Connect with us

Genel

Mercedes-Benz EQE Türkiye’de

Mercedes-EQ markasının E-Segmenti’ndeki ilk elektrikli sportif sedanı EQE, 2021’deki dünya lansmanının ardından Türkiye’de yollara çıkıyor.Mercedes-EQ markasının lüks sedanı EQS’in ardından, elektrikli araçlara özel EVA2 adındaki elektrik mimarisine dayanan bir sonraki modeli Yeni EQE, IAA MOBILITY 2021’deki dünya lansmanının ardından, Türkiye yollarındaki yerini almaya hazır.

Sportif üst sınıf sedan, EQS’in tüm temel işlevlerini daha kompakt bir oluşumla sunuyor. Yeni EQE, ilk etapta 292 HP (215 kW) gücündeki EQE 350+ (WLTP’ye göre enerji tüketimi: 18,7-15,9 kWsa/100 km; CO2 emisyonu: 0 gr/km) ve 625 HP (460 kW) gücündeki Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ versiyonlarıyla satışa sunuluyor. EQE 350+, 292 HP gücündeki elektromotoruyla WLTP’ye göre 613 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Otomobilin üretimi, dünya pazarı için Bremen’de, Çin pazarı içinse Pekin’de yapılıyor.

İlerici lüks ile üst sınıf

Mercedes-EQ’nun tüm karakteristik unsurlarını taşıyan EQE, kavisli hatlar ve önde konumlandırılan kabin tasarımı (Cab-Forward) ile sportif, ‘amaca yönelik bir tasarım’ sunuyor. Duyusal saflık; cömertçe şekillendirilen yüzeyler, azaltılan ek yerleri ve kesintisiz geçişlerle yansıtılıyor. Ön ve arka tampon-tekerlek mesafesi kısa tutulurken, arka kısımda keskin bir spoyler ile dinamizm destekleniyor. Gövdeyle aynı hizada olan 19 ila 21 inçlik jantlar, kaslı omuz çizgisiyle birlikte EQE’ye atletik bir görünüm kazandırıyor.

Elektrikli otomobillere özgün tasarım

Yenilikçi farlar ve siyah radyatör ızgarası Mercedes-EQ neslinin yeni üyesi EQE’ye atletik bir yüz kazandırıyor. Sadece benzersiz bir görünüm sunmakla kalmayan siyah radyatör ızgarası aynı zamanda ultrason, kamera ve radar gibi sürüş destek sistemlerinin çeşitli sensörlerine ev sahipliği yaparak önemli bir sorumluluk da üstleniyor. Aracın karakteristik tasarımını yansıtan gündüz LED’lerine ek olarak gece sürüşünüze destek olan DIGITAL LIGHT farlar standart olarak sunuluyor.

yeni-eqe-350-03.jpgÇarpıcı dış tasarım

Çerçevesiz, coupé benzeri kapılara sahip aerodinamik siluet ve yüksek, güçlü omuz çizgisi, özgün tasarım öğesi olarak öne çıkıyor. Aerodinamik ve aeroakustik olarak optimize edilen yan aynalar omuz çizgisine sabitleniyor. Krom vurgular, camların yay çizgisiyle tasarım ve silueti tamamlıyor.

yeni-eqe-350-04.jpgGeniş iç mekân

613 kilometreyi bulan menzil

EQE, 292 HP (215 kW) gücündeki EQE 350+ ve 625 HP (460 kW)’lik Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+ olmak üzere ilk etapta iki farklı versiyonla piyasaya sürülüyor. Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+, Mercedes-AMG’nin elektrikli sürüş performansı için en üst seviyeyi oluşturuyor. EQE 350+’nın bataryası yaklaşık 90 kWsa kullanılabilir enerji kapasitesine sahip olup WLTP’ye göre 613 km’ye kadar menzil sunuyor.

Havalı süspansiyon ve arka aks yönlendirme

Dört kollu ön süspansiyon ve çok kollu arka süspansiyona sahip yeni EQE’nin süspansiyonu, tasarım olarak yeni S-Serisi ile benzeşiyor. EQE, opsiyon olarak ADS+ adaptif süspansiyon sistemine sahip AIRMATIC havalı süspansiyon ile tercih doğrultusunda donatılabiliyor. Standart olarak sunulan arka aks yönlendirme ile EQE, şehir içinde kompakt bir otomobil kadar yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. 10 dereceye kadar açıya sahip arka aks yönlendirme ile dönüş çapı 12,5 metreden 10,7 metreye düşürülüyor.

İç mekânda yüksek kaliteli temiz hava

Mercedes-Benz, ENERGIZING AIR CONTROL Plus paketi ve HEPA filtresi ile EQE’de kapsamlı bir hava kalitesi çözümü sunuyor. Sistem, filtre, sensörler, kontrol ekranı ve klimadan oluşuyor. HEPA filtre, yüksek filtreleme seviyesiyle dışarıdan gelen partikülleri, polenleri ve diğer maddeleri hapsediyor. Aktif karbon kaplama, kükürt dioksit ve nitrojen oksitlerin yanı sıra iç mekândaki kokuları da azaltıyor. 2021 yılında Avusturya Araştırma ve Test Enstitüsü (OFI), isteğe bağlı olan bu özelliği sağlayan kabin hava filtresi virüs ve bakterileri uygun şekilde filtrelediği için Mercedes-Benz’i “OFI CERT” ZG 250-1 sertifikasıyla ödüllendirdi.

Ön iklimlendirme özelliği ile sürüş öncesinde içerideki havayı temizlemek de mümkün. Aracın içindeki ve dışındaki partikül değerleri klima ekranında gösteriliyor. Dış hava kalitesi düşük olduğunda, sistem otomatik olarak iç sirkülasyon moduna geçerken yan camları veya açılır tavanı kapatmayı da önerebiliyor.

mercedes-amg-eqe-53-4matic-03.jpg

Elektrikli akıllı navigasyon

Elektrikli Akıllı Navigasyon, şarj durakları da dahil olmak üzere çok sayıda faktöre bağlı olarak en hızlı ve en uygun rotayı planlıyor, sürüş tarzındaki değişikliğe dinamik olarak tepki veriyor. Buna MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sisteminde mevcut batarya kapasitesinin, şarj olmadan başlangıç noktasına dönmek için yeterli olup olmadığı bilgisinin görselleştirmesi de dahil. Rota hesaplamasında, rotaya manuel olarak eklenen şarj istasyonları tercih ediliyor.

İsteğe bağlı MBUX Hyperscreen ile kokpitte ekran zenginliği

Mercedes-AMG EQE 53 4MATIC+’ta standart olarak sunulan MBUX Hyperscreen ile aracın iç mekânında üç ekran, bir cam panel altında birleşerek tek ekran gibi görünüyor. Bağımsız ara yüze sahip olan 12,3 inçlik OLED ekran, öndeki yolcular için yolculuğu daha eğlenceli hale getiriyor. Sürücünün, yolcunun önündeki ekranına bakıp bakmadığını algılayan kamera tabanlı engelleme sistemi mevcut. Bu durumda sistem, sürücü sürüş esnasında yandaki ekrana baktığında dinamik içeriği sürücü için otomatik olarak karartıyor.

MBUX liderliğini koruyor

Kısa süre önce EQS ile tanıtılan yeni nesil MBUX, EQE’de de yer alıyor ve bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için çok sayıda kişiselleştirilmiş öneride bulunuyor. Sıfır katmanlı tasarımı sayesinde kullanıcının alt menüler arasında gezinmesi veya sesli komut vermesi gerekmiyor. En önemli uygulamalar, duruma bağlı olarak en görünür alanda sunuluyor. Böylece EQE sürücüsü karmaşık işlemlerden kurtuluyor.

Birçok durumda destek sağlayan sürüş sistemleri

EQE, pek çok işlev ile donatılmış olan yeni sürüş destek sistemine sahip. ATTENTION ASSIST’in hafif uyuklama uyarısı (MBUX Hyperscreen ile) bunlardan biri. Sistem, kamera ile sürücünün göz kapağı hareketlerini analiz ediyor. Sürücü, önünde yer alan ekrandan sürüş destek bilgilerine kolayca ulaşabiliyor.

Verimli güç-aktarma sistemi

Tüm EQE versiyonlarının arka aksında elektrikli güç-aktarma sistemi (eATS) bulunuyor. 4MATIC versiyonlarında ayrıca ön aksta da bir eATS bulunuyor. Elektromotorlar, sürekli tahrik edilen senkron motorlar PSM ile AC motorun rotoru kalıcı mıknatıslarla donatılıyor, böylece güç desteğine gerek kalmıyor. Bu tasarım, yüksek güç yoğunluğu, verimlilik ve güç sabitliği gibi avantajlar sunuyor. Arka akstaki motorda uygulanan ve her biri üç fazlı iki sargıdan oluşan altı fazlı tasarım, güçlü bir yapıyı beraberinde getiriyor.

EQE 350+’da lityum iyon batarya on modülden oluşuyor ve 90 kWsa enerjiyi kullanıma sunuyor. Şirket içinde geliştirilen yenilikçi batarya yönetimi yazılımı, servis güncellemelerine izin veriyor. Böylece, EQE’nin enerji yönetimi yaşam döngüsü boyunca güncel kalıyor.

Yeni nesil bataryada, hücre kimyasının sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım atıldı. Optimize edilen aktif malzeme, 8:1:1 oranında nikel, kobalt ve manganezden oluşuyor. Bu, kobalt içeriğini yüzde 10’un altına düşürüyor. Geri dönüşümün optimizasyonu, Mercedes-Benz batarya stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Sürekli yüksek performans ve kesintisiz hızlanma, EQE’nin sürüş felsefesini karakterize ediyor. Gelişmiş güç-aktarma sistemi, enerji geri-kazanım gibi farklı enerji verimliliği çözümlerini bünyesinde barındırıyor. Yüksek voltajlı batarya, aşırı çalışma veya fren modunda mekanik dönme hareketinin elektrik enerjisine dönüştürülmesiyle şarj ediliyor. Sürücü, yavaşlamayı üç aşamada (D+, D, D-) ayarlayabiliyor ve ayrıca direksiyon simidinin arkasındaki kulakçıklarla süzülme işlevini manuel olarak seçebiliyor veya DAuto modunu da kullanabiliyor.

ECO Assist duruma göre optimize edilmiş iyileşme sunuyor. Yavaşlama en verimli sürüşü sağlamak üzere yoğunlaşıyor veya azalıyor. Ayrıca önde tespit edilen araçlar için reküperatif yavaşlama da uygulanıyor. Reküperatif yavaşlama, örneğin trafik ışıklarında aracı durdurarak sürücüyü destekliyor. Frene basmak zorunda kalmayan sürücü, kelimenin tam anlamıyla tek pedallı sürüşün keyfini sürüyor.

Yüksek akustik ve titreşim konforu ile kontrast ses deneyimleri

Bagaj kapağına sahip bir sedan olarak EQE, gürültü, titreşim, rijitlik gibi üst düzey NVH (Gürültü/Titreşim/Rijitlik) konforu sunmak üzere gelişmiş çözümlerle donatılıyor. Elektrikli güç-aktarma sisteminde (eATS), mıknatıslar ve rotorların içinde NVH (Gürültü/Titreşim/Rijitlik) için optimize edilen çözümler kullanılıyor. Ayrıca, eATS’nin her yerinde NVH (Gürültü/Titreşim/Rijitlik) örtüsü şeklinde özel bir köpük bulunuyor.

Son derece etkili yay/kütle bileşenleri, ön camın altındaki traversten bagaj tabanına kadar kesintisiz ses yalıtımı sağlıyor. Ham gövde aşamasında çok sayıda taşıyıcıya akustik köpükler yerleştiriliyor.

EQE ile sürüşler, akustik bir deneyime dönüşüyor. Burmester® 3D surround ses sistemi, EQE Silver Waves ve Vivid Flux olmak üzere iki ses ortamı sunuyor. Silver Waves duyusal ve temiz bir ses sunarken EV meraklılarına yönelik Vivid Flux, kristalimsi, sentetik ancak insani bir ses sunuyor. Ses deneyimleri merkezi ekrandan seçilebiliyor veya kapatılabiliyor.

İleri seviyede pasif ve aktif güvenlik

Özellikle kaza güvenliği olmak üzere “Bütünsel Güvenlik İlkeleri” her zaman geçerli. Diğer tüm Mercedes-Benz modelleri gibi, EQE de sağlam bir yolcu kabinine, özel deformasyon bölgelerine ve PRE-SAFE® dahil, modern güvenlik sistemlerine sahip.

EQE’nin tamamen elektrikli bir platform üzerinde yükseliyor olması, güvenlik konsepti için yeni tasarım olanakları da sağlıyor. Örneğin, alt gövdede çarpmaya karşı korumalı alanda batarya montajı için uygun bir alan bulunuyor. Ayrıca büyük bir motor bloğu olmadığından, önden çarpışma davranışları daha da iyi modellenebiliyor. Standart çarpışma testlerine ek olarak, aracın çeşitli ek yük durumlarındaki performansı doğrulandı ve Araç Güvenliği Teknoloji Merkezi’nde (TFS) kapsamlı bileşen testleri yapıldı.

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

test1

test1

Continue Reading

Genel

Jeep Renegade 10 Yaşında

Lansmanından günümüze, dünya genelinde toplam 2 milyona yakın kullanıcı tarafından Tercih edilerek, Jeep’in başarı hikayesine ortak olan “Renagade” 10. yaşını kutluyor. 

Jeep’in küçük SUV segmentinde yer alan ilk modeli olan Renegade, sınıfının en iyi off-road kabiliyetinin yanında, özgün tasarımıyla da beğeni toplamaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan, e-hybrid motor seçeneğiyle son teknoloji hibrit deneyimli sunan Renegade, 2023’te 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu.

Özgürlük, macera ve tutkunun markası Jeep’in kendine özgü tasarımıyla adından söz ettiren ve kısa zamanda global olarak büyük beğeni toplayan modeli Renegade, 10’uncu yaşını kutluyor. Satışa sunulduğu günden bu yana dünya çapında 2 milyona yakın kullanıcı tarafından tercih edilen Renegade, markanın “İstediğin yere git, özgürce yaşa” felsefesini, son teknoloji hibrit teknolojisiyle harmanlayarak kullanıcıları etkilemeyi sürdürüyor.

Türkiye’de de etkileyici bir satış performansı ortaya koyan Jeep Renagade, bugüne kadar toplam 17.200 adet ile markanın başarı hikayesine ortak olmaya devam ediyor. Türkiye’de Jeep’in yükselen grafiğinin öncülerinden olan Renegade, 2023’te ise 1.500 adetlik satış ile markanın toplam satışlarının yüzde 41’ini oluşturdu. 2022’ye göre yüzde 15 artış ile daha fazla kullanıcı tarafından tercih edilen Jeep Renegade, performansı, sınıfının en iyi arazi kabiliyetlerini sunması ve tasarımı ile beğeni toplamaya devam ediyor.

Başarı hikayesi 2014’te başladı

Efsane olma yolunda tam gaz ilerleyen Jeep Renegade’in bugün büyük bir başarıya dönüşen hikayesi, Mart 2014’te başladı. Dünya çapında 100’den fazla pazarda satılacak global bir model olarak tasarlanan Renegade, aynı zamanda İtalya’daki Melfi fabrikasında üretilen ilk Jeep modeli unvanını da aldı. Etkileyici off-road kabiliyetlerini kompakt boyutları ve özgün tasarımıyla birleştiren Renegade, şehir yaşamında veya macera dolu yolculuklar için ideal bir yol arkadaşı olarak öne çıkıyor.

Renegade e-Hybrid Yüzde 0 Faizli Kredi Kampanyası ile Tercih Edilebiliyor.

Jeep’in güçlü mirasını yeni tüketim ihtiyaçlarını karşılayan ürün özellikleri, sürüş ve araç içi teknolojileriyle bugüne taşıyan modeli Renegade e-Hybrid, 130 HP güç ve 240 Nm tork üreten 1.5 litrelik 4 silindirli turbo benzinli motoru, 48-Volt bataryaya sahip 15 kW’lık elektrik motoruyla birleştiriyor. Renegade’in verimli hibrit motoru, 7 ileri otomatik çift kavramalı otomatikle eşleştiriliyor. Tüm bu özelliklerle birlikte Jeep Renegade, her koşulda yüksek performanslı ve keyifli bir sürüş sunuyor.

 

Jeep, ocak ayında geçerli olan satış kampanyasında, kredi kullanmayı tercih eden müşteriler için 200 bin TL’ye 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi kampanyası sunuyor.

Limited donanım seviyesinde tercih edilebilen Style Pack versiyonunda ise Navigasyon, Karartılmış arka camlar, Led Ön ve Arka Farlar, 8,4 inç Bilgi-Eğlence Sistemi ve Sunroof standard olarak sunuluyor.

 

Continue Reading

Genel

CITROËN C5 AIRCROSS’UN YENİ HİBRİT TEKNOLOJİSİNE SAHİP OLAN “Ë-SERIES” ÖZEL VERSİYONU TÜRKİYE’DE

Citroën’in elektrikli mobilite dönüşümündeki atılımı, C5 Aircross ile devam ediyor. Markanın karakteristik “ë” harfiyle birlikte sunulan Citroën C5 Aircross Hybrid 136 beraberinde birçok yenilik getiriyor. C5 Aircross Hybrid 136’nın yenilikçi hibrit teknolojisi, yeni nesil 136 HP (100 kW) PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrik motorundan oluşuyor. Bunlara ek olarak, yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve bazı sürüş koşullarında otomatik olarak şarj olan 48V batarya da mevcut. Yeni Citroën C5 Aircross Hybrid 136, emisyonları ve yakıt tüketimini kontrol altında tutarken, araç içi konforu daha da ileriye taşıyarak üstün sürüş keyfi yaşatıyor. Çevreci ve verimliliği ön plana çıkaran özelliklere sahip yeni C5 Aircross Hybrid 136, Citroën’in özel “ë-Series” donanım versiyonuyla Türkiye’de lansmana özel 1.860.000 TL’den satışa sunuldu. “ë-Series” versiyonuna özel olarak ë-Series logosu, siyah tavan ve siyah alaşımlı jantlar standart olarak sunuluyor. İç mekanındaysa, yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen açık tonlardaki yeni nesil Alcantara® koltuklarıyla daha ferah bir iç görünüm sağlıyor. Bagaj kapağında ve iç mekandaki “ë” harfini barındıran logolar sayesinde de bu özel seri, diğer modellerden ayrıştırılabiliyor. 

Konfor odaklı ve çevreye duyarlı SUV modelleri ile tüketicilerin ihtiyaçlarını her geçen gün daha da iyi karşılayan Citroën, yeni nesil, şarj gerektirmeyen hibrit güç ünitesine sahip C5 Aircross Hybrid 136 ë-DCS6’yı lansmana özel 1.860.000 TL’lik fiyatı ile Türkiye yollarıyla buluşturdu. 136 HP’lik benzinli motorla kombine edilen yeni hibrit teknolojisine kavuşan Citroën C5 Aircross, aynı zamanda çift renkli tavan ve alaşım jantlar gibi siyah öğelerle kontrast oluşturan sedefli beyaz dış görünümüyle karakteristik bir tasarım ortaya koyuyor. İç mekanında da yeni ve açık tonlarda aydınlık ve dingin bir ortam sunarak, Citroën’e özgü konforu yansıtan Citroën C5 Aircross “ë-Series”, koltukların kumaşlarında yüzde 68 oranında geri dönüştürülmüş elyaf içeren; yumuşak, sıcak ve çevreye duyarlı yeni nesil Alcantara® malzemeleri barındırıyor.

En Konforlu C-SUV, Hibrit Seçeneği İle Yollarda!

Citroën’in Advanced Comfort üretim teknolojileriyleotomotiv sektöründe en konforlu yolculukları vadeden C-SUV model olarak öne çıkan C5 Aircross’un hibrit versiyonu, “ë-Series” özel donanımıyla birlikte sunuluyor. Özgün ve iddialı tasarımla birleştirilen rakipsiz araç içi konfor deneyimi, C5 Aircross Hybrid 136 ile daha verimli ve düşük emisyonlu yolculukları kapsıyor. Hibrit 136 olarak tanımlanan bu versiyon, şarj gereksinimi olmayan bir çözüm olarak öne çıkıyor. Citroën C5 Aircross Hybrid 136’daki kompakt ve 48V hibrit teknolojisine dayanan sistem, bazı sürüş koşullarında şarj olan 48 voltluk bir batarya, yeni hibrit sisteme uyum sağlamak üzere tasarlanan 136 HP PureTech benzinli motor ve 21 kW elektrikli motoruyla yeni çift kavramalı ë-DCS6 şanzımana sahip. Karma WLTP döngüsüne göre sadece 131 gr/km CO2 emisyonu değeriyle C5 Aircross Hybrid 136, eşdeğer motorlu dizel versiyona göre yüzde 12 daha az CO2 emisyonu yayıyor ve sürüş keyfini artıran tepkilerle daha atak bir karakter sergiliyor.

Yeni 48V Hibrit Teknolojisi

48V Hibrit teknolojisi sayesinde, karma veya emisyonsuz, tamamen elektrikli sürüş süreleri optimize ediliyor. Bu da daha fazla sürüş konforu, daha az tüketim ve daha düşük CO2 emisyonları anlamına geliyor. Hafif ve kompakt yapıdaki hibrit teknolojisi şu bileşenlerden oluşuyor:

  • Hibrit sistem için özel olarak geliştirilen yeni nesil 2 PureTech benzinli motorun parçalarının yüzde 40’ı yeni. 3 silindirli ve 1199 cc hacimli motor 5500 d/d’de 136 HP (100 kW) güç ve 1750 d/d’de 230 Nm tork sağlıyor. Değişken geometrili turbo besleme performansa ve eksantrik zinciri dayanıklılığa katkı sağlıyor. Euro 6.4 normunu karşılayan motor, Miller döngüsüne uygun olarak çalışıyor ve termal verimi iyileştiriyor.
  • Sabit mıknatıslı senkron elektrik motoru 21 kW (28 HP) güç ve 55 Nm tork üretiyor. C5 Aircross’un düşük tork gereksinimleri için düşük hızlarda, manevra yaparken veya yavaşlarken tamamen elektrikle ilerlemesine olanak tanıyor. Ayrıca ilk hareket anında benzinli motoru destekliyor. Yavaşlama sırasında bataryayı şarj etmek için bir jeneratör görevi görüyor. Aynı zamanda frenlerin aşınmasını ve yıpranmasını da azaltıyor.
  • 48V ile çalışan kayışlı marş motoru, benzinli motorun hızlı ve sessiz bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
  • Yeni elektrikli çift kavramalı şanzıman ë-DCS6 ve hibrit sistemler için özel olarak tasarlanan tork kesintisi olmayan 6 vitesli bir çift kavramaya sahip. Bu sayede hem vites geçişleri daha hızlı hem de sürüşü daha rahat. Elektrikli motor, invertör ve ECU entegre edilmiş olduğundankaputun altındaki alan optimize ediliyor.
  • 432 Wsa kullanılabilir kapasiteye sahip 48V Lityum-İyon batarya, sol ön koltuğun altında yer alıyor. Böylece bataryanın bagaj veya iç mekan üzerinde herhangi bir etkisi olmuyor.
  • Ayrıca bir voltaj dönüştürücü sayesinde 48V elektrik motorunun ürettiği elektriğin bir kısmı otomobilin ekipmanını beslemek için 12V’a dönüştürülüyor. Bu sayede iki ayrı elektrik hattı birlikte beslenebiliyor.

“ë-Series” Koleksiyonuyla, Dinamik ve Kontrast Bir Görsel Kimlik

Yeni hibrit seçenek ile sunulmaya başlanan Citroën C5 Aircross ë-Series’de, özel koleksiyonun simgesi sedefli beyaz gövde rengi olarak belirlenirken, dileyenler mevcut renk seçeneklerinden yana da tercihlerini kullanabiliyor. Prestijli, zarif ve dinamik bir kimlik ortaya koyan bu renk, Citroën C5 Aircross’un grafik ögelerle şekillendirilen siluetini daha da hareketli ve karakteristik bir şekilde yansıtmasını sağlıyor. Siyah tavan “ë-Series” donanım versiyonunda standart olarak sunulurken, yine standart donanımdaki koyu renkli arka camlarla birlikte akıcı ve dinamik bir bütünleşme sağlıyor. 19 inçlik, siyah renkli “ART” alaşım jantların da eklenmesiyle, taban ve tavan bölgesindeki siyah unsurlar, sedefli inci beyaz gövde renginin daha da öne çıkmasını sağlıyor. Bu özel versiyonun diğer modellerden ayrılmasını sağlayan diğer unsur ise bagaj kapağındaki parlak siyah, alüminyum ve beyazı zekice harmanlayan “ë-Series” logosu oluyor.

İç Mekanda Yaratıcı Bir Atmosfer

Kabin içinde gerçek bir Citroën imzası olan huzur ve rahatlık, Citroën C5 Aircross “ë-Series”e özel kombinasyonla çok daha ileri bir seviyeye taşınıyor. Açık renkler ve sıcak malzemelerle şekillendirilen aydınlık iç mekanda, Zen benzeri ve yatıştırıcı bir atmosfer oluşturulması hedeflendi. Alan hissinin artırıldığı bu kombinasyon seyesinde “ë-Series”in iç mekanı, rahatlamak için olumsuz düşünceleri uzaklaştırıyor. Açık gri koltuklar, sırtlıklar ve kolçaklar, koltuğun yanlarına, konturlara, sırtlığın üst kısmına ve koltuk başlıklarına uygulanan “Gri” renk ile öne çıkıyor. Ayrıca kapılardaki kol dayamalarında da bu renklere yer veriliyor. Kapı panellerine kadar uzanan yatay mimari, kabindeki genişlik algısını güçlendirmeye yardımcı oluyor ve bütünlük sağlıyor.

Yolculara ve yolculuklara değer vermek üzere geliştirilen iç mekanda detaylara verilen önem dikkat çekiyor. Markaya özgü koltuk tasarımlarında, koltuğun üst kısmında uygulanan bant şeklindeki balıksırtı deseni, kabindeki yatay tasarımı tamamlıyor. Bu özel koleksiyona özgün olarak ön koltukların iç kısmında bir de “ë” logosuna yer veriliyor. Daha dinamik ve karanlık bir iç mekan isteyen müşteriler için “ë-Series”, Alcantara® koltuklarla sunuluyor. Minder, sırtlık ve kolçaklar için Alcantara® kaplaması, kalite algısına ve sıcaklığa katkıda bulunuyor. Yumuşak dokusuyla yolculara destek sağlayan bu kaplama, üst düzey iç mekanlar için tercih ediliyor. Yenilikçi bir teknikle üretilen bu Alcantara®’nın dış yüzeyi, yüzde 68’i geri dönüştürülmüş elyaf içeriyor ve çevreye duyarlılık kadar “ë-Series” ruhuyla da uyum gösteriyor.

Continue Reading

Popüler