Connect with us

Elektrikli Ticari

FORD OTOSAN VE AVL’DEN OTONOM TAŞIMACILIĞA GİDEN YOLDA ÖNEMLİ ADIM…

Ford Otosan ve AVL’nin ortak Ar-Ge iş birliği kapsamında başlattığı “Platooning-otonom konvoy” projesinin testleri Ford Trucks’ın yeni çekicisi F-MAX üzerinde gerçekleştirildi. TIR’lar birbirine sanal olarak platooning teknolojisini kullanarak bağlandı ve birbirini yakın mesafeden takip eden bir konvoy şeklinde yola çıktı. Platooning’in başlangıç testlerini başarıyla tamamlayan Ford Trucks araçları ile Ford Otosan ve AVL Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi.

 

Ford Otosan ve AVL’nin ortak Ar-Ge iş birliği kapsamında başlattığı ‘Platooning-otonom konvoy’ projesinin ilk geliştirme aşaması başarıyla tamamlandı. Geçtiğimiz yıl başlayan projenin çıktılarının kamyon taşımacılığını tekrar şekillendireceği öngörülüyor.

Konvoy şeklinde ve otonom halde yola çıkan iki Ford Trucks çekicisi, yapılan ilk denemelerde mesafeleri başarıyla kat etti. Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda düzenlenen platooning teknolojisi lansmanına katılan Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Burak Gökçelik ve AVL Başkan Yardımcısı Rolf Dreisbach, ‘Platooning’ teknolojisini başarılı bir iş birliği ile Türkiye’de geliştirmekten ve test etmekten duydukları mutluluğu dile getirdi. “Platooning” teknolojisi Ford Otosan Ürün Geliştirme ile AVL’nin Türkiye ve Regensburg-Almanya’daki mühendislik ekiplerinin iş birliği ile geliştiriliyor.

 

Gökçelik: “Otonom taşımacılığın gerçekleştirilmesi için önemli bir temel teşkil edecek”

Ağır ticari taşımacılıkta otonom sürüş teknolojisinin kullanımı adına AVL ile birlikte kilometre taşı niteliğinde bir süreci geride bıraktıklarını ifade eden Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Burak Gökçelik, şunları söyledi:

 

“Geçtiğimiz yıl AVL ile güçlerimizi birleştirerek, ‘Platooning – Otonom Konvoy’ teknolojisi geliştirmek amacıyla çalışmalarımıza başlamıştık. Bugün, otonom kamyonlar üzerinde çalışan, bu alana yatırım yapan ve en önemlisi gösterimini yapabilecek bir prototip ürüne sahip olan dünyadaki sayılı kamyon üreticilerinden biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Donanım, yazılım ve simülasyon testlerini başarı ile gerçekleştirdiğimiz bu teknolojiyi artık yolda da test ediyoruz.Ülkemizde bir ilk olan bu proje, Türkiye’de otonom araç geliştirme faaliyetlerine öncülük edecek. İlk aşaması tamamlanan Ar-Ge iş birliği projemizde, ağır ticari araçlar alanında kaydettiğimiz gelişmeler, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada otonom taşımacılığın hayata geçirilmesinde bir temel teşkil edecek. Bu Ar-Ge projesi karbon emisyonunun ve yakıt tüketiminin azalmasına, yol güvenliğinin artmasına ve akılllı ulaşıma olanak sağlayacak.Projenin sonraki safhalarında ve uzun vadede “SAE-Seviye 4” Otonom sürüş fonksiyonlarını geliştirmeyi ve Uçtan-Uca (Hub-to-Hub) Otonom Otoban Taşımacılığını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz”

Tüm bu çalışmaların Ford Trucks markasının dünya çapında rekabet gücünü artıracağını belirten Gökçelik, “Ford-Otosan olarak otonom araç teknolojileri alanındaki yatırımlarımız ve geliştirme faaliyetlerimiz, otonom sürüş konusundaki yerli bilgi birikimimize katkı sağlamakta ve bu teknolojiler üzerinde çalışan tecrübeli bir mühendis kadrosu yaratarak bu alanda küresel entegrasyonu sağlamaktadır. Bizim için birinci öncelik her zaman yetenekli mühendis iş gücüne yatırım yapmak olmuştur. Yaptığımız bu yatırımların meyvesini yakın zamanda Avrupa’da ‘2019 Uluslararası Yılın Kamyonu Ödülü’nü (ITOY) alan F-MAX ile topladık. Şimdi ise bu yatırımın başka bir sonucunu, otonom araç teknolojilerinde kaydettiğimiz ilerleme olarak hep beraber görüyoruz. Bu çalışmalar, kesinlikle, küresel arenada Ford Trucks araçlarının rekabet gücünü arttıracaktır” dedi.

Dreisbach: “İşbirliğimiz ağır ticari araçlara otonom teknolojilerin kazandırılmasında öncülük edecek”

Platooning teknolojisinin sağlayacağı faydalardan ve sistemin işleyişinden bahseden AVL Başkan Yardımcısı Rolf Dreisbach, yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:

 

“Ford Otosan ve AVL gibi sektöründe iki önemli firmayı buluşturan “Platooning – Otonom Konvoy” projesi ekiplerimizle birlikte içinde olmaktan mutluluk duyduğumuz bir proje. Bu iş birliği çerçevesinde yürütülen proje ile araçların otonom sürüş seviyelerinin artırılmasını ve en sonunda sürücüye dahi ihtiyaç duymayacak düzeye ulaşmasını hedefliyoruz. Platooning-otonom konvoy teknolojisinin toplam sahip olma maliyetini azaltma ve yakıt tasarrufu sağlama gibi faydaları bulunmaktadır. Belirtilmesi gereken bir nokta da tüm otonom sürüş seviyelerinde uygulanabilecek güvenlik artışıdır. Halihazırda, projenin birinci aşamasında direksiyon, gaz ve fren kontrolü otoban koşullarında otonom olarak yönetilmiştir; fakat şimdilik sürücünün yolu izlemesi ve beklenmedik bir durumda aracın kontrolünü ele alması gerekiyor. En nihayetinde ise tüm sistemin sürücü müdahalesine ihtiyaç duymadan çalışmasını hedefliyoruz. Bu, otonom sürüşe geçişin, taşımacılığı daha düşük maliyetli ve güvenli hale getirmesi ve sürücü eksikliğine bir çözüm olması anlamına geliyor.

 

Platooning modunda ilerleyen filo, trafiği engellemenin aksine, trafik akışını düzenleyecek ve kamyonların birbirini yakın takip etmesi sayesinde otoyolların araç kapasitesini arttıracak. Konvoya ait olmayan araçların sollama yapabilmeleri veya otoyol çıkışlarını kullanabilmeleri için, konvoydaki araçlar otonom olarak aralarındaki mesafeyi artıracak ve araya girmek isteyen araçlara müsaade edebilecek. Ek olarak, platooning sayesinde araçlar birbirini çok yakından takip edebilecek ve maruz kaldıkları ortalama rüzgar direncinin azaltılması ile yakıt tasarrufu sağlanabilecek”

Rolf Dreisbach, AVL’nin 70 yılı aşan bilgi birikiminin, bu projede etkin şekilde kullanıldığını belirterek, “AVL, güç aktarım sistemleri geliştirilmesindeki liderliğini ve global mühendislik gücünü, son yıllarda elektrifikasyon ve ADAS/AD sistem uygulamaları alanında yeni teknoloji geliştirme süreçlerinde de kullanmaktadır. Bu doğrultuda AVL Regensburg ekibi otomotiv standartlarında fonksiyon geliştirmedeki küresel uzmanlığı ile, AVL Türkiye ekibi de otonom sürüş fonksiyonları geliştirme konusundaki uygulamalı deneyimi ile bu iş birliğine katkıda bulunmuştur. Otomotiv sektörünün diğer alanlarında mükemmelleştirdiği güvenli ve geriye dönük takip edilebilir yazılım geliştirme becerilerini, bu proje kapsamında diğer otonom sürüş teknolojilerinde olduğu gibi başarıyla uygulamıştır. Burada geliştirilen bilgi birikimi ve edinilen tecrübe, diğer proje ortaklıklarında da aktif fayda sağlayacak’’ açıklamasını yaptı.

 

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Ticari

Volvo Trucks, 700 km Menzile Ulaşabilen Elektrikli Çekici ve Kamyonlarını Tanıttı!

Volvo Trucks, elektrikli kamyon taşımacılığında sınırları zorlamaya devam ediyor. Geliştirilmiş performans, esneklik ve 700 km’ye varan menzile sahip yeni elektrikli kamyonların piyasaya sürülmesiyle, elektrikli ağır ticari araçlar için yeni bir üst sınır belirleniyor.

Ağır ticari araç sektöründeki en geniş elektrikli çekici ve kamyon ürün ailesine sahip Volvo Trucks, yeni modelleri ile menzil standartlarını yeniden belirliyor. Volvo Trucks’ın uzun menzilli yeni elektrikli çekicisi Volvo FH Aero Electric, tek şarjla 700 km’ye kadar* yol kat edebiliyor.

İkinci olarak; esneklik, verimlilik, sürüş konforunda önemli iyileştirmeler sunan ve 470 km’ye kadar menzile sahip* yeni nesil ağır hizmet tipi Volvo FH, FM ve FMX Elektrikli kamyonlar, daha fazla taşımacılık görevi için elektrikli kamyon kullanımına geçmeyi mümkün kılıyor.

Marubeni Dağıtım ve Servis Ticari Araçlar COO’su Kıvanç Kızılkaya; “Volvo Trucks her zaman ‘en iyiyi nasıl yapabiliriz’ hedefiyle çalışıyor. Elektrikli kamyonlarda ilk seri üretime geçen marka Volvo Trucks olurken, Türkiye pazarına 16 ton üstü ilk elektrikli çekiciyi sunan şirket de Volvo Trucks oldu. Türkiye, Volvo Trucks markasını temsil eden 90 ülke içinde elektrikli çekici teslimatı yapılan ilk 3 ülkeden biri konumunda. Türkiye pazarına sunduğumuz ilk elektrikli Volvo Trucks çekiciler yollarımızda aktif olarak çalışmaya devam ediyor. 700 kilometreye kadar elektrikli menzil sunabilen yeni Volvo FH Aero Electric ile ağır ticari araç sektöründe yeni bir seviyeye ulaştık” dedi.

Volvo FH Aero Electric: 700 km’ye kadar menzil, megawatt şarj ve yüksek taşıma kapasitesi

Yeni uzun menzilli çekici Volvo FH Aero Electric, yeni bir tahrik sistemi teknolojisi olan e-aks sayesinde tek şarjla 700 km’ye kadar yol kat edebiliyor ve bu da araçta önemli ölçüde daha fazla batarya kapasitesi için yer açıyor. Kamyon, yeni MCS (Megawatt Şarj Sistemi) standardına uyarlanarak, 8 bataryanın %20’den %80’e kadar şarj edilebilmesi yaklaşık 50 dakika sürüyor. Bu da, şarj süresinin AB’deki kamyon sürücüleri için yasal olarak belirlenen dinlenme süresi içinde yapılabileceği ve böylece yüksek verimliliğe katkı sağlanılabileceği anlamına geliyor.

Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Geliştirdiğimiz ve genişlettiğimiz ürün yelpazemizde taşımacılık görevleri için sunduğumuz elektrikli çözümlerimize; 700 km’ye kadar menzile sahip son teknoloji ürünü bir elektrikli çekiciyi de ekliyoruz. Dünya genelindeki kamyon taşımacılığının büyük bir bölümünün gelecekte elektrikli araçlar tarafından gerçekleştirileceğine olan inancımızda kararlıyız. Yeni kamyonlarımızın muhteşem performansı göz önüne alındığında, bunun nedenini anlamak kolay. Sektörün en iyisi konumuna gelen uzun yol elektrikli kamyonlarımız olağanüstü menzili, yüksek yük taşıma kapasitesi, hızlı şarj ve mükemmel sürüş konforuyla birleştiriyor. Bu kamyonla müşterilerimiz, dizel kamyonlarla aynı verimlilikle, gerçekten uzun mesafeler kat edebilir ve tüm iş günü boyunca çalışabilirler” dedi.

Yeni Volvo FH, FM, FMX kamyonlar: 470 km’ye kadar menzil

Yeni Volvo FH, FM ve FMX elektrikli kamyonlar, farklı uygulamalarda maksimum esneklik sağlamak üzere tasarlanan, tamamen yeni bir tahrik sistemine sahip. Mükemmel sürüş performansı sunan bu sistem, sürücünün kamyonu sürerken beton mikseri, kancalı kaldırma platformu veya çöp toplama ünitesi gibi yardımcı ekipmanlara ekstra motor veya eklentiye ihtiyaç duymadan, güç sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu, sürüş sırasında kullanım imkanı sağlayan, artırılmış işlevselliğe sahip entegre bir şanzıman güç çıkışı (PTO) sayesinde mümkün oluyor. Kamyonlar 470 km’ye kadar menzile sahip olabiliyor ve yaklaşık 65 dakikada %20’den %80’e kadar şarj edilebiliyor.

Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Yeni nesil Volvo FH, FM ve FMX Electric, yeni ve akıllı fonksiyonlarla donatılmış olup, sürücüye büyük konfor sunuyor ve çok çeşitli taşımacılık görevleri için sıfır egzoz emisyonlu ulaşımı mümkün kılıyor” dedi.

Tüm kamyonlarda pürüzsüz vites geçişleri

Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric ve 700 km menzile ulaşabilen Volvo FH Aero Electric, daha akıcı ve kontrollü performans sağlamak için çift elektrikli motorla senkronize edilen bir şanzıman ile donatılıyor. Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric’te 8 vitesli; Volvo FH Aero Electric’te 6 vitesli olan yeni Powershift şanzımanlar, pürüzsüz vites geçişi sunuyor ve daha konforlu bir çalışma günü için daha az gürültü ve titreşim üretiyor.

Kısaca Uzun Menzilli Volvo FH Aero Electric:

  • Kullanım alanları: Uzun mesafeli ve şehirlerarası taşımacılık, bir günde 700 km’den fazla mesafe kat etmek.
  • Temel özellikler: İki elektrik motoru ve 6 vitesli şanzımanı arka aksa entegre eden kompakt e-aks, şasi alanında daha fazla batarya için yer açıyor. 460 kW’a (623 HP) kadar güç çıkışı. Daha fazla kullanılabilir enerji ve daha yüksek şarj hızı, merkezden merkeze rotalar ve iki vardiyalı çalışma için ideal.
  • Toplam kapasite: 48 tona kadar brüt kombine ağırlık (GCW). Menzil ve yük kapasitesi arasındaki dengeyi optimize etmek için esnek batarya konfigürasyonu. 28 tona kadar yük kapasitesi.
  • Menzil: Tek şarjla 700 km’ye kadar*
  • Şarj: 700 kW MCS (Megawatt) ile %20-80 arası yaklaşık 50 dakika. 350 kW CCS (Birleşik Şarj Sistemi) ile %20-80 arası yaklaşık 85 dakika.
  • Özel özellik: Soğutma üniteleri için elektrik güç çıkışı (EPS) özelliği sayesinde ayrı bir dizel jeneratöre olan ihtiyaç ortadan kalkıyor.

Kısaca Yeni Nesil Volvo FH, FM ve FMX Electric:

  • Kullanım alanları: Karayolu inşaatı, bölgesel dağıtım, kentsel lojistik, altyapı, atık ve ağır özel uygulamalar.
  • Temel özellikler: Elektrik torkunu en üst düzeye çıkarmak için özel olarak tasarlanmış 8 vitesli şanzımana sahip yeni çift motorlu tahrik sistemi. 540 kW’a (731 HP) kadar güç çıkışı.
  • Esneklik: Daha ağır yükler ve zorlu arazi koşulları için tasarlanmıştır; maksimum esneklik için çift tahrik aksı ve düşük vites oranıyla donatılabilir.
  • Menzil: Tek şarjla 470 km’ye kadar*
  • Toplam kapasite: 65 tona kadar Brüt Kombine Ağırlık (GCW). Menzil ve yük taşıma kapasitesi arasında dengeyi optimize etmek için esnek batarya konfigürasyonu. 23,8 tona kadar yük taşıma kapasitesi (4×2 çekici).
  • Şarj: 350 kW CCS (Birleşik Şarj Sistemi) ile yaklaşık 65 dakikada %20-80 şarj.
  • Özel özellik: Vinçler, kancalı kaldırma araçları veya damperli kasalar için çeşitli güç çıkış çözümleriyle (Ayrı motorlar veya çift motor çıkışı) çoklu konfigürasyonlar. Kamyon ve kasa aynı anda çalıştırılabilir.

*Menzil; hava koşulları ve rüzgar direnci gibi dış etkenlerin yanı sıra kamyonun toplam ağırlığı ve sürücünün performansı gibi diğer faktörlere göre değişiklik gösterebilir.

Fosil Yakıtsız Ulaşıma Doğru

Volvo Trucks, 2040 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için fosil yakıtsız ulaşıma geçişe odaklanıyor. Bu geçiş, bataryalı elektrikli, yakıt hücreli elektrikli ve yeşil hidrojen, biyogaz, biyodizel veya HVO (hidrojene işlenmiş bitkisel yağ) gibi yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara dayalı üç yollu bir teknoloji stratejisi kullanılarak gerçekleştiriliyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Karsan, Busworld 2025’te İki Yeni Teknolojiyi Dünya Pazarında Tanıtacak!

Karsan, toplu taşımanın geleceğine yön veren yeniliklerine bir yenisini daha ekliyor. Şirket, 4-9 Ekim 2025 tarihleri arasında Belçika’da düzenlenecek olan Busworld 2025 fuarında, dünya pazarını sarsacak iki büyük lansmanla sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Karsan’ın sıfır emisyonlu ve otonom araç vizyonunu taçlandıracak bu lansmanlar, sektörün gündemine oturmaya aday.

Otonom e-JEST ve e-ATA Hidrojen ile Yenilikçi Atılım

Karsan, fuar kapsamında iki önemli aracı ilk kez dünyaya tanıtacak. Bunlardan ilki, Avrupa yollarında en çok tercih edilen elektrikli minibüs olan e-JEST’in otonom versiyonu: Otonom e-JEST. Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip bu araç, özellikle dar sokaklara ve tarihi şehir merkezlerine özel olarak tasarlandı. Yüksek manevra kabiliyeti ve kompakt boyutları sayesinde şehir içi ulaşımı kökten değiştirecek bir çözüm sunuyor.

Diğer büyük lansman ise, Toyota iş birliğiyle geliştirilen e-ATA Hidrojen. Bu model, uzun menzilli ve sıfır emisyonlu toplu taşıma ihtiyacına güçlü bir yanıt veriyor. Karsan, bu iki yeni teknolojiyle hem sürüş deneyimini hem de çevresel sürdürülebilirliği bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

Geleceğin Toplu Taşıması Karsan Standında

Karsan, Busworld 2025 standında yalnızca yeni lansmanlarla kalmayacak. Kendini kanıtlamış olan Otonom e-ATAK modeli de sergilenecek ve katılımcılar için özel deneme sürüşü imkanları sunulacak. Böylece ziyaretçiler, Karsan’ın otonom teknolojilerini bizzat deneyimleme şansı bulacak.

Karsan’ın Busworld 2025’teki bu büyük gövde gösterisi, şirketin toplu ulaşımda elektrifikasyon ve otonom sistemler konusundaki lider konumunu pekiştirecek.

 

Continue Reading

Elektrikli Ticari

Horoz Lojistik’ten Çevre Dostu Adımlar: Elektrikli Araçlar Filoya Katıldı

Çevresel sürdürülebilirliğe odaklanan Horoz Lojistik, lojistik faaliyetlerinin ekolojik etkisini en aza indirmek amacıyla sürdürdüğü uygulamalarına yenilerini eklemeye devam ediyor

 Sürdürülebilir lojistik faaliyetlerini odağına alan Horoz Lojistik, çevreye olan duyarlılığını daha da ileriye taşıyarak yeni nesil elektrikli araçları lojistik operasyonlarına dahil etmeye başladı. Bu adım, lojistik faaliyetlerinin çevresel etkilerini azaltmak ve karbon ayak izini en aza indirme ve çevre dostu taşımacılık çözümleri geliştirme konusundaki taahhüdünü pekiştiriyor.

2030 yılına kadar yurt genelindeki tüm depolarını güneş enerji panelleri ile kendi enerjisini üreten alanlar olacağını hedeflediklerini bildiren Horoz Lojistik İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, çevre politikaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Lojistik operasyonunun çevreye önemli bir etkisi bulunmakta. Bu durum araçların, uçakların ve gemilerin ne kadar karbondioksit ürettiği göz önüne alındığında, yapılacak ufak değişiklikler bile ciddi boyutta çevresel katkı sağlamaktadır. Lojistik kaynaklı enerji tüketiminin neden olduğu çevre kirliliğinin de her geçen gün arttığı günümüzde “yeşil lojistik kavramı” gün geçtikçe daha fazla önem taşımakta. Sektördeki faaliyetlerimizin çevresel etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek bizim de her zaman önceliğimiz oldu. Elektrikli araç filomuz ile karbon salınımını azaltarak, çevre dostu lojistik çözümlerimizi genişletiyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için her adımda çevre dostu çözümler geliştirmek zorundayız. Yeşil lojistik uygulamalarımızla sürdürülebilirliği işimizin temeline yerleştiriyoruz,” diyen Özkocacık, bu tür yatırımların şirketin uzun vadeli vizyonunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Yurtiçi Faaliyetlerden sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlker Özkocacık, konuyla ilgili olarak ayrıca şunları söyledi: ‘Horoz Lojistik olarak gelişen ve değişen gereksinimler paralelinde tüketici beklentilerinin ve isteklerinin artması, maliyetlerin azaltılması için bilinçli personel davranışını teşvik ederek “yeşil tedarik zinciri” uygulamalara ağırlık veriyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik alanlardaki sürdürülebilirlik performansımızı geliştirebilmek için etkin operasyonel yapımızdan yararlanıyoruz. İklim değişikliğinin çevremiz üzerindeki olumsuz etkilerini azaltacak taşıma modellerini kullanıyoruz. Bu hususta üzerimize düşenleri yerine getiriyor, dijital ortamda karbon ayak izimizi hesaplayarak; asgari seviyeye düşürmek için taşıma faaliyetlerimizi bu çerçevede planlıyoruz. Çevresel risklerimizi yönetmek amacıyla faaliyetlerimizde son teknolojik dijital yeniliklerden faydalanıyoruz. Gelecek dönemlerde gelişmiş enerji yönetim sistemleri ile elektrikli araçlara, kendi enerjisini üreten depolara ve farklı yeşil girişimlere odaklanan yeni bir değer zinciri oluşturulması ile toplam karbon ayak izinin önemli ölçüde azalacağına inanıyoruz.

Horoz Lojistik’in yeni elektrikli araç filosu, yüksek performansı ve verimliliği ile dikkat çekiyor. Bu araçlar, şehir içi dağıtım ağında kullanılmaya başlandı ve sessiz çalışması, düşük bakım maliyetleri ile hem çevreye hem de işletmelere avantaj sağlıyor. Şirket, gelecek dönemde filoya daha fazla elektrikli araç ekleyerek, çevreye olan katkısını artırmayı planlıyor.

Sürdürülebilirlik Hedefleri

Horoz Lojistik, 2030 yılına kadar tüm taşıma faaliyetlerini yeşil lojistik standartlarına uygun hale getirme hedefi doğrultusunda yatırımlarına hız kesmeden devam ederken, bu doğrultuda elektrikli araçların yanı sıra güneş enerji santrali, yeşil depolar,  dijital enerji yönetim sistemleri ve karbon emisyonunu düşürmeye yönelik diğer inovatif çözümler üzerinde de operasyonlarını sürdürüyor

Continue Reading

Popüler