Connect with us

Elektrikli Araçlar

Kırkağaç: Küresel elektrikli araç pazarı büyüyor

Raşit Kırkağaç’ın kaleme aldığı özel habere göre Uluslararası verilere göre 2023 yılında elektrikli otomobil satışları küresel düzeyde 14 milyona yaklaştı. Bu satışların yüzde 95’i Çin, Avrupa ve ABD’de gerçekleşti. Türkiye’de elektrikli araç pazarı büyürken 2023 yılında elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre 5 kattan fazla arttı ve 80 bin 826’ya yükseldi.

İklim değişikliği ve enerji dönüşümü kapsamında hareket eden ülkeler ulaşım ve taşımacılıkta içten yanmalı motorlar yerine elektrikli motorların pazar payını artırma hedefiyle hareket ediyorlar. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ve Ortadoğu’da yaşanan belirsizliklerle birlikte giderek istikrarsızlaşan petrol sektörüne ulaşımda alternatifler arayan ülkeler bir yandan da şehir içi ulaşımda karbon emisyonları azaltma hedefiyle hareket ediyorlar. Verilere göre 2023 yılında haftada 250 binden fazla yeni kayıt yapıldı ve bu rakam 2013 yılındaki toplam rakamdan daha fazla. Türkiye’deki elektrikli araç satışlarına bakıldığında 2022 yılında 14 bin 896 olan elektrikli araç satış rakamları 2023 yılında 5 kattan fazla artarak 80 bin 826’ya yükseldi. Toplam şarj noktası soket sayısı ise 2023 Aralık sonu itibarıyla 11 bin 812 oldu.

Küresel elektrikli araç pazarı büyüyorÇİN 2023’TE 1,2 MİLYON ELEKTRİKLİ ARAÇ İHRAÇ ETTİ

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Global Enerji Monitör (GEM), OECD ve OPEC verilerine göre elektrikli otomobil satışları küresel pazarda artmaya devam etti.

2023 yılında piyasaya çıkan elektrikli araçların yaklaşık yüzde 60’ı Çin’de, yaklaşık yüzde 25’i Avrupa’da ve yüzde 10’u ise ABD’de gerçekleşti. 2023 yılında Çin’de satılan otomobillerin 3’te 1’inden fazlası elektrikli araç olarak kayıtlara geçti.

Çin’de yeni elektrikli araç tescillerinin sayısı 2023’te 8,1 milyona ulaşarak 2022’ye göre yüzde 35 arttı. Bununla birlikte Çin, 2023’te 4 milyondan fazla araç ihraç etti ve bu araçların da 1,2 milyonu elektrikli araç olarak kayıtlara geçti.

ASYA-PASİFİK’TE VERİLER YÜKSELMEYE DEVAM ETTİ

Raporlarda Çin dışı verilere bakıldığında Hindistan’daki elektrikli araç satışları yıllık yüzde 70 artışla 80 bine ulaştı ve satılan araçların yüzde 2’si elektrikli olarak gerçekleşti. Elektrikli araçların teşvikini artırma kapsamında FAME II planı devreye sokuldu ve vergi avantajlarıyla son yıllarda talebin artması sağlandı.

Tayland’da ise elektrikli otomobil kayıtları bir önceki yıla göre 4 kattan fazla arttı ve yaklaşık 90 bin adete ulaştı. Vietnam’da ise otomobil satışları 2023’te yüzde 25 daraldı fakat buna rağmen elektrikli araç satışları 2022’de 7 bin iken 2023’te 30 binin üzerine çıkarak yüzde 15 paya ulaştı.

Malezya’da vergi indirimleri ve ithalat vergisi muafiyetleriyle birlikte şarj altyapısının yaygınlaşması elektrikli araç satışlarını 3 kattan fazla artırdı ve 10 bine yükseltti.

Güney Amerika’da elektrikli araç satışları 90 bine ulaştı. Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika ve Meksika 2023 yılında elektrikli araç pazarında bölgeye liderlik etti. Brezilya’da elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre yaklaşık 3 kat artarak 50 binin üzerine çıktı ve yüzde 3’lük pazar payına ulaştı. Meksika’ya bakıldığında elektrikli araç satışları yıllık yüzde 80 artışla 15 bine çıktı ve pazardaki pay oranı da yüzde 1’in üzerinde seyretti. Afrika, Avrasya ve Ortadoğu’da elektrikli otomobil satışları, toplam otomobil satışlarının yüzde 1’inden daha az gerçekleşti.

ABD VE AVRUPA, ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARINDA ÖNEMLİ PAYA SAHİP

ABD’de yeni elektrikli araç kayıtları 2023’te 1,4 milyona ulaşarak 2022’ye göre yüzde 40’tan fazla arttı. 2023 yılında yıllık büyüme önceki iki yıla göre yavaş olsa da elektrikli araç pazarındaki büyüme devam etti. Avrupa’da 2023’te elektrikli araç pazarı 3,2 milyona ulaştı ve 2022’ye göre yaklaşık olarak yüzde 20 arttı.

Özellikle Almanya, Çin ve ABD’den sonra bir yılda yarım milyon yeni elektrikli aracı piyasaya sürerek en fazla elektrikli otomobil kaydı gerçekleştiren üçüncü ülke oldu. Fakat Almanya’da çeşitli satın alma sübvansiyonlarının aşamalı olarak kaldırılması büyümeyi yavaşlatan etkenler arasında yer aldı. Almanya’da elektrikli otomobillerin satış payı 2022’de yüzde 30’dan 2023’te yüzde 25’e düştü. Buna rağmen Avrupa’nın genelinde elektrikli araç satışları artmaya devam etti.

Fransa ve Birleşik Krallık’ta satılan tüm otomobillerin yaklaşık yüzde 25’i Hollanda’da, yüzde 30’u İsveç’te satıldı. Yani satılan araçların yüzde 60’ı elektrikli araç olarak gerçekleşti. Norveç’e bakıldığında ise satış payının artış hızı az olmasına rağmen yüzde 95’le Avrupa’nın en yüksek satış payı olarak kayıtlara geçti.

VERGİ TEŞVİKLERİ PAZARIN BÜYÜMESİNE DESTEK OLUYOR

Dünyanın birçok ülkesi elektrikli araçların yaygınlaşmasını sağlamak için vergi teşviklerine devam ediyor. ABD’de belirli modeller için 7 bin 500 dolara kadar vergi kredisi sunuluyor.

Fakat bu kredi her bir otomobil için belirli satış oranına ulaşıldığında kademeli olarak azaltılıyor. Kanada’da 5 bin dolarlık bir federal vergi indirimi bulunuyor. Almanya’da ise 9 bin euro’ya kadar teşvik paketi sunulurken bu rakamın 6 bin euro’su hükümet tarafından, 3 bin euro’su da üretici tarafından sağlanıyor. Norveç’te elektrikli araçlar için KDV muafiyeti sağlanıyor. Fransa’da ise aracın maliyetine bakılarak 7 bin euro’ya kadar teşvik sunuluyor.

Tüm bu teşvik paketlerine bakıldığında elektrikli araç pazarının büyümeye ve teşvik mekanizmalarıyla desteklenmeye devam edeceği görülüyor. Ülkeler içten yanmalı motorların aksine elektrikli araçların şehir merkezlerinde daha fazla kullanılması için yeni teşvik paketleri üzerinde de çalışmayı sürdürüyor.

TÜRKİYE ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARINDA NE DURUMDA?

Elektrikli araç satışlarında Türkiye’ye bakıldığında 2022 yılında 14 bin 896 olarak gerçekleşen satış oranları 2023’te 80 bin 826 ve 2024 Haziran ayında ise 123 bin 977 olarak gerçekleşti. Toplam şarj noktası soket sayısı ise 2023 yılında 11 bin 812 olurken Haziran 2024’te bu rakam 20 bin 65’e yükseldi. 2023 yılı sonu itibarıyla AC şarj noktası sayısı 8 bin 320’den 2024 yılı Haziran ayında 12 bin 755’e yükseldi. DC şarj noktası sayısı ise 2023’te 3 bin 492’den 2024 yılı Haziran ayında 7 bin 310’a yükseldi. Şarj istasyonları toplam kurulu gücü 2023 yılında 645 MW olurken Haziran 2024’te bu rakam 1.209 MW’a çıktı.

Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un devreye girmesi ve son olarak BYD’nin 1 milyar dolar değerindeki yatırım anlaşması çerçevesinde Türkiye’de yıllık 150 bin araçlık bir üretim tesisi ve AR-GE merkezi kurma çalışmalarına başlamasının, ülkedeki elektrikli araç pazarını da hareketlendireceği üzerinde duruluyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da elektrikli araç ve şarj altyapısıyla ilgili önemli adımlar atıyor. EPDK, 25/12/2021 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle ilk yasal düzenlemeleri hayata geçirdi. Bu süreçte şarj ağı işletmeci lisansı konusunda da birçok başvuruyu değerlendiren EPDK, uygun şirketlere lisans vermeye başladı. Bu zamana kadar birçok lisans veren kurum, görevlerini yerine getirmediğini tespit ettiği bazı şirketlerin ise lisanslarını iptal etti. Bugün itibarıyla 169 şirket piyasada faaliyet gösteriyor. Mevzuata yeşil şarj istasyonları kavramının eklenmesiyle birlikte yenilenebilir enerji üretim tesisiyle bütünleşik şarj istasyonlarının kurulması ve sürdürülebilir, çevreye uyumlu bir ulaşım imkanı hedefleniyor.

EPDK’nın yayımladığı Elektrikli Araç ve Şarj Altyapısı Projeksiyonuna göre 3 farklı senaryo belirlendi. Bu kapsamda 2025’te düşük senaryoya göre 202 bin 30, orta senaryoya göre 269 bin 15 ve yüksek senaryoya göre 361 bin 893 elektrikli araç sayısına ulaşılacak. Elektrikli araç sayısında 2030’da düşük senaryoda 776 bin 362, orta senaryoda 1 milyon 321 bin 932 ve yüksek senaryoda 1 milyon 679 bin 600’e ulaşılacak.

2035’te ise elektrikli araç sayısı düşük senaryoda 1 milyon 779 bin 488, orta senaryoda 3 milyon 307 bin 577, yüksek senaryoda ise 4 milyon 214 bin 273’e çıkacak. Öte yandan, şarj altyapısına yönelik çalışmaların geliştirilmesiyle şarj istasyon ve soket sayılarında da artış bekleniyor. Şarj soketi sayısı 2025’te düşük senaryoya göre 34 bin 278, orta senaryoya göre 46 bin 70, yüksek senaryoya göre ise 61 bin 897 olarak hesaplanıyor.

2030 öngörüleri şarj soket sayısının düşük senaryoda 83 bin 543, orta senaryoda 142 bin 824 ve yüksek senaryoda 181 bin 274 olacağını işaret ediyor. Şarj soket sayısının 2035’te ise düşük senaryoya göre 146 bin 916, orta senaryoya göre 273 bin 76, yüksek senaryoya göre ise 347 bin 934 olması bekleniyor.

TÜRKİYE ELEKTRİKLİ ARAÇ PAZARINDA ÜST SIRALARDA OLABİLİR

Türkiye son yıllarda yükselen elektrikli araç satışları ve şarj altyapı çalışmalarıyla küresel arenada oyuncu olma yolunda ilerliyor. Bunun en büyük göstergesi de araç pazarının 2020’den itibaren hızla büyümeye başlaması. Pazarın büyümesinin en önemli faktörlerinden biri de Türkiye’nin ilk yerli ve milli otomobili Togg’un 2023 yılında seri üretime geçerek piyasaya sunulmasıyla hissedildi. Togg’un piyasaya girmesi elektrikli araçlar konusunda Türkiye’nin küresel rekabette önemli bir oyuncu olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda Türkiye, 2025 yılına kadar batarya üretim kapasitesini yıllık 15 GWh seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Dış pazar potansiyeline bakıldığında ise AB’nin 2035 yılına kadar içten yanmalı motorlu araçların satışını yasaklama kararı Türkiye için önemli bir fırsat sunuyor. 2023 yılında Avrupa’ya 500 milyon dolar değerinde elektrikli araç ihracatı gerçekleştiren Türkiye’nin bu rakamı 2025 yılına kadar 2 milyar dolara çıkarabileceği tahmin ediliyor.

Raşit Kırkağaç / Petroturk.com

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.

Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.

Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.

Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.

Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor

IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.

Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Mercedes-Benz eActros 600 ile Medcem Çimento Grubu’na Elektrikli Çekici Teslimatı

Sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu dönüşüm, sanayi ve lojistik sektörlerinde stratejik bir öncelik haline gelirken; Medcem Çimento Grubu, bu alandaki vizyoner yaklaşımını önemli bir yatırımla bir kez daha ortaya koydu. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 elektrikli çekici teslimatını Medcem Çimento Grubu’na gerçekleştirerek, ağır ticari araçlarda elektrifikasyon sürecinde kritik bir kilometre taşına imza attı.

Bu teslimat, yalnızca bir araç yatırımı olmanın ötesinde; ağır sanayide elektrikli taşımacılığın artık sahada, gerçek operasyonlarda karşılık bulduğunu gösteren güçlü bir örnek olarak öne çıkıyor. Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol ve yüksek hacimli sanayi taşımacılığında elektrikli çözümlerin etkinliğini ortaya koyacak.

Medcem Çimento Grubu, üretimden lojistiğe uzanan tüm değer zincirinde sıfır karbon hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, filosunu kademeli olarak elektrikli araçlara dönüştürmeyi stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Elektrikli çekici yatırımı; karbon emisyonlarının azaltılması, fosil yakıt kullanımının düşürülmesi ve çevresel etkinin minimize edilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor.

Bu adım, Medcem’in yalnızca üretim süreçlerinde değil, lojistik ve taşımacılık operasyonlarında da düşük karbonlu iş modellerini hayata geçirme kararlılığının somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor.

İkiz Dönüşüm Vizyonu: Dijital ve Yeşil Birlikte
Medcem Çimento Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı, çevresel dönüşümle sınırlı kalmayıp ikiz dönüşüm perspektifiyle dijitalleşme yatırımlarını da kapsıyor. Operasyonların verimliliğini artıran, kaynak kullanımını optimize eden ve karbon ayak izini düşürmeye katkı sağlayan dijital çözümler; elektrikli araç yatırımlarıyla entegre bir şekilde yönetiliyor.

Mercedes-Benz eActros 600’ün devreye alınması sürecinde; rota analizi, yük yapısı, operasyon yoğunluğu ve saha koşulları detaylı şekilde değerlendirilerek elektrikli taşımacılığın bu hatta en verimli biçimde uygulanması hedeflendi. Bu bütüncül yaklaşım, Medcem’in sürdürülebilirlik vizyonunun operasyonel karşılığını da güçlendiriyor.

Medcem Çimento Grubu’nun dönüşüm vizyonu, yalnızca yeşil ve dijital eksenle sınırlı kalmayıp “üçüz dönüşüm” perspektifiyle sosyal boyutu da kapsıyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yatırımlarını, çalışan gelişimi, iş sağlığı ve güvenliği, yerel istihdam ve toplumsal katkı projeleriyle birlikte ele alan şirket, dönüşümü bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak konumlandırıyor. Sanayide düşük karbonlu üretim ve lojistik hedefleri doğrultusunda atılan her adım, aynı zamanda paydaş değerini artırmayı ve bulunduğu bölgelerde ekonomik ve sosyal etki yaratmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Medcem, teknoloji yatırımlarını insan kaynağı gelişimiyle entegre ederken; sürdürülebilir büyümeyi yalnızca çevresel performansla değil, toplumsal fayda ile birlikte değerlendiriyor. Üçüz dönüşüm yaklaşımı, şirketin rekabet gücünü artırırken uzun vadeli dayanıklılığını da güçlendiren stratejik bir çerçeve sunuyor.

Uzun Yol Taşımacılığı İçin Doğuştan Elektrikli Bir Çözüm
Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirilen yeni nesil bir çekici olarak öne çıkıyor. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle; ağır yük operasyonlarında yüksek performans, güvenilirlik ve verimlilik sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde bataryaların kısa sürede yüksek doluluk seviyelerine ulaşabilmesi, sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlıyor.

Sürdürülebilir Lojistikte Örnek Bir İş Birliği
Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento Grubu arasında hayata geçirilen bu iş birliği; klasik bir araç teslimatının ötesinde, operasyonu merkeze alan bir dönüşüm sürecini temsil ediyor. Elektrikli taşımacılığın sanayi ve lojistik sektörlerinde yaygınlaşması adına güçlü bir referans oluşturan bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrifikasyonun artık geleceğin değil, bugünün somut bir gerçeği olduğunu ortaya koyuyor.

Medcem Çimento Grubu, önümüzdeki dönemde de elektrikli ve çevreci araç yatırımlarını artırarak; sürdürülebilir, verimli ve düşük karbonlu lojistik çözümlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, şirketin çevreye duyarlı üretim anlayışını lojistik süreçlerle entegre eden uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

Filomuzu dönüştürmeye devam edeceğiz
Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Medcem Çimento Grubu olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, tüm iş yapış biçimlerimizi şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Üretimden lojistiğe uzanan değer zincirimizin her aşamasında karbon ayak izimizi azaltacak somut adımlar atıyor, sıfır karbon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ün filomuza katılması, ağır sanayide elektrikli taşımacılığın mümkün ve verimli olduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli. Bu yatırım, yeşil dönüşümle dijitalleşmeyi birlikte ele aldığımız ikiz dönüşüm vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır. Önümüzdeki dönemde de lojistik operasyonlarımızı elektrikli ve çevreci çözümlerle dönüştürmeye devam edeceğiz.”

“eActros 600 uzun yol taşımacılığı için tasarlandı”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığının gerçek ihtiyaçları doğrultusunda baştan sona elektrikli olarak geliştirdiğimiz yeni nesil bir çekici. 600 kWh batarya kapasitesi, LFP batarya teknolojisi ve 500 kilometreye varan menziliyle ağır yük operasyonlarında yüksek verimlilik ve güvenilir performans sunuyor. Hızlı şarj altyapısı sayesinde sanayi ve ihracat lojistiğinde kesintisiz operasyon imkânı sağlayan eActros 600’ün, Medcem Çimento gibi yüksek hacimli üretim ve ihracat gerçekleştiren bir sanayi kuruluşunun üretim tesisinden limana uzanan hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın yalnızca çevresel değil, operasyonel açıdan da güçlü ve sürdürülebilir bir alternatif olduğunu ortaya koyuyor.”

“Ağır ticari segmentte elektrifikasyonun sahaya iniyor”
Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, ilk teslimata ilişkin açıklamasında bu teslimatın, ağır ticari segmentte elektrifikasyonun artık sahada somut karşılık bulduğunu gösteren önemli bir kilometre taşı niteliğinde olduğunu ifade etti: “Uzun yol taşımacılığı için özel olarak geliştirdiğimiz eActros 600’ün, Medcem Çimento’nun üretim tesisinden limana uzanan ihracat hattında görev alacak olması; elektrikli taşımacılığın sanayi üretimi ve yüksek hacimli lojistik operasyonlarda da güvenle ve verimli şekilde kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Bu iş birliğini, yalnızca bir araç teslimatı değil; müşterilerimizle birlikte yürüttüğümüz, operasyonu merkeze alan bütüncül bir dönüşüm sürecinin güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz.”

Uzun mesafeler için geliştirilen yeni nesil elektrikli çekici
Mercedes-Benz eActros 600, mevcut bir modelin elektrikliye uyarlanması yerine, uzun yol taşımacılığının ihtiyaçları esas alınarak sıfırdan geliştirilen tamamen elektrikli bir çekici olarak konumlanıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) yapısı sayesinde enerji kayıplarını minimize ederek gücü doğrudan tekerleklere aktarıyor; bu da ağır yük taşımacılığında daha verimli ve dengeli bir sürüş sağlıyor. Tam yüklü kullanımda 500 kilometreye ulaşan menzili, eActros 600’ü şehirler arası ağır taşımacılık için güçlü bir alternatif haline getirirken; 600 kWh kapasiteli LFP batarya sistemi, 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar uzun ömürlü kullanım sunarak toplam sahip olma maliyetlerini düşürmeye katkı sağlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

Popüler