Connect with us

Elektrikli Otomobiller

İçten yanmalı Citroën C4 X’in öncelikli pazarı Türkiye

Avrupalı markaların içten yanmalı araç satışında en önemli hedef pazarı Türkiye olmaya başladı. Global CEO Cobee, “Türkiye’nin içten yanmalı C4 X satışında birinci ülke olacağını öngörüyoruz” dedi.

Yeni regülasyonlar paralelinde elektrikli araçlara dönüşümün hızlanması ve savaşla birlikte gelen enerji krizi, Avrupa’da içten yanmalı motorlara sahip araçlara talebi hızla azaltıyor. Bu nedenle Avrupalı markalar ürettikleri elektrikli modellerde AB ülkelerine ağırlık verirken, içten yanmalı araçları ise Türkiye, İsrail, Fas gibi ülkelere gönderecek. Bu durum, ülkemize gelen elektrikli araçlarda tedarik sorununu artırırken, Avrupalı markalar için Türkiye’yi içten yanmalı satışlarında en öncelikli pazarlardan biri yapıyor. Bu markalardan biri de Fransız Citroën oldu.

Stellantis bünyesindeki 14 markadan biri olan PSA şirketi Citroën, yeni C4 X ve elektrikli C4 X’in lansmanını geçen hafta bu araçların üretildiği İspanya’nın Madrid şehrinde yaptı. Araçların global tanıtım lansmanı geçen yıl İstanbul’da gerçekleşmişti. Yeni modellerin satışa sunulması paralelinde Madrid’de geçen hafta yapılan lansmanda da ilk ağırlanan Türkiye’deki basın mensupları oldu. Çünkü Türkiye, Citroën için giderek daha önemli bir pazar haline geliyor.

Citroën Global CEO’su Vincent Cobee, Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım lansman kapsamında sorularımızı yanıtladı. CEO Vincent Cobee, Avrupa pazarında C4 X’in yüzde 60’ının elektrikli olacağını açıkladı. Citroën 14 Avrupa ülkesine sadece elektrikli C4 X satacak. İçten motorlu araçlar ise henüz elektrikli araç dönüşümü konusunda sert regülasyonların olmadığı ülkelere gönderilecek. Vincent Cobee, içten yanmalı motorların satışında Türkiye’nin birinci olacağına inandıklarını belirterek, “Avrupa’da içten yanmalı motorlar daralacak. AB’de çok ciddi bir ekonomik kriz beklentisi var. Elektrikli araçlara geçileceği aşikar. Dolayısıyla içten yanmalı motorlardaki kapasiteyi Türkiye ve İsrail gibi Akdeniz ülkelerine vermeyi planlıyoruz. Fas ve Japonya da buna dahil olacak ” dedi. Cobee, 5 yıldır büyüdükleri Türkiye’nin marka için önemli bir pazar olduğunu vurgularken, pazarı yöneten genç ekibin başarılarından çok memnun olduklarının altını çizdi.

Cobee, “Batı Avrupa’da genellikle 50 yaşındaki ortalamalarda erkek yöneticilerimiz var. Türkiye’de yarısı kadın, yarısı erkek, genç, dinamik, açık fikirli ve rasyonel kararlar verebilen bir yönetim söz konusu. Bir ülkenin temsiliyeti için de oldukça kıymetli bir durum bu. Bu sayede Türkiye’nin yaşlı değil, genç bir imajı oluyor. Bu açıdan çok şanslıyız” dedi. Cobee, “Mesela Ami’yi Türkiye pazarında satışa sunmak istediğimizde; müşterilerden hiç tepki alamayacağımızı tahmin ediyorduk. Benim yanlış olduğum ortaya çıktı ve çok iyi bir iş başardılar” dedi. 2025’te Top 5 hedefi var Citroën, 2022’de Türkiye’de yaklaşık 29 bin adet araç satarak rekor kırdı. Bu yıl Türkiye’de 49 bin 250 adet araç satarak rekor tazeleme hedefi var.

2025’te 80 bin adetle Citroën dünyasında Türkiye’nin 5. büyük pazar yapılması hedefleniyor. 80 bin adetlik satış ile Citroën Türkiye’de %8’lik pazar payına ulaşacağını öngörüyor. Şu anda markanın Türkiye’deki pazar payı yaklaşık %6.3. Citroën, hafif ticari araç ve karavan sektöründe de büyüme hedefliyor. Ayrıca, Geçen yıl tamamen online olarak 1.000 adet satılan Ami’de bu yıl satış rakamının 3 bin adet olması hedefleniyor.

Elektrikli modeli %10 ÖTV’de tutma mücadelesi verecek

Citroën’in yeni kompakt sınıf temsilcisi C4 X ve elektrikli e-C4 X model ailesi, Ocak 2023 itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu. C4 X, Türkiye’ye benzinli, dizel ve elektrikli seçenekleriyle gelecek. Yeni modeller 722 bin TL’den başlayan lansmana özel fiyatıyla satışa çıktı. Şu anda yüzde 10 ÖTV dilimine giren 350 km menzile sahip e-C4’ün fiyatı 909 bin TL olarak açıklandı. Segmentine göre iddialı olan bu fiyatın ne kadar kalıcı olacağı ise merak konusu çünkü gelecek en ufak bir zam bile aracın bir üst vergi dilimine girmesine neden olacağından fiyatı bir anda en az 250 bin TL artabilecek. Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, “Biz mümkün mertebe e-C4 X’i yüzde 10’luk barajda tutmaya çalışacağız” dedi. Bir yandan yeni zamlar gelmeden daha fazla elektrikli versiyonun pazara sunulması için çalışılacak, diğer yandan fiyatların artması halinde, mesela aracın yanında hediye edilen Wallbox avantajlardan vazgeçilip bir miktar da karlılıktan feragat ederek aracın yüzde 10 ÖTV’de kalması mücadelesi verilecek. Araç tedariki sağlanırsa bu yıl için hedeflenen 1.000-1.500 adetlik elektrikli C4 X’in ilk iki ayda satılmasına çalışılacak. Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, markanın bu yıl en iyi senaryoda 15 bin adete yakın C4 X satış hedefi olduğunu söyledi. Minimum ise bu modelden 10 bin satış hedefi var. Bu satışın yüzde 10’unun elektrikli versiyondan gelmesi planlanıyor. Alkım C4 X’lere talebin yüksek olduğunu belirterek, “Yaklaşık 1.000 adet C4 X araç piyasaya çıkmadan ve fiyatı belli olmadan ön siparişle satıldı” dedi.

“80 bin adete ulaşırsak üretimi gündeme alırız”

Türkiye’de bir üretim planı olup olmadığına yönelik soruya Vincent Cobee, şöyle cevap verdi: “Citroën’in Türkiye’de üretim yapmasını çok isterim. Şu an için bu yönde bir planımız yok. Potansiyeli görünce Türkiye’nin büyümesini arzuluyorum. Bu yolda da gidiliyor. Fransa halen 300 bin adet satışla en büyük pazarımız. İtalya ve İspanya arasında ikincilik çekişmesi 100 bin adetler seviyesinde devam ediyor. Dördüncülük olarak da İngiltere ve Almanya’nın volumleri 80 bin seviyelerinde yarışıyor. Türkiye’nin yıllık 80 bin seviyesinde, ilk 5 pazar arasında Citroën satması halinde ülkede üretim yapabilme ihtimalini konuşabiliriz. Bu bir hayal değil, zaman içerisinde gerçekleşebilecek bir süreç olacak” diye konuştu.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

TESLA, FULL SELF-DRIVING (DENETİMLİ) ÖZELLİĞİNİ İLK KEZ AVRUPA’DA BİR ÜLKEDE KULLANIMA SUNUYOR

Tesla 10 Nisan 2026 itibarıyla Hollanda’da Full Self-Driving (Denetimli) için düzenleyici kuruluştan onay aldığını duyurdu. Özellik, önümüzdeki günlerde müşteri araçlarında kullanıma sunulmaya başlayacak.
Full Self-Driving’in (Denetimli) ilk kez Avrupa’da müşteri araçlarında kullanıma sunulması, kıtada yolların herkes için daha güvenli olduğu bir geleceğe yönelik önemli bir kilometre taşıdır.
Full Self-Driving (Denetimli)
Full Self-Driving (Denetimli), Tesla araçların aktif sürücü denetimi altında neredeyse her yere gitmesine imkan tanıyan gelişmiş bir sürücü yardım özellikleri setidir. Günlük sürüşün en stresli kısımlarıyla ilgilenmek ve güvenliği en üst düzeye çıkarmak için tasarlanan* FSD (Denetimli) şehir sokaklarında yol alabilir, kavşaklarda manevra yapabilir, şerit değiştirebilir ve daha fazlasını yapabilir.
FSD (Denetimli) tıpkı insanlar gibi deneyim yoluyla öğrenir. Küresel Tesla araç filosu, toplu olarak her gün 500 yıldan fazla sürede elde edilebilecek sürüş verilerini toplar. Bu veriler, FSD’yi (Denetimli) en nadir sürüş senaryolarına bile yanıt verecek şekilde eğitmek için kullanılır ve günlük işe gidiş gelişi yoldaki herkes için daha güvenli hale getirmeye yardımcı olur.
Etkin durumdaki FSD (Denetimli), dünyada yol almak için öncelikli olarak aracın harici kameralarını ve yapay zekayı kullanır. FSD (Denetimli), en başından itibaren gizlilik göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Kamera akışlarının ve sensör verilerinin işlenmesi de dahil olmak üzere, tüm gerçek zamanlı ortam analizi doğrudan aracın yerleşik yapay zeka bilgisayarında gerçekleşir. Yerel işlemler standart olsa da Tesla, zaman içinde kablosuz yazılım güncellemeleri aracılığıyla sistem yeteneklerini iyileştirmek için Filo Öğrenimini kullanır. Filo Öğrenimine katılım onaya dayalıdır ve bu amaç doğrultusunda yalnızca anonim veriler Tesla ile paylaşılacaktır.
FSD’nin (Denetimli) temelinde, gerçek zamanlı olarak çevresini yorumlamak ve sürüş kararları vermek için gerçek dünyadaki anonim sürüş verileriyle eğitilen uçtan uca bir sinir ağı bulunur. Sistem, her durum için ayrı ayrı elle kodlanmış kurallara güvenmek yerine sürüş görevini (şerit çizgileri ve trafik sinyallerinden yayalara ve diğer araçlara kadar) anlamayı öğrenir ve doğrudan araç kontrol komutları verir. Bu yaklaşım, sistemin daha fazla veriyle sürekli olarak gelişmesine, gerçek dünyadaki karmaşık ortamlara uyum sağlamasına ve hem sorunsuz hem de doğal bir sürüş deneyimi sunmasına olanak tanır.
Halihazırda şekliyle FSD (Denetimli), aktif sürücü denetimi gerektirir ve aracı otonom hale getirmez. Gerçekleştirilen işlemler sırasında her zaman sürücü sorumludur.
FSD (Denetimli) devredeyken, yalnızca manuel sürüşe kıyasla sürülen kilometre başına çarpışma olasılığı 7 kata kadar daha düşüktür*. Bugün itibarıyla, dünya genelinde FSD (Denetimli) ile 14 milyar kilometreden fazla sürüş yapılmıştır.
Avrupa’da Full Self-Driving (Denetimli)
Müşterilere sunulmadan önce; Tesla, Avrupa genelinde FSD (Denetimli) için kapsamlı dahili testler gerçekleştirdi ve FSD (Denetimli) aktif durumda 1,6 milyon kilometreden fazla yol kat edildi.
Tesla, geçen yılın sonlarında seçili Avrupa ülkelerinde FSD (Denetimli) Birlikte Sürüş deneyimleri sunmaya başladı. Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda ve İspanya’ da herkese açık olan bu kampanya, 13.000’den fazla kişinin bu özelliği Avrupa yollarında bizzat deneyimlemesini sağladı.
Tesla, FSD’yi (Denetimli) Avrupa’da sunmak için son 18 aydır yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Tesla, binlerce sayfa dokümantasyon, binlerce pist testi senaryosu uygulaması, güvenlik performansı ve sonuçları hakkında onlarca araştırma çalışması hazırlamış ve neredeyse her AB ülkesinin düzenleyici kuruluşlarına tanıtımlar yapmıştır. Bugünkü duyuru önemli bir kilometre taşıdır ve herkes için daha güvenli yolların önünü açmaktadır.
Yakında Hollanda’daki Müşterilerin Kullanımına Açılıyor
Hollanda, FSD (Denetimli) için düzenleyici kuruluş onayı veren ilk Avrupa ülkesidir.
FSD (Denetimli) dağıtımı, önümüzdeki günlerde kablosuz yazılım güncellemesiyle başlayacaktır.
Tesla, FSD (Denetimli) için diğer Avrupa ülkelerinde de düzenleyici kuruluşlardan onay almaya çalışmaktadır.
Tesla araçlar standart olarak gelişmiş sürücü yardımı özellikleri ile sunulur v
e tüm yeni Model S, Model 3, Model X ve Model Y araçlara isteğe bağlı paketler eklenebilir. Ek özellikler, yerel düzenleyici kuruluş onayı alındığında etkinleştirilecektir.
Model Y Türkiye’de 1 yıl 12.000km Supercharger hediyesi dahil ₺2.350.500 başlangıç fiyatı ile müşteriler ile buluşmaktadır.
Continue Reading

Elektrikli Otomobiller

Audi’den elektrikli dünyaya yeni giriş kapısı: A2 e-tron

Audi, kompakt sınıfta konumlanan tamamen elektrikli yeni model ailesi A2 e-tron ile premium elektrikli mobiliteye erişimi yeniden tanımlıyor. Ingolstadt’ta üretilecek ve 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek model, markanın ürün gamını daha da gençleştirirken premium elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor.

Audi, elektrikli dönüşüm sürecinde yeni bir model ailesini daha duyurdu. Markanın Yıllık Medya Konferansı’nda tanıtılan A2 e-tron, ürün gamında giriş seviyesinde konumlanarak elektrikli mobiliteye erişimi genişletmeyi hedefliyor. Kompakt sınıfta yer alan tamamen elektrikli model, verimlilik, dijital teknolojiler ve günlük kullanım ihtiyaçlarına odaklanıyor. İlk tasarım eskiziyle paylaşılan silüet ise Audi’nin bu segmentteki yeni tasarım yaklaşımına ilişkin ilk ipuçlarını ortaya koyuyor.

Kompakt premium segmentte yeni bir referans noktası

Kompakt elektrikli araçlara yönelik talep, özellikle büyük şehirlerde artmaya devam ediyor. Audi A2 e-tron, şehir içi kullanım, verimlilik ve dijital bağlantı özelliklerine önem veren kullanıcıların beklentileri dikkate alınarak geliştirildi. Kompakt boyutları, verimlilik odağı ve bağlantı çözümleriyle model, sürdürülebilirlik ve premium mobilite yaklaşımını bir araya getiriyor.

Modelin ismi, 25 yılı aşkın süre önce verimlilik ve hafif yapı yaklaşımıyla öne çıkan Audi A2’ye bilinçli bir gönderme niteliği taşıyor. A2 e-tron da bu yaklaşımı elektrikli mobilite çağının ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yorumlayarak sürdürüyor. Audi, bu model ailesiyle müşterilerinin günlük yaşamda karşılık bulan, verimli, kompakt ve günlük kullanıma uygun bir elektrikli mobilite beklentisine yanıt vermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda markanın elektrikli dünyasına geçişi daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ingolstadt’ta üretilecek

A2 e-tron, Audi’nin Almanya’daki merkezi Ingolstadt’ta üretilecek bir diğer tamamen elektrikli model ailesi olacak. Bu karar, markanın Almanya ve Avrupa’daki üretim altyapısını elektrikli dönüşüm doğrultusunda geliştirme yaklaşımının bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni model ailesi, yalnızca ürün stratejisi açısından değil, aynı zamanda üretim altyapısının geleceği bakımından da önemli bir rol üstleniyor.

A2 e-tron, Audi açısından yalnızca ürün gamını tamamlayan yeni bir model ailesi olmanın ötesinde, Almanya’daki üretim yapılanması açısından da stratejik önem taşıyor. Ingolstadt’ta yeni bir tamamen elektrikli model ailesinin üretilecek olması, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, Almanya üretimi elektrikli mobilite yaklaşımını da destekliyor.

Ürün atağı kararlılıkla sürüyor

Audi, 2024 ve 2025 yıllarında 20’den fazla yeni modeli pazara sunarak, tamamen elektrikli kompakt segmentten premium üst sınıfa kadar uzanan en genç ürün gamlarından birine sahip konuma ulaştı. Marka, 2026 yılında da bu stratejik ürün atağını sürdürmeyi planlıyor.

Bu kapsamda ürün gamının hem üst segmentte hem de giriş seviyesinde tamamlanması hedefleniyor. Premium üst sınıfta konumlanan Audi Q9 ile birlikte, kompakt segmentte yer alacak Audi A2 e-tron, bu stratejinin iki temel yapı taşını oluşturuyor.

Tasarımda ilk ipuçları

Yeni Audi A2 e-tron, 2026 sonbaharında dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Paylaşılan ilk tasarım eskizi, modelin dinamik oranlarını ve kompakt sınıfa özgü güçlü duruşunu ortaya koyarken, Audi’nin elektrikli tasarım dilinin bu segmentte nasıl şekilleneceğine dair ilk ipuçlarını da sunuyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler