Connect with us

Şarj Sektörü

Elektrikli otomobiller artık 5 dakikada şarj edilebilecek

Cornell Üniversitesi’nde gerçekleştirilen projede, çoğunlukla ekran ve güneş panellerine kaplama üretmek için kullanılan indiyum malzemesinin, hızlı şarj olan ve depolarını koruyan pillere de imkan tanıyacağı bulundu. İndiyum, bataryanın hızlı şarj olmasını ancak şarjını kaybetmemesini sağlayan özel bir bileşime sahip.

Bilim insanları, Joule akademik dergisinde yayımlanan “Fast-Charge, Long-Duration Storage in Lithium Batteries” (Lityum Bataryalarda Hızlı Şarj, Uzun Süreli Depolama) başlıklı yeni makalelerinde, yeni bulgunun, özellikle yollara yerleştirilmiş şarj gibi diğer teknolojilerle karşılaştırıldığında pilleri daha küçük ve verimli hale getirebileceğini öne sürüyor. Bununla birlikte daha fazla çalışma yapılması gerektiğini belirtiyorlar: İndiyum ağır, dolayısıyla aynı özelliklerden bazılarına sahip ancak hafif bir başka malzeme bulmak daha iyi olabilir.

Hızlı şarj olan bataryalar, elektrikli otomobiller de dahil çok çeşitli endüstrileri dönüştürebilir. Pek çok sürücü menzil kaygısı, yani bataryalarının ne kadar dayanacağı korkusunu yaşadığını bildiriyor ve bu kaygı bu tür araçların şarj edilmesinin araç şarjdayken uzun süre beklemek anlamına gelebileceği gerçeğiyle daha da artıyor.

Projeyi yöneten Cornell Mühendislik Fakültesi Dekanı ve mühendislik profesörü Lynden Archer, “Menzil kaygısı, ulaşımda elektriğe geçişin önündeki maliyet ve bataryaların kapasitesi gibi diğer engellerden daha büyük bir engel ve makul elektrot tasarımları kullanarak bunu ortadan kaldıracak bir yol belirledik” dedi.

Eğer bir elektrikli araç bataryasını 5 dakikada şarj edebiliyorsanız, yani, Tanrım, yaklaşık 483 km menzil için yeterince büyük bir bataryaya sahip olmanıza gerek yok demektir. Daha azıyla yetinebilirsiniz, bu da elektrikli araçların maliyetini düşürebilir ve daha geniş çapta benimsenmesini sağlayabilir.

Dolayısıyla, şarj işlemini hızlandırmak için çok çeşitli projeler yürütülüyor. Cornell’deki yeni araştırma, ABD Enerji Bakanlığı’nın Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’ndan mühendislerin bataryaların şarj edilme hızını önemli ölçüde artıran başka bir yenilik bulmasıyla aynı zamana denk geldi.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şarj Sektörü

Eaton, Elektrikli Araç Şarj İstasyonları Lansmanını Gerçekleştirdi

 Akıllı güç yönetimi şirketi Eaton, 26 Ekim tarihinde İstanbul’un en görkemli mekanlarından Feriye’de, Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarını tanıttı.Eaton Ülke Müdürü Yılmaz Özcan açılış konuşmasıyla başlayan lansman, EMEA Satış ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Cyrille Brisson’ın enerji geçişi konulu konuşması ile devam etti. Eaton üst düzey yetkilileri ve uzman ekibinin konuşmalarının ardından Türkiye’nin teknoloji alanında kanaat önderi olarak gösterilen ismi Serdar Kuzuloğlu sunumu ile etkinlikte yer aldı.

Eaton Ülke Müdürü Yılmaz Özcan” Green Motion’ı satın almamız ile birlikte AC ve DC şarj istasyonları yönetimi ve servisi ile hizmet veriyoruz. Pek çok projeye uygun ürün bulunan protföyümüz ile geleceği düşünerek bugünden hareket ediyoruz.” dedi. Özcan, “Elektrikli şarj istasyonlarımız, konutların yanı sıra, ticari ve endüstriyel uygulamalar için özel ve halka açık otoparklarda iç ve dış mekanlarda kullanım için özel olarak tasarlanmıştır.  Konutlarımız için şebeke güncelleme süreci maliyetli olabilir. Eaton Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarını tercih ederek kurulum maliyetlerini azaltabilir ve enerji tüketiminizi kontrol altında tutabilirsiniz.” sözlerine devam etti.

Ticari ve Endüstriye Projeler Satış Kanalı Halit Kumral konuşmasında “Binalarımız şarj istasyonları düşünülerek dizayn edilmedi. Binalarda elektriksel dönüşüm zorunluluk olacak ve binalar birer enerji merkezi haline gelecektir.” dedi. Ticari projeler kanalı iş geliştirme müdürü Artur Değirmenci, lansmanda Elektrikli şarj istasyonları ürünlerine ve çözümlerine değindi.

Etkinliğin teknoloji konuşmacısı Serdar Kuzuloğlu” Dünya daha sürdürülebilir, daha düşük karbonlu bir geleceğe geçiş için hazırlanıyor. Bu enerji geçişi; karbon bazlı yakıtların aşamalı olarak yenilenebilir enerjilerle değiştirilmesi, hava kalitesiyle ilgili düzenlemeler ve daha fazla uygulamanın doğrudan ve dolaylı elektrifikasyonu tarafından yönlendirilmektedir. Eaton, Everything as a Grid yaklaşımıyla, gelişmekte olan teknolojiler ve dijital zekâ aracılığıyla, enerjiyi artırıyor ve optimize ediyor.” dedi.

Lansman, Eaton Elektrikli Araç Şarj İstasyonları kullanıcı deneyimi ile sona erdi.

Continue Reading

Haberler

İkinci el araç fiyatları ağustosta önceki aya göre yüzde 2 arttı

Türkiye’nin lider online ikinci el araç platformu VavaCars, ikinci el araç piyasasına ilişkin dikkat çekici verilerin yer aldığı ağustos ayı VavaAI fiyat endeksini açıkladı. Endekse göre

2023’ün ilk yarısında yüksek oranda seyreden fiyat artışı, ağustos ayında yüzde 2’ye geriledi. İkinci elde fahiş fiyat artışlarını engellemek için Ticaret Bakanlığı tarafından devreye alınan önlemlerin etkisini göstermeye başladığını söyleyen VavaCars Perakende Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, “6 ay 6 bin kilometre sınırlaması ve ikinci elin sıfır araçtan daha pahalıya satılması yasaklarının yıl sonuna kadar uzatılmasıyla, hızlı fiyat artışları son iki ayda duraklamaya başladı” dedi.

 

Türkiye’de ikinci el araç fiyatları son iki yıldır aralıksız olarak yükselişini sürdürüyor. Sürekli artan fiyatlara karşı toplumu doğru bilgilendirmeyi amaçlayan Türkiye’nin lider ikinci el araç platformu VavaCars da fiyatlara ilişkin öngörüler sağlamak adına her ay yayımlamayı planladığı ‘VavaAI Fiyat Endeksi’ni geliştirdi.

VavaCars’ın kamuya açık verilerinin analizini yaparak ilk kez yayınladığı fiyat endeksine göre, Ocak 2023’ten Ağustos 2023’e kadar geçen 8 aylık sürede ikinci el araç fiyatları her ay belirgin bir yükseliş gösterdi. Ancak Ticaret Bakanlığı’nın ikinci el otomobil pazarında fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek için devreye aldığı uygulamaların da etkisiyle hızlı fiyat artışları son iki ayda gerilemeye başladı. Bu kapsamda temmuzdan ağustosa kadar geçen 30 günlük sürede fiyat artışları tüm segmentlerde yüzde 2 seviyesinde gerçekleşti.

“Fiyat artışları en çok A ve B segmentinde yaşandı”

Sürekli artan fiyatlara karşı geliştirdikleri fiyat endeksinde kamuya açık verileri referans aldıklarını belirten VavaCars Perakende Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, “Özellikle çip kriziyle birlikte üretimde yaşanan aksamalara paralel olarak sıfır araca erişim neredeyse imkansız hale geldi. Bu süreçte ihtiyacını karşılamak isteyen kullanıcılar, ikinci el otomobile yüksek bir talep gösterdi. Gelinen noktada 2023’ün ilk yarısında yüksek fiyat artışları yaşandı. Söz konusu dönemde Ticaret Bakanlığı hızlı bir adım atarak, 6 ay 6 bin kilometre uygulamasını 1 Ocak 2024 tarihine kadar uzattı. Bakanlığın fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek için yıl sonuna kadar uygulamaya aldığı bir diğer önlem ise ikinci el motorlu kara taşıtlarının, sıfır araç satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla satılmasının yasaklanması olmuştu. Özellikle yılın başında yüksek oranlarda gerçekleşen aylık fiyat artış hızı, bakanlığımızın aldığı önlemler doğrultusunda yılın ortalarına doğru yavaşlamaya başladı. Bu yavaşlamanın etkisiyle ağustos ayındaki fiyat artışı, bir önceki aya göre yüzde 2 oranında gerçekleşti. Söz konusu süreçte temmuz ayına göre segment bazında artış oranı değişkenlik göstermezken, yıl başından bu yana en büyük artış A ve B segmentlerinde görüldü. Onları sırasıyla C ve D segmentleri takip etti” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Şarj Sektörü

Borusan EnBW şarj işine 40 milyon dolar yatıracak

Borusan EnBW Enerji Genel Müdür Yardımcısı Levent Özcan Caner, şarj ağı altyapısına beş yılda 40 milyon dolar yatıracaklarını, araçları yeşil elektrik ile hızlı şarj edebilmelerinin pazardaki en önemli avantajları olduğunu söyledi.

Küresel trendler arasında yer alan e-mobilite Türkiye’de de yansımasını buluyor. Bu yansımalardan biri, işin enerji tarafına değen yönü ile elektrikli araçların giderek yaygınlaşması.

Elektrikli araçları trafikte daha yaygın hale getirmek için gereken altyapının ana omurgası ise şarj ağı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bugüne kadar 133 şarj ağı işletmeciliği lisansı verdi. Değerlendirme sürecinde yeni lisans talepleri bulunduğu da biliniyor.

Peki pazar bu kadar oyuncuyu kaldırır mı? Sektör nereye doğru nasıl evrilir? Bu işe girmek için hâlâ fırsat var mı? Bu alana iddialı giriş yapan bir oyuncunun, Borusan EnBW Enerji’nin Genel Müdür Yardımcısı Levent Özcan Caner, Nasıl Bir Ekonomi ve Enerji Günlüğü’nün konuya ilişkin sorularını cevapladı.

Neden şarj ağı?

Borusan EnBW olarak elektrik üretimi için 725 MW kurulu gücümüz var. Elimizdeki proje stoku ile birlikte toplam 1.3 GW seviyesine ulaşıyoruz. Bu kapasitenin tamamı yenilenebilir kaynaklara dayalı. Toptan elektrik satış şirketimiz var, perakende satışı da yapıyoruz ama şarj ağı işletmeciliği ile son tüketiciye getirebileceğimiz bir birikim var. Şarj ağı işletmeciliği de son tüketiciye gidebilecek iş modeli arayışımızın bir yansıması. Bu alanda başarılı olacağımızı görmek bizi buraya yöneltti.

Bu öngörünüz neye dayanıyor?

En önemli iki avantajımız şunlar. Borusan Grubu, BMW’nin Türkiye distribütörü. Oradan gelen bir niyet ve kapasite var. EnBW ise Almanca konuşulan ülkelerde (Almanya, Avusturya, İsviçre) Tesla’dan sonra ikinci sıradaki elektrikli şarj ağı işletmecisi. Borusan’daki otomotiv distribütörlüğünden gelen müşteriye ulaşabilme gücünü EnBW’nin gücü ile birleştirdiğimizde Türkiye’de de başarılı olacağımıza inanıyoruz.

Bu işe girmekte geç kalmadınız mı?

Bugün itibariye 133 lisanslı şirket var. Her hafta bir iki yeni lisans geliyor. Biz de lisansımızı Aralık 2022’de aldık ama bu işe yeni başlamış değiliz. Yaklaşık iki yıldır Borusan EnBW içerisinde aktif olarak takip edilen ve zamanı beklenen bir proje. Yani geç kaldığımızı düşünmüyoruz ve önemli bir avantajla başlıyoruz, hiç kuşkusuz o da Petrol Ofisi (PO) ile yapmış olduğumuz iş birliği. (İki marka, akaryakıt istasyonlarında şarj istasyonları kurulması konusunda anlaşmaya vardılar – Enerji Günlüğü)

Petrol Ofisi sizin dışınızda kimseyle bu işi yapmayacak mı?

Yatırımlarımızın korunması açısından bir iş modelimiz var. Yani bizim yatırım yaptığımız istasyonlarda yatırımımızın geri dönüşünü etkileyecek faktörlerin olmasını istemiyoruz, Petrol Ofisi de buna saygı duyuyor. Ama bizim dışımızda hiçbir şarj ağı işletmecisi PO istasyonlarına girmeyecek diye bir kaide de yok. Keza Petrol Ofisi bir franchise zinciri, dolayısıyla aslında istasyonlar üçüncü taraflar. Yani biz hepsini Petrol Ofisi markası altında görsek de onlar ayrı işletmeciler. Bu ayrı işletmecilere mümkün olduğu kadar tek elden şarj ağı kurup tedarik yapabilmek ama başkalarının da PO istasyonlarına girişini engelleyecek bir pozisyon almıyoruz. İş birliğinin güçlü olması açısından PO bize, biz de PO’ya destek veriyoruz. İki taraf da pozitif gidiyor şu anda. Bundan sonraki işbirliği lansmanımız da Borusan Otomotiv ile olacak. Borusan Otomotiv de Türkiye’de elektrikli araç satışında pazar lideri pozisyonunda. Dolayısıyla onlarla beraber de bu işi yapabiliyor olmak çok önemli. Üçlü saç ayağı gibi düşünün.

Borusan Otomotiv işbirliğinde rekabete aykırılık riski yok mu?

Rekabeti kısıtlayacak bir şeyden her zaman kaçınıyoruz. Burada da öyle bir endişemiz yok. Şu anda bizim lisansımıza işlenmiş ünitelere baktığımız zaman çoğu Borusan Otomotiv lokasyonlarında kurulu. Amma velakin Borusan Otomotiv’le, BMW markasıyla da özellikle kampanyalar yapma isteğimiz var.

Nasıl bir kampanya mesela?

İşin en başına dönelim, biz entegre elektrik şirketiyiz. Dolayısıyla biz Borusan Otomotiv’in müşterilerine elektrikli şarj ağı işletmeciliği hizmetini sunabiliriz. Aynı zamanda onların elektrik tedariğini yapabiliriz. Hatta onlara, yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik tükettiklerini kanıtlayabilecek yeşil enerji sertifikaları (I-REC) verebiliriz.

Borusan müşterisinden kastınız nedir?

Borusan Otomotiv’den araç alanlar, yani onların müşterileri. Borusan işbirliği sayesinde şimdi elektrikli araç deneyim merkezlerimiz de olacak. Henüz yok ama kuracağız. İnşallah ilkini Bodrum’da yapacağız. Şu anda tasarımlarını yapıyoruz.

Şarj istasyonlarınızda neler olacak?

Biz şarj ağı işletmeciliğine birkaç farklı değerle girmeye çalışıyoruz. Bunların birincisi şu ana kadar hep üzerinde durduğum yenilenebilir enerji. İkincisi müşterinin şarj için beklediği süreye bir değer katabilmek. Yani onlara iyi gelebilecek etmenler koyabilmek. Dolayısıyla bir lunch tasarımı içerisinde bu tür müşteri deneyim merkezlerini sağlıyor olacağız. Müşteriye vereceğimiz en önemli değer de hızlı şarj. Ağımızda tamamen DC, yani hızlı şarj üniteleri bulundurmayı planlıyoruz. Şu anda lisans şartları gereği kurduğumuz sınırlı sayıda AC üniteler (yavaş şarj ediyor) var. Ama gelecek beş yılın sonunda ünitelerimizin yüzde doksan dokuzu DC, yani hızlı şarj üniteleri olacak.

Müşteri aracın şarj olmasını beklerken ne tür hizmetler alabilecek?

Biz niye Petrol Ofisi ile iş birliğini devreye almak istedik, çünkü güzel bir PO istasyonuna gittiğinizde kendinizi güvende hissediyorsunuz. İkincisi ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek bir marketiniz var. Üçüncüsü tüm ihtiyaçlarınızı giderebileceğiniz yardımcı üniteler söz konusu. Dördüncüsü, bizim getirdiğimiz hızlı şarj altyapısı. Aynı zamanda 100 Mbps’lik internet hızı. PO istasyonlarında bu hizmetler olduğu için bizim tek yapacağımız oraya hızlı şarj ağı istasyonlarını kurmak. Seçili PO istasyonlarındaki bu imkanları, müşteri deneyim merkezlerinde de tekrarlayacağız. Dolayısıyla bir müşteri geldiği zaman kaliteli bir hizmet alması konusunda neler yapmak gerekiyorsa bu deneyim merkezlerinde de onları bulunduracağız.

Bu işe ne kadar yatırım yaptınız, yıl sonunda nereye ulaşacak harcama tutarı?

Sadece lisansın yüklediği gereklilikleri karşıladığımızı düşünürsek, şu ana kadar yaklaşık 2.500.000 dolar harcama yaptık. Bundan sonrasına gelince, 2.000’e yakın PO istasyonunun çoğunda bulunmak istiyoruz ama aşama aşama kuracağız. Hedefimiz bu yılı yaklaşık 100-150 istasyonla bitirmek. Şu anda 56 istasyonumuz kurulu. Gelecek sene bunun iki katı sonraki sene onun iki katı gibi katlanarak artacak. PO ile anlaşmamız kapsamında beş yıl içinde asgari 40.000.000 dolarlık bir yatırım düşünüyoruz.

PO anlaşması dışında kalan yatırımlar?

Piyasaya iki üç alanda yayılmak istiyoruz. Bunlardan birisi otoyollar. Büyük şehirler arasındaki otoyollar üzerine de istasyonlar kuracağız. Çünkü Kuzey Marmara yaklaşık dokuz tane istasyon istiyor. Çanakkale 1915 köprüsü üç dört tane istasyon istiyor. Bunlarda rakam veremiyoruz çünkü karşı tarafla oturup konuşup belirlenebilecek rakamlar bunlar. İkinci aşamada sadece elektrikli araç şarj edilebilecek istasyonlar yapmak istiyoruz.

Otonom mu olacak bunlar, yani tüketici kendisi mi alacak hizmeti?

Evet, otonom. Ünite başında kimse olmayacak. Hatta belki elektriğini de ona bağlı bir güneş enerjisi tesisinden alıyor olacak. Kendi trafosu bulunan, kendi şebeke çıkışı bulunan noktalarda olacak. Bunların ön tasarımlarını şu anda yapıyoruz.

Otoyol üzerindekiler Off Grid mi olacak?

Bunlar ne yazık ki off grid (şebeke dışı) olmaz. O kadar yüksek kapasitede yapmak mümkün olmaz. Şu anın teknolojisi mümkün değil. Ama bunlar içinde ana belirleyici unsur yer tahsisi hususu. Yani nerede yer bulunacak ve oraya nasıl kurulacak hususu. Biz teknik dizaynlarımızı oluşturduk planlarımızı ve yatırım sermayesi gereksinimlerini de ortaya koyduk, şu anda yerlerle alakalı ne kadar ilerleyebileceğimizi araştırıyoruz.

Elektrikli araçlar gerçekten tutar mı?

Tutar, tutuyor da. Bizim burada ana takip ettiğimiz metrik ana gösterge özellikle Avrupa piyasası. Türkiye olarak Almanya, İngiltere, Hollanda gibi belirleyici piyasalardaki büyüme eğrisini yaklaşık üç dört yıl geriden takip ediyoruz. AB’deki ivmeyi Türkiye’de de net olarak görgümüz için tutacağına inancımız yüksek. Tabii burada devlet politikaları, ekonomik politikalar gibi faktörler önemli. Bunun haricinde dünyadaki ve Türkiye’deki piyasa gelişimi tamamen pozitif yönde.

Kazanç bu işin neresinde?

Her ne kadar şarj hizmeti destek de bu bir elektrik satışı işi. Sonuçta aldığınız elektriğin bir maliyeti ve sattığınız elektriğin bir geliri var. Alış satış arasındaki marjdan para kazanıyorsunuz. Yatırımın geri dönüşünü sağlayacak olan birincil öge bu kuşkusuz. Yani kilovatsaat (kWh) bazında şarj hizmeti veriyorsunuz, kWh bazında elektrik maliyetiniz oluşuyor. Zamanla piyasada rekabet arttıkça kâr marjı gittikçe eriyecektir. Burada da çapraz satış imkanları ortaya çıkıyor. Bizim aslında şirketimizin başarılı olacağına inancımız buradaki çapraz satış gücünden geliyor biraz. Müşterilerimize komple bir çözüm sunmaya çalışıyoruz. Bize gelen müşteri bizden elektrik tedariğini de, yenilenebilir enerji sertifikasını da alabilecek. Bunlar sayesinde yapacağımız çapraz satışlarla diğer şirketlerden ayrılarak kâr marjını koruyacağımızı düşünüyoruz.

Bayilik sisteminiz de olacak mı?

Bayilik sistemi düşünmüyoruz. Tamamen kendi bünyemizde yapıyoruz. Kurulumu ben yapacağım, sizden sadece işletmecilik almak istiyorum diyenler olursa da bunlara proje bazında bakarız. Gelecekte böyle iş modelleri içine de girebiliriz. Kuşkusuz Borusan EnBW kalitesini sürdürebilecek taraflar olması çok önemli, yani belli kriterleri yerine getiriyor olmalı. Bu tür bayilik ve sertifika verme işlemlerine tamamen kapalı değiliz. Gelecekte olabilir böyle şeyler.

Kamunun yaklaşımının rolü nedir bu işte?

Devletin politika ve regülasyon çerçevesinde vereceği destek çok önemli. Enerji Bakanlığı ve EPDK’nın çok pozitif yaklaşımları var. Bunu koruyabilmek çok önemli. Sektör şu anda bir bebek pozisyonunda. Daha yeni büyümeye başlıyor. Bu bebeği regülasyon çerçevesi, sektör temsilcileri, kullanıcılar, tüketiciler, hep beraber büyüteceğiz. Bu pozitif yaklaşım sürerse bence Türkiye açısından, ülkenin kaynaklarını doğru kullanabilmek açısından önemli bir nokta.

Türkiye’nin genel enerji politikası ile ilişkisi nasıl bu işin?

Enerji politikasıyla bir arada düşününce, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine de fayda sağlayabilecek bir konu bu. 2032-2035 yıllarında elektriğin sadece yüzde 1-2’sinin, yani aslında çok düşük bir miktarının elektrikli şarj ağına gireceğini düşünüyoruz ama elektrikli şarj ağının en önemli noktalarından birisi sistemden kesintili elektrik çekiyor olması. Dolayısıyla burada belli regülasyonlar kapsamında gelecekteki enerji sepetiyle paralel bir tüketim sağlayabilirsek, arz güvenliği için bir katkı olacaktır.

Bunu nasıl yapacağız?

Çok basit bir çözümü var, batarya sistemleri. Entegre bir yönetim sistemi ile bataryaları verimli şekilde kullanarak elektrikli şarj ağında farklılık yaratabiliriz. Örneğin arabanı gece şarj ettiğinde, daha düşük bir fiyat ödeme imkânı ile tüketimi kaydırmak mümkün. Ve bataryalar buradaki en önemli unsurlar olacak.

Bu sektöre 133 oyuncu fazla değil mi?

Bu 133 şirketin tamamının gelecekte var olması çok mümkün değil. Çünkü elektrikli şarj ağı işletmeciliği sermaye yatırımı yoğun bir iş. Dolayısıyla bu 133 tane firmanın – ki bu sayı daha da yükselecektir – hepsinin büyüme için ihtiyaç duyulacak sabit sermaye yatırımını karşılaması mümkün değil. Süreç içerisinde elenen firmalar, birleşenler, güç birliği, iş birliği yapanlar olacak. Ama EPDK ve Enerji Bakanlığı’nı da anlayabiliyorum. Şu anda, bebek aşamasında olan bir sektör. Dolayısıyla daha baştan çok katı kurallarla piyasaya girişi zorlaştırmak, sektöre ket de vurabilir. Kuşkusuz bir yerde limitlemek lazım ama bir taraftan da özel sektörün önüne çok fazla set çekmemek lazım. Bir yatırım iştahı varsa yatırım yapmaya istekli firmalar buraya girebiliyor olmalı.

Çok farklı yol haritaları benimseyen oyuncular da çıkacaktır değil mi?

Evet, çok farklı iş modelleri var. Hani biz diyoruz ya DC kuracağız, çok hızlı olacağız, işte bunun tam tersi de doğru. AC kuracağız, yavaş hizmet sunacağız ama çok çok ucuz olacağız diyenler de çıkabilir. Böylelikle sabit sermaye yatırımını daha azaltabilen, maliyetlerini çok iyi kontrol eden firmaların oralarda da başarılı olma şansı var. Tek doğru yol bizimkidir gibi bir durum söz konusu değil. Onun için farklı iş modelleri olacak ama 133 tane şirket piyasa yaşar mı sorusuna dönersek, bu pek mümkün değil.

Ne tür firmalar ayakta kalabilir?

Birincisi, entegre enerji firmaları, entegre enerji üretimi, perakende satışı bulunan, sabit sermaye yatırımına finansman bulabilecek firmalar ayakta kalır. En klasik cevabı bu. Bunun yanında çağımız çok farklı iş modellerine de gebe. Bir tarafta bakıyorsunuz hiçbir aracı olmayan Über çok başarı sağlıyor veya hiç oteli bulunmayan Booking.com çok başarı sağlıyor. Burada da iş modeliyle piyasayı değiştirebilecek firmalar çıkacak. Özellikle altyapı şirketleri belli bir ölçeğe eriştikten sonra fiyat rekabetinin oluştuğu pozisyonda farklı gelir ihtiyaçları söz konusu. Bunları sağlayabilecek firmalar da, netvörkleri aracılığıyla iş yapabilecek firmalar. Yani roaming dediğimiz, bir altyapı paylaşımını yapabilecek belki hiç elektrikli şarj ağı makinası olmayan şirketler, burada çeşitli iş modelleriyle başarılı olabilirler.

Bu işi nasıl bir mevzuat yaklaşımı daha hızlı büyütür?

Regülasyon çok dengeli gitmeli. Dengeliden kastım da şu: Bir tarafta müşteri var. Müşterinin gücünü ve kazancını sağlayabilecek bir sistem olmalı. Öte yandan da sabit sermaye yatırımı içerikli olduğu için bu geri dönüşü de göz ardı etmeyen bir regülasyon şart. Bu kapsamda hem tüketiciyi gözetecek hem de yatırımcıyı gözetecek dengeli bir regülasyon gerekli. Tüketiciye ne kadar çok yakın durursanız o kadar az yatırımcı gelir. Yatırımcıyı çok fazla gözetirseniz az tüketici gelir. Dolayısıyla, bu dengeyi sağlayabilecek bir regülasyona ihtiyacımız var. Şu andaki regülasyonların gidişatı, var olan çerçeve çok umut verici. Bu denge korunabilirse sektör ciddi bir noktaya gelecektir.

Mehmet KARA – Enerji Günlüğü

Kaynak: Borusan EnBW şarj ağına 40 milyon dolar yatıracak

Continue Reading

Popüler