Connect with us

Otomotiv

Önce Ekspertiz,Sonrasında Arızalara Karşı Garanti Koruması

Türkiye’deki ikinci el araç piyasası, her geçen gün artan talep ve yoğun rekabet altında büyümeye devam ediyor. Bu ilerlemeyle beraber, alıcılar ve satıcılar arasında güven unsurunun sağlanması giderek daha fazla önem kazanıyor.

İkinci el araç satın alırken beklenmedik arızalarla karşılaşma ihtimali, alıcı nezdinde endişeler yaşanmasına yol açıyor. Ekspertiz işlemi tam bu noktada güven temin ederken; satın alım sonrası kullanım aşamasında meydana gelebilecek arızalara karşı araçları güvence altına almak da güven duygusunu perçinliyor.

İkinci El Araç Ticaretinde Garanti Ürünü Güven Unsurunu Arttırıyor

İkinci el araçların adeta yatırım konusuna dönüştüğü bu dönemde, alıcılar yaptıkları yatırımın büyüklüğü sebebiyle kendilerini güvende hissetmek istiyor. Bu sebeple, ekspertiz sektöründe hizmet çeşitliliğinin artmasını sağlayacak yeni yaklaşımların doğması kaçınılmaz oluyor. Oto ekspertiz sektöründe güven temin etmek ve müşteri ihtiyaçlarına geniş bir arz yelpazesi ile yanıt vermek adına sürekli olarak yeni çözümler geliştirdiklerini vurgulayan D-Expert Genel Müdür Yardımcısı Ozan Ayözger, ikinci el araç almak isteyen müşterilerin mutlaka profesyonel hizmet veren ekspertiz noktalarından hizmet almaları gerektiğini; böylece alıcının aracı en ince noktasına kadar tanıyarak alabileceğini belirtti. Ayözger, profesyonel yöntemler, son teknoloji ekipmanlar ve işlerinin ehli ekiplerce yürütülen ekspertiz süreci neticesinde alınan aracın, gelecekte meydana gelebilecek arızalar nedeniyle beklenmedik mali yükler doğurmaması için aracı kasko bedeli kadar koruma altına alan garanti paket programını önerdi.

İkinci El Araçlar İçin Kişiselleştirilmiş Koruma

D-Expert Garanti programıyla alıcıların Full, Full Plus veya Full Plus 4X4 ekspertiz hizmetlerinden birini yaptırdıktan sonra belirli bir süre veya kilometre sınırı içinde araçlarını garanti korumasına almalarına olanak tanıdıklarını ifade eden D-Expert Genel Müdür Yardımcısı Ozan Ayözger “Alacakları araç 8 yaş veya 160.000 km altında olan kişiler, ekspertiz raporlarını aldıktan sonra, 3 ay / 5.000 km, 6 ay / 10.000 km veya 12 ay / 20.000 km gibi farklı süreleri ve kilometre durumunu kapsayan garanti paketlerinden birini tercih edebiliyor. Satın alım sonrası meydana gelebilecek arızalara karşı koruma sağlayan garanti ürünü, aracın program dahilinde belirlenen motor, tork konvertörü, vites kutusu, diferansiyel ve güç aktarma organı, elektrikli bileşen grubu, yağ keçeleri ve contalar, ana ünite kasaları bölümleri için teminat sağlıyor. Sunduğumuz bu olanak ile araç sahiplerine kendi bütçe ve araçlarına uygun bir garanti planı oluşturma imkanı sağlıyoruz. Bu sayede alıcılar yapmış oldukları yatırımı güvence altına alıyor.’’ diye konuştu.

Araç Sahipleri Beklenmedik Mali Yüklere Karşı Kendini Koruyabilecek

Ayözger “Garanti programı, alıcıların araçlarını satın alım sonrası meydana gelebilecek arızalara karşı koruma altına almaları için önemli bir fırsat sunuyor. Garanti süresi boyunca meydana gelen bir arızadan sonra, program kapsamında belirtilen parçaların gereken şekilde onarılması veya değiştirilmesi maliyetleri, kullanıcıların poliçeleri kapsamınca karşılanacak. Bu sayede, araç sahipleri gelecekte ortaya çıkabilecek arızalara karşı araçlarını koruma altına alıp, beklenmedik mali yüklerin altına girmeyecek” d

Continue Reading
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Finansman Koşulları Pazar Gerçeklerinin Gerisinde Kaldı!  

Türkiye otomotiv sektöründe fiyatlar son yıllarda hızlı bir yükseliş gösterirken, taşıt kredisi limitlerinin aynı paralelde güncellenmemesi sektörde ciddi bir finansman uyumsuzluğu yaratıyor. Pazar gerçekleri ile mevcut kredi sistemi arasındaki makasın iyiden iyiye açıldığını belirten Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, taşıt kredisi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor 

Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti.

“Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı”

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak.

Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik

Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

ZF ve BMW, Gelecek Odaklı Sürüş Teknolojileri için Anlaşma İmzaladı

ZF Friedrichshafen AG ve BMW Group, binek otomobil sürüş sistemleri alanında uzun vadeli bir tedarik anlaşması imzaladı. Anlaşmanın temelini, başarısı kanıtlanmış 8 vitesli otomatik şanzımanın (8HP) daha da geliştirilmesi ve tedariki oluşturuyor. Milyarlarca avro değerindeki söz konusu anlaşma, 2030’lu yılların sonuna kadar geçerli olacak. Bu anlaşma, her iki şirket için de geleceğin yeni teknolojilere açık, düşük emisyonlu mobilitesini şekillendirmek için sağlam bir temel oluşturuyor.

ZF CEO’su Mathias Miedreich, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “BMW ile birlikte, dinamik bir dönüşüm sürecinden geçen sektörde inovasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik konusunda güçlü bir mesaj veriyoruz. Bu anlaşma, sürüş sistemlerinin dönüşümü için kilit öneme sahip 8 vitesli otomatik şanzımanımızın stratejik önemini vurguluyor.”

İş birliği kapsamında, 8HP şanzıman kiti sürekli olarak geliştirilecek. Böylece, müşterilere gelecekteki sürüş konseptlerinin gereksinimlerine yanıt verecek en güçlü ve verimli şanzımanın sunulması hedefleniyor.

ZF Elektrikli Sürüş Teknolojileri Bölümü Başkanı Sebastian Schmitt, “BMW ile varılan yeni anlaşma, teknolojik gelişmeler için uzun vadeli planlama perspektifinin taşıdığı önemi gösteriyor” dedi. Schmitt şöyle devam etti: “Bu anlaşma, her iki şirket için de netlik ve istikrar sağlayarak yeni nesil 8HP’yi özellikle verimlilik, performans ve uzun vadeli geçerlilik açısından uyumlu hale getirmemizi mümkün kılıyor.”

ZF böylece sistem tedarikçisi olarak konumunu güçlendirirken planlama güvenilirliğini daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemdeki bu yakın iş birliği, hızla değişen pazar koşullarında riskleri azaltmaya yardımcı olurken düşük emisyonlu mobilitenin geleceği için de temel oluşturacak.

Continue Reading

Otomotiv

Ocak’ta ikinci el araç fiyatları yüzde 1,1 artış gösterdi

VavaCars’ın her ay düzenli olarak yayımladığı VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2026 sonuçları açıklandı. Rapora göre, ikinci el otomobil fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 1,1 artış gösterdi. Bir süredir yatay seyreden fiyatlar, yeni yılın ilk ayında yeniden yukarı yönlü bir eğilime girdi.

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars’ın, kamuya açık verileri yapay zeka ile analiz ederek hazırladığı VavaAI Fiyat Endeksi’ne göre; 2026 yılı Ocak ayında ikinci el araç fiyatları aylık bazda yüzde 1,1 oranında yükseldi. Aynı dönemde döviz kurlarında da artış gözlemlenirken, dolar yüzde 1,2, euro yüzde 2,8, enflasyon ise yüzde 4,8 oranında arttı. Bir süredir yatay seyreden ikinci el araç fiyatlarının, ocak ayında dolar kurundaki hareketlerle birlikte yeniden artış göstermesi dikkat çekti.

Fiyat artışı tüm segmentlere yayılırken talep düşük kilometrede yoğunlaştı

Segment bazında yapılan değerlendirmede A, B, C ve D segmentlerinin tamamında benzer yönlü seyrettiği görüldü. Segmentler arasında anlamlı bir ayrışma oluşmaması, fiyat artışının tekil kategorilerden ziyade piyasa geneline yayılan bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Kilometre kırılımında ise artışın özellikle düşük kilometreli araçlarda daha belirgin olduğu, kilometre arttıkça fiyat artış ivmesinin sınırlı kaldığı görüldü. Bu görünüm, alıcı talebinin daha yeni ve az kullanılmış araçlara yoğunlaştığını gösterdi.

Liste fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatlarının paralel şekilde artması ise gerçek talep tarafından desteklenen bir piyasa eğilimi olduğuna işaret ediyor. VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, verilerin işaret ettiği bu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Ocak ayında kaydedilen fiyat artışı, 2025 yılının sonunda sıfır araçlara yönelik kampanyaların piyasa üzerindeki etkisinin zayıflamasıyla birlikte, ikinci el araç fiyatlarının yeni yılın ilk ayında yeniden dolar ile korelasyon göstermeye başladığını ortaya koyuyor.”

Continue Reading

Popüler