Connect with us

Motosiklet - Scooter

Zorlu “Back to Africa” Macerası Öncesinde Aprilia, Transanatolia Rallisi’nde Touareg’in Gelişimini Sürdürüyor!

Aprilia Racing, “Back To Africa” adındaki büyük Afrika macerası öncesindeki ilk önemli uluslararası sınavını Türkiye’deki Transanatolia’ya katılarak veriyor. GCorse işbirliği ile geliştirilen iki adet Aprilia Tuareg, İtalyan Motokros Şampiyonası’nın başarılı isimlerinden Jacopo Cerutti ve Francesco Montanari’ye emanet ediliyor.

 

Motosporları dünyasında pist ya da pist dışı mücadelelerin performans yıldızı Aprilia, büyük Afrika macerasında kullanmak amacıyla başlattığı “Back to Africa” projesi öncesinde Türkiye’de düzenlenen Transanatolia’ya katılarak ilk defa uluslararası bir arenada yeni Tuareg modellerine görev veriyor. Çölde yarışmak üzere geliştirilen iki Aprilia Tuareg, Aprilia Racing fabrika sürücüleri ve aynı zamanda İtalyan Motokros Şampiyonası’nın başarılı isimleri Jacopo Cerutti ve Francesco Montanari’nin pilotajında, 9 Eylül’e kadar sürecek olan Transanatolia Rallisi’nde mücadele veriyor.

 

İtalya’nın lider sürücüsü görev alıyor

Sardunya ve Friuli’de yapılan ilk olumlu testlerin ardından; Anadolu’yu Karadeniz’den Ege Denizi’ne kadar geçerek toplam 2.500 km yol kat edecek olan ve heyecan verici olduğu kadar zorlu bir ralli olan Trananatolia 2023, Afrika çölünde gelecekte yapılacak çalışmalar açısından Tuareg için gerçek bir test ortamı oluşturuyor. Zorlu ralli etkinlikleri için geliştirilen Aprilia Tuareg, Jacopo Cerutti’nin şimdiye kadar düzenlenen 6 yarıştan kendi kategorisinde dördünü kazandığı, hatta ilk iki turda zafere ulaştığı İtalyan Motokros Şampiyonası’nda büyük bir kahraman olan ve stok modelden türetilen motosikletin, teknik temeli üzerine inşa edildi. Cerutti aynı zamanda, 600 cc’nin üzerindeki çok silindirli motosikletlerin yer aldığı G-1000 sınıfının da lideri konumunda.

 

Yarışa uygun modifiye edilen Tuareg, gelecekte sunulacak aksesuarları kapsıyor!

Aprilia Racing tarafından Guareschi kardeşlerin GCorse işbirliği ile geliştirilen Aprilia Tuareg, çöl yarışları için tasarlanan, standart Tuareg’in üstün off-road özelliklerinden yararlanıyor. Geliştirmenin ilk aşamasında, yüksek hızlarda stabilite ve daha fazla süspansiyon hareketi için modüler iskelet ve süspansiyon geometrisi ile şasi performansına odaklanıldı. Daha sonra, yağ radyatörünün eklenmesi de dahil olmak üzere çeşitli değişiklikler yapılarak zorlu koşullarda maksimum motor güvenilirliğinin sağlanması hedeflendi. Son olarak ek yakıt deposu eklenerek uzun ralli maratonu mesafelerini kat etmek için menzil arttırıldı.

 

Aprilia Tuareg’in yarış versiyonu, Öhlins by Andreani süspansiyon, komple titanyum SC Project egzoz ve özel bir Sprint hava filtresiyle donatıldı. Ayrıca çift silindirli Adventure dünyasına artan ilgiyle odaklanan ve gelecekteki ralli etkinliklerinde kullanılacak ürünler geliştirmek için Aprilia’yı tercih eden Metzeler iş birliği de meyvesini veriyor.

 

Aprilia Racing CEO’su Massimo Rivola; “Aprilia Racing’in Transanatolia Rallisi’ne katılımında en büyük öncelik sonuç değil. Bizim için tamamen yeni ve nihai hedef olan Afrika macerasına dönüş açısından son derece zorlu bir test ortamını temsil eden bir ortamda, mümkün olduğunca çok deneyim biriktirmek için Türkiye’ye geldik. Yarışı bitirmek, daha da zor koşullara hazırlanmak için, geleceğe yönelik değerli veriler toplamak açısından önceliğimizi oluşturuyor. Öyle ya da böyle şu ana kadar kat ettiğimiz yol bizi geleceğe umutla yaklaştırıyor. Tuareg, bu projenin başlangıcından itibaren olağanüstü sonuçlar almayı başardı. Tüm bunlar, zaten müthiş bir teknik temele sahip bir seri üretim ürün ve Guareschi kardeşlerden sürücülerimize kadar herkesin çabaları sayesinde mümkün oldu” dedi.

 

Proje Lideri Vittoriano Guareschi; “Tuareg’in gelişimi durmaksınız devam ediyor. Bu sefer bunu bir yarışta yapacağız. Transanatolia, birçok nedenden dolayı son derece önemli bir etkinlik. Projenin ne kadar rekabetçi olduğunu görmek için birçok nitelikli rakiple karşılaştırma imkanı buluyoruz. Aynı zamanda çok fazla kilometre kat etmek ve hangi alanların geliştirilmesi gerektiğini görmek için veri toplamak da önemli oluyor. Hem Jacopo hem Francesco olmak üzere her iki sürücümüz de motosikletin birçok yeni şasi ve motor iyileştirmesine sahip en güncel versiyonunu kullanıyorlar. Bu bir yarış olduğu için rakiplerimizle boy ölçüşmek kesinlikle önemli ancak asıl önceliğimiz, motosikleti olabildiğince hızlı geliştirmeye devam etmek” dedi.

 

Aprilia Tuareg Sürücüsü Jacopo Cerutti; “Transanatolia Rallisi harika bir test ortamı oluyor çünkü İtalyan motokros ortamındaki koşullarla karşılaştırıldığında bazı açılardan Afrika yarışlarına daha yakın olan koşullarla mücadele ediyoruz. Başlangıç çizgisinde çok sayıda güçlü rakip var ve dolayısıyla kendi rekabetçilik düzeyimizi daha iyi değerlendirmek için, kendimizi onlarla karşılaştırma şansımız da oluyor. Amaç, diğer çift silindirlilerle başarılı bir şekilde mücadele etmek. Hatta bazı bölümlerde önde olmaya da çalışacağız. Ancak projemizin henüz çok genç olduğunu unutmamalıyız. Şu ana kadar motosiklet üzerinde yaptığımız testler iyi geçti ancak Türkiye’de yarışmak, daha da gelişmek için etkili testler yapmamıza olanak tanıyor” dedi.

 

Aprilia Tuareg Sürücüsü Francesco Montanari; “Transanatolia benim ilk uluslararası rallim. Benim için harika bir deneyim olacağı bilinciyle katılıyorum. Alıştığımdan çok daha uzun bacaklara sahip olduğum için yarış ritmini anlamak benim için önemli. Son aylarda fiziksel olarak mümkün olan en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyorum. Jacopo gibi uzman bir takım arkadaşımın yanımda olmasının bana yardımcı olacağından eminim. Çok heyecanlıyım. Testlerde motosiklet üzerindeki hislerim olağanüstüydü” dedi.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Motosiklet - Scooter

Dünyanın en fazla Citroën Ami satılan 3. ülkesi Türkiye

Markanın Türkiye’de online satış kanallarından sunduğu ilk model olan Citroën Ami, Aralık 2021’de kurumsal, Haziran 2022’de de bireysel müşteriler için siparişe açılmıştı.

Mobilite dünyasının her alanında, herkes için ulaşılabilir modeller sunan Citroën, yenilikçi modelleriyle kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. 2023 yılında gerçekleştirdiği 63 bin 153 adetlik rekor satışla globalde 3’üncü sıraya yükselen, yılı “Türkiye’de En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç markası” olarak geride bırakan Citroën Türkiye, mikromobilite alanında yaptığı satışlarla da dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Markanın mikromobilite alanındaki yenilikçi modeli Ami, kısa sürede büyük bir satış başarısına imza attı. Markanın Türkiye’de online satış kanallarından sunduğu ilk model olan Citroën Ami, Aralık 2021’de kurumsal, Haziran 2022’de de bireysel müşteriler için siparişe açılmıştı.

Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, “Citroën Ami, 2023 yılını 2848 adetlik satışla geride bıraktı. Rekor seviyedeki bu satış rakamıyla Citroen Türkiye, geçen yıl dünya çapında en fazla Ami satılan 3. ülke oldu. 9 farklı ülke için sınırlı olarak 1.000 adet üretilen ve Türkiye için de kontenjan ayrılan Citroën My Ami Buggy modeli de bir başka başarıya imza attı ve Türkiye’de satışa sunulduğu andan itibaren stoğunun tamamı sadece 40 dakikada tükendi” dedi. Citroën Ami’nin elektrikli mobilitenin en ulaşılabilir çözümlerinden biri olduğunu vurgulayan Selen Alkım, “Ami’nin ne kadar tercih edilen bir model olduğunu satış adetlerindeki başarısıyla da görüyoruz. Mobilite alanında yeni bir segment ortaya çıkaran ve geniş bir yaş aralığında kullanıcı profiline ulaşan Citroën Ami, hem bireysel müşteriler hem de kurumsal firmaların kısa mesafelerdeki mobilite ihtiyaçlarını karşılayarak popülerliğini sürdürüyor. Citroën Ami, sıfır emisyon değerine sahip tamamen elektrikli yapısıyla tüm kent merkezilerine özgürce erişim imkânının yanı sıra sessiz ve dingin bir sürüş sağlıyor. Sürekli hareket halinde olmayı gerektiren günümüzdeki kent yaşamının gereklerine uygun bir yapı sunan Ami, yeni bir ulaşım formatında sadece bugünün değil, aynı zamanda yarının da kent sorunlarına yanıt veriyor. Tamamen elektrikli sürüş modu sayesinde Ami, özgürce erişim sağlayıp, kullanım maliyetlerini minimuma indiriyor” diye konuştu.

citroen-ami-3.jpg

Şehir içinde özgürce ulaşımın yeni adı: Citroën Ami!

Yüzde 100 elektrikli Citroën Ami, 45 km/saat’e kadar hızlara ulaşabilen, debriyajsız, yumuşak ve akıcı bir sürüşün yanı sıra elektromotorun ürettiği yüksek tork değeri sayesinde ilk hareket anından itibaren yüksek çekiş gücü sunan dört tekerlekli bir bisiklet. Üstelik tamamen elektrikli güç-aktarma organıyla tamamen sessiz bir sürüşe imkan tanıyor. Şehir içinde özgürce ulaşım imkânı sunan Ami tek bir şarj ile 75 kilometreye kadar sürüş menziline ulaşabiliyor. Bu, çoğu çalışanın işe gidip-gelme gereksinimini karşılıyor. 5,5 kWh kapasiteli lityum-iyon batarya araç zeminine gizlenmiş durumda ve yolcu tarafı kapı eşinde bulunan kablo ile kolaylıkla şarj edilebiliyor. Citroën Ami’yi şarj etmek için yolcu kapısının içinde bulunan entegre kabloyu, standart bir prize (220 V), tıpkı bir akıllı telefon veya dizüstü bilgisayar gibi takmak yeterli oluyor. Sadece 4 saat içinde %100 şarj olabilen Citroën Ami ile özel şarj istasyonu ihtiyacı da son buluyor.

Atma! hareketine Citroën Türkiye’den tam destek!

Citroën Türkiye, % 100 elektrikli Ami ile çevre konusunda da farkındalık yaratmak isteyen sosyal sorumlumuk projelerine destek veriyor. Bu kapsamda Citroën Türkiye, ATMA Derneği’nin sokakları tertemiz yapmak için hayata geçirdiği ve öncelikle İstanbul’da start alan “Atma!” hareketine de katkı sağlıyor. Proje farkındalığının artırılması için harekete dahil olan Citroën Türkiye, bu kapsamda ATMA Derneği’ne Ami modeliyle destek veriyor.

Continue Reading

Yeni Modeller

Yeni Mercedes-Benz E-Serisi Türkiye’de

2023 sonbaharında Avrupa yollarına çıkan yeni Mercedes-Benz E-Serisi Aralık ayı itibari ile Türkiye’de. Türkiye’de ilk olarak E 220 d 4MATIC ve Türkiye’ye özel üretilen E 180 motor seçenekleri sunulacak. Yeni E-Serisi lansmana özel Edition 1 donanım paketleriyle birlikte daha teknolojik ve konforlu. E 180 4.220.000 TL’den, E 220 d 4MATIC 5.900.000 TL’den başlayan fiyatlara sahip.

75 yılı aşkın bir süredir orta sınıf lüks sedan dünyasında standartları belirleyen E-Serisi ile Mercedes-Benz, 2023 yılında bu segmentte tamamen yeni bir sayfa açıyor. İçten yanmalı motordan elektrikli güç-aktarma sistemlerine geçişe işaret eden yeni E-Serisi, yeni elektronik mimarisiyle kapsamlı bir dijital kullanıcı deneyimi sağlıyor. E 220 d 4MATIC 5.900.000 TL’den ve Türkiye için özel olarak üretilen E 180 4.220.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Dış tasarımda geleneksel gövde orantıları özel karakteristik çizgilerle zenginleştiriliyor

Yeni E-Serisi, geleneksel üç hacimli sedan gövde orantıları (uzunluk: 4.949 mm, genişlik: 1.880 mm, yükseklik: 1.468 mm) ve 2.961 mm uzunluğundaki aks mesafesi ile bir önceki nesil E-Serisi’ne göre 22 mm daha uzun bir tasarıma sahip. Ayrıca kısa ön aks uzantısı, uzun kaputu oldukça geride konumlandırılan kokpit ve geride konumlandırılan arka kabin tasarımını uyumlu bir şekilde takip eden bagaj uzantısı ile dikkat çekiyor.

Otomobilin profilden görünümü, geride konumlandırılan kabin sayesinde uyumlu gövde orantılarını gözler önüne seriyor. Yan cephedeki karakteristik çizgiler otomobilin sportif karakterini vurguluyor.

Arka cephede yeni bir kontüre ve özel tasarıma sahip iki parçalı LED arka lambalarda yer alan Mercedes-Benz yıldız motifi günün her anında kendisini gösteriyor.

Yeni E-Serisi, Türkiye’ye özel motor seçenekleri ile pazarda

Türkiye pazarında ilk etapta E 180 ve E 220 d 4MATIC olmak üzere benzinli ve dizel iki farklı motor seçeneğinin sunulacağını belirten Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan “75 yıldan fazla bir süredir orta sınıf lüks sedan araçların standartlarını belirleyen, gelenek ve modernizmi birleştirerek kendine özel hayran kitlesini yaratan E-Serisi her zaman teknolojik ilerlemenin ilk uygulandığı araç olmuştur. Sahip olduğu elektronik mimari ile kapsamlı dijital bir deneyim sunan yeni E-Serisi 2023 yazında Avrupa yollarına çıktıktan sonra şimdi de Türkiye’de. Türkiye pazarına özel ve arkadan itişli oluşuyla sportif bir sürüş deneyimi sunan E180, 170 beygir gücünde (125 kW) içten yanmalı benzinli motorun yanı sıra, 23 beygir gücünde (17 kW) elektrik motoruyla, dünya üzerinde sadece Türkiye’de satışa sunuluyor. Tüm bunlar bize Mercedes-Benz için Türkiye‘nin ne kadar önemli bir pazar olduğunu gösteriyor“ dedi.

Mercedes-Benz ‘in 1946 yılından günümüze yaklaşık 17 milyon orta sınıf araç ürettiğini ve E-Serisi’nin mirasının da markanın ilk günlerine kadar uzandığını vurgulayan Bekdikhan, “E-Serisi Türkiye’de bugüne kadar 82.000 adet satarak dünyadaki başarısını yerel pazara da taşıdı. Her yeni modeli heyecanla beklenen, müşterilerimizin daima kendilerinden bir parça buldukları ve Nisan’da dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni E-Serisi’nin Türkiye’de büyük ilgi göreceğinden eminiz” dedi.

Edition 1: Teknoloji ve konforun ideal birleşimine tanık olun

Yeni E-Serisi’nin, ilk üretime özel Edition 1 paketinde kapsamlı bir donanım kombinasyonu sunuluyor. Maksimum ayrıcalık ve konfor için tasarlanan Yeni E-Serisi Edition 1, hayatınızı kolaylaştıracak özelliklerle donatıldı. Edition 1’a özel standart olarak sunulan AIRMATIC havalı süspansiyon sistemi ve Arka aks yönlendirme sistemi (4,5°) sürücü ve yolcular için maksimum sürüş güvenliği ve dinamizmi sunarken 3 boyutlu dijital gösterge paneli, ısıtmalı ve havalandırmalı ön koltuklar ve Burmester® 4D surround ses sistemi ile iç mekânı konforlu ve eğlenceli bir yaşam alanına dönüştürüyor.

Dış tasarımda geleneksel gövde orantıları ve özel karakteristik çizgiler

Mercedes-EQ modellerinin radyatör panelini andıran parlak yüzey, yeniden tasarlanmış sportif farlar ve radyatör ızgarası arasında estetik bir bağlantı noktası görevini üstleniyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan radyatör ızgarası, dış mekân tasarım konseptine bağlı olarak yenilikçi, klasik veya sportif bir görünüm kazanabiliyor. Standart olarak sunulan DIGITAL LIGHT sayesinde maksimum görüş alanını sürücülere sunuyor. Mercedes-Benz’in bir tasarım geleneği olan ve kaş çizgisini andıran far tasarımı yeni E-Serisi’nde de kendisini gösteriyor. Otomobilin kaputunda sportifliğe vurgu yapan güç kubbeleri yer alıyor. Mercedes-Benz EQ ve S-Serisi modellerinden tanınan KEYLESS-GO gizli kapı kolları ise ön plana çıkan diğer tasarım unsurları.

MBUX Superscreen ile öne çıkan iç tasarım

Ön konsol, iç mekânı benzersiz bir dijital deneyime hazır hale getiriyor. E-Serisi ön yolcu ekranı ile MBUX Superscreen’in geniş cam yüzeyi ön konsol boyunca uzanarak bütüncül bir görünüm sağlıyor. Sürücünün görüş alanında yer alan tamamen dijital gösterge paneli görsel olarak bu yapıdan ayrılıyor.

Gösterge panelinin ön bölümü, 64 renkli ambiyans aydınlatması ile aydınlatılıyor. Işık şeridi, ön panelde geniş bir yay çizdikten sonra A sütunlarını aşıp kapılara kadar uzanarak iç mekandaki ferahlık hissini güçlendiriyor. Kapı panellerinin üst kısmındaki havada süzülüyor gibi görünen kumanda ünitesi ekranların cam yüzeylerinin görünümüyle eşleşiyor.

Ön konsolla homojen bir tasarıma sahip orta konsol, ön konsolun alt bölümüyle düz bir çizgi halinde birleşiyor. Kapaklı ve bardak tutuculu eşya gözü, ön tarafta üç boyutlu olarak şekillendirilen üniteye entegre edilmiş durumda. Orta konsolun arka kısmında yumuşak yapıda bir kol dayama bölgesi yer alıyor.

Kapı orta paneli, içbükey bir kıvrım sayesinde kesintisiz bir şekilde kolçakla birleşiyor. Elektrikli cam kumandalarına ve kapı kollarına yer veren ön kısım, metalik detayları ile otomobilin sahip olduğu ileri teknolojiyi görsel olarak vurgulayan bir unsur olarak tasarlandı. Koltuklardaki oturma yüzeyinin ve sırt bölgesinin konturları, zarif bir akış oluşturacak şekilde içten dışa uzanıyor. Ayrıca katmanlı tasarım sayesinde koltuğun tabanı zemin üzerinde süzülüyor hissi uyandırıyor. Girintili dikey çizgiler, yukarı doğru genişleyerek dış konturu takip ediyor. E-Serisi, iç mekân genişliğinde sınıfının önde gelenlerinden. Sürücü, bir önceki modele göre 5 mm daha fazla baş mesafesine sahip. Arka koltuktaki yolcular ise 2 cm artan aks mesafesinden yararlanıyor. Diz mesafesinde 10 mm ve bacak mesafesinde 17 mm artışın yanında arka dirsek genişliği de 1.519 mm gibi önemli bir artış vaat ediyor. 25 mm’ye ulaşan bu artış neredeyse bir S-Serisi kadar bir alan sunuyor. Bagaj hacmi ise 540 litreye kadar çıkıyor.

Mild-Hybrid Güç Ünitesi

Hem dizel hem de benzinli motorlar, turbo besleme dışında entegre bir marş jeneratörü (ISG) ile destekleniyor. Dolayısıyla bu motor seçenekleri birer mild-hibrit. Yeni batarya teknolojisi sayesinde elektromotorlar 20 bg yerine 23bg ek güç ve 205 Nm ek tork sunuyor.

Türkiye pazarına özel E 180 motor seçeneği

Türkiye pazarında ilk etapta E 180 ve E 220 d 4MATIC olmak üzere biri benzinli ve dizel iki farklı motor seçeneği sunuluyor.

Türkiye pazarına özel E 180 M 254 motor NANOSLIDE® silindir kaplaması veya CONICSHAPE® silindir honlaması dahil en gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. Arkadan itişli oluşuyla sportif bir sürüş deneyimi sunan E180, 170 beygir gücünde (125 kW) içten yanmalı benzinli motorun yanı sıra, 23 beygir gücünde (17 kW) elektrik motoruyla, sadece dünya üzerinde sadece Türkiye’de sunulacak.

E 220 d 4MATIC versiyonundaki OM 654 M da gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor ve yüksek verimlilik seviyesiyle dikkat çekiyor. Her iki motorda da standart olarak 9G-TRONIC otomatik şanzıman sunuluyor.

Yeni E-Serisi çevikliği ve yüksek yol tutuşunu her biri dört kontrol kolu tarafından hassas bir şekilde yönlendirilen ön tekerler sayesinde sağlıyor. Beş kollu bağımsız arka aks ise düzlüklerde üstün bir stabilite sağlıyor. Ön akslardaki yaylar ve amortisörler tek bir payandada birleşerek tekerleklerin yönlendirilmesinde görev almıyor. Böylece, süspansiyon sistem hassas tepkiler verebiliyor. Ön yardımcı şasi ve arka aks taşıyıcısı, süspansiyon ve gövdeyi titreşim ve gürültüden arındırıyor. Yeni E-Serisi’nin ön iz genişliği 1.634 mm ve arka iz genişliği 1.648 mm ölçülerine sahip. Ayrıca tekerlekler 21 inçe kadar farklı jant seçenekleri ile donatılabiliyor.

Yeni E-Serisi’nde Edition 1 ile standart olarak teknik paket sunuluyor. Teknik paket, ADS+ sürekli ayarlanabilir amortisörler ve arka aks yönlendirmesine sahip çok yönlü AIRMATIC havalı süspansiyon sistemini içeriyor. Bu nedenle her zaman adaptif sönümleme sistemi ADS+’a sahip AIRMATIC süspansiyon, yüksek bir hassasiyette maksimum konforu sağlıyor. AIRMATIC ayrıca seviye kontrol işlevi ile araç yükünden bağımsız olarak otomobilin yerden yüksekliğini sabit tutar veya istenen seviyede değişiklik yapabilmeyi sağlar. Yeni E-Serisi, arka aks yönlendirmesi ve buna eşlik eden daha doğrusal oranlı ön aks direksiyon oranı ile çevik ve dengeli sürüş özellikleri sergiliyor. 4,5 dereceye direksiyon açısına sahip arka aks, dönüş çapını azami 90 santimetre azaltabiliyor. 4MATIC versiyonlarda dönüş çapı 12,0 metre yerine 11,1 metre seviyesine inerken, arkadan itişli versiyonlarda 11,6 metreden 10,8 metreye düşüyor.

Etkileyici ve sürükleyici eğlence deneyimi

Yeni E-Serisi’nde müzik, oyunlar ve birçok içerik neredeyse tüm duyularla deneyimlenebiliyor. İç mekandaki dijital yenilikler sayesinde E-Serisi artık daha akıllı. Ayrıca kişiselleştirme ve etkileşimde tamamen yeni bir boyut açıyor. Yeni E-Serisi, sahip olduğu yazılım odaklı anlayış sayesinde analog donanımları azaltarak elektronik altyapısını daha dijital bir noktaya taşıyor.

Önceden ayrı ayrı işlem gören bilgisayar fonksiyonları artık tek bir işlemcide birleşiyor. Böylece ekranlar ve MBUX eğlence sistemi, çok güçlü bir merkezi araç bilgisayarını paylaşıyor. Daha hızlı gerçekleşen veri akışı sayesinde sistemin çalışma performansı artıyor.

Yeni E-Serisi’nde yer alan yapay zekâ sayesinde MBUX, çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Sıfır katmanlı tasarım ile kullanıcı, alt menüler arasında gezinmek veya sesli komut vermek zorunda kalmıyor. Duruma bağlı ve bağlamsal olarak, uygulamalar görüş alanında en üst düzeyde görünüyor. Böylece, bir fonksiyona ulaşmak zahmetsiz bir hal alıyor. MBUX Navigasyon için arttırılmış gerçeklik sayesinde grafik navigasyon ve trafik bilgilerini canlı görüntülerin üzerine yerleştiriyor.

Apple Car Play veya Android Auto, araç hareket halindeyken mobil cihazın belirli işlevlerinin orta ve yolcu ekranında kullanılmasını sağlıyor.

Burmester® 4D surround ses sistemi, 21 hoparlör ve 15 kanal 730 Watt amplifikatör ile çok daha gelişmiş bir ses kalitesi sunduğu gibi ön koltuklardan verilen bas titreşimleri sayesinde müzik dinlemeyi fiziksel bir deneyim haline dönüştürüyor.

Müzik görünür hale geliyor: Ses Görselleştirme

Ses Görselleştirme işlevine sahip yeni 64 renkli ambiyans aydınlatması sayesinde yeni E-Serisi kullanıcıları, müziği üç duyu ile deneyimleyebiliyor. Müzik ve film veya uygulama seslerini (istenirse Dolby Atmos® teknolojisi ile) duyabiliyor, hissedebiliyor (opsiyon olarak sunulan Burmester® 4D surround ses sistemindeki ses rezonansı dönüştürücüler aracılığıyla) ve ayrıca görebiliyor. İlk kez E-Serisi ile sunulacak olan görselleştirme, 64 renkli ambiyans aydınlatmasının ışık şeridinde gerçekleşiyor. Örneğin, hızlı vuruşlar hızlı ışık değişiklikleri yaratırken, akıcı ritimler yumuşak bir şekilde birleşen aydınlatma oluşturabiliyor.

Eğlence deneyimi ön yolcu için her zaman etkileyici. Ön yolcu, opsiyonel olarak sunulan kendine ait ekranda video akışı gibi dinamik içerikleri izleyebiliyor.

Sesli Komut:

MBUX sesli komutlar ile daha da işlevsel hale geliyor. “Sadece Konuş” işleviyle artık akıllı sesli komut “Hey Mercedes” olmadan da etkinleştirilebiliyor. İşlev etkinleştirildiğinde, ekranda kırmızı bir mikrofon simgesi otomobilin hazır olduğunu ve komut beklediğini gösteriyor.

THERMOTRONIC dört bölgeli otomatik klima sistemi ve Dijital Havalandırma Menfezleri

THERMOTRONIC dört bölgeli otomatik klima sistemi (opsiyonel ekstra) ile dijital havalandırma menfezleri, konfor deneyimini daha da ileri taşıyor. Ön havalandırma menfezlerini istenen havalandırma tipine göre otomatik ayarlıyor. İstenen bölgeyi klima ekranında işaretlediğinizde hava çıkışları otomatik olarak bölgeye yöneliyor ve dilenen havalandırmayı zahmetsizce sağlıyor. Bölge seçimi her koltuk için yapılabiliyor. Bunun yanında, havalandırma menfezleri sadece otomatik değil, el ile de ayarlanabiliyor.

Çok sayıda sürüş destek sistemi

E-Serisi’nin standart sürüş destek sistemleri arasında ATTENTION ASSIST, Aktif Fren Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı, Park Paketi, Geri Görüş Kamerası ile Aktif Hız Sınırına Otomatik Uyarlama Yardımcısı gibi işlevler yer alıyor. Sürüş destek sistemlerinin durumu ve etkinliği, sürücü ekranının yardım modunda tam ekran olarak gösteriliyor.

ATTENTION ASSIST, kamera sayesinde sürücü ekranında (opsiyonel ekstra) dikkat dağınıklığı uyarısı sunuyor. Örneğin Sürüş Yardım Paketi PLUS (opsiyonel) kapsamında sunulan Aktif Direksiyon Yardımcısı otomobili şeritte tutmaya yardımcı oluyor. Daha önce otoyollarda olduğu gibi, E-Serisi artık şehir içi yollarda da durduktan sonra otomatik olarak kalkış yapabiliyor. Ayrıca şerit işaretleri net görülemediği için Aktif Direksiyon Yardımcısının kullanılamadığı zamanlarda, bunu direksiyon simidindeki titreşimlerle sürücüye bildiriyor.

Sofistike gövde konsepti ve koordineli emniyet sistemleri

E-Serisi’nin güvenlik konsepti, rijit bir yolcu kabinine ve deforme olabilen çarpışma bölgelerine sahip bir gövdeye dayanıyor. Emniyet kemerleri ve hava yastıkları gibi güvenlik sistemleri bu yapıya özel olarak uyarlanmış durumda. Bir kaza anında koruyucu önlemler duruma uyumlu şekilde etkinleştiriliyor.

Sürücü ve ön yolcu hava yastıkları dışında sürücü tarafında bir diz hava yastığı da standart olarak sunuluyor. Önden çarpışma anında bacakların direksiyon kolonu veya ön konsol ile temasını önlüyor. Standart cam hava yastıkları, başın yan cama veya delici nesnelere çarpma riskini azaltıyor. Bunun dışında ciddi bir yandan çarpışma durumunda, çarpışmanın olduğu taraftaki cam hava yastığı ön ve arka yan camların üzerinde bir perde gibi A sütunundan C sütununa kadar uzanıyor. Olası bir takla anında her iki yandaki hava yastıkları etkinleşiyor.

Kaynakları koruyan malzemeler

Çok sayıda E-Serisi bileşeni doğal kaynaklardan tasarruf edilmesini sağlayan malzemelerden (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir hammaddeler) üretiliyor. Örneğin E-Serisi’nin baz koltuk versiyonunda geri dönüştürülmüş bir malzeme ile birleştirilen boyasız alpaka yünü döşeme kullanılıyor. Koltukların köpüğünde “kütle dengesi yaklaşımına” göre ilk kez sertifikalı geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanılırken, özellik olarak bu malzeme ham petrolden üretilen hammaddeler ile aynı performansı sergiliyor. Bu sayede ürün kalitesi korunurken fosil kaynaklara olan gereksinim azalıyor.

Ayrıca Mercedes-Benz, 2022 yılından bu yana dünya genelindeki tüm fabrikalarında karbon nötr dengesiyle üretim yapıyor. Dışarıdan sağlanan elektrik, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandığından karbon içermiyor. Şirket, ayrıca tesislerinde yenilenebilir enerji üretimini artırmayı hedefliyor. 2024 yılı sonuna kadar Sindelfingen tesisinde güneş pillerinin arttırılması için yatırım yapılacak. Bunun yanında su tüketimi ve üretilen atık miktarı da azaltılacak.

E-Serisi, uzun soluklu bir başarı hikayesi

Mercedes-Benz, 1946 yılından günümüze yaklaşık 17 milyon orta sınıf araç üretti. E-Serisi’nin mirası, markanın ilk günlerine kadar uzanıyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında üretim yeniden başladığında, ilk olarak 1936’da tanıtılan 170 V (W 136) üretime geri döndü. Saloon, 1947’de Mercedes-Benz’in savaş sonrası ilk binek otomobili oldu. 1953’ün bağımsız karoserli “Ponton” gövdeli 180 modeli (W 120) yeni teknik ve yapısal özelliklere sahipti. 1961 yılında bunu “Fintail” serisinin (W 110) dört silindirli versiyonları izledi. 1968’de “Stroke/8” serisi (W 114/115) üst orta sınıftaki bir sonraki adımı simgeliyordu. 1976’dan sonraki 123 model serisi daha da başarılı oldu.

1984’ten 1995’e kadar üretilen 124 modeli, ilk kez 1993 yılının ortalarından itibaren E-Serisi adını aldı. Çift farlı yüzü ve yenilikçi teknolojileri 1995 yılında pazara sunulan 210 serisinin karakteristik özellikleriydi. 211 modeli E-Serisi, 2002 yılının başlarında piyasaya sürüldü. Bunu 2009 yılında E-Serisi 212 (Sedan ve Estate) ve 207 (Cabriolet ve Coupé) serileri izledi. 213 modeli Mercedes-Benz E-Serisi 2016’da ve 2017’den itibaren de ilk kez All-Terrain olarak görücüye çıktı. Ayrıca 238 serisinin coupé ve cabrio gövde tipleri de bulunuyor.

Fiyat Listesi

Model

Fiyat (TL)

E 180 Edition 1 Exclusive

4.220.000

E 180 Edition 1 AMG

4.330.000

E 220 d 4MATIC Edition 1 Exclusive

5.900.000

E 220 d 4MATIC Edition 1 AMG

6.050.000

Mercedes-Benz

Mercedes-Benz

E 180

E 220 d 4MATIC

Motor

Silindir adedi/düzeni

Sıralı/4

Sıralı/4

Motor hacmi

cc

1.496

1.993

Maksimum güç

bg/kW, d/d

170/125, 5600-6100

197/145, 3600

Ek elektrik gücü

bg/kW

23/17

23/17

Maksimum tork

Nm, d/d

250/1800 – 4000

440, 1800-2800

Ek elektrik torku

Nm

205

205

Sıkıştırma oranı

10: 1

15,5:1

Yakıt karışımı

Yüksek basınçlı enjeksiyon

Yüksek basınçlı enjeksiyon

Güç aktarımı

Güç aktarma tipi

Arkadan itiş

Dört tekerlekten çekiş

Şanzıman

9G TRONIC otomatik şanzıman

9G TRONIC otomatik şanzıman

Vites oranları

1./2./3./4./5./6./8./9.

5,35/3,24/2,25/1,64/1,21/1,00/0,87/0,72/0,60

5,35/3,24/2,25/1,64/1,21/1,00/0,87/0,72/0,60

Geri vites

4,8

4,8

Süspansiyon

Ön aks

Dört kollu ön aks, helezon yaylar, gazlı amortisörler, stabilizatörler

Arka aks

Beş kollu bağımsız, helezon yaylar, gazlı amortisörler, stabilizatörler

Fren sistemi

Önde hava kanallı diskler, elektrikli park freni, ABS, Fren asistanı, ESP®,

Önde hava kanallı diskler, elektrikli park freni, ABS, Fren asistanı, ESP®,

Direksiyon

Elektrik destekli kremayer direksiyon

Elektrik destekli kremayer direksiyon

Ebatlar ve ağırlıklar

Uzunluk/genişlik/yükseklik

mm

4949/1880/1468

4949/1880/1468

Aks mesafesi

mm

2961

2961

İz genişliği ön/arka

mm

1634/1648

1634/1648

Dönüş çapı

m

10,8

11,1

Bagaj hacmi, VDA

lt

540

540

Boş ağırlık

kg

1820

1975

Yükleme kapasitesi

kg

625

605

İzin verilen toplam ağırlık

kg

2445

2580

Depo kapasitesi/yedek

lt

66/7

66/7

Performans, tüketim, emisyon

Hızlanma 0-100 km/s

sn

8,9

7,8

Maksimum hız

km/s

225

234

Karma yakıt tüketimi, WLTP

lt/100 km

6,7

5,2

Karma CO2 emisyonu, WLTP

153

137

Emisyon sınıfı

Euro 6

Euro 6

Continue Reading

Motosiklet - Scooter

ŞEHİR PAKETİ İLE YENİ XMAX 250 İLE SÜRÜŞ KONFORU ÜST DÜZEY SEVİYEDE

Yeni XMAX 250 şehirli karizması, teknolojisi, ekonomisi ve yenilenen özellikleri ile rakipsizliğini sürdürmeye devam ediyor. Bu yıl XMAX hayranlarını en çok sevindiren özelliklerden biri yeni TFT ekran ile akıllı telefon bağlantısı oldu.  XMAX kullanıcısının sürüş anında dünyayla bağlantıda kalmasını sağlayan özelliğin yanında ‘Şehir Paketi’ içinde yer alan aksesuar çeşitliliği ile sürücüleri daha keyifli ve konforlu yolculuklar bekliyor.

 

Yeni dinamik ve fütüristik gövde…

XMAX 250’nin ön karenajı, fütüristik ve sıkı bir görünümle yollarda rakipsiz bir duruş kazandırmak için yeniden tasarlandı. Düz ön kenara sahip daha açılı üst paneller güçlü bir görünüm sunarken karenaj, yeni tasarlanmış amortisör kapakları ile tamamlanıyor. Cesur ve sportif yeni görünüm, sürücü yoğun trafikteyken diğer yol kullanıcıları tarafından açıkça görülebilecek şekilde ön camın her iki yanında daha yükseğe monte edilmiş sinyallerle güçlendirildi.

 

Şehir Paketi’ ile yollarda üst düzey konfor…

XMAX 250 ile yapılan sürüşleri daha konforlu hale getirecek olan aksesuarlar tüm Yamaha Motor Türkiye yetkili bayilerinde satışta.  Şehir Paketi içinde yer alan yüksek ön cam daha fazla rüzgâr koruması sağlıyor. Renk uyumlu kapak setiyle sunulan 45 L üst çanta ve taşıyıcı ile eşyalar güvenli şekilde saklanarak bagaj ihtiyacı maksimum düzeyde karşılanıyor. Arka çantaya takılan sırtlık, yolcunun da en az sürücü kadar rahat bir sürüş deneyimi yaşamasını sağlıyor. Pakette, motosikleti çizik ve sıyrıklardan korumak için XMAX çizik koruyucusu yer alıyor.

 

Her an yaşamla bağlantıda…

Yeni XMAX 250 üstündeyken iletişimde kalmak artık her zamankinden daha kolay. Akıllı telefonu XMAX’e kolayca bağlayarak arama ve mesaj bildirimleri görmeyi sağlayan 4,3 inç LCD gösterge ve bir İletişim Kontrol Ünitesi yer alıyor. Saf MAX genleriyle üretilen yeni XMAX 250, sportif EURO5 motoru ve çevik yol tutuşu sağlayan şasisiyle özellikle şehir trafiğinin barındırdığı tüm olumsuz koşulu ortadan kaldırıyor. Yepyeni bir tasarıma sahip yeni sele, daha fazla sürüş lüksünün yanı sıra gelişmiş ergonomik özellikleriyle ayakların yere daha rahat ulaşmasını sağlıyor.

 

Yeni radikal X şeklinde far ve stop lambası…

XMAX 250, bu yeni modele özgü X şeklinde çarpıcı LED aydınlatma düzeniyle yeni ve radikal bir görünüm sunuyor. Ultra modern görünüm, yepyeni tasarımlı gövdeye mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor ve 2023 modelini diğer modellerden ayıran, fark edilebilir ve fütüristik bir duruş kazandırıyor.

Continue Reading

Popüler