Connect with us

Elektrikli Otomobiller

Stellantis’te Türkiye’nin Yıldızı Parlıyor

14 markayı bünyesinde barındıran otomotiv devi Stellantis’in Türkiye’yi ziyaret eden global CEO’ları pazara desteğini sürpriz haberlerle açıklarken, Türk yöneticilerin yerel başarısı da büyük transferlerle küresele taşınıyor.

Fiat Chrysler (FCA) ve Fransız Grup PSA’nın geçen yıl yapılan ortaklığından doğan ve 14 markayı bünyesinde barındıran Stellantis, Türkiye’de büyümesini hızlandırıyor. Özellikle Grup PSA markaları olan Peugeot, Opel, Citroen ve DS bu yıl Türkiye pazarı için birbiri ardına iddialı büyüme hedefleri açıklarken, bu markalardan üçünün Türkiye yöneticileri de peş peşe globale transfer olarak Stellantis’te kritik görevler üstlendi. Diğer yandan, Türkiye’nin son dönemde gösterdiği başarılı performans, Stellantis bünyesindeki global CEO’ları İstanbul’a getirmeye devam ediyor. Opel, Citroen ve DS’in ardından son olarak Peugeot’nun Global CEO’su Linda Jackson geçen hafta Türkiye’yi ziyaret etti. Linda Jackson, Türkiye pazarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’yi ziyareti sırasında bir basın toplantısı da düzenleyen Linda Jackson, Stellantis markalarının global CEO’larının Türkiye’ye ziyaretlerine yönelik sorumuz üzerine, “Citroën, DS, Opel ve Peugeot’nun global yöneticileri Türkiye’yi çok önemsedikleri ve önemli bir potansiyel gördükleri için bu ziyaretleri gerçekleştiriyor” dedi.

Stellantis’in bölgesel satış hacminin %29’u Türkiye’den

Peugeot’nun Avrupa’da biraz yerelleştiğini, ancak markayı uluslararası bir konuma getirerek denge sağlamak istediğini vurgulayan Jackson, “Bu hedefte de bizim için 2 tane önemli bölge var. Güney Amerika bölgesi ve Türkiye’nin de bağlı olduğu Ortadoğu ve Afrika bölgesi” dedi. Ortadoğu ve Afrika bölgesinde Stellantis satış hacminin yüzde 29’unun Türkiye’den geldiğine dikkat çeken Jackson, “Peugeot da bunun önemli bir kısmını oluşturuyor. Yani Orta Doğu satışlarının üçte biri Türkiye’den geliyor. Markamız da bunun içinde ciddi bir yer teşkil ediyor. Bu yüzden tabii ki Türkiye’deyiz. Türkiye, bizim için önemli olduğu için buradayız. Fakat dediğim gibi; marka olarak daha geniş bir çapta bu yukarı hareketi sağlamamız lazım” açıklamasını yaptı.

Türkiye’yi pilot ülke yaptı

Linda Jackson, Türk yöneticilerin Stellantis bünyesinde kritik görevlere gelmesini de değerlendirerek, “Türkiye’den çok ciddi sorumluluklar alan arkadaşlarımız oldu. Ben bunu sonuna kadar destekliyorum. Türk insanları çok açık ve girişimci insanlar. Bu nedenle bazı atılımların test edilmesi anlamında biz Türkiye’yi pilot ülke olarak kullanmak istiyoruz. Daha önceden hiç Peugeot’da var olmayan, yepyeni bir uygulamayı alıp, getirip Türkiye’de denemekten bahsediyorum. Diyelim ki web sitemizde canlı sohbet özelliği olacak, ya da web sitemiz tamamen metaverse tarafından yönetilecek olsun ve bunu test edeceğimiz yer Türkiye olsun diye karar verebiliriz” dedi. Türkiye’yi temmuz ayında ziyaret eden Opel CEO’su Florian Huettl de benzer bir açıklama yaparak, Türkiye’yi Almanya ve Birleşik Krallık ile birlikte üç ana pazarlarından biri yaptıklarını belirtmiş, “Türkiye artık kararlarımızı alırken danıştığımız ve dinamiklerini göz önünde bulundurduğumuz bir ülke” yorumunda bulunmuştu.

Bir global lansman daha gündeme alındı Türkiye, global model lansmanlar için de bir adres olmaya başladı. Citroen CEO’su Vincent Cobée Türkiye ekibinin başarısını ödüllendirmek için haziranda ilk kez bir Citroen modelinin global lansmanı Türkiye’de yapmıştı. Peugeot CEO’su Linda Jackson da Türkiye ekibinin yeni bir modelin dünya lansmanının Türkiye’de yapılmasını istediğini aktardı ve “Neden olmasın diyelim. Güzel bir fikir. Gelecekte olabilir” dedi.

peugeot-408-1jtu.jpgPeugeot, Türkiye’yi 5. büyük pazarı yapmayı hedefliyor

Peugeot, 140 ülke arasında Türkiye’yi iki sıra atlatarak 5. büyük pazar yapmayı hedefliyor. Peugeot Global CEO’su Linda Jackson, “Türkiye geçmişte 5. sıradaydı. Yani ben Türkiye’nin bu 7’nciliğini tekrar 5’inciliğe yükseltmek istiyorum” dedi. Bu kapsamda Eylül 2022 itibarıyla yüzde 4 pazar payına sahip olan marka, bu rakamı kısa vadede yüzde 8’e çıkarmak istiyor. Bu kapsamda, Peugeot gelecek yıl 57 bin adet satışla tarihi rekor kırmayı ve yüzde 7.4 pazar payına ulaşmayı hedefliyor.

Bu hedefl ere ulaşmada SUV modellerin yanı sıra 308, 408 ve hafif ticari araçlar önemli bir rol üstlenecek. Linda Jackson, “Özellikle Türkiye’ye geldim çünkü buradaki iddialı planlarımızı konuşmak istedim. Bayilerimizi gezdim, rakiplerimizin bayilerini de geziyorum. Türkiye ekibine güvenim ve desteğim sonsuz” dedi. “TOGG’la rekabet iyi gelecek” Peugeot’nun da diğer tüm markalar gibi ana odağında elektrikli dönüşüm var. Bu alanda elektrikli araçlara geçişte önde giden marka olma hedefi var.

Linda Jackson, 2029 yılında e-208 ile başlayan yolculuğun 2023’te genişletilmiş bir elektrikli araçlar yelpazesiyle devam edeceğine vurgu yaparak, “Avrupa’da ürün gamımıza yeni e-208’in elektrikli versiyonun yanına, 2008 ve 5008’in de plug in hibrid versiyonlarıyla yeni e-308’i ekleyeceğiz. Peugeot, elektrikli araçlara geçişte önde giden marka olmak istiyor. Örneğin ekim ayında e-2008’in Türkiye lansmanı yapılacak. Türkiye’de gerekli müşteri deneyimini oluşturmak, bunun birikimini sağlamak istiyoruz. Önümüzdeki yıl da e-308 gelecek” diye konuştu.

Peugeot, 2023’te de ilk Giga fabrikasını da açmayı planlıyor. Jackson, “Bu, bizim elektrikli araçlar için kendi parçalarımızı üretmemizi sağlayacak” dedi. TOGG’a yönelik de açıklama yapan Jackson, “Açık söylemek gerekirse ben bu rekabeti olumlu karşılıyorum” dedi. Bu konuda Peugeot Türkiye’nin yeni Genel Müdür’ü Gülin Reyhanoğlu da “TOGG ile ilgili de tabii ki ülkemiz için çok önemli bir yatırım, önemli bir konu. Başarılı olmasını canı gönülden diliyoruz. Bir taraftan da evet rekabeti artırmasını ve bizi zorlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

YÖNETİCİ TRAFİĞİ HIZLANDI “5 AYDA 3 BÜYÜK TRANSFER”

■ Berk Mumcu, DS Türkiye Genel Müdürü iken, Haziran 2022’de Stellantis markalarından Jeep’in ABD’deki merkezinde global kadroya transfer oldu, Mumcu Jeep markasının coğrafya ve bölge yönetimi pozisyonunda görev alacak.

■ İbrahim Anaç, Peugeot Türkiye Genel Müdürü görevini yürütürken, Temmuz 2022’de Stellantis’in dünya çapındaki 6 büyük bölgesinden bir tanesi olan, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde Samir Cherfan’a bağlı olarak Stellantis Ticari Faaliyetlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı.

■ Alpagut Girgin, Opel Türkiye Genel Müdürü iken, ekim ayında Stellantis’in Markalar Planlama ve Performans Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkan Yardımcısı olarak atandı. 56 ülkeden sorumlu olacak.

6 AYDA 4 CEO ZİYARETİ

■ Citroen CEO’su Vincent Cobée, nisan ayında Türkiye’yi ilk kez ziyaret etti. Cobée Türkiye’yi 5. büyük pazarları yapma hedefleri olduğunu açıkladı. Ardından Citroen C4X ile marka ilk kez bir dünya lansmanını Haziran ayında Türkiye’de yaptı.

■ DS Automobiles CEO’su Béatrice Foucher, nisan ayında Türkiye’ye geldi. Kilit pazar yaptıkları Türkiye’de Premium segmentte ilk 5’i hedeflediklerini söyledi.

■ Opel CEO’su Florian Huettl temmuzda geldi. Türkiye’yi Almanya ve Birleşik Krallık ile birlikte üç ana pazarlarından biri yaptıklarını belirtti.

■ Peugeot Global CEO’su Linda Jackson geçen hafta Türkiye’yi ziyaret etti. Türkiye’yi 140 ülke arasında 5. büyük pazar yapmak istediklerini açıkladı.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler