Connect with us

Genel

En Yeni Volkswagen Caddy Türkiye’de

    Bugüne kadar dünya çapında 3 milyondan fazla satış başarısı gösteren, Volkswagen Ticari Araç’ın en beğenilen modellerinden Volkswagen Caddy’nin beşinci nesli, Ocak ayının son haftası Türkiye pazarında satışa sunuluyor.

 

  • Volkswagen’in MQB platformunda üretilen ilk ticari aracı olan beşinci nesil Caddy, tamamen yeni ve geliştirilmiş farklı sürüş destek sistemleriyle daha güvenli hale gelirken, sunduğu birçok özellikle de sınıfının en dijital ve en güvenli aracı olma özelliğine sahip.
  • Yeni Caddy, dijitalleştirilmiş yüksek teknolojiye sahip Dijital Gösterge Paneli ‘Innovision Cockpit’ ve genişletilmiş iç mekanıyla, konfor seviyesini en yüksek noktaya taşıyor.
  • Yeni Caddy’de sunulan dört silindirli 2.0 litrelik TDI motor, bir önceki nesline göre yaklaşık yüzde 20 oranında daha fazla güç (122PS) ve yüzde 25 oranında daha fazla tork (320Nm) sunuyor.

İlk olarak 1979 yılında Volkswagen’in ABD’deki fabrikasında pick-up karoserle ve Rabbit adıyla otomotiv dünyasına giren Caddy, bilinen bu ismine, 1982 yılında Avrupa’daki lansmanıyla kavuştu. 1996 yılında ikinci, 2003-2015 yılları arasında üçüncü ve 2020 yılına kadar dördüncü nesil Caddy ile devam eden başarı hikayesi, modelin hiç olmadığı kadar güçlü, konforlu, teknolojik ve güvenli beşinci nesliyle devam ediyor.

 

Tamamen yeniden tasarlanarak, çarpıcı, sportif bir görünüme ve yepyeni bir iç mekana kavuşan Yeni Caddy, sağlamlık, fonksiyonellik ve sunduğu bir çok teknolojik özellikle birlikte Caddy DNA’sını yüzde 100 korumayı da başarıyor. Çok amaçlı kullanıma uygun sunduğu birçok yenilik Yeni Caddy’yi, bu segment kullanıcıları için iş haricinde de keyifli ve konforlu zaman geçirebilecekleri cazip bir seçenek haline getiriyor.

Panel Van ve Kombi olmak üzere iki farklı karoserle satışa sunulan Caddy’nin beşinci neslinde donanım seviyeleri de yenilendi; baz model ‘Impression’ ismi ile pazara sunulurken, bir üst modeli ‘Life’, premium model ‘Style’ ve Panel Van modelleri de ‘Cargo’ ismi ile satışa sunuluyor .

 

Türkiye’de ithal pazar lideri

Pazara sunulduğu günden bu yana tüm dünyada 3 milyon adetten fazla satış rakamına ulaşan Caddy, Doğuş Otomotiv’in distribütörlüğünde, 1998 yılından itibaren Türkiye’de bu segmentte yaklaşık 180 bin adetlik bir satış rakamına ulaştı ve 2012-2020 yılları arasında kendi sınıfında 8 kez ithal pazar lideri olma başarısı gösterdi.

Lansmana özel avantajlar

Yeni teknolojileri ve yeni tasarımıyla sınıfının en iddialı modeli olmayı sürdüren Yeni Caddy’nin ‘Impression’ modeli 224 bin 900 TL’den, ‘Life’ modeli 241 bin 900 TL’den, ‘Style’ donanım seviyesindeki modeli ise 279 bin 900 TL’den başlayan lansmana özel fiyatlarla satın alınabiliyor. Caddy’nin ‘Cargo’ versiyonu ise 172 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

 

Yeni Caddy ile birlikte ilk kez sunulmaya başlanan Panoramik Cam Tavan (opsiyonel) ise lansmana özel fiyat avantajıyla 15 bin TL yerine 10 bin TL’ye satışa sunuluyor.

Karizmatik tasarım ve yeni dış özellikler

Baştan aşağı yenilenen Caddy, dış görünüşünde yepyeni, sportif ve dinamik bir tasarıma kavuştu. MQB platformun getirdiği yeni dış özelliklerden bazıları sırasıyla; ‘Style’ versiyonda standart olarak sunulan elektrik destekli bagaj kapağı, park assist, opsiyonel olarak sunulan 1,4 m2 en geniş cam alanına sahip panoramik cam tavan, 17 inç alüminyum alaşımlı jantlar ve  yeni LED ön farlar / LED arka stop lambaları.

 

Teknolojik ve dijital ön konsol 

Yeni Caddy, tamamen dokunmatik tuşlara sahip yeni ön konsolu ve dijital ekranıyla artık çok daha teknolojik. Dijitalleştirilmiş yüksek teknolojiye sahip ön konsol, geniş iç mekanın da etkisiyle konfor seviyesini daha da artırıyor. Gösterge paneli ve kontrol elemanları tamamen yeniden tasarlanan Yeni Caddy’de, donanım seviyesine bağlı olarak ‘Cargo’ ve ‘Impression’ donanım seviyesinde 6,5; ‘Life’ ve ‘Style’ donanımda ise 8,25 inç ekrana sahip multimedya sistemleri standart olarak sunuluyor.

 

Yeni dokunmatik tuş takımları ile bilgi-eğlence sistemi menülerine erişmek, sürücü destek sistemlerini, park assist’i, ikaz lambalarını kontrol etmek çok daha kolaylaşmış bulunuyor.

Premium rahatlık ve konfor

Yeni Caddy’nin iç tasarımında sunulan LED iç aydınlatmalar, AGR sertifikalı ergoComfort sürücü koltuğu, harici 230V’luk cihazlar için güç kaynağı, anahtarsız giriş ve çalıştırma özelliği araç içindeki konforu artıran başlıca özellikler.

 

Caddy’nin beşinci neslinde sunulan bir diğer yeni özellik ise, daha iyi iklim kontrolü sağlayan ve aracın arka bölümüne kadar ulaşan yeni arka yolcu bölümü havalandırma kanalları.

 

Yeni direksiyon ve amortisör ayarı ile daha konforlu hale getirilmiş ön süspansiyon ve yeniden tasarlanan, Panhard rot ve helezon yayla güçlendirilmiş arka aks sayesinde, aracın salınımları sönümlenerek konforu ve yol tutuşu da artırıldı.

 

Yeni sürüş destek sistemleriyle daha da güvenli

Yeni sürüş destek sistemleri sayesinde yolculuğu daha güvenli ve konforlu hale getiren modelde en baz donanımdan başlayarak standart olarak sunulan sürüş destek ve güvenlik sistemleri arasında; Acil Çağrı Sistemi eCall, Şerit Takip Asistanı, Hız Sabitleyici, Elektronik Diferansiyel Kilidi EDL, Elektromekanik el freni ve Auto Hold, Sürücü ve yolcu için yan, perde ve orta hava yastıkları, Elektrikli çocuk kilidi, Sürüş esnasında ön kamera ve radar sayesinde tehlikeli durumlarda devreye giren acil frenleme özellikli ‘Front Assist’,, Şerit Değiştirme Asistanı “Side Assist” yer alıyor.

Güçlü ve çevreci yeni motor 

Yeni Caddy’de sunulan, 4 silindirli tamamen yenilenmiş motor, kendi segmentinde ilk kez kullanılan yeni çift püskürtmeli SCR teknolojisi sayesinde 2021 yılı içinde geçilmesi zorunlu olan Euro 6d-ISC emisyon standartlarını sağlarken hem ekolojik hem de ekonomik bakımdan olumlu çıktılar yaratıyor. 2.0 litrelik TDI motor, 122PS güç ve 320Nm tork ile yüksek performans sunarken, manuel viteste yaklaşık yüzde 10, DSG otomatik viteste ise yaklaşık yüzde 15 oranında yakıt tasarrufu sağlıyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor

Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.

Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.

Temel Teknolojilerde İlerleme

Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:

  • Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
  • PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.

Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.

Gelişmiş Üretim Platformu

Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.

Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.

Hidrojen Ekosistemini Genişletmek

Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.

Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.

Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.

Continue Reading

Genel

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.

 

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor. şeklinde konuştu.

 

Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.

Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket

Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”

 

Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”

Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.

“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”

Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Genel

Audi A6 Sportback e-tron: Uzun Yolculukların Sessiz ve Güçlü Yol Arkadaşı

Elektrikli mobilitede yeni bir dönem başlatan Audi A6 e-tron, üstün menzili, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı donanımlarıyla uzun yolculukların vazgeçilmez yol arkadaşı oluyor. Modelin Sportback kasa tipiyle gerçekleştirilen test sürüşü de bunu kanıtlar nitelikte. 1.000 kilometreden uzun bir rotada sergilediği performans, modelin elektrikli mobilitede konfor ve verimliliği bir araya getirdiğini ortaya koyuyor.

 

Audi’nin tamamen elektrikli ürün gamında, Premium Platform Electric (PPE) altyapısı üzerinde geliştirilen ikinci modeli olan A6 e-tron; uzun mesafeli yolculuklarda sunduğu sessizlik, sürüş konforu ve yüksek performansla öne çıkıyor. Aerodinamik gövde yapısı, gelişmiş batarya teknolojisi ve segment lideri menzil değerleriyle A6 e-tron, her iki gövde seçeneğiyle hem günlük kullanıma hem de uzun yolculuklara en ideal bir yanıt veriyor.

 

Gerçek Bir Uzun Yol Testi: 1.000 Kilometrelik Elektrikli Yolculuk

Audi A6 e-tron’un uzun yol performansı, Sportback versiyonunun kullanıldığı ve Danimarka’nın Kopenhag kentinden başlayarak Norveç’in Bergen şehrine uzanan 1.000 kilometrelik rotada, farklı zemin ve yükseklik koşullarında test edildi. Bu testte amaç, WLTP ölçüm standartlarının ötesine geçerek aracın gerçek sürüş koşullarındaki performansını değerlendirmekti.

 

Sürüş boyunca A6 Sportback e-tron, enerji tüketimini optimize eden termal yönetim sistemi ve adaptif enerji geri kazanım fonksiyonları gibi verimliliği artıran teknlojileri kullandı. Ayrıca, yalnızca 0,21‘lik aerodinamik sürtünme katsayısı sayesinde yüksek hızlarda hava direncini minimuma indirerek enerji verimliliğine katkı sağladı. Ortalama hava sıcaklığının 20°C civarında seyrettiği, hız sınırlarının 100–110 km/s aralığında olduğu rotada, aracın ortalama enerji tüketimi 15–16 kWh/100 km olarak ölçüldü. Bu değer, günlük sürüş şartlarında tam şarjla yaklaşık 625 ila 670 kilometrelik menzil anlamına geliyor.

 

Yolculuk sırasında şarj planlaması da rota tasarımı kadar önemliydi. 350 kW gücündeki hızlı şarj istasyonlarında yapılan kısa duraklamalarla, yalnızca 7 dakikalık bir şarjda 140 kilometre ek menzil sağlandı. Bu performans, 800 voltluk elektrik mimarisine sahip PPE platformunun sunduğu yüksek voltaj desteği sayesinde mümkün oldu.

An Audi A6 Sportback e-tron in Glacier white metallic is parked in the harbor of the Norwegian city of Bergen. Historic buildings and a fishing boat are in the immediate background.

Sınırları Zorlayan Verimlilik

Audi A6 Sportback e-tron performance, WLTP normlarına göre 754 kilometreye kadar menzil sunarak segmentinde referans bir noktaya ulaşıyor. 100 kWh kapasiteli batarya paketi ve optimize edilmiş enerji yönetim sistemi sayesinde bu menzil yalnızca laboratuvar koşullarında değil, günlük kullanımda da yüksek verimlilikle elde edilebiliyor.

 

Gerçek dünyada gerçekleştirilen 1.000 kilometrelik uzun yol testi de bu verimliliği doğruladı. WLTP standardına göre elde edilen teorik menzil değeri ile gerçek sürüş verileri karşılaştırıldığında, A6 Sportback e-tron’un hem test ortamlarında hem de gerçek yolda üst düzey enerji yönetimi sunduğu net biçimde ortaya kondu.

 

Test boyunca yalnızca iki şarj molası yeterli oldu. Her biri önceden planlanan yüksek güçlü şarj noktalarına, batarya seviyesi yüzde 10’un altına inmeden ulaşıldı ve sürüş kesintisiz bir şekilde sürdürüldü.

 

Sürüş Konforunda Yeni Bir Standart

Gelişmiş süspansiyon sistemi ve özel ön aks mimarisi sayesinde A6 Sportback e-tron, uzun mesafeli yolculuklarda bile yorgunluk hissini en aza indiriyor. Opsiyonel olarak alınabilen adaptif havalı süspansiyon, yük durumuna göre otomatik olarak ayarlanarak hem sürüş konforunu artırıyor hem de aracın aerodinamik verimliliğine katkı sağlıyor. Audi Drive Select’in “Efficiency” modunda, gövde yüksekliği 20 mm’ye kadar düşürülerek menzil daha da optimize ediliyor.

 

Geniş Yaşam Alanı ve Akıllı Saklama Çözümleri

PPE platformunun sunduğu düz zemin tasarımı, iç mekânda ferah bir yaşam alanı yaratıyor. A6 Sportback e-tron ve A6 Avant e-tron modellerinin her ikisinde de 502 litrelik arka bagaj ve 27 litrelik ön bagaj hacmi sunuluyor. Bu kapasite, yaz tatilleri, kamp yolculukları veya sportif aktiviteler için gereken tüm eşyaları kolayca taşıyacak alan sunuyor.

 

Dijital Konfor ve Etkileşimli Deneyim

Yeni nesil Audi iç mekân mimarisi, “İnsan Odaklılık” ve “Dijital Sahne” ilkeleri doğrultusunda tasarlandı. 14,5 inç OLED merkezi ekran, 11,9 inç Audi sanal kokpit ve opsiyonel 10,9 inç yolcu ekranı, sürücü ve yolculara bütünsel ve etkileşimli bir dijital deneyim sunuyor. PDLC teknolojili panoramik cam tavan ise iç mekâna hem ferahlık hem de estetik bir dokunuş katıyor.

 

Güvenlik ve Estetik Bir Arada: Aydınlatma Teknolojileri

Kişiselleştirilebilir dijital OLED arka farlar, ikinci nesil Matrix LED teknolojisi ve iletişim ışığı gibi yeniliklerle donatılan A6 Sportback e-tron, sadece şık bir görünüm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sürüş güvenliğine de katkı sağlıyor. Özellikle tünel geçişlerinde ve düşük görüş koşullarında sağladığı görüş desteği, güvenli sürüş deneyimine katkı sağlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler