Connect with us

Elektrikli Araçlar

Karsan Otonom e-ATAK ile İsviçre de Sürücüsüz Toplu Ulaşıma Geçiyor!

Başta Avrupa olmak üzere dünyada toplu ulaşımın elektrikli ve otonom dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, sektörde ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor. ADASTEC iş birliği ile geliştirilen, dünyanın ilk, planlanmış bir rota üzerinde Seviye-4 sürücüsüz aracı olan Karsan Otonom e-ATAK; ABD, Norveç, Romanya, Hollanda, Türkiye, Fransa ve Finlandiya’nın ardından şimdi de İsviçre’de konforlu ve çevreci ulaşım dönemini başlatıyor.

İsviçre’nin Arbon tarihi şehir merkezi ile yeni yerleşim alanı Saurer Werk 2 bölgesi arasında 2,2 kilometrelik güzergâhta 8 duraklı bir rotada saatte 30 kilometre hızla hizmet verecek olan Otonom e-ATAK, ülkenin ilk otonom otobüsü olacak. Avrupa’da ilk kez şehir içinde otonom şekilde toplu taşıma hizmeti veren  Otonom e-ATAK’ın aynı zamanda tünelden geçen ilk sürücüsüz araç olarak önemli bir başarıya imza attığını vurgulayan Karsan CEO’su Okan Baş, “Aracımız, İsviçre’nin Arbon şehrinin dar sokaklarına uygun kompakt yapısıyla, tarihi  dokuyu bozmadan, yolcularına konforlu ve çevreci bir otonom yolculuk deneyimi vadediyor.

2.2 kilometrelik bir toplu taşıma güzergahında, otonom sürüş modunda yolcu taşıma hizmeti sunacak olan Otonom e-ATAK ile İsviçre’nin de sürücüsüz toplu taşımaya geçişinde öncü rol üstlenmekten gurur duyuyoruz. Daha önce Jest aracımızla adım attığımız İsviçre pazarında, ağustos ve eylül aylarında ülkenin en büyük operatörlerinden birine teslim edeceğimiz 23 adet elektrikli aracımızla bu pazardaki varlığımızı daha da sağlamlaştırmayı hedefliyoruz” dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise bu başarının Karsan ile paylaştıkları ortak vizyonun sonucu olduğunu söyleyerek “Stavanger’de gerçekleştirdiğimiz operasyon ile Avrupa’da bir ilki gerçekleştirdik, ABD’de ise Michigan State Üniversitesi’nde Amerika’nın ilk otonom otobüsünü devreye aldık. Bu projeler, sadece toplu taşıma sistemlerini otomatikleştirmekle kalmadı; aynı zamanda daha akıllı, daha bağlantılı ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru önemli adımlar attık. Bu güçlü iş birliği ile toplu taşımada inovasyonun öncüsü olmaya devam ediyoruz” açıklamalarında bulundu.

Dünyada, toplu ulaşımın elektrikli ve otonom dönüşümünde öncü rol oynayan Karsan, yenilikçi modelleri ve üstün hizmet anlayışıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Dünya genelindeki varlığını her geçen gün daha da artıran Karsan, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkenin ilk tercihi olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda dünyanın ilk,

planlanmış bir rota üzerinde sürücüsüz olarak hareket edebilen Seviye-4 toplu ulaşım aracı Otonom e-ATAK, özellikle tarihi dokusunu korumayı başaran eski yerleşim yerlerinin ilk tercihi olmayı sürdürüyor.

Karsan 8 ülkede toplu taşımayı otonoma dönüştürüyor!

Karsan Otonom e-ATAK ABD’de Michigan State University kampüsünde 1.5 yıl boyunca 5 kilometrelik bir rotada yolcu taşıyarak dünyada bir ilki gerçekleştirmişti. Norveç’in Stavanger şehrinde ise 2022’den bu yana açık trafikte biletli yolcu yaşıyan Otonom e-ATAK, var olan güzergahını bu sene başında tünel içeren bir rota ile genişleterek, tünelden geçen ilk otonom araç olarak zorlu bir sınavı daha başarı ile vermişti. ABD, Norveç, Fransa, Romanya, Türkiye’den sonra son olarak Finlandiya’da çalışmaya başlayan Otonom e-ATAK ile 7 farklı noktada otonom projelerini devreye alan Karsan, 80 bin kilometre otonom sürüş deneyimi elde ederken, 30 binin üzerinde yolcu taşıdı. Bunlara ek olarak, Hollanda’nın Rotterdam şehrinde havalimanı otonom projesine de imza atan Karsan, 2024 yılı sonunda teslim edeceği 2 adet Otonom e-ATAK’la, dünyada ilk kez havalimanı transferini otonom bir araçla gerçekleştiren marka olacak.

Bu başarılı projelere bir yenisini daha ekleyen Karsan, Otonom e-ATAK’ı şimdi de İsviçre’de yollara çıkarmaya hazırlanıyor. İsviçre’nin tarihi şehirlerinden Arbon’da hizmet verecek olan ve ülkenin ilk sürücüsüz otobüsü olacak Otonom e-ATAK, TGA’nın SCCL (Self Controlled City Liner) projesi kapsamında satın alındı ve aralık ayında Karsan tarafından şehre teslim edilecek. Ocak 2025 itibarıyla da Arbon’un toplu ulaşım operatörü Eurobus Ostschweiz AG bünyesinde yolcu taşımaya başlayacak.

Karsan’ın “Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde” vizyonuyla yenilikçi  adımlar atmayı sürdürdüğünü söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, “Avrupa başta olmak üzere dünyanın ulaşım altyapısını elektrikli ve otonom araçlarımızla dönüştürmeye devam ediyoruz. Ana hedef pazarlarımızın dışında yaptığımız çalışmalarla Japonya’dan ABD’ye kadar çok geniş bir coğrafyada tasarımından üretimine, satış pazarlamasından satış sonrasına kadar kendi markamızla hizmet veriyoruz” dedi. Avrupa’da şehir içinde, açık trafikte otonom şekilde toplu taşıma hizmeti veren araç olan Otonom e-ATAK’ın aynı zamanda Avrupa’da tünelden geçen ilk sürücüsüz araç olarak önemli bir başarıya imza attığını vurgulayan Okan Baş, “Aracımız, İsviçre’nin Arbon şehrinin dar sokaklarına uygun kompakt yapısıyla, tarihi dokuyu bozmadan, yolcularına konforlu ve çevreci bir otonom yolculuk deneyimi vadediyor. 2.2 kilometrelik bir toplu taşıma güzergahında, otonom sürüş modunda yolcu taşıma hizmeti sunacak olan Otonom e-ATAK ile İsviçre’nin de sürücüsüz toplu taşımaya geçişinde öncü rol üstlenmekten gurur duyuyoruz. Daha önce Jest aracımızla adım attığımız İsviçre pazarında, ağustos ve eylül aylarında ülkenin en büyük operatörlerinden birine teslim edeceğimiz 23 adet elektrikli e-ATAK aracımızla bu pazardaki varlığımızı daha da sağlamlaştırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Projeyle ilgili açıklamalarda bulunan ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise “ADASTEC olarak, Karsan ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle global çapta büyümeye devam ediyoruz. Stavanger’de gerçekleştirdiğimiz operasyon ile Avrupa’da bir ilki gerçekleştirdik, ABD’de ise Michigan State Üniversitesi’nde Amerika’nın ilk otonom otobüsünü devreye aldık. Bu projeler, sadece toplu taşıma sistemlerini otomatikleştirmekle kalmadı; aynı zamanda daha akıllı, daha bağlantılı ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru önemli adımlar attık. Birçok Avrupa şehrinde hizmet vermeye devam ediyoruz, şimdi de Arbon’da toplu taşımayı daha erişilebilir ve verimli hale getiriyoruz. Bu başarılar, Karsan ile paylaştığımız ortak vizyonun bir sonucu. Projeye katkılarından dolayı proje sahibi TGA’ya ve operatör olan Eurobus’a da teşekkür ediyorum. Bu güçlü iş birliği ile toplu taşımada inovasyonun öncüsü olmaya devam ediyoruz ve her geçen gün daha fazla topluluğa global çözümler sunarak yerel faydalar sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Yüksek Teknoloji İle Sürücüsüz Ulaşımın Geleceği!

Karsan Otonom e-ATAK’ta aracın farklı yerlerinde konumlanan çok sayıda LiDAR sensör bulunuyor. Bununla birlikte, ön kısımda bulunan gelişmiş radar teknolojisi, RGB kameralarla yüksek çözünürlükte görüntü işleme kapasitesi sayesinde ekstra çevre güvenliği gibi birçok yenilikçi teknoloji de Otonom e-ATAK’ın özellikleri arasında yer alıyor. Tüm bu teknolojileri Seviye-4 Otonom olarak sunabilen Otonom e-Atak, planlanmış bir rota üzerinde sürücüsüz olarak hareket edebiliyor. Gece veya gündüz, her türlü hava koşulunda 40 km/s hıza otonom sürüşte çıkabilen araç, bir otobüs sürücüsünün yaptığı; rota üzerindeki duraklara yanaşma, inme-binme süreçlerini yönetme, kavşak ve geçitlerle trafik ışıklarındaki sevk ve idareyi sağlama benzeri tüm işlemleri sürücüsüz olarak gerçekleştiriyor.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.

Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.

Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor

IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.

Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Mercedes-Benz eActros 600 ile Medcem Çimento Grubu’na Elektrikli Çekici Teslimatı

Sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu dönüşüm, sanayi ve lojistik sektörlerinde stratejik bir öncelik haline gelirken; Medcem Çimento Grubu, bu alandaki vizyoner yaklaşımını önemli bir yatırımla bir kez daha ortaya koydu. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 elektrikli çekici teslimatını Medcem Çimento Grubu’na gerçekleştirerek, ağır ticari araçlarda elektrifikasyon sürecinde kritik bir kilometre taşına imza attı.

Bu teslimat, yalnızca bir araç yatırımı olmanın ötesinde; ağır sanayide elektrikli taşımacılığın artık sahada, gerçek operasyonlarda karşılık bulduğunu gösteren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol ve yüksek hacimli sanayi taşımacılığında elektrikli çözümlerin etkinliğini ortaya koyacak.

Medcem Çimento Grubu, üretimden lojistiğe uzanan tüm değer zincirinde sıfır karbon hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, filosunu kademeli olarak elektrikli araçlara dönüştürmeyi stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Elektrikli çekici yatırımı; karbon emisyonlarının azaltılması, fosil yakıt kullanımının düşürülmesi ve çevresel etkinin minimize edilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor.

Bu adım, Medcem’in yalnızca üretim süreçlerinde değil, lojistik ve taşımacılık operasyonlarında da düşük karbonlu iş modellerini hayata geçirme kararlılığının somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor.

İkiz Dönüşüm Vizyonu: Dijital ve Yeşil Birlikte
Medcem Çimento Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı, çevresel dönüşümle sınırlı kalmayıp ikiz dönüşüm perspektifiyle dijitalleşme yatırımlarını da kapsıyor. Operasyonların verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve karbon ayak izini düşürmeye katkı sağlayan dijital çözümler; elektrikli araç yatırımlarıyla entegre bir şekilde yönetiliyor.

Mercedes-Benz eActros 600’ün devreye alınması sürecinde; rota analizi, yük yapısı, operasyon yoğunluğu ve saha koşulları detaylı şekilde değerlendirilerek elektrikli taşımacılığın bu hatta en verimli biçimde uygulanması hedeflendi. Bu bütüncül yaklaşım, Medcem’in sürdürülebilirlik vizyonunun operasyonel karşılığını da güçlendiriyor.

Medcem Çimento Grubu’nun dönüşüm vizyonu, yalnızca yeşil ve dijital eksenle sınırlı kalmayıp “üçüz dönüşüm” perspektifiyle sosyal boyutu da kapsıyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yatırımlarını, çalışan gelişimi, iş sağlığı ve güvenliği, yerel istihdam ve toplumsal katkı projeleriyle birlikte ele alan şirket, dönüşümü bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak konumlandırıyor. Sanayide düşük karbonlu üretim ve lojistik hedefleri doğrultusunda atılan her adım, aynı zamanda paydaş değerini artırmayı ve bulunduğu bölgelerde ekonomik ve sosyal etki yaratmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Medcem, teknoloji yatırımlarını insan kaynağı gelişimiyle entegre ederken; sürdürülebilir büyümeyi yalnızca çevresel performansla değil, toplumsal fayda ile birlikte değerlendiriyor. Üçüz dönüşüm yaklaşımı, şirketin rekabet gücünü artırırken uzun vadeli dayanıklılığını da güçlendiren stratejik bir çerçeve sunuyor.

Uzun Yol Taşımacılığı İçin Doğuştan Elektrikli Bir Çözüm
Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirilen yeni nesil bir çekici olarak öne çıkıyor. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle; ağır yük operasyonlarında yüksek performans, güvenilirlik ve verimlilik sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde bataryaların kısa sürede yüksek doluluk seviyelerine ulaşabilmesi, sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlıyor.

Sürdürülebilir Lojistikte Örnek Bir İş Birliği
Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento Grubu arasında hayata geçirilen bu iş birliği; klasik bir araç teslimatının ötesinde, operasyonu merkeze alan bir dönüşüm sürecini temsil ediyor. Elektrikli taşımacılığın sanayi ve lojistik sektörlerinde yaygınlaşması adına güçlü bir referans oluşturan bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrifikasyonun artık geleceğin değil, bugünün somut bir gerçeği olduğunu ortaya koyuyor.

Medcem Çimento Grubu, önümüzdeki dönemde de elektrikli ve çevreci araç yatırımlarını artırarak; sürdürülebilir, verimli ve düşük karbonlu lojistik çözümlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, şirketin çevreye duyarlı üretim anlayışını lojistik süreçlerle entegre eden uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

Filomuzu dönüştürmeye devam edeceğiz
Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Medcem Çimento Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, tüm iş yapış biçimlerimizi şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Üretimden lojistiğe uzanan değer zincirimizin her aşamasında karbon ayak izimizi azaltacak somut adımlar atıyor, sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ün filomuza katılması, ağır sanayide elektrikli taşımacılığın mümkün ve verimli olduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli. Bu yatırım, yeşil dönüşümle dijitalleşmeyi birlikte ele aldığımız ikiz dönüşüm vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde de lojistik operasyonlarımızı elektrikli ve çevreci çözümlerle dönüştürmeye devam edeceğiz.”

“eActros 600 uzun yol taşımacılığı için tasarlandı”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının gerçek ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirdiğimiz yeni nesil bir çekici. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle ağır yük operasyonlarında yüksek verimlilik ve güvenilir performans sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlayan eActros 600’ün, Medcem Çimento gibi yüksek hacimli üretim ve ihracat gerçekleştiren bir sanayi kuruluşunun üretim tesisinden limana uzanan hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın yalnızca çevresel değil, operasyonel açıdan da güçlü ve sürdürülebilir bir alternatif olduğunu ortaya koyuyor.”

“Ağır ticari segmentte elektrifikasyonun sahaya iniyor”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, ilk teslimata ilişkin açıklamasında bu teslimatın, ağır ticari segmentte elektrifikasyonun artık sahada somut karşılık bulduğunu gösteren önemli bir kilometre taşı niteliğinde olduğunu ifade etti: “Uzun yol taşımacılığı için özel olarak geliştirdiğimiz eActros 600’ün, Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın sanayi üretimi ve yüksek hacimli lojistik operasyonlarda da güvenle ve verimli şekilde kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Bu iş birliğini, yalnızca bir araç teslimatı değil; müşterilerimizle birlikte yürüttüğümüz, operasyonu merkeze alan bütüncül bir dönüşüm sürecinin güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz.”

Uzun mesafeler için geliştirilen yeni nesil elektrikli çekici
Mercedes-Benz eActros 600, mevcut bir modelin elektrikliye uyarlanması yerine, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları esas alınarak sıfırdan geliştirilen tamamen elektrikli bir çekici olarak konumlanıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) yapısı sayesinde enerji kayıplarını minimize ederek gücü doğrudan tekerleklere aktarıyor; bu da ağır yük taşımacılığında daha verimli ve dengeli bir sürüş sağlıyor. Tam yüklü kullanımda 500 kilometreye ulaşan menzili, eActros 600’ü şehirler arası ağır taşımacılık için güçlü bir alternatif haline getirirken; 600 kWh kapasiteli LFP batarya sistemi, 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar uzun ömürlü kullanım sunarak toplam sahip olma maliyetlerini düşürmeye katkı sağlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler