Genel
Yeni Sandero Türkiye Yollarında


Dinamik tasarım, modern ekipman seviyesi ve artan kalite algısıyla tamamen yenilenen üçüncü nesil Dacia Sandero ve Sandero Stepway Türkiye yollarına çıkıyor. Renault Grubu’nun CMF-B platformunda üretilen modeller, aralarında X-Tronic şanzıman, kör nokta uyarı sistemi, kablosuz Apple Car Play ve elektrikli park freninin de bulunduğu birçok yeniliği de beraberinde getiriyor.
Estetik, teknoloji, konfor ve güvenlik anlamında çıtayı daha da yukarı taşıyan Yeni Sandero Stepway lansmana özel 160.900 TL’den başlayan erişilebilir fiyatlarıyla satışa sunuldu. Yeni Sandero ise Mart ayında 134.900 TL’den başlayan özel lansman fiyatlarıyla showroomlardaki yerini alacak.


Modern mobilite ihtiyaçlarını yeniden tanımlayan Dacia, tamamen yenilenen B-HB segmentindeki temsilcisi Sandero ve B-SUV segmentinin yeni oyuncusu Sandero Stepway ile tüketicilere bir otomobilde olması gereken tüm özellikleri sunuyor. Geçtiğimiz ay küresel çapta açıklanan Renaulution stratejik planına paralel olarak marka, üçüncü nesil Sandero ailesiyle tüketicilerini güvenilir, özgün ve en iyi fiyat-performans oranına sahip araçlarla buluşturarak pazarda en akıllı seçim olarak kalmaya devam ediyor. İlk kez görücüye çıktığı 2020’nin Eylül ayında büyük bir beğeniyle karşılanan modeller daha dinamik ve modern bir görünüm kazanırken, konfor, güvenlik ve teknolojik özellikleriyle de Dacia’nın kalite algısını üst seviyeye taşıyor.
Yeni Sandero ve Sandero Stepway, ilk kez lanse edildiği 2008 yılından bu yana küresel çapta olduğu gibi, ülkemizde de büyük bir beğeni topladı. Tüm dünyada toplamda 2,1 milyonluk satış başarısına ulaşan modeller, Türkiye’de ise 110 bini aşkın kullanıcıyla buluştu. 2017 itibarıyla Avrupa’da binek otomobil perakende pazarı lideri konumunda bulunan Sandero ailesi, üçüncü nesliyle birlikte tüm bu başarılarını daha da ileriye taşıyacak.


Yeni ve daha güçlü bir hikâyenin başlangıcı
Yenilenen Sandero ailesinin Dacia markası için yepyeni ve daha güçlü bir hikâyenin başlangıcı olduğunu ifade eden Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, “İçinden geçtiğimiz pandemi süreci, hepimize hayatımızda gerçekten nelerin önemli olduğunu hatırlatan bir dönem oldu. Geleceğin mobilitesi bizi daha sürdürülebilir tüketime, temel ihtiyaçlara ve gerçekten önemli olana yönelmeye davet ediyor. Yeni Sandero ve Yeni Sandero Stepway de işte bu temellere bağlı kalarak tüketicilerin gerçekten ihtiyacı olan her şeyi sunmak üzere tepeden tırnağa yenilendi. Yeni tasarımıyla daha dinamik ve modern bir görünüm kazanan Sandero ailesinde konfor, güvenlik ve teknoloji özellikleri de artırıldı. Renault Grubu’nun bilgi birikiminden yararlanarak CMF-B platformunda üretilen modeller, X-tronic şanzıman, elektrikli açılır cam tavan ve kablosuz Apple CarPlay gibi bir çok yeniliği de beraberinde getiriyor.
Yeni Sandero ailesiyle Dacia olarak yeni bir segmentte de yer alacağız. Yeni Sandero B-HB segmentinde de rekabet etmeye devam ederken, Yeni Sandero Stepway ile artık B-SUV segmentinde de söz sahibi olacağız. SUV ruhunu artık daha da fazla hissettiren Yeni Sandero Stepway’in bu segmentin en önemli oyuncularından biri olmasını hedefliyoruz. Sandero ailesinin yer aldığı B segmenti oldukça dinamik ve rekabet seviyesi yüksek. B-HB segmenti 2020 yılında toplam binek pazarından yüzde 12,1 oranında pay aldı. Türkiye’de B-SUV segmenti ise, 2015’te toplam binek otomobil pazarından yüzde 1,5 pay alırken, 2020’de bu oran ciddi bir artış göstererek yüzde 6,5 olarak gerçekleşti. Yenilenen modellerimizde Türkiye pazarı için böylesine önemli segmentlerde iddialı bir şekilde yer alarak genel marka performansımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.


DACIA SANDERO III
Estetik anlamda çıtayı daha yukarı taşıyan modern tasarım
Tamamen yeniden tasarlanan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, atletik ve iddialı bir yorumla eski nesline kıyasla çok daha modern bir görünüme kavuştu. Ön tarafta logo dışında tüm detayların değiştiği Sandero ailesi, yeni marka kimliğini tanımlayan Y şeklindeki ışık imzalı LED farlar ve krom görünümlü ön ızgara ile fark yaratıyor. Yeniden konumlandırılan sis farları ise, ön taraftaki bütünüyle değişen tasarım diline eşlik ediyor. Önden bakıldığında daha eğimli bir çizgiye sahip olan yan camlar, daha verimli tasarlanmış bir iç mekânın da habercisi niteliği taşıyor.
Arka tarafta ise genişleyen omuzlar, Yeni Sandero ve Sandero Stepway’e güçlü bir karakter kazandırıyor. Yeni nesille birlikte gizlenmesine rağmen kolay ulaşılabilir bagaj kapağı açma düğmesi, artan ergonominin sinyallerini veriyor. Radyo anteni ise tavanın arkasına doğru konumlanarak daha estetik bir görünüm sağlıyor. Y şeklindeki ışık imzası arka farlarda da bulunurken, tasarım anlamında bütünlüğü sağlıyor. Pratik kullanım ve estetik iyileştirme amacıyla otomobillerin kapı kolları da bu tasarım bütünlüğüne uygun olarak yenilendi. Ayrıca Dacia markasında bir ilk olan elektrikli açılır cam tavan şık bir izlenim yaratırken, iç mekânda ferahlık hissini artırıyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
Yeniden tasarlanan yan aynalar sayesinde Yeni Sandero’nun genişliği aynalar kapalı halde 115 mm artarken, açık halde ise sadece 13 mm arttı. Böylece modelin toplam dış genişliği neredeyse değişmezken, akıllı tasarım dokunuşlarıyla iç mekânda ferahlık sağlandı.Yere daha sağlam basan Yeni Sandero’da ön tekerlek izi 37 mm genişledi. Otomobilin toplam yüksekliği 20 mm azalırken, boyu 19 mm arttı. Yerden yükseklik bir önceki nesil ile aynı kalırken, Yeni Sandero boyutlarıyla kompakt bir otomobil olma özelliğini sürdürüyor. Otomobilin ağırlığı yaklaşık 60 kg artmasına rağmen, ön camın daha eğimli olması, yeniden tasarlanmış yan aynalar ve kaput çizgileri gibi tasarım öğeleri sayesinde aerodinamik direnç katsayısı yüzde 11,1 oranında azaltıldı. (0,719) Bu durum daha düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit salınımını da beraberinde getiriyor.


Yeni Sandero Stepway’e SUV aşısı
B-SUV segmentinin en yeni ve iddialı oyuncularından Yeni Sandero Stepway, dış taraftaki tasarım detaylarıyla güçlü bir SUV kimliğine büründü. Yeni Sandero’ya kıyasla yerden yüksekliği 41 mm daha fazla olan Yeni Sandero Stepway’in aynalar kapalı halde genişliği ise 87 mm arttı. Yenilenen tasarımıyla Yeni Sandero Stepway daha kaslı hatlara sahip. Kaput üzerindeki çizgiler de bu güçlü yapıyı vurguluyor. Ön ve arkada bulunan krom görünümlü koruma kızakları otomobili çekici kılarken, yan kapı korumaları da güçlü duruşu destekliyor. Dacia markasının akıllı çözümler üretme felsefesine paralel olarak ilk kez Yeni Sandero Stepway ile birlikte gelen modüler tavan barları, enine doğru da konumlandırılabiliyor. Bu özellik sayesinde port bagaj, bisiklet ya da kayak malzemesi gibi eşyalar kolaylıkla otomobile yüklenebiliyor.
Yeni Sandero’da olduğu gibi, Yeni Sandero Stepway’de de aerodinamik direnç katsayısı azaltıldı. Yüzde 6,3 azalan katsayı (0,836) ile düşük yakıt tüketimi ve karbondioksit verilerine ulaşılıyor.


Tarzı yansıtan renk ve jant seçenekleri
Yeni Sandero ve Sandero Stepway’de yedişer farklı renk seçeneği sunuluyor. Yeni Sandero Stepway’in lansman rengi olan Atacama Turuncu, modelde ilk kez kullanılıyor. Yeni Sandero’da ise Ayışığı Gri, üçüncü nesille birlikte ilk kez renk skalasına katıldı.
Yeni Sandero, donanım seviyesine ve opsiyona göre 2 adet 15 inç ve bir adet 16 inç, Yeni Sandero Stepway ise 2 farklı 16 inç jant seçeneği ile sunuluyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
Ferah ve kullanıcı dostu bir iç mekân
Yeni Sandero ve Sandero Stepway’in iç mekânı da dış tasarıma paralel olarak evrim geçirdi. İç mekânda direksiyon haricinde tüm öğeler değişirken, derinlik ayarlı ve elektrik takviyeli hale gelen direksiyon daha yüksek bir sürüş konforu vadediyor. Ön panel, kapı panelleri ve koltuk döşemelerinde kullanılan dekoratif malzemeler, iç tasarımda göze hoş gelen bir tasarım bütünlüğü sağlıyor. Yenilenen otomatik klima dizaynı, yeni tuş takımı ile birlikte ergonominin yanında şık bir görünüm sağlıyor. Dacia’nın yeni tasarım diline işaret eden havalandırma ızgaraları, kalite algısını daha ileriye taşıyor. Konsolun üzerinde konumlanan multimedya ekranı ise teknolojik bir kokpit deneyimi yaşatıyor. Modellerde alınabilen 8 inç multimedya ekranı Dacia markası için bir ilk olma özelliği taşıyor.
Yeni Sandero’dan farklı olarak Yeni Sandero Stepway, havalandırma çerçeveleri, iç kapı panelleri ve koltuk tasarımındaki özel dikişlerde Dacia markasıyla özdeşleşen Atacama turuncu detaylarla SUV kimliğini yansıtıyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
Yeni Dacia Sandero ve Sandero Stepway’deki gösterge panelleri de artık çok daha rahat okunabilir hale geldi. LPG tankı doluluk bilgisini de kullanıcıyla paylaşan gösterge paneli, yolculuk esnasında büyük kolaylık sağlıyor. Yepyeni bir yorumla kullanıcılar ile buluşturulan ayarlanabilir koltuklar, daha keyifli ve güvenli bir yolculuk sunuyor.
Sandero ailesi ön ve arka kapı panellerinin yanı sıra, orta konsol gibi bölümlerde bir önceki nesile göre 2,5 litre artışla 21 litrelik depolama hacmini kullanıcılarla buluşturuyor. 410 litrelik bagaj hacmi ise genişliğiyle segmentlerde iddialı bir konumda bulunuyor. Son olarak Dacia modellerinde ilk kez gelen elektrikli açılır cam tavan, iç mekandaki ferahlık hissinin başrol oyuncuları arasında yer alıyor.
Daha ferah bir iç kabine sahip Yeni Sandero ailesinde, omuz mesafesi 8mm, arka koltuk diz mesafesi ise 42 mm arttı. Yeni diz mesafesiyle Yeni Sandero ailesi 2 modelde de sınıflarının en iyi arka koltuk diz mesafelerinden birini sunuyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
CMF-B platformuyla birlikte gelen güvenlik ve sürüş özellikleri
Yeni Renault Clio ve Captur modellerinin de üretildiği Modüler CMF-B platformunun Dacia markası özelinde ilk kez kullanıldığı modeller olan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, önemli iyileştirmelerle geliyor. Daha hafif ve sertleştirilmiş şasi, yeni karoseri yapısı sayesinde titreşimlerin kabine iletimi azaltılarak araç içi sesi ortalama 3 ila 4 desibel düşürüldü.
Yeni elektrik takviyeli ayarlanabilir direksiyon kullanımda önceki nesile göre yüzde 36 daha az güç gerektiriyor. Araç hızına duyarlı direksiyon artık daha sessiz çalışırken, sürüş ve manevra esnasında büyük kolaylık sağlıyor.
Son olarak Yeni Sandero ailesi en yeni sürüş destek sistemleriyle birlikte geliyor. Sandero ailesine birçok yenilik getiren platformla birlikte otomatik yanan farlar, yağmur sensörü ve kör nokta uyarı sistemi ilk kez kullanılıyor. Ayrıca E-Call, Yokuş Kalkış Yardımcısı ve Start&Stop teknolojisine sahip modellerde, elektrikli park freni ve eller serbest Dacia Kart sistemi ise ilk kez sunuluyor.


DACIA SANDERO STEPWAY III
3 farklı multimedya sistemiyle teknoloji dopingi
Tamamen yenilenen Sandero ve Sandero Stepway, tüketicilerin her seviyedeki ihtiyacına cevap veren 3 farklı multimedya sistemine sahip. Giriş seviyesinde sunulan Media Control, USB ve Bluetooth bağlantısı sunarken, 2 adet hoparlör ve 3,5 inç TFT ekranlı radyo sistemi içeriyor. Ayrıca ücretsiz olarak sunulan Media Control aplikasyonu indirilerek, ön konsoldaki bölmeye yerleştirilen akıllı telefonlar tıpkı bir multimedya sistemi olarak kullanılabiliyor. Müzik, telefon, navigasyon ve araç bilgileri, bu uygulama üzerinden görüntülenebiliyor. Sürücü tarafında bulunan çift mikrofon ise, daha net ses aktarımı sağlayarak otomobil için telefon görüşmelerinin kalitesini artırıyor.
Tüm Prestige versiyonlarında standart olarak sunulan Media Display sisteminde ise, 8 inç dokunmatik ekran ve Apple CarPlay özellikleri bulunuyor. Konumu ve boyutu tamamen değişerek çok daha ergonomik bir hale gelen ekran, 4 hoparlör ile birlikte geliyor. Media Display multimedya sistemi, ekranın sol tarafına yerleştirilebilen telefon sabitleme aparatıyla birlikte sunuluyor. Sürücü ayrıca, direksiyon üzerinde bulunan tuş yardımıyla tek dokunuşla Siri üzerinden otomobiliyle iletişim kurabiliyor.
Media Nav sistemi ise, Media Display’in özelliklerine ek olarak Renault ve Dacia markalarında ilk olan kablosuz Apple CarPlay ile donatıldı. Bu sistem ile ek 2 hoparlör daha sunulurken, navigasyon özelliğini de tüketicilerle buluşturuyor.


Verimli motor seçenekleri ilk kez X-Tronic şanzımanla kombinleniyor
Yeni Sandero ve Sandero Stepway, tüketicilere zengin ve verimli bir motor yelpazesi sunarken, ilk kez sunduğu X-Tronic şanzımanla sınıfının en ulaşılabilir otomatik vites seçeneğini getiriyor. Euro 6D-Full standardına uygun motorlardan 90 beygir güce sahip turbo beslemeli 1.0 litre TCe, 6 ileri manuel ya da X-Tronic şanzımanla sunuluyor. Bugüne kadar başarısını kanıtlayan, turbo beslemeli 100 beygir gücündeki ECO-G LPG motor seçeneğine ise 6 ileri manuel şanzımanla sahip olunabiliyor. B segmentindeki tek fabrika çıkışlı LPG seçeneği olma özelliğini sürdüren bu motorla Sandero ailesi, binek pazarında en düşük yakıt tüketim maliyetlerinden birini tüketicilerle buluşturuyor. 5 ileri manuel şanzımanla donatılmış 65 beygir gücündeki SCe motor ise yalnızca Yeni Sandero’da mevcut.
Lansmana özel erişilebilir özel fiyatlar
Comfort ve Prestige donanım seviyeleriyle satışa sunulan Yeni Sandero ve Sandero Stepway, lansmana özel avantajlı fiyatlarıyla tüketicilerle buluşuyor. Yeni Sandero Stepway 17 Şubat itibarıyla satışa sunulurken, Yeni Sandero ise Mart ayında showroomlardaki yerini alacak.
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
Genel
Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!


Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.
Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor.” şeklinde konuştu.
Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.
Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket
Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”
Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”
Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.
“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”
Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Genel
Audi A6 Sportback e-tron: Uzun Yolculukların Sessiz ve Güçlü Yol Arkadaşı


Elektrikli mobilitede yeni bir dönem başlatan Audi A6 e-tron, üstün menzili, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı donanımlarıyla uzun yolculukların vazgeçilmez yol arkadaşı oluyor. Modelin Sportback kasa tipiyle gerçekleştirilen test sürüşü de bunu kanıtlar nitelikte. 1.000 kilometreden uzun bir rotada sergilediği performans, modelin elektrikli mobilitede konfor ve verimliliği bir araya getirdiğini ortaya koyuyor.
Audi’nin tamamen elektrikli ürün gamında, Premium Platform Electric (PPE) altyapısı üzerinde geliştirilen ikinci modeli olan A6 e-tron; uzun mesafeli yolculuklarda sunduğu sessizlik, sürüş konforu ve yüksek performansla öne çıkıyor. Aerodinamik gövde yapısı, gelişmiş batarya teknolojisi ve segment lideri menzil değerleriyle A6 e-tron, her iki gövde seçeneğiyle hem günlük kullanıma hem de uzun yolculuklara en ideal bir yanıt veriyor.
Gerçek Bir Uzun Yol Testi: 1.000 Kilometrelik Elektrikli Yolculuk
Audi A6 e-tron’un uzun yol performansı, Sportback versiyonunun kullanıldığı ve Danimarka’nın Kopenhag kentinden başlayarak Norveç’in Bergen şehrine uzanan 1.000 kilometrelik rotada, farklı zemin ve yükseklik koşullarında test edildi. Bu testte amaç, WLTP ölçüm standartlarının ötesine geçerek aracın gerçek sürüş koşullarındaki performansını değerlendirmekti.
Sürüş boyunca A6 Sportback e-tron, enerji tüketimini optimize eden termal yönetim sistemi ve adaptif enerji geri kazanım fonksiyonları gibi verimliliği artıran teknlojileri kullandı. Ayrıca, yalnızca 0,21‘lik aerodinamik sürtünme katsayısı sayesinde yüksek hızlarda hava direncini minimuma indirerek enerji verimliliğine katkı sağladı. Ortalama hava sıcaklığının 20°C civarında seyrettiği, hız sınırlarının 100–110 km/s aralığında olduğu rotada, aracın ortalama enerji tüketimi 15–16 kWh/100 km olarak ölçüldü. Bu değer, günlük sürüş şartlarında tam şarjla yaklaşık 625 ila 670 kilometrelik menzil anlamına geliyor.
Yolculuk sırasında şarj planlaması da rota tasarımı kadar önemliydi. 350 kW gücündeki hızlı şarj istasyonlarında yapılan kısa duraklamalarla, yalnızca 7 dakikalık bir şarjda 140 kilometre ek menzil sağlandı. Bu performans, 800 voltluk elektrik mimarisine sahip PPE platformunun sunduğu yüksek voltaj desteği sayesinde mümkün oldu.


An Audi A6 Sportback e-tron in Glacier white metallic is parked in the harbor of the Norwegian city of Bergen. Historic buildings and a fishing boat are in the immediate background.
Sınırları Zorlayan Verimlilik
Audi A6 Sportback e-tron performance, WLTP normlarına göre 754 kilometreye kadar menzil sunarak segmentinde referans bir noktaya ulaşıyor. 100 kWh kapasiteli batarya paketi ve optimize edilmiş enerji yönetim sistemi sayesinde bu menzil yalnızca laboratuvar koşullarında değil, günlük kullanımda da yüksek verimlilikle elde edilebiliyor.
Gerçek dünyada gerçekleştirilen 1.000 kilometrelik uzun yol testi de bu verimliliği doğruladı. WLTP standardına göre elde edilen teorik menzil değeri ile gerçek sürüş verileri karşılaştırıldığında, A6 Sportback e-tron’un hem test ortamlarında hem de gerçek yolda üst düzey enerji yönetimi sunduğu net biçimde ortaya kondu.
Test boyunca yalnızca iki şarj molası yeterli oldu. Her biri önceden planlanan yüksek güçlü şarj noktalarına, batarya seviyesi yüzde 10’un altına inmeden ulaşıldı ve sürüş kesintisiz bir şekilde sürdürüldü.
Sürüş Konforunda Yeni Bir Standart
Gelişmiş süspansiyon sistemi ve özel ön aks mimarisi sayesinde A6 Sportback e-tron, uzun mesafeli yolculuklarda bile yorgunluk hissini en aza indiriyor. Opsiyonel olarak alınabilen adaptif havalı süspansiyon, yük durumuna göre otomatik olarak ayarlanarak hem sürüş konforunu artırıyor hem de aracın aerodinamik verimliliğine katkı sağlıyor. Audi Drive Select’in “Efficiency” modunda, gövde yüksekliği 20 mm’ye kadar düşürülerek menzil daha da optimize ediliyor.
Geniş Yaşam Alanı ve Akıllı Saklama Çözümleri
PPE platformunun sunduğu düz zemin tasarımı, iç mekânda ferah bir yaşam alanı yaratıyor. A6 Sportback e-tron ve A6 Avant e-tron modellerinin her ikisinde de 502 litrelik arka bagaj ve 27 litrelik ön bagaj hacmi sunuluyor. Bu kapasite, yaz tatilleri, kamp yolculukları veya sportif aktiviteler için gereken tüm eşyaları kolayca taşıyacak alan sunuyor.
Dijital Konfor ve Etkileşimli Deneyim
Yeni nesil Audi iç mekân mimarisi, “İnsan Odaklılık” ve “Dijital Sahne” ilkeleri doğrultusunda tasarlandı. 14,5 inç OLED merkezi ekran, 11,9 inç Audi sanal kokpit ve opsiyonel 10,9 inç yolcu ekranı, sürücü ve yolculara bütünsel ve etkileşimli bir dijital deneyim sunuyor. PDLC teknolojili panoramik cam tavan ise iç mekâna hem ferahlık hem de estetik bir dokunuş katıyor.
Güvenlik ve Estetik Bir Arada: Aydınlatma Teknolojileri
Kişiselleştirilebilir dijital OLED arka farlar, ikinci nesil Matrix LED teknolojisi ve iletişim ışığı gibi yeniliklerle donatılan A6 Sportback e-tron, sadece şık bir görünüm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sürüş güvenliğine de katkı sağlıyor. Özellikle tünel geçişlerinde ve düşük görüş koşullarında sağladığı görüş desteği, güvenli sürüş deneyimine katkı sağlıyor.
-





Şarj Sektörü3 ay önceWATT, 500’üncü şarj lokasyonunu açtı
-



Yeni Modeller3 ay önceElektrikli Lüksün Yeni Temsilcisi: Mercedes-Benz Yeni GLC
-



Elektrikli Otomobiller3 ay önceYeni BMW iX3 ve MINI JCW , IAA Mobility 2025’te Tanıtılacak
-



Yeni Modeller3 ay önceHyundai’nin Beklenen Modeli i30 Türkiye’de Yeniden Satışta
-





Şarj Sektörü3 ay önceTürkiye Elektrikli Araç Şarj Altyapısı Hızla Büyüyor: Sayı 33 Bini Aştı
-



Otomotiv3 ay önceTürkiye Elektrikli Otomotiv Sektörü İhracatta Yükselişte: Ağustos Ayı Başarısı 2.7 Milyar Doları Aştı!
-



Teknoloji3 ay önceASPİLSAN Enerji TEKNOFEST’te: Milli Batarya Teknolojileriyle Geleceğe Güç Veriyor
-



Elektrikli Otomobiller3 ay önceTOGG T10F İle Münih’te Sahne Alacak: Sedan Modeliyle Avrupa’ya Çıkartma










