Connect with us

Elektrikli Otomobiller

Elektrikli araçlar, otomobil satın alma deneyimini yeniden şekillendiriyor 

  EY Mobilite Tüketici Endeksi Araştırması, elektrikli araçlar segmentindeki yükselişin dijital otomobil perakendeciliğini şekillendirdiğini gösteriyor. Araştırma, gelecekte otomobil satın alma deneyiminin tüketiciler tarafından hâlâ istenen kişiselleştirilmiş bileşenlerle çevrimiçi, çevrimdışı ve sanal ögelerin kusursuz birleşiminden oluşacağını ortaya koyuyor. 

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY (Ernst & Young), Mobilite Tüketici Endeksi (MCI 2022) araştırmasının sonuçlarını açıkladı. EY Mobilite Tüketici Endeksi 2022, dijital otomobil perakendeciliğinin gelişimini, hem fiziksel deneyim merkezleri hem de gelişmiş deneyimsel teknolojiler aracılığıyla özellikle elektrikli araçların yükselişinin yönlendirdiğini gösteriyor. Elektrikli araçların yükselişinin otomobil satın alma deneyiminin şekillenmesindeki rolünü de ortaya koyan araştırmaya göre, tüm otomobil tüketicilerinin üçte ikisinden fazlası olası satın alma sürecinde bilgi toplamak için uygulamalar, web siteleri ve sosyal medya gibi dijital kanalları kullanıyor.

Gelişmiş ürün deneyimi ve teknolojinin etkin kullanılmasının öneminin arttığını ortaya koyan araştırmaya göre, günümüzde en fazla öne çıkan yeni teknolojiler, artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve metaverse’i içeriyor. Pazarda var olan üreticilerin çoğu, sundukları elektrikli araç modelleri için özel deneyim merkezleri oluştururken pazara sonradan dahil olan ve sadece elektrikli araç üreten oyuncular da sundukları olağanüstü deneyimlerle çıtayı yükseltiyor. Araştırma, elektrikli araçlar alanındaki yeni girişimlerin, deneyim merkezleri konusunda pazarın eski oyuncularına ilham verdiğini de gösteriyor.

Fiziksel etkileşim, önemini koruyor 

MCI 2022’ye göre tüm otomobil müşterilerinin %57’si, elektrikli araç müşterilerinin ise %60’ı bir sonraki arabalarını bir bayiden almayı planladıklarını söylüyor. Halihazırda yalnızca fiziksel müşteri deneyimi sunan bayiler, fiziksel ve çevrimiçi deneyimi birlikte sunan müşteri deneyimi merkezlerine dönüşüyor. Markalar, müşteriyi satın alma öncesinde dijital broşürlerden ve sanal ürün turlarından teknik özelliklerin belirlenmesine, sipariş geçilmesine ve ardından satış sonrası desteğe götüren bir yolculuk olarak kesintisiz ve sorunsuz bir akış sunmayı hedeflemeli.

Araştırma, tüketicilerin satın alma yolculuklarının en azından belirli kısımlarında hızlı ve kullanışlı dijital araçlardan yararlanmaya giderek daha sıcak baktıklarını da ortaya koyuyor. Tüketicilerin %60’ından fazlası, bir test sürüşü rezervasyonu yapmaya ya da almayı düşündükleri yeni bir otomobilin fiyatını çevrimiçi olarak araştırmaya sıcak baktıklarını söylüyor. Satın almayı düşündükleri otomobili özelleştirmek için ise çevrimiçi uygulamaları kullanacaklarını söyleyen tüketicilerin oranı yaklaşık %50.

En iyi formül dijital ve fizikselin kusursuz birleşiminde

Çevrimdışı kanallara ek olarak çevrimiçi kanalların kullanılması sektör genelinde artık genel bir standart haline gelirken yüz yüze deneyim, müşteri yolculuğu sürecinde önemini koruyor. MCI 2022, tüketicilerin dijital öncelikli bir deneyim ararken, uzman bayi personeli ile kişisel etkileşimin sağladığı güvenceden de vazgeçmiyor. Araştırmaya göre tüm otomobil tüketicilerinin %60’ından fazlası satın alma öncesi ve satın alma aşamalarında bayi ziyaretini tercih ederken, %63’ü ise bilgi toplamak için bayi etkileşimini tercih ediyor. Yine aynı oranla, %63’ü aracı fiziksel olarak bir bayi aracılığıyla deneyimlemeyi tercih ettiğini belirtiyor. Yeni otomobil müşterilerinin %64’ü, aracı internetten ziyade bir bayiden satın almayı tercih ediyor.

Z, Y, X ve “boomers” kuşakları arasında farklılıklar olsa da, MCI 2022‘de ele alınan bu dört demografik grubun tamamındaki tüketiciler, bayi ziyareti, yüz yüze deneyim veya her ikisini de güçlü bir şekilde tercih ettiklerini ifade ediyor. Z kuşağının %65’i, Y kuşağının %69’u, X kuşağının %66’sı ve “boomers” kuşağının %60’ı satın alma öncesinde ihtiyaç duydukları bilgilere ulaşmak için uygulamaları ve çevrimiçi olanakları kullanmayı tercih ediyor.

Tüketiciler, giderek daha fazla çevrimiçi satın alma işlemi gerçekleştirmeyi beklerken, aradıkları deneyimlerin niteliği ve doğası da değişiyor. Hem bayiler hem de OEM’ler artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklikle geliştirilmiş, teknoloji destekli marka deneyimleri sunuyor. Birçok elektrikli araç üreticisi, satın alma deneyimini geliştirmek için açtıkları teknoloji destekli deneyim merkezlerinde AR (Artırılmış Gerçeklik) ve VR (Sanal Gerçeklik) teknolojilerini kullanıyor. Bu merkezler, söz konusu teknolojiler aracılığıyla otomobillerin teknik özelliklerini ve yeni modellerini sergilemenin yanı sıra, sanal test sürüşü ve sanal fabrika turu gibi deneyimler sunabiliyor. Markaların, 2024 yılına kadar sanattan medyaya, imalattan gayrimenkule kadar çok çeşitli sektörler arasında 800 milyar ABD doları tutarında iş fırsatı yaratacağı tahmin edilen en yeni ve kapsamlı sürükleyici deneyimi olan metaverse’e hazırlıklı olma çabaları da dikkat çekiyor.

EY Türkiye Mobilite Sektör Lideri Serdar Altay, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: 

EY Mobilite Tüketici Endeksi 2022 Araştırması, günümüzde tüketicilerin tüm sektörlerde kesintisiz bir dijital müşteri yolculuğu talep ettiğini, otomobil tüketicilerinin de buna dahil olduğunu gösteriyor. Sadece elektrikli araç müşterileri değil, genel otomobil müşteri kitlesinin de hızla dijitalleştiğini ortaya koyan araştırmaya göre markalar, yüksek satışlar yapmak için en iyi ürüne, en yetenekli satış elemanlarına ve en rekabetçi anlaşma ve bağlantılara sahip olmanın yeterli olmadığının farkında. Kimin en iyi çevrimiçi veya sanal deneyime sahip olduğu, satın alma yolculuğunda müşteriye kimin en iyi deneyimi sunabileceği de başarının temel belirleyici ölçütleri arasındaki yerini alıyor.”

“Otomobil müşterileri, dijital öncelikli bir deneyim tercih ediyor, ancak bunu kişisel etkileşimin sağladığı güven ve uzman satış personeli ile çevrimiçi etkileşimi de içeren bir deneyim olarak talep ediyor. Yeni teknolojilerin kullanıldığı deneyim merkezleri otomotiv markalarına ve bayilerine fiziksel stok bulundurma zorunluluğunu, maliyetleri ve ihtiyaç duyulan fiziksel alanı da azaltıyor. MCI 2022, en iyi müşteri deneyiminin, çevrimiçi, çevrimdışı ve sanal ögelerin kusursuz bir dijital birlikteliği ile sağlanabileceğini gösteriyor. Yarının liderleri, tüketicilere bekledikleri sorunsuz satın alma deneyimini, seçtikleri ortam aracılığıyla hâlâ ihtiyaç duydukları fiziksel temas noktalarıyla sunanlar olacak.”

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler