Genel
Mercedes-Benz Unimog, Teknolojisi Yenilenen Modelleri İle Benzersiz Çözümler Sunuyor


Yollara ilk kez 75 yıl öne çıkmış olsa da sürekli yapılan yenilikler sayesinde Unimog en son teknolojik gelişmelere uyum sağlıyor. 2021 yılında U 435 ve U 535 modelleri ile gücüne güç katan Unimog; yüksek gücü, manevra kabiliyeti ile yüksek taşıma kapasitesini birleştiren orta segmentteki yeni modeli U 327 ile öne çıkıyor.
2021 yılının yenilikleri arasında, farklı yükleme koşullarında sabit bir sürüş sağlayan hidropnömatik süspansiyon ve düşük hızlarda veya sabit halde daha fazla direksiyon desteği sağlayan yeni konforlu direksiyon da bulunuyor.


Yüksek performans: Unimog U 435 ve U 535
Yeni U 435 ve U 535 modellerinin motoru, daha önce satışta olan U 430 ve U 530 modellerinden toplamda 40 kW (54 hp) daha fazla güç sunuyor. Bu durum ağır segment kullanıcılarının memnuniyetle karşılayacağı bir gelişme. Sıralı 6 silindirli motor, bir önceki modelden 180 Nm daha fazla tork üretiyor. Çevre koruma açısından da mükemmel değerler sağlayan ve Euro 6 E emisyon standardına uygun olan yeni motor; 1.800 devirden itibaren 1.380 Nm tork ve 260 kW (354 hp) gücü kullanıcısına sunuyor.
Kullanıcılarına daha fazla güç sunan Yeni U 435 ve U 535, sürücülere hemen hissedebilecekleri daha ileri bir optimizasyon da sunuyor. Geliştirilmiş vites değiştirme koordinasyonu ve kavrama kontrolü sayesinde, vites değiştirme sırasında oluşabilecek kesintiler önemli bir ölçüde azalıyor. Bu sayede uzun vadede daha düşük yakıt tüketimi ve daha rahat çalışma olanağı sağlanıyor.


Orta segment için daha fazla güç: U 327
Orta segmentte ise daha önce satışta olan U323 modeline paralel olarak U 327 modeli satışa sunulacak. U323 modeli 170 kW (231 hp) güç üretirken, U 327 modeli ise kullanıcısına 200 kW (272 hp) güç sunuyor. Daha hafif bir şasiye ve daha kısa aks mesafesine sahip olan orta segment Unimog; yüksek manevra kabiliyeti ve taşıma kapasitesi sunuyor. Yüksek performanslı bir motorla donatılan model, özel müşteri gereksinimleri için geniş platformlu ve uzun aks mesafeli bir versiyona da sahip.
Hidropnömatik süspansiyon, konforlu direksiyon ve iklimlendirme özellikli koltuk
Unimog’un 2021 yılındaki bir diğer yeniliği ise, arka aksta normal helezon yayları yerine hava depolama tankları ve hidrolik silindirleri temel alan hidropnömatik süspansiyon sistemi kullanmaya başlaması oldu. Sistem; farklı yükleme koşulları veya arka ek donanımlar altında sabit sürüş gerçekleştirilmesinin yanı sıra daha dengeli bir yol tutuş sağlıyor.


Ağır koşullarda çalışırken, aracın düşük hız seyrinde veya durağan haldeyken bile direksiyonun ağırlığını alan ve kolayca yönlendirilebilme özelliği sunan yeni konforlu direksiyon, büyük hacimli lastiklerle veya çim biçme kombinasyonları gibi ağır ön aletlerle çalışırken de büyük bir avantaj sağlıyor. Hıza bağlı olarak çalışan elektrohidrolik direksiyon sistemi ilgili sürüş koşullarına göre uyarlanıyor. Bu sayede sürüş koşullarına uyarlanmış değişken bir direksiyon hissi yaratıyor.
Yeni “iklimlendirme özellikli koltuk” her hava sıcaklığında konforlu kullanım olanağı sunarken, ileri teknolojili havalandırma sistemi ise sürücü koltuğuna istenilen uygun sıcaklığı sağlıyor.
Güvenlik için de önemli geliştirmeler söz konusu. Unimog’un kabini 2021 yılından itibaren kabin alt takviyeleri ve A sütunundaki yeni boru braketleri ile donatılıyor. Böylece, kabin mukavemeti için ECE – R29/03 standardı sağlanıyor.
Ağır römorklar için ideal
Unimog U 527 ve U 535, büyük römork ve çeki demiri ağırlıkları için özel olarak donatılabiliyor. Bu, genellikle saha veya yol ve boşaltma noktası arasındaki taşımalarda olduğu gibi, tandem veya tridem akslı römorklar için de geçerli olan bir avantaj. Söz konusu durum, uzun ulaşım yollarıyla karşı karşıya kalan inşaat yüklenicileri ve çiftçiler için geniş bir faaliyet alanı sunuyor. Daha yüksek yük taşıma kapasitesinin altında aracın rijit yapısı yatıyor.


Unimog’un 75. yıldönümü
Unimog’un ortaya çıkması, Almanya’nın savaş sonrası dönemde tedarikte kıtlık yaşaması ile yakından ilgili. 1945 ve 1946 yıllarında yaşanan yiyecek kıtlığı, Daimler-Benz AG’de uzun yıllar uçak motoru geliştirme başkanı olan Albert Friedrich’e, tarımda verimliliği artırmaya yardımcı olabilecek bir motorlu tarım aracı fikrini verdi. Başından beri projenin içinde olan Gaggenau’dan Hans Zabel, Mart 1946’da “Unimog” (Universal-Motor-Gerät, yani Universal Motorlu Araç) terimini icat etti. Unimog, ilk kez Ekim 1946’da test sürüşüne çıkarıldı.
Unimog “Prototip 1”, ilk test sürüşünü 1946 yılında tamamladı. Bizzat direksiyon başında olan Baş Tasarımcı Heinrich Rösler, kabini olmayan ve tamamen kereste yüklü prototipi engebeli orman yollarında test etti.
Mercedes-Benz’in her alanda başarılı olan profesyonel aracı Unimog, 75 yıldır sürekli olarak geliştirildi. Unimog; bugün itfaiye, tarım, kar temizleme ve yol bakımı alanlarında zorluklarla başa çıkıyor. Bakım konusunda verimli olması ve sunduğu üstün özellikleri Unimog’u birçok çiftçi, inşaat yüklenicisi ve belediye için çekici hâle getiriyor.
Unimog’da sunulan teknik geliştirmeler
EasyDrive: Opsiyonel olarak sunulan sürekli değişken çekiş sistemi, hidrostatın avantajlarını mekanik manuel şanzımanla birleştiriyor. Sürücünün gerektiğinde ve tam hızda iki sürüş tipi arasında geçiş yapmasını sağlayan EasyDrive ile 50 km/s hıza kadar sürekli değişken hız ayarları mümkün. Verimli ve yakıt tasarrufu sağlayan sürüş, 89 km/s hıza kadar olan 8 ileri vitesli manuel şanzıman ile gerçekleşiyor.
TireControl Plus: Lastik basıncı kontrol sistemi, sürüş sırasında bile 495/70R24’e kadar olan lastik boyutları için rahat bir kullanım olanağı sunuyor. Lastik basıncı, ekran kullanılarak ilgili koşullara göre ayarlanabiliyor. Sürücü, sert veya yumuşak zeminde bir düğmeye basarak gerekli lastik basıncına karar verebiliyor. Bu durum; optimum çekiş, düşük seviyelerde patinaj ve zeminin korunmasını sağlıyor.
Tüm tekerleklerden yönlendirilebilme özelliği, U 423 ilâ U 535 modellerinde, Unimog cihaz taşıyıcısının sürücüsü için üç farklı direksiyon tipini mümkün kılıyor: Ön tekerlekleri kullanarak normal direksiyon, tüm tekerlekler zıt dönüş açılarındayken dört tekerlekten direksiyon ve tekerlekler paralel şekilde ayarlanmış durumda olan çapraz hareket için “yengeç yürüyüşü” adı verilen direksiyon. Sonuç olarak; Unimog’un zorunlu küçük dönüş yarıçapı yüzde 20’ye kadar azaltılabiliyor ve tüm operasyonel durumlarda aracın manevra kabiliyeti artırılabiliyor.
VarioPilot: VarioPilot çift modlu direksiyon, sürücünün soldan sağa geçiş yapmasını sağlıyor. Kullanıma bağlı olarak, direksiyon ve kullanım aracın her iki tarafından da sağlanıyor. Buna ek olarak; örneğin biçme çalışmalarında sağ kenarlardaki görüş alanını optimize etmek için döner koltuk içeren tamamen camlı bir ön yolcu kapısı takmak da mümkün.
Özel donanım olarak LED ışık paketi: Özel donanım olarak sunulan LED ışık paketi hem yolda sürüşte hem de ek cihazlar kullanırken mükemmel aydınlatma koşulları sunuyor.
Tek bir ekipman taşıyıcısı ile tüm yıl boyunca çok çeşitli uygulamaları yönetme
Unimog’un güçlü yönü, tek bir ekipman taşıyıcısı ile tüm yıl boyunca çok çeşitli uygulamaları yönetme becerisinde yatıyor. Bu, hem klasik kar temizleme, yol bakımı ve kamusal yeşil alan bakımı uygulamaları hem de çapraz segment uygulamaları için geçerli. 4 adede kadar cihaz konumu mevcut. Ön ve arkaya ek olarak, akslar arasına ve kabinin arkasına da cihazlar monte edilebiliyor. Mercedes-Benz, “Unimog İş Ortakları” ve “Unimog Uzman İş Ortakları” ile uygulama gereksinimlerine ilişkin özel anlaşmalar yapıyor.
Dünya çapında 650’den fazla servis noktası
Unimog Hizmeti, yaklaşık 220’si Almanya’da olmak üzere 130’dan fazla ülkede 650’den fazla hizmet noktasına sahip, küresel olarak organize edilmiş bir hizmet yapısı tarafından destekleniyor. Unimog servis iş ortakları, araçların tamirinin yanı sıra, gövdelerle ve diğer aletlerle; yani tüm sistemle de ilgileniyor.
Genel
2025 Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başladı: TOGG T10X İçin Petlas Snowmaster 2 Sport Tercihimiz Oldu!


Türkiye’de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım itibarıyla resmi olarak başladı. Otomotiv gazetecisi Oktay Erginoğlu, yerli elektrikli SUV TOGG T10X aracını kış şartlarına hazırlarken Petlas’ın yeni nesil Snowmaster 2 Sport serisini tercih etti. İşte kış lastiği seçimi ve teknik detaylar…
HABER: OKTAY ERGİNOĞLU
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemeleri kapsamında, mevsimsel şartlar gereği güncellenen zorunlu kış lastiği uygulaması 15 Kasım – 15 Nisan tarihleri arasında geçerli olacak. Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen bu uygulama döneminde, doğru lastik seçimi hem can güvenliği hem de araç performansı açısından kritik önem taşıyor.


7 Derece Kuralı: Kar Yağışını Beklemeyin!
Pek çok sürücünün düştüğü en büyük hata, kış lastiği taktırmak için kar yağışını beklemek oluyor. Ancak Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız’ın da belirttiği gibi, hava sıcaklığı 7 derecenin altına düştüğü andan itibaren yaz lastikleri kauçuk yapısı gereği sertleşmeye başlar. Bu durum, yol tutuşunun azalmasına ve fren mesafesinin tehlikeli şekilde uzamasına neden olur.


TOGG T10X’in Gücü Petlas Snowmaster 2 Sport ile Yere Basıyor
Türkiye’nin otomobili TOGG T10X gibi yüksek tork değerlerine sahip elektrikli araçlarda, lastiğin zemine tutunma kabiliyeti çok daha kritiktir. E-carturkiye ekibi olarak bizzat deneyimlediğimiz Petlas Snowmaster 2 Sport, performans odaklı yapısıyla elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu stabiliteyi fazlasıyla karşılıyor.


Neden Snowmaster 2 Sport?
-
Yüksek Silika İçeriği: Aşırı düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyarak maksimum tutunma sağlar.
-
Kısa Fren Mesafesi: Özel desen tasarımı sayesinde karlı ve buzlu zeminlerde güvenli duruş mesafesi sunar.
-
Optimize Edilmiş Tahliye: Geniş kanalları sayesinde su ve kar tahliyesini hızlandırarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini minimuma indirir.
-
Sessiz ve Konforlu: Elektrikli araçların sessiz dünyasına uygun, düşük yol gürültüsü ile konforlu sürüş sağlar.


Ataşehir Koç Otomotiv’de Profesyonel Hizmet
Lastik değişim sürecimizde bizlere kapılarını açan Petlas yetkili bayii ve servisi Ataşehir Koç Otomotiv, süreci tam bir profesyonellik ile yönetti. Özellikle yüksek teknolojiye sahip TOGG T10X’in jant ve lastik montajında gösterdikleri titizlik, balans ayarlarındaki hassasiyetleri takdire şayandı. Koç Otomotiv ekibinin teknik bilgisi ve ilgisi, kış hazırlıklarımızı kusursuz bir deneyime dönüştürdü.
“Sürüş Güvenliği Lastikten Başlar”
Yerli sanayinin iki dev ismi olan TOGG ve Petlas’ın bu buluşması, kış sürüşlerinde maksimum güven vaat ediyor. Unutmayın, aracınız ne kadar gelişmiş güvenlik sistemlerine sahip olursa olsun, sizi yola bağlayan tek unsur lastiklerinizdir.


2025 kış lastiği cezaları ile karşılaşmamak ve en önemlisi güvenli bir kış geçirmek için 15 Nisan’a kadar devam edecek olan bu uygulamayı ihmal etmeyin.
Oktay ERGİNOĞLU
Genel
Hyundai Hidrojen Yakıt Hücresi İçin Kore’de Yeni Bir Tesis Kuruyor


Hyundai, Güney Kore’nin Ulsan kentinde yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisinin temel atma törenini düzenledi. Bu adım, ülkeyi enerji dönüşümünde küresel bir lider haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yeni tesis, daha önce içten yanmalı motor şanzımanı üreten fabrikanın bulunduğu 43.000 metrekarelik alanda kurulacak. Bu seçim, Hyundai’nin geleceğin mobilitesine geçişini sembolik biçimde temsil ediyor. 2027’de tamamlanması planlanan tesis, kimyasal işleme ve montaj operasyonlarını entegre ederek yılda 30.000 yakıt hücresi ünitesi üretecek. Tesis, Hyundai Motor Grup’un “Hydrogen for Humanity (İnsanlık İçin Hidrojen)” anlamına gelen HTWO markası altında faaliyet gösterecek.
Yaklaşık 675 milyon dolarlık yatırım değerine sahip tesis, binek otomobiller, ticari kamyonlar, otobüsler, iş makineleri ve deniz taşıtları gibi çeşitli mobilite uygulamaları için yeni nesil hidrojen yakıt hücreleri ve elektrolizörler üretecek.
Temel Teknolojilerde İlerleme
Tesis, iki temel ürün aracılığıyla Hyundai Motor Grup’u küresel hidrojen teknolojisinde ön safa taşımayı hedefliyor:
- Yeni nesil hidrojen yakıt hücresi: Hyundai, mevcut modellere kıyasla daha yüksek güç çıkışı ve dayanıklılık sunarken, maliyet rekabetçiliğiyle küresel pazarda liderlik hedefliyor. Yakıt hücreleri, hidrojen ve oksijen arasındaki elektrokimyasal reaksiyonlarla elektrik üreten sistemlerdir ve araçlarda jeneratör görevi görür.
- PEM elektrolizörler: Kore’de ilk kez üretilecek yüksek verimli polimer elektrolit membran (PEM) elektrolizörleri, sudan karbon emisyonu olmadan yüksek saflıkta hidrojen üretebilen sistemlerdir. Bu teknoloji, küresel net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. Hyundai, yaklaşık 30 yıllık yakıt hücresi geliştirme tecrübesi sayesinde elektrolizör bileşenlerinde %90 oranında yerelleştirme sağlamıştır.
Şirket, elektrolizör yığını geliştirmiş ve 2025 Şubat ayında tamamlanan 1 MW’lık konteyner tipi bir sistem şu anda günde 300 kg’dan fazla yüksek saflıkta hidrojen üretmektedir. Ayrıca Jeju Adası’nda 5 MW sınıfı büyük ölçekli bir proje geliştirilmekte olup, tam kapsamlı bir yeşil hidrojen ekosistemi kurmayı hedeflemektedir.
Gelişmiş Üretim Platformu
Hyundai, Ulsan’daki yeni hidrojen yakıt hücresi üretim tesisini, insan odaklı üretim uzmanlığından elde ettiği birikimle geliştirilmiş ileri bir üretim platformu olarak işletmeyi planlıyor.
Tesis, iş gücü yükünü azaltmak ve operasyonel verimliliği artırmak için robotik teknolojilerden yoğun şekilde yararlanacak. Ayrıca gelişmiş izleme sistemleriyle en küçük güvenlik riskleri bile tespit edilerek çalışanların güvenliği ön planda tutulacak.
Hidrojen Ekosistemini Genişletmek
Üretilen yakıt hücreleri, binek otomobillerden ağır ticari kamyonlara, otobüslerden iş makinelerine ve deniz araçlarına kadar çok çeşitli uygulamalara göre optimize edilecek.
Hyundai Motor Grup, yakıt hücrelerinin ötesinde hidrojen değer zincirinin tamamını kapsayan çözümler geliştiriyor. Üretimden depolamaya, taşımadan kullanıma kadar her aşamada kamu kurumları, küresel şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışıyor.
Temel atma töreni, hükümet, yerel otoriteler ve endüstri paydaşları arasında iş birliği platformu oluşturmayı amaçlayarak hidrojen ekonomisini hızlandırmak için birleşik bir yaklaşımı güçlendirdi. Hyundai Motor, karbon nötrlüğünü destekleyecek stratejik ortaklıklarını genişletmeyi ve küresel hidrojen liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.
Törende katılımcılar, çok nesilli yakıt hücreleri ve elektrolizörleri, ayrıca hidrojenle çalışan yeni nesil NEXO SUV, kamyonlar, ekskavatörler, gemiler, traktörler ve forkliftler gibi birçok hidrojenli aracı yakından inceleme fırsatı buldu. Yeni tesisin, pazar büyümesine paralel olarak üretim ölçeğini artırması, küresel hidrojen ekosisteminin genişlemesine ve altyapı gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Törende ayrıca Hyundai Motor Grup ile Koreli otobüs üreticisi KGM Commercial arasında yakıt hücresi tedarikine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalandı. Bu anlaşma, tesisin Kore’nin hidrojen ekosisteminin gelişiminde oynayacağı kritik rolü bir kez daha vurguladı.
Genel
Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!


Elektrikli araç (EV) pazarında son iki yılda yaşanan hızlı büyüme, şarj altyapısında da tarihi bir ivmeyi beraberinde getirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33.592 şarj soketi aktif durumda. Bunların 14.308’i DC (hızlı), 19.284’ü AC (yavaş) tipte hizmet veriyor. Aynı dönemde trafiğe kayıtlı elektrikli araç sayısı 310.668 adede ulaşarak bir önceki yıla göre %100’ün üzerinde artış kaydetti. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı.
Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor.” şeklinde konuştu.
Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi.
Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket
Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.”
Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.”
Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.
“Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek”
Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
-



Haberler4 hafta önceYeni Yılın Enerjisi En Yakıt’ta
-



Test Sürüşleri3 ay önceSürüş İzlenimi: Yeni Nissan Juke N-Sport Test Sürüşü – “Sarı Fırtına”
-



Otomotiv Sektörü1 ay önceGelecek Geldi: Hyundai MobED, Yapay Zekâ Destekli Seri Üretim Mobilite Robotu!
-



Şarj Sektörü3 ay önceHatalı Kurulan Elektrikli Araç Şarjİstasyonları, Yapı Güvenliğini Tehdit Ediyor
-



Elektrikli Araçlar2 ay önceOtomotivde Yapay Zekâ: Üretim Dışı Süreçlerde Stratejik Dönüşüm raporu yayınlandı
-



Şarj Sektörü1 ay önceElektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem başlıyor
-



Ticari Araç Sektörü3 ay önceFORD TRUCKS YENİ F-MAX İLE TÜRKİYE TURUNA ÇIKIYOR
-



Otomotiv Sektörü2 ay önce50 Yıllık Mobilite Mirası: Avis Türkiye, Dünya Liderliğini Geleceğe Taşıyor



