Connect with us

Genel

Yenilenen Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupé Türkiye’de

Tamamı Mercedes-AMG tarafından geliştirilen üçüncü model olan AMG GT 4-Kapı Coupé, yenilenen tasarımı ve arttırılan kişiselleştirme özellikleri ile 4.959.500 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu.

Tüm dünyada büyük beğeni ile karşılanan Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupé, 2021’deki yenilenme operasyonunun ardından Türkiye pazarına giriş yapıyor. İlk aşamada 3 farklı motor seçeneğiyle, 4.959.500 TL’den başlayan fiyatlarla müşteriler ile buluşacak olan Mercedes-AMG GT 4-Kapı Coupé, daha da kişisel bir yapı kazanırken, farklı kullanıcılar için kusursuz bir yol arkadaşı olma konumunu güçlendiriyor. AMG Special Edition versiyonu, dört kapılı spor otomobilin özgün karakterini daha da güçlendiriyor. Jant, döşeme, süsleme ve gövde rengi yelpazesi ile kişiselleştirme olanakları artarken yeni yürüyen aksam, sportiflik ile konfor arasında daha da geniş bir seçenek sunuyor. Daha önce sunulan kapsamlı güncelleme sayesinde AMG GT 4-Kapı Coupé, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş özelliklere sahip bir konumdaydı. Güncellenen sürüş destek sistemleri ve AMG’ye özgü işlevlere sahip standart olarak sunulan 2 adet MBUX bilgi-eğlence sistemine sahip 12.3 inç’lik ekran kokpitteki önemli yeniliklerden bazıları olarak öne çıkıyor.

mercedes-amg-gt-53-4matic-02.jpgTamamı Mercedes-AMG tarafından geliştirilen üçüncü model olan AMG GT 4-Kapı Coupé, başlı başına bir başarı öyküsü olarak yoluna devam ediyor. Mercedes-AMG GT’nin yüksek sürüş dinamikleri, dört kapılı gövde ve beş yolcuya kadar yaşam alanı ile günlük kullanıma uygun bir yapıyla sunuluyor. AMG GT 4-Kapı Coupé, gelişmiş havalı süspansiyon, arka aks yönlendirme ve tamamen değişken dört tekerlekten çekişle, dünyanın en kapsamlı sürüş teknolojilerini sunarak heyecan uyandırmaya devam ediyor. Kategorisinde Nürburgring-Nordschleife’de en iyi tur zamanına imza atan model, teknoloji ve ince ayar noktasında segmentinde standartları belirliyor.

Tüm yüzeylerin ve bileşim noktalarının kaliteli ve kusursuz yapısı, yenilikçi ekran kumandaları, direksiyon kumandaları ve çok sayıda koltuk ve donanım konfigürasyonu ile AMG GT 4-Kapı Coupé iç mekânda da çıtayı yükseltiyor. Tüm versiyonlar için; metalik spektral mavisi, MANUFAKTUR mat spektral mavisi ve MANUFAKTUR metalik elmas beyazı olmak üzere üç yeni gövde rengi sunuluyor. Yeni AMG Gece Paketi II, daha da sportif ve daha dikkat çekici bir görünümü beraberinde getiriyor. AMG’ye özgü radyatör ızgarasındaki dikey panjurlar burada koyu krom olarak uygulanıyor. Arkadan bakıldığında; siyah renkli AMG logosu, Mercedes Yıldızı ve model ismi dikkat çekerken siyah vurgu, ön çamurluklardaki yazılarda da kullanılıyor. Gece Paketi ve Karbon Paket kombinasyonu da sunulan yeni donanımlardan.

mercedes-amg-gt-53-4matic-11.jpgBeklentisi yüksek kullanıcılar için: Zengin donanım seviyesine sahip özel versiyon

Özel AMG Special Edition versiyonu, AMG GT 4-Kapı Coupé’nin lüks yanını vurguluyor. Tüm motor seçenekleri ile sunulan “Edition” versiyonu, V8 görünüm paketiyle ayrışıyor. Koyu kırmızı, değerli taş rengindeki özel boya, kendinden emin gösterişli bir görünüm sergilerken, AMG Dış Mekan Krom Paketi ve 5 çift kollu, gri 21 inçlik AMG alaşım jantlarla kusursuz uyum sağlıyor.

Sabit panoramik cam tavan ve MANUFAKTUR neva grisi designo Exclusive nappa deri, iç mekâna bol miktarda ışık girmesini sağlıyor. AMG Performance direksiyon simidi neva gri/siyah nappa deri kombinasyonuyla iç mekânı tamamlıyor. Açık damarlı gri dişbudak ağacından, mat cilalı ahşap süslemeler, araç renginde aydınlatılan kapı eşik kaplamaları ve ön paneldeki AMG Special Edition logosu lüksün altını çiziyor.

mercedes-amg-gt-53-4matic-12.jpgİki valfli yeni ayarlanabilir süspansiyonla daha fazla konfor ve sportiflik

Sertliği seçilebilen AMG RIDE CONTROL süspansiyon sistemi, yine çok odalı havalı süspansiyonu esas alıyor. Süspansiyon sistemini elektronik kontrollü ayarlı amortisörler tamamlıyor. Tamamen yeni olan bu süspansiyon sisteminde ilk kez, iki basınç tahliye valfi kullanılıyor. Amortisörün dışına takılan sonsuz değişken kontrol valfleri sayesinde, sönümleme kuvveti farklı sürüş koşullarına ve sürüş programlarına daha da hassas bir şekilde uyarlanabiliyor. Bir valf geri basma aşamasını, yani tekerlek geri teptiğinde ortaya çıkan kuvveti kontrol ediyor. Diğer valf ise tekerlek içeriye doğru girerken oluşan sönümleme anındaki sıkışmayı kontrol ediyor. Basma ve sönümleme seviyeleri birbirinden bağımsız olarak düzenleniyor. Bu teknoloji konforu arttırırken, sürüş dinamiklerini daha da sportif hale getirmeyi mümkün kılıyor. Böylece yolcular bozuk zeminden neredeyse tamamen korunurken aynı zamanda gövde stabil kalmaya devam ediyor.

Sürücü, AMG DYNAMIC SELECT sürüş programlarını kullanarak tek bir düğme yardımı ile tamamen dinamik “Spor+” modundan keyifli ve sakin sürüş için “Konfor” moduna kadar istediği düzeyi seçebiliyor. Ayrıca sürüş programlarından bağımsız olarak AMG direksiyon simidi kumanda tuşlarıyla da ayarlanabiliyor. Ek olarak, müşterilere daha fazla AMG jant seçeneği sunuluyor ve bunun dışında altı silindirli versiyonlarda kırmızı fren kaliperleri sunuluyor.

Daha fazla iç donanım seçeneği

İç mekân güncellemesi de daha fazla kişiselleştirmeye odaklanıyor. Yeni renkler, AMG GT 4-Kapı Coupé modelinin ya sportif ya da lüks yanını vurguluyor. Örneğin, iki tonlu inci gümüşü / siyah Nappa deri veya MANUFAKTUR trüf kahvesi / siyah Exclusive nappa deri kombinasyonu gibi. İki renkli koltuklar dışında, siena kahvesi, klasik kırmızı, yat mavisi, beyaz ve neva grisi olmak üzere Exclusive nappa deri beş renk seçeneği daha iç mekân çeşitliliğini arttırıyor. Bu seçeneklerde ön ve arka koltuklar, kapılar ve direksiyon simidi gibi noktalarda tek renk uygulanıyor. Uyumlu renkte deri kenarlı paspaslar ve işlemeli AMG logosu, paketi tamamlıyor.

Çift kollu tasarımlı yeni AMG Performans direksiyon simidi

3 kollu ve her iki kolunda çift oluklu tasarımı ve kusursuz bir şekilde entegre edilmiş kumanda tuşlarıyla yeniden tasarlanan AMG Performance direksiyon simidi kabin içinde fark yaratıyor. Alt kenarı düz ve nappa deri veya nappa deri/DINAMICA mikrofiber kumaş ile kaplanan direksiyon simidi ısıtma özelliğiyle de donatılıyor.

Ayrıca ellerin direksiyonda olup olmadığını denetleyen bir sensör alanı bulunuyor. Sürücü, ellerini belirli bir süre direksiyona temas ettirmediğinde bir uyarı dizisi tetikleniyor ve sürücünün hareketsiz kalmaya devam etmesi halinde Acil Durdurma Fonksiyonu etkinleşiyor.

Yatay konumlu çift kola entegre edilen tuşlar benzersiz bir görsel şölen sunuyor. Semboller üzerindeki dokunmatik algılama yardımcıları kullanımı kolaylaştırıyor. Direksiyon simidinin sol üst dokunmatik tuşları ile gösterge paneli, sağ sensör yüzeyi ile medya ekranı kumanda ediliyor. Direksiyon simidinin sol alt dokunmatik tuşları ile hız sabitleme/DISTRONIC, sağ dokunmatik tuşları ile de telefon/eller serbest/ses seviyesi kontrol edilebiliyor.

Standart AMG direksiyon simidi düğmelerine yeni simgelerle daha parlak görüntüler verildi ve yuvarlak bir görünüme kavuştu. Daha önce de olduğu gibi sürücü ellerini direksiyondan ayırmadan önemli sürüş fonksiyonları ve sürüş programlarını kontrol edebiliyor. AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzımanın vitesleri direksiyon simidinin arkasında bulunan alüminyum vites değiştirme kulakçıkları ile elle, manuel olarak değiştirilebiliyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Genel

Audi A6 Sportback e-tron: Uzun Yolculukların Sessiz ve Güçlü Yol Arkadaşı

Elektrikli mobilitede yeni bir dönem başlatan Audi A6 e-tron, üstün menzili, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı donanımlarıyla uzun yolculukların vazgeçilmez yol arkadaşı oluyor. Modelin Sportback kasa tipiyle gerçekleştirilen test sürüşü de bunu kanıtlar nitelikte. 1.000 kilometreden uzun bir rotada sergilediği performans, modelin elektrikli mobilitede konfor ve verimliliği bir araya getirdiğini ortaya koyuyor.

 

Audi’nin tamamen elektrikli ürün gamında, Premium Platform Electric (PPE) altyapısı üzerinde geliştirilen ikinci modeli olan A6 e-tron; uzun mesafeli yolculuklarda sunduğu sessizlik, sürüş konforu ve yüksek performansla öne çıkıyor. Aerodinamik gövde yapısı, gelişmiş batarya teknolojisi ve segment lideri menzil değerleriyle A6 e-tron, her iki gövde seçeneğiyle hem günlük kullanıma hem de uzun yolculuklara en ideal bir yanıt veriyor.

 

Gerçek Bir Uzun Yol Testi: 1.000 Kilometrelik Elektrikli Yolculuk

Audi A6 e-tron’un uzun yol performansı, Sportback versiyonunun kullanıldığı ve Danimarka’nın Kopenhag kentinden başlayarak Norveç’in Bergen şehrine uzanan 1.000 kilometrelik rotada, farklı zemin ve yükseklik koşullarında test edildi. Bu testte amaç, WLTP ölçüm standartlarının ötesine geçerek aracın gerçek sürüş koşullarındaki performansını değerlendirmekti.

 

Sürüş boyunca A6 Sportback e-tron, enerji tüketimini optimize eden termal yönetim sistemi ve adaptif enerji geri kazanım fonksiyonları gibi verimliliği artıran teknlojileri kullandı. Ayrıca, yalnızca 0,21‘lik aerodinamik sürtünme katsayısı sayesinde yüksek hızlarda hava direncini minimuma indirerek enerji verimliliğine katkı sağladı. Ortalama hava sıcaklığının 20°C civarında seyrettiği, hız sınırlarının 100–110 km/s aralığında olduğu rotada, aracın ortalama enerji tüketimi 15–16 kWh/100 km olarak ölçüldü. Bu değer, günlük sürüş şartlarında tam şarjla yaklaşık 625 ila 670 kilometrelik menzil anlamına geliyor.

 

Yolculuk sırasında şarj planlaması da rota tasarımı kadar önemliydi. 350 kW gücündeki hızlı şarj istasyonlarında yapılan kısa duraklamalarla, yalnızca 7 dakikalık bir şarjda 140 kilometre ek menzil sağlandı. Bu performans, 800 voltluk elektrik mimarisine sahip PPE platformunun sunduğu yüksek voltaj desteği sayesinde mümkün oldu.

An Audi A6 Sportback e-tron in Glacier white metallic is parked in the harbor of the Norwegian city of Bergen. Historic buildings and a fishing boat are in the immediate background.

Sınırları Zorlayan Verimlilik

Audi A6 Sportback e-tron performance, WLTP normlarına göre 754 kilometreye kadar menzil sunarak segmentinde referans bir noktaya ulaşıyor. 100 kWh kapasiteli batarya paketi ve optimize edilmiş enerji yönetim sistemi sayesinde bu menzil yalnızca laboratuvar koşullarında değil, günlük kullanımda da yüksek verimlilikle elde edilebiliyor.

 

Gerçek dünyada gerçekleştirilen 1.000 kilometrelik uzun yol testi de bu verimliliği doğruladı. WLTP standardına göre elde edilen teorik menzil değeri ile gerçek sürüş verileri karşılaştırıldığında, A6 Sportback e-tron’un hem test ortamlarında hem de gerçek yolda üst düzey enerji yönetimi sunduğu net biçimde ortaya kondu.

 

Test boyunca yalnızca iki şarj molası yeterli oldu. Her biri önceden planlanan yüksek güçlü şarj noktalarına, batarya seviyesi yüzde 10’un altına inmeden ulaşıldı ve sürüş kesintisiz bir şekilde sürdürüldü.

 

Sürüş Konforunda Yeni Bir Standart

Gelişmiş süspansiyon sistemi ve özel ön aks mimarisi sayesinde A6 Sportback e-tron, uzun mesafeli yolculuklarda bile yorgunluk hissini en aza indiriyor. Opsiyonel olarak alınabilen adaptif havalı süspansiyon, yük durumuna göre otomatik olarak ayarlanarak hem sürüş konforunu artırıyor hem de aracın aerodinamik verimliliğine katkı sağlıyor. Audi Drive Select’in “Efficiency” modunda, gövde yüksekliği 20 mm’ye kadar düşürülerek menzil daha da optimize ediliyor.

 

Geniş Yaşam Alanı ve Akıllı Saklama Çözümleri

PPE platformunun sunduğu düz zemin tasarımı, iç mekânda ferah bir yaşam alanı yaratıyor. A6 Sportback e-tron ve A6 Avant e-tron modellerinin her ikisinde de 502 litrelik arka bagaj ve 27 litrelik ön bagaj hacmi sunuluyor. Bu kapasite, yaz tatilleri, kamp yolculukları veya sportif aktiviteler için gereken tüm eşyaları kolayca taşıyacak alan sunuyor.

 

Dijital Konfor ve Etkileşimli Deneyim

Yeni nesil Audi iç mekân mimarisi, “İnsan Odaklılık” ve “Dijital Sahne” ilkeleri doğrultusunda tasarlandı. 14,5 inç OLED merkezi ekran, 11,9 inç Audi sanal kokpit ve opsiyonel 10,9 inç yolcu ekranı, sürücü ve yolculara bütünsel ve etkileşimli bir dijital deneyim sunuyor. PDLC teknolojili panoramik cam tavan ise iç mekâna hem ferahlık hem de estetik bir dokunuş katıyor.

 

Güvenlik ve Estetik Bir Arada: Aydınlatma Teknolojileri

Kişiselleştirilebilir dijital OLED arka farlar, ikinci nesil Matrix LED teknolojisi ve iletişim ışığı gibi yeniliklerle donatılan A6 Sportback e-tron, sadece şık bir görünüm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sürüş güvenliğine de katkı sağlıyor. Özellikle tünel geçişlerinde ve düşük görüş koşullarında sağladığı görüş desteği, güvenli sürüş deneyimine katkı sağlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler