Genel
Kocaeli Fabrikalarında Üretilecek Yeni Tam Elektrikli E-Transit Custom İle Ticaretin Geleceği Değişiyor


- Ford Avrupa tarafından Londra’da gerçekleştirilen global basın toplantısında Ford Otosan tarafından Kocaeli Fabrikaları’nda üretilecek, merakla beklenen tam elektrikli ikinci ticari modeli yeni E-Transit Custom’un yepyeni özellik ve teknolojilerini paylaşıldı.
- E-Transit Custom; gelecek nesil elektrikli güç aktarma organı sayesinde 380 kilometreye ulaşan menzili,125 kW hızlı şarj imkanı, sınıfının lideri 2.000 kg çekiş kapasitesi ve 1.100 kilograma varan yük taşıma kapasitesi sunuyor.
- E-Transit Custom, araç ve yük güvenliğini artıran yeni teknolojilerine ek olarak, kabin içini bir mobil ofis çalışma ortamına dönüştürebilecek devrimsel çözümler içeriyor
- Ford Otosan’ın geçen yıl duyurduğu 2 milyar Avroluk yatırımının en önemli adımlarından biri olan E-Transit Custom’ın üretimine 2023 sonbaharında başlanacak
- E-Transit Custom Türkiye’de tam bağlanabilirlik sunacağımız ilk elektrikli modelimiz olacaktır.
Londra, İngiltere Ford’un ticari müşterilerinin üretkenlikleri ve verimlilikleri artırmayı hedefleyen –yeni iş birimi Ford Pro, Ford’un heyecanla beklenen ikinci elektrikli ticari aracı Ford E-Transit Custom’ı tanıttı.
Avrupa’nın en çok satan ticari aracının[1]1 tam elektrikli versiyonu olan yeni E-Transit Custom, 1 tonluk araç segmentindeki müşterilere yenilikçi ve verimliliği artıracak yeni çözümler sunmak üzere sıfırdan tasarlandı. Ford Otosan Kocaeli Fabrikaları’nda üretilecek Ford’un Avrupa’ya yönelik tam elektrikli ikinci ticari modeli olan E-Transit Custom, Ford’un elektrik dönüşümünde stratejik önem taşıyor.
Ford’un global araştırma, mühendislik ve yazılım yetkinliklerinin gücünden doğan E-Transit Custom, gelişmiş elektrikli araç teknolojisini Ford Pro’nun dijital yazılım ve hizmet ekosistemiyle birleştirerek işletmelerin sahiplik maliyetini düşürmelerine, daha verimli çalışmalarına ve elektrikli araçlara geçişlerini kolaylaştırmaya yardımcı olacak.
Ford Motor Company Başkanı ve CEO’su Jim Farley, “Ford Pro ve E-Transit Custom, ticari bir aracın neler yapabileceğini yeniden tanımlıyor ve ticari hayatı yeni bir dijital çağa taşıyor” dedi. “50 yılı aşkın süredir müşterilerimizle yakın ilişkide olup ihtiyaçlarını dinlememiz Transit Custom’ın Avrupa’nın en popüler ticari aracı olmasına en büyük katkıyı sağladı. Yeni E-Transit Custom, yeni dijital çağda da onların tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeniden tasarlandı ve geliştirildi” açıklamalarında bulundu.
E-Transit Custom’ın sahip olduğu yeni nesil batarya teknolojisiyle 380 km’ye kadar menzil[2] hedeflenebiliyor ve aracın DC hızlı şarjı ile 125 kW hızlı şarj mümkün oluyor. E-Transit Custom, Ford Pro’nun şarj yönetimi ve optimizasyonu dahil bir dizi uçtan uca çözümle desteklenerek çeşitli müşteri ihtiyaçları için üstün performans sunacak.
E-Transit Custom’ın kullanıcılarına sundukları sadece yenilikçi teknolojilerle da sınırlı değil. E-Transit Custom’ın, 1.100 kilograma kadar[3]3 yük kapasitesi, 100 mm daha düşük yük zemini ve 2.000 kilogramlık4 maksimum çekme kapasitesi de müşterilere sağlanan yeni olanaklar arasında yer alıyor. Bağımsız arka süspansiyon ve sınıfının lideri motor gücü de E-Transit Custom’ın müşterilere sunduğu sürüş deneyimini yepyeni boyutlara çıkarıyor.
Tam elektrikli güç ve ödünsüz yetkinlik
E-Transit Custom’ın yetenekli yeni EV güç aktarma organı, iş hayatında esnek çözümlere odaklanan ticari araç müşterilerine hizmet etmek için tasarlandı. E-Transit Custom ortaya koyduğu çözümlerle daha önce dizel motordan vazgeçmeyen kullanıcıları, tam elektrikli gücün işletmeleri geleceğe taşıyacak bir çözüm olduğuna ikna edecek özellikleri ile de dikkat çekiyor.
Müşteriler ihtiyaçlarına göre her biri sınıfının lideri 415 Nm tork üreten 100 kW veya 160 kW (135 PS veya 217 PS) motor güçleri arasından seçim yapabiliyor. Motorun doğrudan aracın arkasındaki zemine monte edilmesiyle özel bir alt şasi ihtiyacı ortadan kalkarken 90 derece döndürülerek yerleştirilmesi sayesinde maksimum yük alanı yaratılıyor ve ağırlık azaltılıyor. Güçlü elektrikli aktarma organlarının 2.000 kilograma varan sınıfının en iyisi çekme kapasitesine sahip olması[4] E-Transit Custom’ı segmentinde sunduğu avantajlarla hem diğer elektrikli araçların hem de dizel araçların önüne geçiriyor.
E-Transit Custom kabini ısıtmak ve serinletmek için buhar enjeksiyonlu ısı pompası teknolojisini kullanan ilk bataryalı elektrikli araç konumunda bulunuyor. Tüm araçlarda standart olarak sunulan bu yeni sistem, optimum sürüş menzili için geliştirilmiş enerji verimliliği sağlamak amacıyla tasarlandı.
Ford Pro Şarj ile kolay enerji yönetimi
E-Transit Custom, Ford Pro Şarj ile enerji yönetimini önemseyen, başta tam zamanlı filo yöneticileri ve araçlarını geceleri şarj etmek için depolara erişimi olmayan daha küçük operasyonlara bu alanda da önemli bir fayda yaratıyor. Yeterince zamanı olmayan ve araçlarını evde şarj etmesi gereken sürücüler, Ford Pro’nun uzman danışmanlığından, kolay şarj ünitesi kurulumu ve bakımı, Ford araçlarıyla entegrasyon, şarj planlamayı ve ödemeyi kolaylaştırıyor.
E-Transit Custom’ın 11 kW AC üç fazlı entegre şarj cihazı, bataryayı 7,2 saatte tamamen şarj edebiliyor. Dolayısıyla aracın vardiya sonrası gece boyunca şarj olabilmesini sağlıyor. Müşteriler yoğun günlerde FordPass Pro mobil uygulamasından yararlanarak hareket halindeyken anlık şarj durumunu takip edebiliyor.
Benzersiz müşteri deneyimi yaşatmak için tasarlandı
Küçük işletmeler ticari araçlarının kabinlerini sık sık ofis olarak veya molalarda yemek için kullanır. İnsan odaklı tasarım laboratuvarı D-Ford tarafından yaratılan derin müşteri etkileşimi sayesinde E-Transit Custom her iki amaca her zamankinden daha iyi hizmet ediyor. İsteğe bağlı Mobil Ofis paketinde yenilikçi, eğilebilir bir direksiyon öne çıkıyor. Tabletler ve dizüstü bilgisayarlar için ergonomik bir stant ya da rahatça yazı yazmak ve öğle yemeği molalarında kullanmak için düz bir masaya dönüşebiliyor. Pakette ayrıca daha parlak LED kabin aydınlatması ile belgeler ve cihazlar için güvenli bir saklama alanı da bulunuyor.
Teslimat için zamana karşı yarışan sürücüler, günde 200 adrese uğrayabilir ve 500 paket teslim edebilir. Teslimat Asistanı, bu esnada güvenliği artırmak için programın gerektirdiği küçük, tekrarlanan aksiyonları otomatikleştirmeye yardımcı olur. Bu özellik etkinken sürücü aracı parka aldığında Teslimat Asistanı devreye girer. Sürücü araçtan ayrıldığı zaman E-Transit Custom dörtlü flaşörü otomatik olarak açacak, açık pencereleri kapatacak ve kapıyı kilitleyecektir. Sürücü paketleri teslim etmek için araçtan uzaklaşırken yan yük kapısı otomatik olarak kilitlenecektir. Sürücü döndüğünde anahtarsız olarak aracı çalıştırabilir. Dörtlü flaşör sönecek ve camlar önceki konumlarına dönecektir.
Karmaşık anahtar yönetimini sadeleştirmek için tasarlanan Dijital Anahtar tıpkı otellerdeki oda kartları gibi işlev görüyor. Operatörler anahtar çoğaltmak, yönetmek ve değiştirmek için zaman ve para harcamak yerine kişilere ve araçlara uzaktan anahtar atayabiliyor ve takip edebiliyor.
E-Transit Custom güvenlik özellikleriyle de öne çıkıyor. E-Transit Custom’un sunduğu sürücü destek teknolojileri arasında; Çarpışma Önleme Asistanı, Şerit Koruma Sistemi, Yorgunluk Uyarısı, Ayarlanabilir Hız Sınırlayıcılı Hız Kontrolü, Trafik Tabelası Tanıma, Akıllı Hız Asistanı, Hatalı Yön Uyarısı, ön ve arka park sensörleri ve geri görüş kamerası yer alıyor.
Her iş alanına uygun yüksek teknolojili iç tasarım
E-Transit Custom önceki modele kıyasla daha geniş bir kabin ve daha fazla güvenli saklama alanı sunuyor. Direksiyon sütunundaki vites kolu, elektronik el freni ve yuvarlatılmış kare direksiyon gibi özellikler kabin içinde erişime katkıda bulunuyor. Dar alanlara park eden ve akan trafiğe adım atmak istemeyen sürücülerin diğer kapılardan girip çıkması kolaylaşıyor. Ford ayrıca segmentinde bir ilk olarak ek donanım paneller ve cihazlar için torpido gözünün hacmini ve esnekliğini artırmak amacıyla tavana monte bir hava yastığı tanıtıyor.
Tüm E-Transit Custom modellerinde kullanım kolaylığı için sürücüye bakan açıyla konumlanan 13 inç yatay dokunmatik ekran bulunuyor. Ayrıca Ford’un gelişmiş SYNC 4iletişim ve eğlence sistemi ile süper hızlı bağlantı da sunuluyor.
Tüm Transit Custom versiyonları Ford Otosan’ın geçen yıl elektrikli ve bağlantılı yeni nesil ticari araç projelerini hayata geçirmek amacıyla duyurduğu yatırım kapsamında Kocaeli fabrikalarında üretilecek.
Ford’un en verimli fabrikalarının başında gelen Kocaeli Fabrikaları, en ileri üretim teknolojilerine sahip üretim hattı ve batarya montaj tesisi ile Ford Otosan’ın ticari araç üretiminde mükemmellik merkezi ve Avrupa’daki Transit üretiminin merkezi olarak konumunu güçlendiriyor.
Kısa bir süre önce Türkiye’deki üretim tesislerinde ve Ar-Ge merkezinde, 2030’da karbon nötr olma hedeflerini açıklayan Ford Otosan binek araçlarda 2030, hafif ve orta ticari araçlarda 2035, ağır ticari araçlarda ise 2040 itibarıyla sadece sıfır emisyonlu araç satışı hedefliyor. Bu hedefe paralel olarak, E-Transit ve E-Transit Custom’un da Avrupa’daki tek üreticisi olan Ford Otosan, Ford’un elektrifikasyon stratejisinde kritik bir rol oynamaya da devam ediyor. Ford’un Avrupa’da sattığı Transit ailesi araçların %88’sinin üretimini Kocaeli’de gerçekleştiren Ford Otosan, geçtiğimiz aylarda törenle seri üretim için hattan indirdiği Ford’un ilk tam elektrikli ticari modeli E-Transit’i Kocaeli Fabrikalarında %100 yenilenebilir elektrik enerjisi kullanarak üretiyor.
Genel
2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!


Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…
HABER: OKTAY ERGİNOĞLU
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.


7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!
Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.


TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor
Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.


Neden Snowmaster 2 Sport?
-
Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.
-
Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.
-
Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.
-
Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.


Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet
Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.
“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”
Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.


2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.
Oktay ERGİNOĞLU
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
Genel
Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!


Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.
Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor.” şeklinde konuştu.
Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.
Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket
Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”
Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”
Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.
“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”
Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
-



Haberler4 hafta önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Otomotiv Sektörü1 ay önceGelecek Geldi: Hyundai MobED, Yapay Zekâ Destekli Seri Üretim Mobilite Robotu!
-



Test Sürüşleri3 ay önceSürüş İzlenimi: Yeni Nissan Juke N-Sport Test Sürüşü – “Sarı Fırtına”
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceOtomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı
-



Şarj Sektörü3 ay önceHatalı Kurulan Elektrikli Araç Şarjİstasyonları, Yapı Güvenliğini Tehdit Ediyor
-



Şarj Sektörü1 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Ticari Araç Sektörü3 ay önceFORD TRUCKS YENİ F-MAX İLE TÜRKİYE TURUNA ÇIKIYOR
-



Elektrikli Otomobiller2 ay önceBMW iX3 ve BMW M5 Touring Almanya’da “Altın Direksiyon” Ödülünü Kazandı


