
| Sıkıştırma oranı | 8,60 : 1 | ||
| Karışım oluşturma | Benzinli, doğrudan enjeksiyon | ||
| Güç aktarımı | |||
| Tahrik sistemi düzeni | AMG Performans 4MATIC sürekli dört tekerlekten çekiş | ||
| Dört tekerlekten çekiş sistemi tork dağıtımı ön/arka (%/%) | 40/60 | ||
| Şanzıman | AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzıman | ||
| Dişli oranı | |||
| 1./2./3./4./5./6./7. vites | 5,354/3,243/2,252/1,636/1,211/1,000/0,865/0,717/0,601 | ||
| Geri vites | 4,798 | ||
| Süspansiyon | |||
| Ön aks | Bağımsız süspansiyonlu aks | ||
| Arka aks | Rijit aks | ||
| Frenleme sistemi | İki devreli hidrolik fren sistemi | ||
| Direksiyon | Elektromekanik | ||
| Jantlar | 9.5J20ET35 | ||
| Lastikler | 275/50R20 | ||
| Boyutlar ve ağırlıklar | |||
| Aks mesafesi | mm | 2.890 | |
| Tekerlek izi genişliği ön/arka | mm | 1.650/1.654 | |
| Uzunluk/genişlik/yükseklik | mm | 4.873/1.984[6] /1.971[7] | |
| Dönüş çapı | m | 13,43 | |
| Bagaj kapasitesi | litre | 640[8] | |
| Tavan yük kapasitesi | kg | maks. 150 | |
| Geçerli AB mevzuatı uyarınca boş ağırlık | kg | 2.640 | |
| Taşıma kapasitesi | kg | 560 | |
| Brüt araç ağırlığı | kg | 3.200 | |
| Maksimum römork yük ağırlığı (frenli/frensiz) | kg | 3.500/750 | |
| Depo kapasitesi/depo türü | litre | 100/12 | |
| Performans; yakıt tüketimi, karbon emisyonları | |||
| 0-100 km/saat hızlanma | saniye | 4,3[9] | |
| Maksimum hız | km/saat | 220[10] | |
| Kombine ağırlıklı yakıt tüketimi[11] | l/100 km | 15,7–14,7 | |
| Kombine ağırlıklı karbon (CO2) emisyonları | g/km | 358–335 | |
[1] Burada sunulan değerler, öngörülen WLTP (Dünya Genelinde Standartlaştırılmış Hafif Yük Araçları Test Prosedürü) ölçüm prosedürüne dayalı olarak hesaplanmıştır. Binek araç yakıt tüketimi ve karbon (CO2) emisyonu değerleri, araç tarafından verimli yakıt kullanımıyla birlikte, ayrıca sürüş stiline ve teknik olmayan diğer faktörlere dayalıdır.
[2] Dış dikiz aynaları hariç
[3] Tavan rafı dahil
[4] Arka koltuk arkasında açık bagaj bölmesi
[5] Burada sunulan değerler, öngörülen WLTP (Dünya Genelinde Standartlaştırılmış Hafif Yük Araçları Test Prosedürü) ölçüm prosedürüne dayalı olarak hesaplanmıştır. Binek araç yakıt tüketimi ve karbon (CO2) emisyonu değerleri, araç tarafından verimli yakıt kullanımıyla birlikte, ayrıca sürüş stiline ve teknik olmayan diğer faktörlere dayalıdır.
[6] Dış dikiz aynaları hariç
[7] Tavan rafı hariç
[8] Arka koltuk arkasında açık bagaj bölmesi
[9] AMG Performans paketiyle birlikte
[10] Elektronik olarak sınırlandırılmış, opsiyonel olarak maksimum hız 240 km/saate yükseltilebilir (sadece AMG Performans paketiyle birlikte)
[11] Burada sunulan değerler, öngörülen WLTP (Dünya Genelinde Standartlaştırılmış Hafif Yük Araçları Test Prosedürü) ölçüm prosedürüne dayalı olarak hesaplanmıştır. Binek araç yakıt tüketimi ve karbon (CO2) emisyonu değerleri, araç tarafından verimli yakıt kullanımıyla birlikte, ayrıca sürüş stiline ve teknik olmayan diğer faktörlere dayalıdır.
Otomotiv Sektörü
Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!


Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.
Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.
Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak
Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.
Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.
Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.
Otomotiv Sektörü
Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!


Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.
Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor
Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.
Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.
“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”
Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.
Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik
Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Otomotiv Sektörü
ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı


ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.
ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”
İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.
ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”
ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.
-



Haberler3 ay önceTrugo’dan Zam! İşte Zamlı Fiyatlar
-



Otomotiv3 ay önceOcak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi
-



Elektrikli Otomobiller3 ay önceAB’de Elektrikli Satışları İlk Kez Fosil Yakıtlı Araçları Geçti
-



Elektrikli Otomobiller3 ay önceVolvo’nun Yeni Kozu Sahneye Çıktı: Menzil Canavarı Volvo EX60 Tanıtıldı!
-



Automotive3 ay önceRenault Group ve markaları üst üste üçüncü yıl büyüme kaydetti
-



Elektrikli Otomobiller3 ay önceNissan’dan güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceMercedes-Benz eActros 600 ile Medcem Çimento Grubu’na Elektrikli Çekici Teslimatı
-



Genel3 ay önceVolvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!





