Connect with us

Elektrikli Otomobiller

Yeni Peugeot E-3008, 8 yıl veya 160 km garantiyle yollara çıkacak

Yüksek teknolojiyi sportiflikle birleştiren otomotiv üreticisi PEUGEOT, sektördeki değişime hazır olmak için çalışmalarına hız veriyor. 2025 yılına kadar Avrupa elektrikli mobilite pazarının lider markası olmak üzere radikal dönüşümüne kararlılıkla devam eden PEUGEOT, ana akım Avrupalı markalar arasında en kapsamlı elektrikli araç yelpazesine sahip olmasıyla öne çıkıyor. Sıfır emisyonlu ulaşımı, erişilebilir, yalın ve konforlu hale getirmeye yönelik girişimlerini arttıran PEUGEOT, müşterilerini bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyor. Bu kapsamda PEUGEOT, Ocak 2023’te başlattığı E-Lion Day’in ardından 2024 yılı için de sürdürülebilir kalkınma ve bunun için gerçekleştireceği ana ve yapılandırıcı eylemlerini tanıttı.

e-lionday-2024.png

PEUGEOT lider olarak yolu açacak!

E-Lion Day 2024 kapsamında PEUGEOT, 5 madde altında yeni stratejisini ortaya koydu. Buna göre;

  • PEUGEOT, tüm modellerinde tamamen elektrikli bir ürün gamı sunacak. Avrupa’daki ana akım markalar arasındaki en kapsamlı ürün gamına sahip olan PEUGEOT, tüm müşteri gereksinimlerini karşılayan modellere sahip olacak.
  • Marka “PEUGEOT ALLURE CARE” programı kapsamında, yeni PEUGEOT E-3008 müşterilerine özel, belirli ülkelerde 8 yıl/160.000 km’ye kadar tüm elektrikli ve mekanik unsurları kapsayan benzeri görülmemiş bir program sunacak. Böylece PEUGEOT, elektrikli bir modelde bu kadar kapsamlı bir garanti programı sunan ilk Avrupalı marka olarak öne çıkıyor.
  • Tüm PEUGEOT binek ve ticari araç müşterilerine ChatGPT teknolojisi sunulacak.
  • PEUGEOT, Stellantis Grubu’nun “4R” stratejisi (Yeniden Üretim, Onarım, Yeniden Kullanım ve Geri Dönüşüm) doğrultusunda döngüsel ekonomideki eylemlerini güçlendirecek.
  • Marka eğitime verdiği önemden ötürü BORN FREE ile ortaklık yapıyor.

E-Lion projesi, PEUGEOT’nun geleceğin sürdürülebilir ulaşımını inşa etme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Bu, araçların elektrikliye geçişinin çok ötesine geçen ve beş “E-unsura” dayanan kapsamlı, 360 derecelik bir yaklaşımı temsil ediyor.

  • Stellantis çözümlerine dayanan ürün ve hizmet “Ekosistemi” (Ecosystem).
  • Müşteri için uçtan uca eksiksiz bir “Deneyim” (Experience).
  • 2024 yılı sonuna kadar tamamen elektrikli ürün gamı ile “Elektrikli” (Electric).
  • Minimum elektrik tüketimiyle maksimum performans sunmak üzere “Verimlilik” (Efficiency).
  • Sürdürülebilirlik hedefi ve 2038 yılına kadar Net Sıfır Karbon olma taahhüdü ile “Çevre” (Environment).

linda-jackson.jpg

Projenin önemine işaret eden PEUGEOT CEO’su Linda Jackson, “PEUGEOT, E-Lion projesiyle tüm teknolojik birikimini ve ekiplerinin yaratıcılığını, tüm müşterilerinin sürdürülebilir ulaşıma erişmesi için seferber ediyor. Lider olarak yolu açmak istiyoruz. Bu inanılmaz derecede ödüllendirici bir görev” dedi.

9’u binek toplam 12 elektrikli model yolda!

Marka tamamen yeni bir elektrikli ürün gamına sahip. Yeni E-208, E-2008, E-308, E-308 SW, E-3008, E-RIFTER, E-TRAVELLER, E-PARTNER, E-EXPERT, E-BOXER ile pazarın en dikkat çekici modelleriyle tüketicilerin karşına çıkan PEUGEOT, ürün gamını E-408 ve E-5008 olmak üzere 2024 yılında iki yeni modelle daha zenginleştirecek. Böylece PEUGEOT, 9 binek araç ve 3 hafif ticari araçla, Avrupa’nın ana akım otomotiv üreticileri arasında en kapsamlı elektrikli ürün gamına sahip olacak. 2023 yılını E-208 ve E-2008 ile Avrupa’da elektrikli B segmentinin lideri olarak tamamlayan PEUGEOT, aynı zamanda sıfır emisyonlu hafif ticari araç satışında da Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. YouGov organizasyonu tarafından 2023 yılında yürütülen yıllık bir araştırmaya göre PEUGEOT, üst üste beşinci kez Fransız halkının en sevdiği otomobil markası oldu. PEUGEOT, müşteri gereksinimlerini karşılamak üzere pazardaki en iyi sürüş menzillerini sunmaya kendini adamış durumda. Örneğin yeni E-3008, 700 kilometreye ulaşan menzili ile segmentinde yeni bir standart belirliyor; yeni E-208 ise 566 kilometre şehir içi sürüş menziliyle kullanıcılarına güven veriyor.

8 yıl veya 160.000 km garanti Avrupa’da bir ilk!

Ürünlerinin kalitesine güvenen PEUGEOT, yeni E-3008 ile müşterilerine, elektromotor, şarj cihazı, aktarma organları ve ana elektrikli ve mekanik bileşenler olmak üzere belirli ülkelerde 8 yıl/160.000 km’yi kapsayan ve kullanıcının içinin rahat olmasını sağlayan “PEUGEOT Allure Care” programını sunacak. PEUGEOT Allure Care, en güncel elektrikli otomobil nesillerinin benimsenmesinin hızlandırılmasına katkıda bulunuyor ve böylece müşterilere geçiş yapmak için ihtiyaç duydukları teşviki de sunuyor. PEUGEOT Allure Care, PEUGEOT’nun belirli ülkelerde tüm elektrikli araç bataryaları için sunduğu, aracın tamamını kapsayan ve 8 yıl/160.000 km süreli garantiye ek olarak sunuluyor. Avrupa’nın en büyük pazarlarında satışa sunulan modelleriyle PEUGEOT, bir modelinde bu kadar kapsamlı bir garanti paketi sunan ilk Avrupalı marka olarak öne çıkıyor. Allure Care garanti programı, PEUGEOT yetkili servislerinde gerçekleştirilen her bakım hizmetinden sonra 2 yıl veya 25.000 km süreyle otomatik olarak etkinleştiriliyor.

Programın elektrikli dönüşümüne destek sağlayacağını söyleyen PEUGEOT Pazarlama ve İletişim Direktörü Phil York, “PEUGEOT Allure Care ile müşterilere adım atmak için ihtiyaç duydukları iç huzuru sağlayarak en yeni ve tamamen elektrikli PEUGEOT araçlarının benimsenmesini hızlandıracağımıza inanıyoruz. Bu olağanüstü geniş garanti programı, ürünlerimizin kalitesine ve güvenilirliğine duyduğumuz güvenin kanıtı” dedi.

ChatGPT tüm modellerde i-COCKPIT® ile sunuluyor!

PEUGEOT, E-Lion projesinin 5 unsurundan biri olan müşteri deneyimini, ChatGPT teknolojisini tüm binek ve ticari araç (2024’ün ikinci yarısından itibaren öncelikle 5 pilot pazarda) ürün gamında sunarak daha da ileri taşıyor. Bilinen en iyi üretken yapay zeka modeli olan ChatGPT, PEUGEOT i-Cockpit’e entegre ediliyor ve OK PEUGEOT sesli asistan üzerinden her türlü konuda sayısız soruyu ve isteği yanıtlayabilen gerçek bir yol arkadaşına dönüşüyor. OK PEUGEOT sesli asistanı etkinleştirildiğinde, ChatGPT’nin zenginleştirilmiş bir şekilde yanıt vermesi için sorgunun seslendirilmesi yeterli oluyor. Üretken yapay zeka belirli sorulara yanıtlar sağlayabiliyor. Örneğin bir şehirde gezilecek yerleri önerebiliyor ve navigasyon sistemi ile koordineli olarak kullanıcıyı oraya yönlendirebiliyor. Ancak aynı zamanda yolcularla etkileşim kurarak yolculuğa renk katabiliyor ve kullanıcının yaratıcılığını destekleyebiliyor.

PEUGEOT döngüsel ekonominin bir parçası!

Stellantis çözümlerine dayanan eksiksiz bir ekosistem oluşturmak, E-Lion projesinin bir diğer ayağını oluşturuyor. Stellantis grubu “4R” esasına dayanan bir Döngüsel Ekonomi iş kolu geliştiriyor: Yeniden Üretim, Onarım, Yeniden Kullanım ve Geri Dönüşüm. PEUGEOT, daha az malzeme ve daha fazla sürdürülebilir malzemeler kullanmasının yanı sıra, bunların ömrünü uzatarak ve kullanım ömrü sonunda geri dönüştürülmelerini sağlayarak bu yaklaşıma öncülük ediyor. Örneğin yeni PEUGEOT E-3008’in yüzde 23’ü çelik ve polimerler de dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşuyor. Stellantis, Avrupa’da ömrünü tamamlamış araçların geri dönüşümünü sağlamak üzere geri dönüşümde Avrupa lideri Galloo ile ortak bir girişim olan Sustainera Valorauto’yu kurdu. Sustainera Valorauto, profesyonellere ve bireylere, araçların toplanması ve sökülmesi, geçerli parçaların kurtarılması, yenilenmesi ve pazarlanması ve malzemelerin geri dönüştürülmesi de dahil olmak üzere kapsamlı ve eksiksiz bir çözüm sunuyor. Ayrıca Stellantis, dünya lideri Orano ile Avrupa ve Kuzey Amerika’da özellikle elektrikli otomobil bataryalarının geri dönüşümüne adanmış bir başka ortak girişim daha kurarak geri dönüşümde lider bir rol üstleniyor. Ortak girişim, Orano’nun lityum-iyon bataryalardan önemli miktarda malzeme geri kazanma olanağı sağlayan yenilikçi düşük karbon teknolojisini kullanacak. Bu da Stellantis servislerinde uzun yıllardır gerçekleştirilen batarya onarımına da katkı sağlayacak.

Eğitimler aralıksız devam ediyor!

İnsan ve çevre, E-Lion projesinin merkezinde yer alıyor. PEUGEOT, E-Lion stratejisinin merkezine eğitimi yerleştiriyor ve çevreyi etkileyen somut eğitim eylemlerine odaklanıyor. İlk ortaklık 2023 baharında Fransız Bilim ve Eğitim Derneği UNDER THE POLE ile kuruldu. Bu derneğin misyonlarından biri de okyanusların korunmasındaki zorluklar hakkında yeni nesil üzerinde farkındalık yaratmak. PEUGEOT Boxer araçlar, keşif gezileri sırasında ekipmanları taşımak ve aynı zamanda toplum ve okullarda okyanus farkındalığı faaliyetleri için Fransa boyunca UNDER THE POLE eğitim karavanını çekmek üzere kullanıma sunuldu. PEUGEOT, yerel toplulukları Kenya’da ve dünyanın diğer ülkelerindeki vahşi hayvanlarla bir arada yaşamaya teşvik ediyor ve yabani türleri ve vahşi alanları korumaya çalışan İngiltere’deki BORN FREE yardım kuruluşuyla 2024 için ikinci bir ortaklığa daha imza atıyor.

Konu hakkında değerlendirme yapan BORN FREE Kurucu Ortağı Will Travers, “Artan insan nüfusu, örneğin aslanların çiftlik hayvanlarına saldırması gibi; yaban hayatta çatışmanın artmasına neden olabiliyor. Ancak BORN FREE, PEUGEOT’nun desteği ve kararlılığıyla, insanları ve çiftlik hayvanlarını korumak, doğal kaynakları muhafaza etmek, yaban hayatını korumak ve herkesin güvende olmasına yardımcı olmak için yerel halkı korumak üzere yırtıcılara karşı çitler veya etkili ve yenilikçi stratejiler uyguluyor” diye konuştu. PEUGEOT CEO’su Linda Jackson ise, şunları söyledi: “Günümüzde, PEUGEOT gibi bir markanın gelecek nesiller için daha sorumlu ve sürdürülebilir bir dünyaya her zamankinden daha fazla katkıda bulunması gerekiyor. Net Sıfır Karbon hedefimize ulaşma yolunda ilerliyoruz ancak oraya ulaşmanın farklı yolları var. Eğitimin daha sürdürülebilir bir dünyanın anahtarlarından biri olduğuna inanıyorum ve bu yüzden katkıda bulunmak istiyoruz.”

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler